chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip düşük hapı antalya escort bayan antalya escort
Avrasya Yakın Tarihi | UİPORTAL
Güncel Yazılar
ankara escort
escort bayan antalya eve gelen escort konya eve gelen escort konya escort bayan konya eve gelen escort konya eve gelen escort konya eryaman escort mersin escort porno izle porno izle

Avrasya Yakın Tarihi Yazılıyor

Sovyetler Birliği’nin dağılması olgusu, farklı akademik çalışma, kitap ve gazetelerin ‘yorum’ sayfalarında, araştırma merkezlerinin sitelerinde sürekli vurgulanan bir vaka. Her bir uzman, söz konusu devasa gücün yıkılmasının nedenini araştırırken, meslektaşlarının yaptığı yorumlarından daha farklısını yapabilmekte, perspektifini farklı tarihsel olgu ve verilerle süsleyebilmektedir. Ünlü tarihçi Niall Ferguson’un sözlerinden istifade ederek, tarihin, “ölülerin dünyası” olduğunu kabul ettiğimiz sürece, artık öbür dünyada olan Sovyetler Birliği’nin, üzerinde yorum yapanlara cevap verebilme olanağının elinden alındığını anlayabiliriz. Böylece, yapılan yorumların SSCB’nin çözülmesine hak tanıyan hakikî sebeplerle uyuşup uyuşmadığı ayrı bir tartışma konusuna dönüşmektedir.

XX. Yüzyılın Faciası

Farklı tarafların temsilcileri, sübjektif bir tavır almayı yeğlerken, bazılarına göre SSCB’nin yıkılması bir tür nesnel “tarihsel çıkmazın”ın çabası olabilmekte, bir diğerleri ise, kuşku uyandıran, göreceli yorum yapmaktan kaçınmamaktadırlar. Nitekim Batı’nın bir zamanlar heyecanlı havası içerisinde yaptığı tahlillerinde geliştirilen söylemlerin etkisinin hala kendisini koruduğunu, ‘kötü-iyi’ dünya algılayış tarzından sıyrılamayan, Batı’nın bir takım etkili düşünür ve stratejistlerin yazdıklarından anlayabiliriz. Ağustos ayının sıcak günlerinde alevlenen son Gürcü-Rus çatışması ekseninde yapılan yorumlar bu açıdan aydınlatıcı olabilmektedirler.

Rusya’nın lideri Putin ise, ülkenin ve tüm post-Sovyet düzlemin geleceğine yönelik emelleriyle, SSCB’nin dağılmasını XX. yüzyılın bir faciası olarak nitelemişti. O eski devletin “ölüler dünyasından”, yeni bir çağda ona karşı –ve doğal olarak Rusya’ya da- hala nefret duyabilecek muhaliflerine layık bir cevap veremeyeceğini bilen Putin, ülkesini sadece SSCB’nin halefi olarak görmekle kalmaz, tüm o yapılan öznel yorumları çürütecek vekili olarak görmektedir. Tabii, yaptığım çıkarsamanın diğerlerin düştüğü hataya tekrar düşmesini önleyebilmek için, Putin tarafından doğrulanması gerekecektir. Sözlerimin onaylanıp, onaylanmadığını Rusya’nın ileride bölgesel ve küresel bazda atacağı adımlarından, izleyeceği siyasetinden kestirebiliriz.

“Batı’nın Düşüşü”

Ağustos ayının sıcak günlerini adeta cehenneme çeviren Rus-Gürcü çatışması da, Rusya’nın bölgesel gelişmelere karşı tavrını açıklamakta, gelecekte sahip olmak istediği konumuna dair kesin ipuçlar sunmaktadır. Dünya gündemini işgal eden bu olay üzerinden hareket ederek, Rusya’nın ne tür stratejiye sahip olduğunu anlamak isteyenler az değildir, tabii ki. Yine de göze çarpan eğilimlerden bir tanesi, son olayda Rus tank ve savaş uçaklarının “Batı’nın değerlerini” taciz ettiğini düşünen yazarların sayısının fevkalade arttığıdır.

Gürcü lider Saakaşvili ise, Wall Street Journal’a yazdığı makalesinde, Gürcistan’ın düşüşünün postsovyet düzlemde “batı’nın düşüşü”nün simgesi olacağını söylemekte, Güney Osetya çatışmasının doğrudan -özgürlük ve demokrasi gibi- transatlantik değerlerle de ilişkili olduğunu iddia etmektedir.

Saakaşvili, Rusya’nın istilasını Sovyetlerin 1979 yılındaki Afganistan müdahalesiyle kıyaslarken, ünlü ABD analisti Brzezinski daha ileriye giderek, Putin hâkimiyetinde olan Rusya’nın siyasetini, Stalin ve Hitler döneminin uygulamalarına benzetmektedir. Bush dönemi siyasetinde etkisi hissedilen “yeni-muhafazakâr” kanadına yakınlığı ile bilinen, “tarihin geri dönüşü”nü ilan eden Robert Kagan da benzer bir niteleme yapmaktan kaçınmamıştı.

Aslında bu tür değerlendirmeler bize, meselenin sadece yerel bir meseleden ibaret olmadığını, global nitelikte olduğunu ve evrensel değerleri kapsadığını söylemektedir. Bunun yanı sıra, sadece bir ya da iki ülkeleri etkilemekle kalmadığını, daha kapsamlı bir boyut taşıdığını anlatmaya çalışmaktadır.

Kırılma Noktası

Ama şu bir gerçek ki, Rusya’nın da bulunduğu Avrasya bölgesinin yakın tarihi tam da şimdi yazılmaktadır. Bir gün tarihe karışacak, şimdi de bulunduğumuz zaman kısmı bu açıdan dikkate değerdir. Bazılarının Rusya’nın “arka bahçesi” olarak niteledikleri Kafkasya’da alevlenen sıcak çatışmanın bölgede oluşmuş dengeleri zaafa uğratacağı kesin. Yeni kırmızı çizgilerin çizilmesi kaçınılmaz gibi görünmekte ve bunların etkisinin sadece lokal bir düzeyle sınırlı kalmayarak, uluslararası sistemdeki değişimin sözcüsü haline gelebileceğini öngörebiliriz.

Güney Osetya krizi ise, bir ‘kırılma noktası’ olarak nitelenebilir durumda. Bu tür olayların yakın geleceğimize ışık tutabilecek mahiyette olduğunu vurgulayabilir, gelecek nesiller için de tarihî değerinin büyük olacağını şimdiden kestirebiliriz.

18 Ağustos 2008

Yazar: Daniyar Kosnazarov

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Nationalism in Russia After Crimean Crisis

Becoming an arena of serious struggle for influence between great powers, Ukraine has been main …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle