kaçak bahis guvenilir bahis siteleri antalya escort bayan antalya escort pendik escort kurtköy escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort
Azerbaycan bir demokrasi mi? | UİPORTAL
Güncel Yazılar
ankara escort
escort bayan antalya eve gelen escort konya eve gelen escort konya escort bayan konya eve gelen escort konya eve gelen escort konya eryaman escort mersin escort porno izle porno izle

Azerbaycan bir demokrasi mi?

Cumhurbaşkanlığı makamı babadan oğla geçen bir rejim demokrasi olabilir mi?

Olamaz tabii ama Aliyev, demokrasi olduğu iddiasında!

Öyledir, dünyanın en baskıcı rejimleri bile kendilerini “baskıcı” görmez, hatta “demokrasi” olduklarını, ülkelerinde büyük bir serbestlik olduğunu, hatta ve hatta “ileri demokrasi” olduklarını bile iddia ederler.

Tarihin, gelmiş geçmiş en baskıcı lideri Stalin, milyonlarca insanın sürgünler, eziyetler sonucu ölmesinin müsebbibi Stalin bile bir “demokrat” olduğu iddiasındaydı. Sürgün, baskı, işkence, zindana atma emirlerini verirken, uygulama esnasında, “dışarıya, dünya kamuoyuna asla negatif bir görüntü verilmemesi” emrini de kat’iyen ihmal etmezdi. Her türlü zulüm yapılacak ama bunların hepsi “demokratik görüntü” içinde olacaktı!(1)

Vaktiyle, onun egemenliği altında bulunan, şimdi ise bir Türk Cumhuriyeti olan Azerbaycan da bir demokrasi olduğu iddiasında. Nitekim görüntü, seçimler, parlamento, yargı, “kuvvetler ayrılığı” falan hepsi yerli yerinde! Yani “demokratik” görüntü mükemmel!

Bir eksiklik veya “fazlalık”, Cumhurbaşkanlığının babadan oğla geçmiş olması! Lâkin oğul Aliyev “seçimle gelmiş”se kim “demokratik değil” diyebilir?

Kimse diyemez!

Sadece memleketin dâhilindeki bazı aydınlar soruyor: “Eğer Azerbaycan bir demokrasi ise, görüşlerimizden dolayı biz neden hapisteyiz?”

Muhtemelen, buna İlham Aliyev’in, “onlar düşüncelerinden dolayı değil, terörist olduklarından, casusluktan içerideler” gibi yaratıcı cevapları vardır…

Tabii yerküre yerse!

Çok şükür, dünya, Stalin döneminin dünyası değil… Baskılar, zulümler kolay kolay örtülemiyor, yıllarca saklanamıyor. Hem dünya kamuoyu, “insan hakları”konusunda çok hassas, hem de iletişim araçları çok çeşitli ve hızlı. Zulüm görenleri herkes görüyor. Belki birkaç gün gecikebiliyor ama işte o kadar. Daha fazla gizleyemiyorsunuz. İş, fikir özgürlüğüne gelince, entelektüel dünya bu konuda, diğer insan hakları ihlallerinden daha hassas… Çünkü biliyorlar ki insan haklarının dile getirilmesi de her şeyden evvel, “fikrin özgürlüğü”ne bağlı. Özgür dünya medyası, sayfalarını, ekranlarını “görüşlerinden dolayı” zulüm gören aydınlara açıyor. Onların sesinin duyulmasını sağlıyor.

The Guardian da, 31 Mart 2016 günü, sayfalarında üç Azerî aydının görüşlerine yer vermiş: İlki, Devlet Başkanı’yla aynı soyadı taşıyan bir avukat, İntigam Aliyev, ikincisi, bir insan hakları aktivisti Resul Cafaerov, üçüncüsü de, seçim izleme grubu başkanı Anar Memmedli.

Yazıda, “uyduruk suçlardan 7 ila 15 yıl arasında hapis istemiyle yargılandıklarını, Nevruz tatili dolayısıyla şartlı tahliye edildiklerini” söylüyorlar. Tahliyeden evvel, 6 ay-bir buçuk yıl arası hapishanede kalmışlar.(2)

“Bizim dışarıda olmamız yeni bir gelişme ve içerideki son mahkûmlar değildik. Daha birçok gazeteci, aktivist, siyasetçi, blogcu parmaklıklar ardında.” diyor ve Hatice İsmayilova, Ilgar Memmedov gibi isimlerin uyduruk suçlardan içeride olduklarını ekliyorlar.

Yazıda, Azerbaycan’ın AİHMe taraf olduğunu ancak kararlarına aldırış etmediği vurgulanıyor. Hukukun üstünlüğüne saygı varsa, AİHM kararlarına uyulur, bütün siyasî mahkûmlar serbest bırakılır ve onların çalışmalarına, görüşlerine müdahale edilmez deniliyor.

Görüldüğü gibi, Azerbaycan’da “işleyen bir demokrasi” yok. Ama Batı‘ya oldukça açık olan kardeş ülkenin uzun süre böyle gitmesine de imkân yok.

Hele, 7 milyonluk nüfusuna rağmen, kitapların ortalama 100 bin basılmasını sağlayan entelektüel bir halkı varken! 78 milyonluk Türkiye’de, kitapların ortalama 2 bin (evet, iki bin) basıldığı hatırlanırsa, Azerbaycan’daki rakamın devasa boyutu daha iyi anlaşılır.(3) Azerî kardeşlerimiz bizden daha çabuk“demokratikleşirse” hiç şaşırmam.

Münevverlere yapılan baskı bizi üzdü ama mücadeleleri ümit verici… Bu karanlık günlerin geçici olduğunu düşündürüyor. Aydınlık günlere çıkmaları gayet yakın gözüküyor.

Bilmiyorum, Türkiye’nin onda biri kadar olan bu kardeş ülkeden alacağımız ibret var mı? Yukarıdaki suçlamalar, Türkiye’deki bir takım suçlamaları çağrıştırıyor mu?

İsmail Hakkı CENGİZ

(1) Aleksandr Soljenitsin, Gulag Takımadaları

(2) The Guardian, 31 Mart 2016, http://www.theguardian.com/commentisfree/2016/mar/31/azerbaijan-democracy-imprisoned-political-prisoners-president-america

(3) Bunları biliyor musunuz? http://www.ozetkitap.com/tr/bunlari-biliyor-musunuz/

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

“Bölgesel Güç” mü “Bölgesel Hiç” mi

Türkiye’nin bölgesel güç mü olduğu yoksa bölgesel güç olma potansiyeline sahip mi olduğu bu zamana …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle