Güncel Yazılar
escort bursa-escort beylikdüzü bayan-bursa escort-escort istanbul bayan-escort istanbul bayan-bodrum escort-denizli escort-marmaris escort bayan-kayseri escort-sakarya escort-samsun escort-mersin escort bayan-bursa escort-kocaeli escort-ataşehir escort-istanbul escort bayan-sikiş-bursa escort-bursa escort

Avrupa Birliği 2020 Derinleşme Stratejisi ve Türkiye

Avrupa Birliği (AB) zaman zaman derinleşme stratejisi, zaman zaman da genişleme stratejisi uygulamıştır. Bazı dönemlerde ise, her iki strateji  birlikte uygulanmıştır. AB’nin  daha fazla entegrasyon yönünde adımlar atması “derinleşme” olarak adlandırılırken, yeni üyeler alarak bunları AB’ne entegre etmeye çalışması “genişleme” olarak bilinmektedir.  Tek Pazar Programı ve Euro’nun tek para olarak kullanılmaya başlanması, derinleşme stratejilerinin bazılarıdır.

AB’nin derinleşme stratejileri Türkiye’nin  AB’ne katılım sürecini olumsuz etkilemiştir. Bize göre, bunun iki  önemli nedeni vardır.  Bunlardan birincisi, derinleşme politikalarının önemli mali kaynağa ve disipline ihtiyaç göstermesidir. İkinci nedeni ise, Türkiye’nin büyük bir ülke olmasıdır. Derinleşme stratejisi bir taraftan, hedeflere ulaşmak için mali disiplini ve önemli fon kaynağını gerekli kılarken, diğer taraftan tüm üyelerin bu hedefler doğrultusunda çaba sarfetmesini gerekli kılar. Eğer derinleşme, genişleme kararı ile birlikte uygulanırsa, dahil olan ülkenin  büyük bir ülke olması durumunda hedeflere ulaşılması zorlaşabilir. Bu konuda, Türkiye’nin önemli bir dez avantajı, kalabalık bir nüfusa sahip olmasından dolayı, AB’ne entegrasyonunun güç olması ve AB derinleşme hedeflerinden sapmalara yol açacağının düşünülmesidir.

Nitekim, 14 Nisan 1987 yılında AB’ne yapılan tam üyelik başvurumuzun reddedilmesinin en önemli gerekçelerinden biri, AB’nin bir derinleşme stratejisi olan Tek Pazar programını yürürlüğe koyması olmuştur. Türkiye’nin kalabalık nüfusu ile Tek Pazar Hedeflerinden sapmalara yol açabileceği dile getirilmişti. Türkiye, 2004 yılında tam üyeliğe kabul edilen Slovenya, Slovakya, Letonya, Litvanya ve Macaristan gibi nüfus bakımından küçük bir ülke olmuş olsaydı, şimdiye kadar çoktan tam üye olmuş olurdu.

AB Komisyonu şu anda yeni bir derinleşme stratejisi olan AB 2020 stratejisine odaklanmış bulunmaktadır. Avrupa Birliği Komisyonu, AB’nin yeni ekonomik stratejisini ve 2020 yılı için ekonomik hedeflerini belirleyen “AB 2020 Stratejisi: Akıllı, yeşil ve kapsayıcı büyüme için Avrupa Stratejisi” isimli raporu Komisyon Başkanı Jose Manuel Barroso tarafından 3 Mart 2010 tarihinde açıklanmıştır.

2020 Stratejisi neleri İçeriyor?
Belge, dünyada yaşanan küreselleşme, iklim değişikliği gibi hızlı gelişmeler ve Avrupa’da nüfusun yaşlanması gibi sıkıntıların Avrupa Birliği üzerinde yarattığı etkileri dikkate alarak, AB’nin 21. Yüzyıl’da bir sosyal pazar ekonomisi olarak rolünü belirlemiştir. 2020 Stratejisi, AB’nin yaşanan ekonomik krizden daha güçlü çıkması için yüksek seviyede istihdam sağlayan, verimli ve sosyal uyumu yüksek, akıllı, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir ekonomi haline gelmesi gerektiğini vurgulamıştır.

AB 2020 Stratejisi, AB için birbirini destekleyen üç öncelik belirliyor:

Akıllı büyüme: bilgi ve yenilik bazlı bir ekonomi

Sürdürülebilir büyüme: kaynaklarını verimli kullanan, yeşil ve daha rekabetçi bir ekonomi

Kapsayıcı büyüme: yüksek istihdam sağlayarak, sosyal ve bölgesel uyumu destekleyen bir ekonomi

Stratejide, 2020 yılı için AB ekonomik hedefleri sıralanıyor:

20-64 yaş arası nüfusun istihdam oranının %69 seviyesinden %75’e çıkarılması,

GSYH’nin %3’ünün Ar-Ge’ye ayrılması hedefinin gerçekleştirilmesi; özel sektörün Ar-Ge’ye yatırım yapması için koşulların iyileştirilmesi ve yenilikçilik takibi için yeni bir gösterge oluşturulması,

Sera gazı salınımının 1990’ye kıyasla en az %20, şartlar elverişli ise %30 oranında azaltılması, AB’nin enerji tüketiminde yenilenebilir enerjinin payının %20’ye yükseltilmesi ve %20 oranında enerji verimliliği sağlanması,

Okulu erken bırakanların oranının %15’ten %10 seviyesine düşürülmesi, 30-34 yaş arası yüksek öğrenim mezunu nüfus oranının %31 seviyesinden en az %40 seviyesine yükseltilmesi,

20 milyon insanın yoksulluktan kurtarılarak, ulusal yoksulluk sınırı altında yaşayan AB vatandaşlarının sayısının %25 azaltılması.

Strateji Hedefleri Çerçevesinde AB ve Türkiye’nin Durumunun Değerlendirilmesi

AB strateji hedefleri çerçevesinde ilerlemeye çalışırken, daha önce de belirttiğimiz gibi bu hedeflere ulaşılmasını zorlaştıracak bir ülkeyi tam üye olarak kabul etmeyecektir. Nitekim, Tek Pazar derinleşme  programını uyguladığı dönemde hiçbir ülkeyi tam üye olarak kabul etmemiş, programı yürürlüğe koyduktan sonra,  1995 yılında AB ortalamalarından daha yüksek ortalamalara sahip olan Avusturya, Finlandiya ve İsveç’i tam üye olarak almıştır. Diğer ülkelerden farklı olarak, ekonomik gelişmelerini tam üye olmadan gerçekleştiren ve AB ortalamalarından daha yüksek ortalamalara sahip olan bu ülkelerin AB’ne katılımında herhangi bir sorun yaşanmamıştır. Şimdi strateji hedefleri çerçevesinde Türkiye ve AB’nin durumlarını değerlendirelim.

Tablo 1:2020 Stratejisi Hedefleri, Türkiye ve AB

Strateji  Kriteri Hedef Türkiye (2012 Yılı) AB (2010 Yılı)
20-64 yaş arası nüfusun istihdam oranı %75 %50.0 %68.6
Ar-Ge Harcamalarının GSYİH İçindeki Payı %3 %0.84 %2
Sera Gazı Salınımı (1990=100) 80 214.9 85
Okulu erken terk edenlerin oranı <%10 %43.1 %13.5

Kaynak:Eurostat(http://eurostat.ec.europa.eu/portal/page/portal/europe_2020-indicators/headline_indicators) ve 2012 Türkiye İlerleme Raporu.

Tablo 2020 Stratejisi çerçevesinde belirlenen bazı kriterler bakımından Türkiye ve AB’ni karşılaştırmak amacıyla düzenlenmiştir. AB’nin hiçbir konuda şimdilik belirlen hedeflere ulaşmadığı ortadadır. Ancak, AB verileri, AB’nin bu ortalamalara yakın olduğunu göstermektedir. Türkiye, tüm kriterler bakımından hedeflerin gerisindedir. Türkiye’nin Avusturya, Finlandiya ve İsveç gibi bu hedeflere tek başına ulaşmak için çaba sarfetmesi gerekmektedir. Bu arada, Türkiye’nin 2023 vizyonu için belirlediği hedeflere ulaşması, AB 2020 stratejisi’ne ulaşmasını kolaylaştıracaktır. Türkiye kalabalık nüfusu ile AB ortalamalarını düşürür endişesine meydan vermeyecek şekilde, 2023 vizyonu çerçevesinde attığı adımları hızlandırmalı, böylece, AB üyesi ülkeler düzeyine ulaşmalıdır.

Yazar: Hayriye ATİK

18 Aralık Salı, 2012

Kaynak

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Avrupa Birliği’nin Terörizmle Mücadele Politikaları

Literatürde terörizm kavramının ortak bir tanımına rastlamak mümkün değildir. Terör ve terörizm kavramları çoğu zaman …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir