Güncel Yazılar
escort bayan-escort beylikdüzü bayan-bursa escort-escort istanbul bayan-samsun escort bayanlar-istanbul escort bayan-tuzla escort-marmaris escort-kayseri escort-bursa escort-mersin pozcu escort-bursa escort-ataşehir escort bayan-escort bayan-izmir escort-bursa escortistanbul escort bayan

Belçika’da Neler Oluyor

Şu günlerde Belçika ciddi bir krizin eşiğinde. İki toplumlu Belçika, tarihin en gergin ve uzun süren hükümet oluşturma sürecini yaşıyor. Flaman Hıristiyan Demokratların başbakan adayı Yves Leterme, en uzun süre hükümet kuramayan siyasetçi olarak şimdiden Belçika tarihine geçmiş durumda.

10 Haziran seçimlerinden zaferle çıkan ve hükümet kurmakla görevlendirilen Leterme, henüz hükümet kurulamamasından çıkan siyasi krizi aşmış değil. Leterme’yi huzuruna çağıran Kral II. Albert, siyasi tansiyonun azalması ve ülkenin içersine girdiği kritik dönemden çıkması için, kısaca ülkenin geleceği için bir an önce koalisyon hükümetinin kurulmasını istiyor. Kralın bu müdahalesi Belçika’da sık görülen bir durum değil. Aslında halk aylarca süren hükümet kurma çalışmalarına aşina, ama bu kadar uzun sürenine tarihlerinde rastlanmıyor.

Avrupa Birliği bu gelişmeleri yakından ve kaygıyla takip ediyor. Brüksel menşeli AB, Belçika’daki bu karışık durumu çözemezse Birliğin bütünleşme çabasına gölge düşecek. Avrupa’yı birleştiren AB, kendi oluşumunda önayak olmuş bir ülkenin ayrılma noktasına geldiğini fark etmiş olmalı ki, gecikmeli de olsa Avrupa Komisyonu başkanı Jose Manuel Barroso Belçika basınına konuşma yapmak zorunda kaldı. Flaman, Valon ve Brüksel bölgelerinin birliğinin sağlanamaması durumunda Birliğin kendisiyle çelişeceğine dikkat çeken Barroso, komisyon olarak her zaman AB’nin bütünlüğünü savunduklarını yinelemekle yetindi.

Takribi bir rakamla onbir milyon insanın yaşadığı Belçika’da, nüfus dağılımı incelendiğinde Flamanlar %59, Valonlar %40 olarak görülür. Belçika’da 1993’den bu yana federal bir yapı söz konusudur. Valonlar Fransızca konuşur ve Fransa’ya sıcak bakarlar. Kuzeydeki Fransızlar da Belçika’nın bölünmesi halinde Valon bölgesinin Fransa’ya dahil edilmesinden yana olduğunu açıkça ifade ediyor. Diğer yandan Flamanlar Flamanca konuşur, fakat Hollanda ile birleşmeyi istemiyor. Oysaki Fransızlar gibi Hollandalıların %80’i Flamanların Hollanda’ya dahil olması fikrine sıcak bakıyor. Bu noktada Birleşik Hollanda düşüncesi sıklıkla dillendiriliyor.

Ayrılığı körükleyen bir başka unsur, Flamanların Valonları, ülke için bir yük addetmesi. Flamanlar ülke zenginliğinin büyük bir kısmını kendilerinin ürettiğini savunurken, devlet idaresinde söz sahibi olmayı ve kendi lehlerinde düzenlemeler yapılmasını talep etmektedir. Flamanların devlet reformu talep eden tavırlarını, Valonlar iyi maskelenmiş ülkeyi bölme teşebbüsü olarak yorumluyor.

Bir de kısaca Belçika’nın tarihine bakalım. Tarihte İspanyol, Alman ve Fransız devletlerinin denetiminde kalmış olan Belçika, bağımsız devlet statüsüne 1831’de sahip olabilmiştir. Bu tarihte krallık haline gelen Belçika, Afrika’da sömürgecilik faaliyetlerine de başlamıştır. I. ve II. Dünya savaşlarında Almanya’nın işgaline uğramış, fakat son yarım asırda ekonomisini yapılandırma ve hızlandırma başarısını göstermiştir. Başkenti Brüksel’de iki büyük uluslararası organizasyona ev sahipliği yapmaktadır: NATO ve Avrupa Birliği

Bir zamanlar Kıbrıs için model gösterilen iki toplumlu Belçika, yönetim anlamında bugün çok ciddi çatlaklar veriyor. Belçika’da gerçekleşecek bir bölünme, Avrupa Birliği içinde çok sıkıntılı bir dönemi beraberinde getirecektir kuşkusuz. Birlik içinde üç bölgeli yapısıyla yer alan Belçika’da, önü alınamayan siyasal anlamda bir bölünme, AB üyesi ülkelerin ulus-altı bölgelerinde bölgecilik anlamında siyasal talepleri kamçılayacak ve üye devletlerin birlik ve bütünlüğünü tehdit eder hale gelecektir.

Ayrılma ve/veya bölünme ile yaşanacak bir diğer sorun ise, ayrılan bölgelerin AB içersindeki hukuki statüsünün ne olacağı yönündedir. Belçika bir bütün olarak Birlik üyesidir. Flamanların Belçika’dan ayrılarak ve Hollanda ile de birleşmeden özerklik kazanması durumunda Birlik dışında mı kalacaktır ya da üyelik süreci yeniden mi işletilecektir?

Bu karmaşık denklem önümüzdeki günlerde nasıl çözülecek hep beraber göreceğiz.

Muzaffer AKDOĞAN (Twitter’dan takip et – Acedemia’dan takip et)

19 Kasım 2007

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Azerbaycan bir demokrasi mi?

Cumhurbaşkanlığı makamı babadan oğla geçen bir rejim demokrasi olabilir mi? Olamaz tabii ama Aliyev, demokrasi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

porno seyret