kaçak bahis guvenilir bahis siteleri antalya escort bayan antalya escort pendik escort kurtköy escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort
Arapların Makus Kaderi ve Realizm Gerçeği | UİPORTAL
Güncel Yazılar
ankara escort
escort bayan antalya eve gelen escort konya eve gelen escort konya escort bayan konya eve gelen escort konya eve gelen escort konya eryaman escort mersin escort porno izle porno izle

Arapların Makus Kaderi ve Realizm Gerçeği

Karşımızda bir türlü birlik olamayan bir Arap toplumu var. Öyle ki, petrolün dünya tarihine girdiği günden beri Araplar, ne zaman birlik olma yönünde adım atsa karşılarında Batıyı bulmuş ve Batının engellerine ve oyunlarına maruz kalmıştır. Bu sebepledir ki, etkili bir Arap birliği hiçbir zaman olmamıştır. Peki, 1945’de kurulan ve bugün 22 Arap üyesi olan Arap Birliği’ni neden dikkate almadığım sorulabilir. Maalesef bu uluslararası örgüt, bölgede yaşanan birçok krizde kendisinden beklenen etki ve gücü gösterememiştir. Birlikte çekilen bir fotoğraf karesinden ibarettir. Yaptırım gücü neredeyse yok denecek kadar azdır (BM içinde farklı düşündüğümü söyleyemem). Dolayısıyla gerçek anlamda bir birlikten uzak; parçalı ve birbirine mesafeli Arap ülkeleri Batının hep çıkarına hizmet etmiştir. Burada Batı nosyonunu ABD ve Avrupa ülkeleri olarak kullandığımı belirteyim.

Kuzey Afrika ile başlayıp Ortadoğu’yu saran “Arap baharı”nın sona bırakılan, en şiddetli ve kanlı ülkesi Suriye oldu. Yakın tarihte görülen “soğuk savaş”ın Suriye üzerinden tekerrür ettiğinde neredeyse kuşku yok. İki seneye yaklaşan sıcak çatışmalar, Suriye’yi iç savaşa taşıdı. Suriye halkı ise bu hengamenin neresinde kestirmek zor. Suriye ordusu ve muhalif güçler çarpışırken, maalesef her iki kesimden ayrı düşünülemeyen “halk” en çok yara alan taraf.

Bugün görülen o ki, Suriye parçalanırken, bir başka devlet inşa ediliyor. Uzun zamandır düşünülen Kürt devleti bölgenin kilit unsuru olarak gün yüzüne çıkıyor. Ortadoğu’da tüm dengelerin değiştiğini söylememe gerek var mı? Türkiye’yi de içine çeken Ortadoğu’daki girdap giderek büyüyor. Suriye ile olan münasebetini muhalifleri destekleme yönüne çeviren Türkiye, söylemlerini adeta Batılı ağızların söylemleriyle aynılaştırdı. Uluslararası kamuoyunun Beşar Esed’i topa tuttuğu bir süreçte Türkiye tarafını netleştirme ihtiyacı hissetmiş olabilir. Bu nedenle dış politik eğilimini, Esed karşıtı muhalif kanadı aleni taraf tutarak göstermiştir. Türk jetinin düşürülmesiyle başlayan kriz de bu eğilimin bir yansıması değil miydi zaten.

Uluslararası ilişkiler disiplininde, devletler arasındaki ilişkiler, dengeler bir anda değişebilir. El sıkışan iki ülke bir bakmışsınız birbirlerine kurşun sıkıyor. Bundan dolayı disiplinde, ülke ilişkilerini kesin hatlı ve keskin ifadelerle yorumlamaktan genelde kaçınılır. Örneğin, 2000’lerin hemen başında Camp David’de Filistin ve İsrail liderleri Clinton’ın ev sahipliğinde ve arabuluculuğunda neredeyse barış için el sıkışma noktasına gelmişti. Fakat, çok kısa bir süre sonra, Şaron’un provokatif ziyareti  sonucu II. İntifada patlak verdi ve ilişkiler eskisinden beter hale geldi. Barış umutları yerle bir oldu. “Dün dündür, bugün bugündür” anlayışı uluslararası ilişkilerde genel geçer bir kaçış yoludur. Devletlerin sağlam dostlukları, ki soydaş bile olsa, görünüştedir, reel durum çıkar üzerine kuruludur.

Hatırlanacağı üzere, Türkiye’nin Suriye ile ilişkilerinde liderlerin yakın/samimi pozları iki ülke arasındaki ilişkileri süt liman göstermeye yetiyordu. Türkiye’nin genelde Ortadoğu ve özelde Suriye üzerinde yapılan bölgesel hesapları görmüş olması, Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunan ve komşuluk ilişkilerini arzulayan politikasından sapmasına neden olduğu şeklinde yorum yapılmasına imkan veriyor. Bundan sonraki gelişmeler, Suriye’nin girdiği parçalanma ve bölünme süreci üzerinden yaşanacak. Türkiye’nin ülkedeki Türkmen duyarlılığını ve Kürt hassasiyetini eni konu düşünmek ve dış politik manevralarını bu hususlar çerçevesinde belirlemek durumunda kalacağı aşikar.

Barış temennide kalsa da umudumu yitirmek istemiyorum.

Muzaffer AKDOĞAN (Twitter’dan takip et – Acedemia’dan takip et – Tumblr’dan takip et)

09 Ağustos 2012

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Ortadoğu’nun Siyasal Sosyolojisi

Hamit Bozarslan, tarih ve siyasal bilimler alanında doktora yapmış olup, tarihçi, siyaset bilimci kimliği ile …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle