A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Çevre Dışı Bölgeler (Outermost Regions)

“Çevre dışı” bölgeler: Guadeloupe, Guyane, Martinique ve Reunion Adaları (Fransa’nın denizötesi bu 4 departmanı, AB Antlaşması’nın Madde 227 Paragraf 2 hükmünde yer almaktadır) ile Azorlar, Kanarya ve Mader Adaları’dır (bu bölgeler ise AB Antlaşması’na ekli 26. Bildiri’de yer almaktadır).

Bu bildiri, söz konusu bölgelerin ekonomik ve sosyal açılardan önemli ölçüde geri kalmışlığını kabul etmekte ve bunlar yararına özel hükümler oluşturulmasının mümkün olduğunu (AB Antlaşması hükümlerinin ve bu Antlaşma’ya bağlı metinlerin doğrudan uygulanma imkanları olduğunu işaret ederek) belirtmektedir.

Amsterdam Antlaşması ile Madde 227’nin 2. paragrafı değiştirilerek, Konsey’e nitelikli çoğunlukla, ortak politikalar da dahil olmak üzere Antlaşma hükümlerinin çevre dışı bölgelerde de uygulanmasını sağlayacak özel önlemler belirleme hakkı verilmiştir. Konsey’in önlemleri belirlerken, Topluluk yasal düzeninin bütünlüğü ve tutarlılığının zarar görmemesine dikkat etmesi gerekmektedir.

Çevre Politikası (Environmental Policy)

1972 yılında hazırlanan Topluluğun Birinci Çevre Eylem Programı’yla uygulamaya koyulan çevre politikası, Avrupa Tek Senedi ile birlikte Roma Antlaşması’na eklenerek bir Topluluk politikası halini almıştır.

AB’nin çevre politikasının hedefi, çevrenin korunması, kalitesinin iyileştirilmesi; insan sağlığının korunması ve doğal kaynakların tasarruflu ve rasyonel kullanımıdır. Bu hedeflerin yanısıra AB çevre politikası, bölgesel ve küresel çevre sorunlarının ele alınabilmesi için uluslararası düzeydeki girişimlerin artırılmasını da desteklemektedir. Çevre alanında politikalar, ilgili hükümlerden etkilenen alanlara bağlı olarak farklı karar alma yöntemleriyle belirlenir. Ancak bu alanda çoğunlukla işbirliği yöntemine göre karar alınır.

Artan çevre bilincine paralel olarak, gerek uygulanan Çevre Eylem Programlarının gerek ilgili mevzuatın kapsamının genişlemesiyle birlikte çevre politikası, zaman içerisinde giderek önem kazanmıştır. Amsterdam Antlaşması, “sürdürülebilir kalkınma”yı AB’nin hedefleri arasına almak ve çevrenin korunmasını, başta tek pazara ilişkin konular olmak üzere tüm diğer Topluluk politikalarına eklemek suretiyle çevre politikasını merkezi konuma yükseltmektedir.

Çift Çoğunluk (Double Majority)

Avrupa Birliği’nin genişleme hedefi çerçevesinde, Konsey’in karar alma mekanizmasında “büyük” devletler ile “küçük” devletler arasındaki mevcut dengenin korunmasına ilişkin görüşler öne sürülmektedir. Bir kararın Konsey tarafından kabul edilmesinden önce, gerek üye ülkelerin gerek AB halklarının alınacak bu kararı desteklemelerinin zorunlu kılınmasının, Konsey’de küçük devletlerin gereğinden fazla temsilinin (overrepresentation) bir ölçüde önüne geçeceği savunulmaktadır. Buna göre bir kararın alınabilmesi için, halihazırda %70’e yakın olan nitelikli çoğunluk barajının korunması, ancak lehte oy veren üye ülkelerin toplam nüfusun 3/5’ini temsil etmesi bu sisteme örnek olarak verilebilir. Çift çoğunluk barajları konuya göre değişebilecektir.

Nice Antlaşması’nda yer alan Genişleme Hakkındaki Protokol ile nitelikli çoğunluğun sağlanması için 255 (345 oyda) oy olması ve üye ülkelerin çoğunluğunun kararı desteklemesi kararlaştırılmıştır. Ayrıca bir üye ülkenin kararı kabul eden ve nitelikli çoğunluğu oluşturan ülkelerin nüfus toplamının AB nüfusunun %62’sini oluşturup oluşturmadığının kontrol edilmesini önerme hakkı bulunmaktadır.

Çifte Vergilendirme (Double Taxation)

Her devlet, kendi ülkesinde ikamet eden gerçek kişilerin ve kurumların tüm dünyada elde ettiği gelirlerin toplanmasını ve toplam üzerinden vergi matrahının oluşturulmasını talep etmektedir. Bu nedenle, yurtdışında faaliyette bulunan vergi mükellefleri, gelirin elde edildiği ülke ile ikamet edilen ülke tarafından aynı gelir üzerinden iki kez, yani çifte vergilendirmeye maruz kalabilmektedir. Sermayenin, müteşebbislerin ve işgücünün uluslararası piyasalara açılımında önemli bir sorun teşkil eden bu durumun ortadan kaldırılabilmesi için Avrupa Birliği'nde çifte vergilendirme ikili anlaşmalarla önlenmeye çalışılmaktadır.

Çok Elyaflılar Anlaşması (Multi-fiber Agreement)

Çok Elyaflılar Anlaşması (Multi-Fiber Agreement –MFA), sanayileşmiş devletler ile gelişmekte olan ülkeler arasında imzalanan, özellikle pamuk ve yün elyaflı mamûller olmak üzere tekstil ürünlerinin ticaretine ilişkin bir anlaşmadır. İlk kez 1973 yılında GATT çerçevesinde müzakere edilen Çok Elyaflılar Anlaşması zaman içerisinde birçok kez yenilenmiştir. Anlaşma, tekstil sanayiinin giderek gerilediği ya da yeniden yapılanma sürecinde olduğu sanayileşmiş ülkelerin, belirlenen tarife ve kotalar vasıtasıyla bu alanda korunmasına izin vermektedir. 1993 yılında tamamlanan Uruguay Round sonuçları, Çok Elyaflılar Anlaşması’nın zaman içerisinde feshedilmesini öngörmektedir.

Çok Vitesli Avrupa (Multi-speed Europe)

AB içerisindeki tüm ülkeler, ortak hedeflere ulaşmak açısından aynı istek ve kapasitede değildir. Çok vitesli Avrupa, AB bütünleşmesinin engellenmemesi için ortak hedeflere aşamalı bir şekilde ulaşılmasını öngören bir metottur.

Kaynak: www.ikv.org.tr