Güncel Yazılar
escort bayan-escort beylikdüzü bayan-bursa escort-escort istanbul bayan-samsun escort bayanlar-istanbul escort bayan-tuzla escort-marmaris escort-kayseri escort-bursa escort-mersin pozcu escort-bursa escort-ataşehir escort bayan-escort bayan-izmir escort-bursa escortistanbul escort bayan

Avrupa Birliği Genişleme Yorgunu

“Genişleme yorgunu” AB, Bulgaristan ve Romanya’nın üye ülkeler arasına katılmasına yeşil ışık yakmakta zorlanıyor. 16 Mayıs’ta yayımlanan ve bu iki aday ülkenin performansını değerlendiren rapor, AB ülkesi sayısının genel beklentinin aksine 1 Ocak 2007’de 25’ten 27’ye çıkmayabileceğine işaret ediyor. 2004 yılında “büyük patlama” (big bang) denilen kitlesel katılımı kaçıran Romanya ve Bulgaristan, AB yolunda daha fazla vakit kaybetmek ve arkadan gelen aday ülkelerle aynı konumda görülmek istemiyor. Ancak AB müktesebatına uyumda hâlâ aşılması gereken önemli zorluklar bulunuyor. Özellikle Bulgaristan’ın yolsuzlukla mücadele ve adalet reformu konularında AB standartlarının çok gerisinde olduğu vurgulanıyor.

Genişleme taraftarlarının eleştirilerinden çekinen AB Komisyonu, katılımın öngörülen tarihte gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini açıklamayı Ekim ayına bıraktı. AB kulislerinde konuşulanlar arasında Bulgaristan ve Romanya’nın ancak Ekim 2007’de üye olabilecekleri ihtimali bulunuyor. 1 Ocak 2008 ise en kötü olasılık olarak telaffuz ediliyor. Raporun ardından bu tür haberlerin de basına sızması üzerine AB Komisyon Başkanı Jose Manuel Barroso ve Genişleme Komiseri Olli Rehn, “cesaretinizi kaybetmeyin” mesajı vermek için Bükreş ve Sofya’ya doğru yola çıktılar. Barroso, katılımın “mümkün olduğu andan itibaren” Komisyon tarafından bu ülkelere hiçbir zorluk çıkartılmayacağının garantisini veriyor. Ancak, son rapordaki olumsuz yorumların ¬ki Reuters, Bulgaristan için taslak metinde daha sert ifadeler kullanıldığını; bu ifadelerin nihai metinde yumuşatıldığını belirtiyor- bu iki ülkedeki AB karşıtlığını körüklemesinden ve reform sürecini sekteye uğratmasından korkuluyor. Bulgaristan Başbakanı Sergei Stanishev de aynı noktayı vurgulayarak AB’yi, “ülkesini aşağılamaması” konusunda uyardı. Bulgaristan’ın en büyük korkusunun Komisyon’un, Bulgaristan ve Romanya’nın katılım sürecini birbirinden ayırarak Romanya’nın tek başına üye olmasına olanak sağlaması olduğu dile getiriliyor.

Ekonomik Göstergeler
Bulgaristan ve Romanya’nın katılımıyla birlikte AB nüfusu 30 milyon artarak 480 milyon olacak. Ancak, Türkiye ile ilgili tartışmaların aksine bu ülkelerin üyelikleriyle ilgili tartışmalarda nüfus önemli bir yer teşkil etmiyor. Aksine genişlemenin bu aşamasının mutlaka gerçekleşmesini isteyenler Bulgaristan’ın nüfusunun 8 milyon olduğunun ve tahminlere göre de 2050’de yüzde 40 azalacağının altını bastırarak çiziyor. Makroekonomik göstergeler de AB’ye üyeliği engelleyecek bir nitelik taşımıyor. Romanya’nın 2004 yılında yüzde 8,4 olan büyüme oranının, 2005’te yüzde 4,1’e düşmesi, bu rakamın AB genelinde olumlu algılanmasından dolayı endişe verici bir gelişme olarak değerlendirilmedi. Bulgaristan’ın 2005’in ilk yarısında ulaştığı yüzde 6,2’lik büyüme oranının yılın sonunda yüzde 5,5’e düşmesi de, yaz mevsimindeki su taşkınlarından kaynaklandığı için eleştirilmedi. Aynı şekilde, gıda fiyatlarındaki artış da AB’ye katılım sürecinde ödenmesi gereken kaçınılmaz bir bedel olduğu için raporda çok fazla vurgulanmadı. Ancak, cari işlem açığı, özelleştirme, endüstrinin yeniden yapılanması, iş çevresi ve emek piyasasının esnekliği, özel önem verilmesi gereken konu başlıkları olarak ön plana çıkarıldı. Özellikle Bulgaristan, dikkatli mali ve ücret politikaları uygulaması konusunda uyarıldı. İki ülkenin ivedilikle çözmesi gereken ortak sorun olarak ise, tarımsal ile yapısal ve uyum fonlarını AB’den alıp gerekli mercilere dağıtacak kurum ve ajansların henüz kurulmamış olmasına işaret ediliyor. Bu noktanın büyük önem taşımasının nedeni ise, 2007¬2009 yılları arasında Romanya’ya 11,5 milyar ve Bulgaristan’a 4,6 milyar Avro yardım yapılacak olması ve bu iki ülkenin bunun için gerekli hazırlıkları yapmaması… Tarım için bütünleştirilmiş bir idare ve kontrol sisteminin kurulması da bu bağlamda öncelikli bir yere sahip. Bulgaristan’da geçtiğimiz günlerde patlak veren bir skandal, AB’den çiftçiler adına alınan 4,4 milyon Avro’luk ödeneği zimmetlerine geçirdiğini gösterdi. Bu da bizi yolsuzluk konusuna getiriyor.

