kaçak bahis guvenilir bahis siteleri antalya escort bayan antalya escort pendik escort kurtköy escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort
Avrupa Birliği'nin Orta Asya Stratejisi | UİPORTAL
Güncel Yazılar
ankara escort
escort bayan antalya eve gelen escort konya eve gelen escort konya escort bayan konya eve gelen escort konya eve gelen escort konya eryaman escort mersin escort porno izle porno izle

Avrupa Birliği’nin Orta Asya Stratejisi

Avrupa Birliği (AB)’nin Orta Asya politikaları, stratejik rekabetten uzak bölgeye teknik yardım şeklinde olmuştur. Genel olarak bu politikalar, 2001 terör olaylarına kadar devam etmiş, 2001’den sonra bu politikalarda değişmeler başlamıştır. Dolayısıyla, Birliğin bölge üzerindeki politikalarını iki döneme ayırmak mümkündür: 2001 öncesi ve sonrası.

2001 öncesi politikalarına baktığımız zaman, Birlik bölge devletleri ile demokratik ve hukukun üstünlüğünden ziyade, devletlerin istekleri doğrultusunda her bir devletle ayrı ayrı Ortaklık ve İşbirliği Antlaşmaları (PCA- Partnership and Cooperation Agreement) yapmıştır. Fakat bu antlaşmalar, her devletle aynı alanda yapılan antlaşmalar olmayıp, devletlerin ihtiyaç duyduğu alanlarda ve devletlerin istekleri doğrultusunda olan antlaşmalardır. Örneğin; Tacikistan ile insani yardım alanında işbirliği yapılırken Kırgızistan’da tarım, altyapı ve taşımacılık gibi konularda olmuştur.

Birlik TACIS (Technical Aid to the Commonwealth of Independent States) programı ile bölgede liberal ekonomiyi sağlayarak bölgede demokrasinin yerleşmesini ve istikrarı hedeflemiştir. Böylece bölge devletlerinin devleşme süreçlerinde katkı sağlanmaya çalışılmıştır. TACIS programı tarım, taşımacılık, enerji, endüstri ve gıda gibi alanlarda faaliyetler göstermiştir. Fakat baktığımız zaman insan hakları, demokrasi veya hukukun üstünlüğü gibi alanlarda hiç yardım edilmemiştir (ya da yardım alınmamıştır). Eğitim, ticaret, devlet kurumlarının güçlendirilmesi gibi teknik sahalarda yardım alınmıştır. Ayrıca TRACECA programı ile de eski İpek Yolu ticari hattının yeniden canlandırılması ve INOGATE programı ile de enerjinin batıya transfer edilmesi amaçlanmıştır.

11 Eylül 2001 terör saldırılarından sonra Birlik bölgedeki politikalarına reset çekerek siyasi pozisyonlarını tekrardan düzenlemiştir. Özellikle bölgedeki terör olayları Birlik için tehlike teşkil etmiştir. Orta Asya’nın Karadeniz’e kıyısı olmasından dolayı, AB bu coğrafyayı kendisine komşu olarak görmüş ve bölge içinde oluşan herhangi bir sorun Birlik için de tehdit algısı yaratmaya başlamıştır. Artık bölgeye yapılan yardımlar ülkenin coğrafi yapısına göre ve ülkelerin isteklerine göre değil, ülkelerin ve siyasetçilerin demokratik adımlarına göre yapılmaya başlanmıştır. Bu itibarla, Birliğin bölgeye olan ilgisinin arttığını söylemek mümkündür. Bunların yanında AB’nin en büyük hedefinin enerji ihtiyacını karşılamak istediği aşikar. Çünkü ilerleyen yıllarda enerjiyi tamamen dışarıdan ithal etmek zorunda kalacak. Zaten günümüzde Doğu Avrupa %100 Rusya’ya muhtaç durumda. Norveç rezervlerinin yavaş yavaş bittiğini ve yeni alanların ispat edilememesinden endişe duyuluyor. AB, bir taraftan soft-power politikalarla bölgede iyi ilişkiler yürütmekte, diğer taraftan bölgeden petrol ve doğal gaz ihtiyaçlarını temin ederek, hem daha ucuza sahip olmak hem de enerji güvenliğini garanti altına almak istiyor. Çünkü Rusya’ya tamamıyla bağlı kalmak istememekle birlikte, bölgede Rusya gibi hegemonya bir gücün olması AB için enerji açısından tehlikeli bir durum oluşturmaktadır. Ukrayna’daki enerji kesintisi kendileri için örnek olmuştur. Zaten AB bölgeye 1990’da “Avrupa Enerji Haritası” çerçevesinde adım atarak kendini tanıtmıştır. Bakü Girişimi ile de enerji transferindeki (INOGATE) teknik konular konuşulmuştur.

Yukarıda da değinildiği gibi Birlik, bölgede soft-power politikalarla yoluna devam etmektedir. Kalkınma İşbirliği ile bölgede demokrasi, eğitim, sosyal ve ekonomik  alanlarının iyileştirilmesiyle bölgede istikrarı sağlayıp bölgeden terörü arındırmak istemektedir. Birlik, genel anlamda, bu çerçevede politikalarını sürdürmektedir. 2006 yılında yayınladığı “Yeni Orta Asya Stratejisi” ile kendilerinin Yeni Büyük Oyunda yer almadığını ve kendilerinin bunun bir parçası olmadığını ve demokratik ve işbirliği çerçevesinde ilişki yürütmek istediğini deklare etmiştir. Bununla bölge devletlerine düzenli siyasi temsilciler göndermiştir. Eğitim alanında reformlar yapılmak istenmiş, hukuksal altyapıyı düzenlemek, insan hakları diyaloğunu geliştirmek ve bölge devletlerinin Dünya Ticaret Örgütü’ne üye olmalarını amaç edinmiştir.

Birliğin genel olarak politikaları yukarıda belirtildiği gibi olmuştur. Ama bu politikalarda istenilen verim alınamamıştır. Teorik olarak insan hakları ve demokrasi istenmesine rağmen Birlik olarak tam bir bütünleşme sağlanamamıştır. Bu politikalara Orta Asya devletleri de pek yanaşmamıştır. Çünkü böyle bir durum liderlerin otoriter rejimlerinin tehlikeye girmesi anlamına gelmektedir. Demokratik adımların atılabilmesi için mevcut siyasi sistemin sarsılması gerekmektir. Bir bakıma Arap Baharında olduğu gibi, bölge liderlerinin başını ağrıtacak gibi görünüyor. Sonuç olarak AB bu devletlerle ilişkilerini kesemiyor. Her ne kadar istenilen düzeyde hedeflere ulaşamadılarsa da, AB bölge devletleri ile başarılı siyasi temaslarını sürdürme gayretindedir.

Aslan DOĞANAY, Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler IV. Sınıf Öğrencisi.

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Soğuk Savaş Sonrası Gürcistan’daki Güç Mücadelesi

SSCB’nin Aralık 1991’de çöküşü ile birlikte ciddi bir boşluk doğmuştur. Daha önceleri Doğu Avrupa, Orta …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle