A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Laeken Zirvesi (Laeken European Council / Laeken Summit)

14-15 Aralık 2001 tarihlerinde gerçekleştirilen Avrupa Konseyi Laeken Zirvesi’nde, Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası, genişleme süreci, ekonomik ve sosyal gelişme, adalet ve içişleri, dış ilişkiler konularında alınan kararların yer aldığı Zirve sonuçlarının yanı sıra “AB’nin Geleceğine ilişkin Laeken Bildirisi” kabul edilmiştir. Bildiride yeni Dünya düzeninde AB’nin rolü, Avrupa vatandaşları için Birliğin işleyişinin basitleştirilmesi, Birliğin demokratik meşruiyetinin güçlendirilmesi konularındaki perspektifler belirtilmiş ve 2004 yılında yapılacak Hükümetlerarası Konferans hazırlıkları çerçevesinde bir Konvansiyon’un oluşturulması kararı açıklanmıştır. Söz konusu Bildiri ile AB’nin meşruiyetinin kurumlarının demokratik, etkin ve şeffaf olması ile elde edildiği belirtilmiştir. Demokratik meşruiyet ve mevcut kurumların şeffaflığını artırmaya yönelik olarak içerikleri değiştirilmeden Antlaşmaların basitleştirilmesi ve yeniden düzenlenmesi, Temel Haklar Şartı’nın ana Antlaşma içine dahil edilmesi ve bir AB Anayasası’nın oluşturulması yönünde tartışma açılmıştır. Aday ülkelerin de üye ülkelerle aynı statüde Konvansiyon’a katılması ancak, aday ülkelerin, üye devletler arasında oluşabilecek görüş birliğini engelleyemeyeceği kararlaştırılmıştır.

Lahey Kongresi (Hague Congress)

Mayıs 1948 tarihinde düzenlenen ve Avrupa kıtasının hemen hemen tüm ülkelerinin temsilcilerini biraraya getiren Lahey Kongresi, Avrupa Konseyi’nin (Council of Europe) kurulmasına zemin hazırlamıştır. Kongre’nin nihai kararları arasında yer alan Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Avrupa Parlamenterler Asamblesi kurulması yönündeki çağrıların tümü gerçekleştirilmiştir.

Liberalizasyon (Liberalization)

Liberalizasyon, mallar, hizmetler, kişiler ve sermayenin ülkeler arasında serbest dolaşımını engelleyici nitelik taşıyan ve rekabeti olumsuz yönde etkileyen ulusal kısıtlamaların kaldırılmasıdır. Avrupa Birliği, bu dört alanda liberalizasyonu temel alan bir entegrasyon fikri üzerine kurulmuştur. Oluşturulan sistem açısından AB’nin, üyeleri arasında liberalizasyona en fazla izin veren kurum olduğu gözlenmektedir.

Özellikle son yirmi yıl içerisinde ekonominin küreselleşmesiyle birlikte, üretim ve tüketimin dünya ölçeğinde planlandığı, serbest rekabet ve piyasa düzeninin uluslararası kurallar çerçevesinde belirlendiği yeni bir sistem oluşturulmaya başlanmıştır. Bu çerçevede korumacılık, yerini liberalizasyonu temel alan yeni bir anlayışa bırakmıştır.

Bu alanda öncelikle GATT çerçevesinde gerçekleştirilen müzakerelerle, gümrük tarifeleri ve miktar kısıtlamaları önemli ölçüde kaldırılarak, dünya ticaretinde malların serbest dolaşımı büyük ölçüde sağlanmıştır. Bu alanlarda, halen en önemli koruma tedbirleri sayılan tarife-dışı engeller olmak üzere, son kısıtlamaların kaldırılması ve diğer üç alanda da liberalizasyon sağlanması amacıyla, özellikle DTÖ çerçevesinde çalışmalar sürdürülmektedir.