Yolsuzluk
Bulgaristan ve Romanya’ya yönelik ortak değerlendirmeler, bu konu başlığı altında birbirinden ayrılıyor. Romanya’ya yönelik eleştiriler, sınırlı ve etnik seviyede kalıyor. Dört konu başlığında uyarılan Romanya özellikle, AB genelinde doğru katma değer vergisi toplamayı sağlayan bilgisayar yazılımını henüz benimseyip uygulamaya koymamış olmasından dolayı sorumlu tutuluyor. İkinci sırada ise, kötü gıda sağlığı koşulları geliyor.

Diğer taraftan Bulgaristan’ın altı konu başlığında AB standartlarını karşılayamadığından söz ediliyor. Ve bunlar arasında kamu yönetimi ile adalet reformlarının tamamlanmamış olması, yolsuzlukla mücadelenin zayıf kalması, insan özellikle yeni doğan bebek- ticaretinin vahim boyutlara ulaşması gibi ciddi konular bulunuyor. Avrupa’nın başka yerlerinde çalınan ve Bulgaristan’da el konulan Porsche gibi lüks arabaları Bulgar polisinin kullanıyor olması, Bulgaristan’daki yolsuzluğun ne kadar ileri derecede olduğunun bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Ayrıca geçtiğimiz on yıl içerisinde 120’den fazla kişinin tahsilât mafyası tarafından öldürülmüş olması yolsuzluk tartışmalarına mafya boyutunu da ekliyor. Bu ve bunun gibi örneklerden dolayı da AB Komisyonu Adalet ve İçişleri Komiseri Franco Frattini, Bulgaristan -ve katılım süreçleri paralel yürütüldüğü için Romanya- “biraz daha Avrupa sınırında beklesin” istiyor.

1 Ocak 2007 
Her ne kadar yukarıdaki tablo çok ümit vaat etmese de, bu iki ülkenin 1 Ocak 2007’de AB’ye katılmasına destek verenlerin sayısı az değil. Bu bağlamda “eğer Letonya, Estonya ve Litvanya AB’ye üyeyse, Bulgaristan ve Romanya da olmalı” düşüncesi sıkça dile getiriliyor. Avrupa Sosyalist Partisi de “gecikme yapıcı olmayacaktır” diyerek 1 Ocak 2007 tarihinde ısrarcı oldu. AB Komisyonu’ndaki tereddütlerin dışında Bulgaristan ve Romanya’nın üyeliğinin önündeki diğer bir engel de üye ülkelerin bu iki aday ülkenin katılım anlaşmalarını ulusal parlamentolarında oylamakta yavaş davranmaları. Söz konusu anlaşmalar, bu güne kadar sadece 17 AB ülkesinin parlamentosunda onaylandı. Bu durumun genişlemeyi engellemesinden endişe eden Almanya, gerekli onayın en kısa zamanda Alman parlamentosu Bundestag’dan alınacağı sözünü verdi. Böylece gözler yine Komisyon’un Ekim ayında alacağı tavsiye kararına çevrildi.

Cemile Akça ATAÇTUSAM, AVRUPA Araştırmaları Masası
Kaynak: tusam.net/makaleler.asp?id=533&sayfa=2

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Avrupa Birliği’nin Terörizmle Mücadele Politikaları

Literatürde terörizm kavramının ortak bir tanımına rastlamak mümkün değildir. Terör ve terörizm kavramları çoğu zaman …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

porno seyret