Güncel Yazılar

Avrasya’da Yol Ayrımı

Son dönemlerde Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ve Gürcistan, Ukrayna, Azerbaycan ve Moldova tarafından oluşturulmuş bir bölgesel yapılanma olan GUAM çerçevesinde yaşanan gelişmeler eski Sovyet coğrafyası açısından ikinci dönüm noktası teşkil edebilecek niteliktedir. Hatırlanacağı üzere 1990’ların ikinci yarısında hızlanan gelişmelerle birlikte Aralık 1991’de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) resmen dağılmış, bu süreçte yakın çevresini ve “tarihsel arka bahçelerini” “başıboş bırakmak” istemeyen Rusya, BDT’nin kurulması için özel çaba sarf etmişti. Baltık cumhuriyetlerinin (tarihten gelen durumları dikkate alınırsa, onlar BDT’de yer almamaları Rusya için kabul edilebilir bir durumdu) dışındaki on iki eski Sovyet cumhuriyetinin katılımıyla kurulmaya çalışılan BDT’ye katılma konusunda Gürcistan’ın ve daha sonra Azerbaycan’ın göstermeye çalıştığı direnç, Rusya’nın, bu ülkelerin iç politikalarına ve önemli sorunlarına (Abhazya ve Osetya sorunları, Azerbaycan topraklarının Ermenistan tarafından işgali sorunu) yönelik ciddi müdahaleleri ile kırılmıştı. Böylece, SSCB’nin dağılışı ve on iki cumhuriyetin katılımıyla BDT’nin kurulması ilk dönüm noktasını teşkil etmişti.

Uzun süre boyunca BDT coğrafyası Rusya’nın ciddi denetimi altında bulunmuştu. Gerçi bu süre zarfında bir yandan Rusya’nın eski Sovyet cumhuriyetleri ile sorunları devam etmiş, diğer yandan BDT’nin kurumsallaşması yönünde ciddi adımlar atılmamıştı. Fakat, en azından GUAM kuruluncaya kadar, Baltık cumhuriyetleri dışındaki eski Sovyet coğrafyasında Rusya dışında bir yapılanmanın söz konusu olması da önlenmişti. GUAM’ın kurulmasıyla birlikte, Rusya’nın bu konuda sorun yaşamaya başlayacağı görünüyordu. Bir ara Özbekistan’ın da katılımıyla GUUAM’a dönüşen örgüt, asıl gelişmeleri son bir yıl içinde yaşadı. Bu son bir yılın Andican olayları sonrasında Özbekistan’ın örgütten ayrılmasıyla, örgütün eski ismine geri döndüğü bir yıl olduğunu da hatırlatmakta yarar var.

Rusya Devre Dışı
Küresel anlamda ABD-Rusya rekabeti giderek tırmanırken, bölgede Rusya’yı devre dışı bırakan oluşum arayışları da hız kazandı. Bu çerçevede, GUAM’a ilişkin son yaşananlar ve en son olarak Romanya’nın başkenti Bükreş’te gerçekleştirilen Karadeniz Diyalog ve Ortaklık Forumu toplantısı ciddi gelişmeler olarak nitelendiriliyor. İlki Rusya’yı tamamen devre dışı bırakan, ikincisi ise dolaylı olarak Rusya’nın etkinliğini azaltmaya hizmet eden bu iki süreç, Rusya tarafından tepkiyle karşılanıyor.

Rusya’nın bu gelişmelere kayıtsız kalmadığı, Vladimir Putin’in başkanlığa gelmesi sonrası ağırlık verdiği BDT’yi daha çok kurumsallaşmış bir örgüt haline getirmek için ciddi adımlar atması da dikkat çekiyor. Rusya hem enerji kozu ile bölgede daha etkin olmaya çalışıyor, hem de BDT çerçevesinde hemen hemen tüm konularda ilgili bakanlar düzeyinde toplantılar organize ediyor. Putin’in isteğiyle ünlü Rus işadamı Abramıviç’in Batılı şirketler aracılığıyla Hazar’daki enerji ihalelerinde yer alacağı ve bu amaç için yaklaşık 10 milyar dolar kaynak ayrıldığı iddiası, Rusya’nın BDT coğrafyasına yönelik özel yayın yapacak olan bir TV kanalı kurması ve bu kanalın bölge ülkelerinde yayınlanması için gerekli izin işlemlerini tamamlamak üzere olması da Rusya’nın bölgedeki etkinliğini artırması açısından önemli adımlar olarak görülüyor.

GUAM üyesi ülkelerin aynı zamanda BDT üyesi olmaları ve bu ülkelerden özellikle Gürcistan, Ukrayna ve Moldova’nın Rusya ile yaşadığı sıkıntılar, iki örgütün aynı anda yaşama ihtimalini zayıflatıyor. Rusya’nın, gerginleşen Rusya-Gürcistan ilişkileri fonunda daha önceki Abhazya ve Güney Osetya konularına ek olarak Gürcistan içerisindeki Saakaşvili karşıtı muhalif hareketleri açıkça desteklemesi, Moldova’ya yönelik kullandığı Dnyester kozuna, doğalgaz fiyatlarına zam yapma tehdidini eklemesi, Ukrayna ile ilişkilerde hem Rusça kozunu hem de doğalgaz fiyatları kozunu sert şekilde kullanmaya başlaması tabiri caizse “dananın kuyruğunun kopmak üzere” olduğunu gösteriyor. Moldova Başbakanı Vasiliy Tarlev, 31 Mayıs 2006 tarihli Bakanlar Kurulu toplantısında, Rus Gazprom şirketinden doğalgaz fiyatlarının yükseltilmesi için görüşme talebi geldiğini açıklamıştı. Açıklamalara göre, Rusya, Moldova’ya metreküpünü 110 dolardan sattığı doğalgazın fiyatını 1 Temmuz 2006’dan itibaren 31 Aralık 2006’ya kadar 160 dolara yükseltecek. Gazprom yetkililerinden birisi, fiyatın yükselmemesi için tek şart olarak Moldova’nın Moldovagaz doğalgaz dağıtım şirketinin hisselerinin tamamını satın almak istediklerini, ama bu şartın Moldova yetkililerince kabul edilmediğini dile getirdi. Hatırlanacağı üzere, benzeri durum Ukrayna ve Gürcistan için de söz konusu olmuştu.

Son bir ay içerisinde BDT çerçevesinde yapılan toplantılar içerisinde Savunma Bakanları Bakü Zirvesi, Ulaştırma Bakanlarının Taşkent Zirvesi, İstihbarat Bakanları Duşanbe Zirvesi dikkat çekti. Çünkü bu toplantılar sırasında hem önemli açıklamalar yapıldı, hem de kurumsallaşma ile ilgili önemli gelişmeler yaşandı. Burada dikkat çeken, Rusya’nın bir yandan BDT’yi tek başına sahiplenmeyeceğini ve hiçbir ülkeyi zorla bu kurumda tutmaya çalışmadığını vurgulaması, diğer yandan kurumsallaştırmaya çalışmasıdır. Bu politikalar Gürcistan, Ukrayna ve Moldova’nın son Rusya karşıtı tavırları ile beraber dikkate alındığında, BDT’nin daha az üyenin yer aldığı fakat daha etkin bir kuruma dönüşebileceği pek de zayıf olmayan bir ihtimale dönüşüyor.

GUAM’ın kurumsallaştırılması açısından önemli gelişmelerin yaşandığı Ukrayna’daki son GUAM Zirvesi çerçevesinde yapılan konuşmalara bakıldığında Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev dışındaki tüm liderlerin GUAM-BDT çelişkisine ilişkin net tavır belirledikleri görülüyor. BDT Savunma Bakanları toplantısı sırasında ve sonrasında, BDT’ye ilişkin gelişmeleri değerlendiren Azerbaycan yetkilileri, “Azerbaycan, BDT’nin geleceğine belirli şartlarla olumlu bakmaktadır. Bu şartların en önemlisi, toprak bütünlüğü konusunda gösterilecek olan hassasiyettir” demek suretiyle, Azerbaycan’ın GUAM-BDT ikilemindeki pozisyonu için önceliğini bir kez daha ortaya koydu. GUAM’ın güçlü bir biçimde varlığını sürdürmesi için Azerbaycan’a büyük bir rol düşüyor. Azerbaycan ise kilit pozisyonunu iyi kullanmayı amaçlıyor.

Araz ASLANLI (TUSAM, KAFKASYA Araştırmaları Masası)
Kaynak: tusam.net/makaleler.asp?id=552&sayfa=0

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Nationalism in Russia After Crimean Crisis

Becoming an arena of serious struggle for influence between great powers, Ukraine has been main …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle