chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip düşük hapı antalya escort bayan antalya escort
Avrupa Birliği'nin Bölgesel Politikaları ve Türkiye | UİPORTAL
Güncel Yazılar
ankara escort
escort bayan antalya eve gelen escort konya eve gelen escort konya escort bayan konya eve gelen escort konya eve gelen escort konya eryaman escort mersin escort porno izle porno izle

Avrupa Birliği’nin Bölgesel Politikaları ve Türkiye Üzerine Genel Bir Bakış

Günümüzün küreselleşen dünyasında Avrupa Birliği (AB) farklı dil, din, tarih, kültür ve geleneklerden oluşan bir yapılanmaya sahiptir. Birliğe üye ülkeler arasında sosyo-ekonomik farklılıklar mevcuttur. Bu farklılıkların giderilmesi için her bir AB üyesi devlet kendine özgü bölgesel politikalar geliştirmiştir. AB üyesi devletlerde olduğu gibi benzer bölgesel politikalar geliştirme süreci AB’ye aday ülkeler için de mevcuttur. Bunlardan bir tanesi de Türkiye’dir. Bölgesel politikalar temelde devletlerin kendi sorumlulukları dahilinde geliştirilir. Ancak bu politikaların hazırlanması ve bunların AB’nin istediği kriterlerle uyumlaştırılması süreci başlı başına incelenmesi gereken ve AB müktesebatı içinde önemli yer tutan konulardan biridir. Bu çalışmada, AB’ye giriş sürecinde bulunan Türkiye için geliştirilen bölgesel politikalar üzerinde durulacaktır.

AB’nin Bölgesel Politikaları

AB küresel güç olma yolunda ilerleyen bir bölgesel güçtür. İlk başlarda ekonomik amaçlarla kurulan birlik günümüzde sadece ekonomik değil diğer alanlarda da etkisini göstermektedir. Birlikte bulunan tüm üyelerin her alanda gelişmiş durumda olmasını istemektedir. Karl Marx’ın “Alt yapı üst yapıyı belirler” mantığındaki gibi ekonomik gelişmeyi sağlamadan diğer alanlarda gelişme sağlamak zordur. Bu amaçla bölgesel politikalar geliştirme sürecini başlatmıştır. Ancak birlikteki üye devletler arasındaki ekonomik uçurum buna engel olmaktadır. Çünkü üye devletlerin ekonomik güçleri birbirinden çok farklıdır. Ekonomik yönden güçlü olan ülkeler zaten gelişmiş konumdalar. Ancak gelişim devam eden bir süreçtir. Kendileri için de kaynaklar gereklidir. Ekonomik yönden zayıf olan ülkeler ise gelişmeye başlamak için kaynaklar beklemektedir. Ekonomik yönden güçlü olan devletler için de zayıf devletler için de kaynaklar gereklidir. Bu kaynakları sağlamak için Bölgesel Kalkınma Ajansları ve Fonlar kurulmuştur. Bölgesel Kalkınma Ajansları merkezi hükümetten bağımsız bir idari yapıya sahip, bağlı bulunduğu bölgenin sosyo-ekonomik koşullarını geliştirip canlandırma amacı taşıyan ve kısmen de kamunun finanse ettiği kurumlardır.[1] Bölgesel Kalkınma Ajansları’nın; rekabet odaklı bir iş çevresinin oluşması, kaliteli bir iş gücünün yetiştirilmesi, devlet desteğinin sağlanması, çevrenin ve sağlığın iyileştirilmesi, etkili kurumların oluşturulması gibi hedeflere sahiptir.[2] Bu hedefleri gerçekleştirmek için de; içsel kalkınma, yabancı yatırımları çekme, girişimcilere hizmet verme, eğitim hizmetleri, uluslar arası faaliyetleri ve yerel ve bölgesel yetkililere hizmet verme gibi faaliyetlerde bulunur.[3]