Lizbon Zirvesi (Lizbon European Council/Lizbon Summit)

23-24 Mart 2000 tarihlerinde gerçekleştirilen Lizbon Zirvesi’nde AB’nin, istihdamı güçlendirmeyi ve bilgi üzerine kurulu bir ekonomi çerçevesinde ekonomik reform ve sosyal uyumu gerçekleştirmeye yönelik yeni stratejisi (Lizbon Stratejisi) tanımlanmıştır. Lizbon Stratejisi ile Birliğin bilgiye dayalı, rekabet edebilir, gelişmiş bir işgücüne ve sürdürülebilir kalkınmaya dayanan bir ekonomiye sahip olması, yenilikçi faaliyetlerin güçlendirilmesi, sosyal güvenlik ve eğitim sistemlerinin modernleştirilmesi amaçlanmaktadır. Strateji kapsamında, 2002 yılına kadar tüm okulların internet bağlantısının sağlanması, 2003 yılında temel kamu hizmetlerinde elektronik ortama geçilmesi ve 2010 yılında istihdam oranının %70 düzeyine çıkarılması gibi üye ülkelerin istihdam, eğitim ve bilgi teknolojileri alanlarında 10 yıllık bir sürede ulaşmaları gereken hedefler belirlenmiştir.

Lomé Konvansiyonları (Lomé Conventions)

Lomé Konvansiyonları, AB’nin 70 Afrika, Karayip ve Pasifik ülkesiyle imzaladığı ticaret ve kalkınmayı desteklemeye yönelik çok taraflı anlaşmalardır. Bu anlaşmalarla AB, söz konusu ülkelere mali yardım sağlamakta ve bu ülkelerin ihracat ürünleri için tavizler sunmaktadır. Lomé Konvansiyonları, AB’nin gelişmeye yardım programının temelini oluşturmaktadır.

Şimdiye kadar dört (1975, 1980, 1985 ve 1990) Konvansiyon yapılmıştır. 1990 tarihli dördüncü anlaşma on yıl sürelidir ve ilk beş yılı için 13,2 milyar Euro tutarında bir malî yardımı kapsamaktadır. Bu anlaşmaların amacı, demokrasi ve insan haklarının da giderek güçlenmesi koşuluna bağlı olarak, bu ülkelerin ekonomik kalkınmalarına yardımcı olmaktır. Lomé Konvansiyonları aşağıda belirtilen üç temel unsurdan oluşmaktadır:

23 Haziran 2000 tarihinde AB ile 77 Afrika-Karayip-Pasifik Ülkesi arasında imzalanan Cotonou Anlaşması, 1975-2000 döneminde AB ile AKP ülkeleri arasındaki ticari ilişkileri ve ekonomik yardımları düzenleyen Lome Konvansiyonlarının yerini almıştır.

Lüksemburg Uzlaşması (Luxembourg Compromise)

Lüksemburg Uzlaşması, Fransa’nın Temmuz 1965’ten itibaren Konsey oturumlarına katılmayı reddetmesiyle başlayan “boş koltuk” bunalımına son vermek amacıyla Ocak 1966’da varılan uzlaşmaya verilen isimdir. Önemli bir ulusal çıkar söz konusu olduğunda Konsey üyelerinin makul bir zaman dilimi içerisinde, tüm tarafların ortak çıkarlarının ötesine geçmeyecek biçimde bir çözüm bulunmasını destekleyenler ile, oybirliği sağlanana dek tartışmaların devam ettirilmesini savunan Fransa arasındaki fikir çatışmasına Lüksemburg Uzlaşması ile son verilmiştir. Sonuçta Fransa’nın görüşü diğer üye devletlerce de kabul edilmiştir.

Buna rağmen Lüksemburg Uzlaşması, Konsey’in Roma Antlaşması’na uygun olarak birçok alanda nitelikli çoğunlukla karar almasını engellememiştir. Ayrıca Uzlaşma, Konsey üyelerinin bir Konsey kararı almadan önce, bu alanda görüşlerin uzlaştırılması için çaba göstermelerine de mani olmamıştır.

Kaynak: www.ikv.org.tr