AB’nin bölgesel politikaları sosyo-ekonomik alanda uyumlu bir bütünleşme sağlamayı ve bölgeler arası farklılıkları gidermeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle de üç hedef belirlemiştir: “Kalkınmada geri kalmış bölgelerdeki yapısal uyumu ve geliştirmeyi teşvik etmek”, “Sosyo-ekonomik gelişim içerisinde olan bölgelerin desteklenerek karşılaşılan güçlüklerin giderilmesi” ve “ Eğitim-istihdam politikalarının modern ve uyumlu hale getirilmesini desteklemek”tir.[4]

Bölgesel politikaların uygulanışı geniş prosedürlere dayanmaktadır. Öncelikle Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği Komisyonu arasında uzlaşmaya varılan konu incelenerek Yapısal Fonların bütçesini ve bütçenin kullanımına dair temel kurallar şekillendirilir. Komisyon ile birlikte kalkınma programının uygulanacağı ülkelerde en verimli sonuçların ortaya çıkması için gereken politikaların oluşturulmasında büyük rol düşer. Ardından her üye ülke veya bölge kendi önergesini hazırlar ve ihtiyacı olan konularda veya zayıf sosyal toplulukları dikkate alarak bu önergeleri kalkınma planı adı altında toplar. Bu süreçte komisyonun talimatları da önemlidir. Taslakların tamamlanmasının ardından Komisyon’a teslim edilir. Üye ülkeler ve Komisyon taslakların içeriğini inceler. Onayladıktan sonra uygulama sürecine başlamak için gerekli olan ulusal ve topluluk fonları görüşülür. Üye devletler ve Komisyon taslak üzerinde hemfikirse; Komisyon gerekli plan ve programları en kısa sürede uygulamaya başlanılması için gerekli fon tahsisini sağlar. Bu programların detayları ulusal veya bölgesel makamlar tarafından kararlaştırılır. Bu süreç içinde Komisyon’a gerekli bilgiler ulaştırılır. Belgelerin onaylanması ile birlikte projeler gerekli talimatlara uyulması şartıyla uygulamaya başlanır. Bölgesel politikaların uygulayıcısı olan kuruluş kendisine verilen fonlar dahilinde gerekli ihale işlemlerini başlatır. Ancak burada önemli bir husus söz konusudur. AB ve Komisyon’un tanıdığı süre içerisinde gerekli yolların katedilmiş olması, fon tahsisinin sürekliliği için olmazsa olmaz koşullardan biridir. Yetki sahibi olan kurumlar programların işleyişini izlerken aynı zamanda Komisyon’a bilgiler verip tahsis edilen fonların en verimli şekilde kullanıldığını Avrupa Komisyon’una delil olarak sağlar. Müteakiben, Komisyon fon tahsisini ve uygulamanın mütekabil gittiği yolunda kanaat getirirse yapısal fonlar yoluyla bölgesel politikanın sürdürülmesinde ek mali kaynakları kullandırmaya devam eder.[5]

Üye devletler ve aday ülkeler AB bölgesel politikalarının basitleştirilmesini, yetki, mali yönetim ve kontrol alanlarında adem-i merkeziyetçi bir yapıda sadeleştirilme yapılmasını, ve etkin fon tahsisinin yapılmasını beklemektedirler. Ancak, buna ilişkin altyapının ve yapısal mevzuatların değiştirilmesine yönelik yasaların çıkarılmasında aynı istek ve hızla hareket ettikleri söylenememektedir.

Bölgesel Politikalar Açısından Türkiye

Bölgesel Politikaları Türkiye açısından değerlendirdiğimizde, politika kapsamındaki mali desteğin ve yapısal araçların Türkiye’ye de sağlanabilmesi için Birlik, Türkiye’nin yapması gereken çalışmaları ve bölgesel farklılıkların giderilmesine için yapılması gerekenleri hedefler dahilinde, Katılım Ortaklığı Belgeleri’nde belirtmektedir. Bu alanlarda kaydedilen aşamalar ise İlerleme Raporları’nda ayrıca detaylı olarak gösterilmektedir.

Türkiye’de idari yapılanmada bölge esası bulunmamakla birlikte bölge kavramı; ülkenin topografya ve iklim koşulları esasına göre geliştirilmiş ve ülke 7 coğrafi bölgeye ayrılmıştır. AB’de ise bölge tanımlaması kişi başına GSYİH, nüfus büyüklüğü ve nüfus yoğunluğu gibi istatistiki kriterlere dayanılarak yapılmaktadır. Türkiye’nin katılım öncesi süreçte AB Bölgesel Politikası’na uyum sağlamak ve AB’nin bölgesel kalkınmaya sağladığı mali destekten yararlanabilmek için, her aday ülke gibi AB kriterlerine uygun olarak bölgeleri belirlemesi gerekmektedir. İller arası koordinasyon, bölgesel istatistikler, bütünleşmiş bölgesel kalkınma planlarına hazırlık, kamu yatırımlarının bölgesel dağılımda azami hassasiyet gösterilmesi, bölgesel yardımların AB’nin rekabet politikaları ile uyumlu bir şekilde sürdürülmeye başlanması gibi uygulamalar bunların başında gelmektedir.

Türkiye’de Bölgesel Politikalar anlamında kalkınma stratejileri 2004-2006 yılı itibariyle, Devlet Planlama Teşkilatı tarafından gerçekleştirilmektedir. Söz konusu Müsteşarlık, Ön Ulusal Kalkınma Planlarını hazırlayarak, bunları AB’nin kabulüne sunmaktadır. Söz konusu Ön Ulusal Kalkınma Planları ekonomik, sosyal ve bölgesel alanlardaki gelişmeleri, sosyoekonomik yapı itibariyle Türkiye ve AB’nin karşılaştırılmasını, ulusal kalkınma stratejilerini ve bunlara ilişkin makro ekonomik çerçeveyi, yatırımları, sektörel reform alanlarını, finansal çerçeveyi içermektedir. Ayrıca, ilgili mevzuatın uygulanmasını kolaylaştıracak yasal çerçevenin kabul edilmesi ve uygulamaların gerçekleştirilebilmesi amacıyla istatistiki verilerin toplanması, yerel yönetim reformu, bölgesel politika ve yapısal fonların koordinasyonu gibi konularda gerekli kanun hazırlıkları ve çalışmalar ilgili kurumca yürütülmeye başlanmıştır. AB ile varılan anlaşma çerçevesinde, DPT Müsteşarlığı 2004-2006 yılları için hazırlanmakta olan Ön Ulusal Kalkınma Planları kapsamında, bölgelere yönelik kamu yatırımlarına ilişkin öncelik kriterlerini ortaya koyan çok yıllı bütçe usullerini oluşturarak, kamu yatırımlarının İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırılması sistemi çerçevesinde çok yıllı bütçe usullerine uygun olarak dağıtılmasını ve izlenmesini sağlamaktadır. Ayrıca, bölgesel kalkınmayı yürütecek idari yapıların güçlendirilmesi amacıyla Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı bünyesinde Bölgesel Kalkınma ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü’nün koordinasyonunda AB Bölgesel Programlar Dairesi Başkanlığı kurulmuştur.[6] 

Sonuç

Türkiye’nin, AB Bölgesel Kalkınma Politikasına önem vermesi ve bu kapsamda ilerlemeler sağlaması, hem ülke genelinde hem de bölgesel düzeyde Türkiye’ye ekonomik ve sosyal gelişmeler sağlayacaktır. Türkiye’de bölgeler arası büyük farkları kapatmaya yönelik AB standartlarıyla uyumlu Bölgesel Kalkınma Politikasının güçlendirilmesine öncelik ve önem verilmelidir. Türkiye geniş bir yüz ölçümüne, genç ve dinamik büyük bir nüfusa, farklı iklimlerin etkisinde verimli topraklara sahiptir.

AB’nin Bölgesel Kalkınma Politikası kapsamında bize sunmakta olduğu mali yardım yeterli miktarda olmadığı gibi geçmişte diğer aday ülkelere tahsis etmiş olduğu miktara oranla çok düşük bir seviyededir. Muhakkak ki, bir ülkenin kalkınması, ilerlemesi öncelikle kendi sorumluluğundadır. Türkiye, ülke genelinde ve bölgesel düzeyde kalkınmayı sağlayabilmek için kendi mali ve işgücü kaynaklarını harekete geçirmek zorundadır. Ayrıca unutmamamız gereken diğer bir hususta, AB, mali yardım tutarını Bölgesel Kalkınma Politikası kapsamında hazırlanacak doğru projeler doğrultusunda arttırabilmektedir. Ülke olarak sadece bu özelliklerimizi doğru ve verimli olarak değerlendirebildiğimiz takdirde kısa zamanda başta bilim, teknoloji, kültür, sanat, spor, ekonomik ve sosyal birçok alanda büyük ilerlemeler kaydedip Atatürk’ün bize işaret etmiş olduğu muasır medeniyet seviyesine rahatlıkla ulaşabiliriz.

Şafak TARTAN, Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü 4. sınıf öğrencisi.


[1] Arnold’dan aktaran Neşe Kumral, “Ekonomik Kalkınma Ajansları ve Girişimciliğin Teşviki”, İzmir, 1994, s.8.
[2] Bolgesel_Kalkinma_ve_Yonetisim_Sempozyumu_Bildiri_Kitabi, Prof. David WALBURN, “Bölgesel Kalkınma Ajansları: Bölgelerde İktısadi Kalkınmayı Canlandırmanın Araçları” 2006, s. 58-60.
[3] A.g.e., Prof. WALBURN David, 2006, s.60-62.
[4] Gökçe KARAARSLAN, Avrupa Birliği ve Türkiye’de Bölgesel Politikalar ve Kalkınma Ajansları, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2008, s.80.
[5] Sorularla AB Politikaları ve Türkiye Serisi, Seri no:8, “Bölgesel Politikalar Nasıl Uygulanır?”, İKV Yayınları, İstanbul, 2011, s.20-21.
[6]Füsun ÖZERDEM, Avrupa Birliği Bölgesel Politikası ve Türkiye’nin Uyumu -Edirne Örneği-, Doktora tezi, İstanbul, 2007, s.85-96.

KAYNAKÇA

1- KUMRAL Neşe, “Ekonomik Kalkınma Ajansları ve Girişimciliğin Teşviki”, İzmir,1994.

2- Bolgesel_Kalkinma_ve_Yonetisim_Sempozyumu_Bildiri_Kitabi, Prof. David WALBURN, “Bölgesel Kalkınma Ajansları: Bölgelerde İktısadi Kalkınmayı Canlandırmanın Araçları” 2006,
http://www.tepav.org.tr/upload/files/1321362529-2. Bolgesel_Kalkinma_ve_Yonetisim_Sempozyumu_Bildiri_Kitabi.pdf

3- KARAARSLAN Gökçe, “Avrupa Birliği ve Türkiye’de Bölgesel Politikalar ve Kalkınma Ajanslar”, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2008.

4- Sorularla AB Politikaları ve Türkiye Serisi, Seri no:8, “Bölgesel Politikalar Nasıl Uygulanır?”, İKV Yayınları, İstanbul, 2011.

5- ÖZERDEM Füsun, “Avrupa Birliği Bölgesel Politikası ve Türkiye’nin Uyumu -Edirne Örneği-“, Doktora tezi, İstanbul, 2007.

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

“Bölgesel Güç” mü “Bölgesel Hiç” mi

Türkiye’nin bölgesel güç mü olduğu yoksa bölgesel güç olma potansiyeline sahip mi olduğu bu zamana …

Tek Yorum

  1. 1. sınıf uluslararası ilişkiler öğrencisi olarak faydalandığım bir yazı oldu teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle