chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip düşük hapı antalya escort bayan antalya escort
Çin, Dış Politikada Tedbirli ve Pragmatik Hareket Ediyor | UİPORTAL
Güncel Yazılar
ankara escort
escort bayan antalya eve gelen escort konya eve gelen escort konya escort bayan konya eve gelen escort konya eve gelen escort konya eryaman escort mersin escort porno izle porno izle

Çin, Dış Politikada Tedbirli ve Pragmatik Hareket Ediyor

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK), 10 Şubat 2012 Cuma günü, “Uluslararası Sistemde Çin’in Yeri ve Türkiye-Çin İlişkileri Konferansı”na ev sahipliği yaptı. Konferansa konuşmacı olarak katılan Turgut Özal Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Ramazan Taş ile Çin’in uluslararası sistemdeki yeri ve Türkiye-Çin ilişkileri üzerine yapılan röportajı istifadelerinize sunuyoruz.

Soru: Çin’in, uluslararası sistemin sağladığı faydalardan istifade ederken küresel güç olmanın sorumluluklarını yerine getirmediği yönünde eleştiriler var. Çin’in sorumluluk sahibi bir küresel güç olması gerektiği tartışmaları hakkında neler düşünüyorsunuz? 

Taş: Öncelikle röportaj imkânı verdiğiniz için teşekkür ederim. Çin’in global bir oyuncu olduğunu belirtmek istiyorum. Çin eskiden sadece Asya’yı ilgilendirirken günümüzde ise bütün dünyayı ilgilendiren bir potansiyele sahip. Hem ekonomik ve finansal büyüklüğü hem BM’deki daimi üyeliği hem de G-20 üyesi olarak şu anda dünyanın en büyük donörü olarak yani gelişmekte olan ülkelere en çok yardımı yapan bir ülke konumunda, dünyanın ekonomik, siyasal ve sosyal yapısını etkiliyor. Tabii ki burada dediğiniz gibi oyuncu olmanın hem yetkisi hem de sorumluluğu var. Çin ekonomik olarak dünyadaki tüm piyasaları alt üst etmiş durumda. Ekonomisi çok güçlü ve Çin sahip olduğu bu ekonomik güçle dünyanın her yerinde etkisini hissettiriyor.

Siyasal ve sosyal sorumluluk açısından Çin ne yapıyor diye baktığımızda ise, Çin’in Afrika ve Asya’daki yoksul ülkelere hem ticaret hem hibe hem de finansal destek şeklinde en çok yardımı yapan ülkelerden bir tanesi olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bu şekilde Çin’in mali destek olarak katkısının giderek artması söz konusu. Ancak siyasal destek olarak bütün dünyanın ortak değerleri olan özgürlük, demokrasi, ortak güvenlik ve dünya barışı gibi konularda Çin’in biraz çekingen davrandığını fark ediyoruz. Suriye’deki olayda da bunu yaşadık. Benim kanaatime göre Çin’in bu şekilde bir davranış içinde olması pragmatik bir yapıya sahip olmasından kaynaklanıyor. Çünkü Çin çözemeyeceği sorunlara el atmıyor.

Çin’in büyük devlet adamlarından bir tanesinin önemli bir sözü vardır: “Bir nehirden karşıya geçerken hemen atlarsanız boğulursunuz, sel alır sizi götürür ama büyük taşlara basarsanız kurtulursunuz.” Dolayısıyla bence Çin şu anda büyük gördüğü taşların üzerine basarak dünyada siyasal sistemle ilgili değişimi görmek istiyor. Çin gücünün yetmeyeceğini düşündüğü anlaşmazlıklara taraf olmaktan kaçınıyor. Bizim burada dünya olarak beklentimiz, Çin’in bu konularda daha güçlü hareket etmesi, kendisinden beklenilen güçlü tavrı göstermesidir. Demokrasiden, insan haklarından, dünya barışının sağlanmasından yana belli riskleri alması gerektiğini düşünüyoruz ve inanıyorum ki Çin bunları alacaktır. Rusya, 1989 yılında Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonra bir travma yaşadı ve parçalandı. Benim kanaatim Çin’de de böyle bir travma korkusunun olmasıdır. Dolayısıyla Çin, Rusya gibi bir travma yaşamamak için çok çekingen, çok pragmatik hareket ediyor. Ancak Çin kendi gücünü hissettikçe bu çekingenlik gidecektir. Ayrıca Çin’in “Üçüncü Dünya” ülkelerinin temsilcisi olma iddiası var. Bunu hem Dünya Ticaret Örgütü müzakerelerinde hem de güney-kuzey ilişkileri kapsamında görüyoruz.

Soru: Çin’in, sıkça eleştirildiği ekosisteme zarar veren faaliyetlerine devam etmesi ile ilgili düşünceleriniz nelerdir? 

Taş: Çevre kirliliği hepimizin ortak sorunu. Ozon tabakası delinirse gökyüzü hepimizin başına yıkılacak. Dolayısıyla burada bütün ülkelerin kendinden beklenen sorumluluğu yapması gerekiyor. Çin’in ise şöyle özel bir durumu var: “Çin dünyanın fabrikası”. Milli gelirinin yaklaşık % 50’si kadar sanayi üretimi var. Bu sanayi üretimi ve bir kısmı da yeni teknolojiler olmadığı için çevreyi kirletiyor. Peki, bu teknolojiyi birden değiştirmek mümkün mü? Çin’in çok büyük bir sanayi envanteri var. Trilyonlarca dolarlık makine parkı var. Bunları hemen değiştirmesi mümkün değil. Kyoto Protokolü’nde ve sonraki protokollerde de ülkelere bir geçiş dönemi verilmesine rağmen ülkeler bunu uygulayamadılar. Çin, belli bir geçiş döneminden sonra teknolojisini çevreye duyarlı bir teknoloji haline dönüştürecektir diye düşünüyorum. Şu anda Çin bunun maliyetinden çekiniyor. Çünkü mevcut teknoloji parkını değiştirmek trilyonlarca dolarlık bir yeni yatırım gerektiriyor.

İkinci bir faktör olarak da Çin çevre dostu teknolojileri bulup geliştirdikten sonra elimdeki teknolojileri değiştireyim diye düşünüyor da olabilir. ABD’de de bu duruma karşı çıkan sanayiler var. Bu nedenle bu dengeyi tutturmak gerekiyor. Çevre dostu teknoloji üreten ülkeler için bu çok büyük bir fırsat kapısı ve yeni bir pazar iken çevre dostu teknoloji üretemeyen ülkeler için de çok büyük bir maliyet. Bu şekilde size fabrikalarını kapat yeni bir fabrika kur diyorlar ki bunun fizibilitesini yapmadan gerçekleştirmek çok zor. Dolayısıyla bunun sadece Çin değil bütün dünya ülkeleri ciddi olarak ele alıp bu zamanlamayı uygulanabilir bir zamanlama olarak yeniden değerlendirip ortak yeni çevre dostu teknolojiler geliştirmeye çalışmalılar. Adım adım geçilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Soru: Çin’in insan hakları ihlallerinde bulunması, küresel bir güç olmasının önünde bir engel midir? 

Taş: Çin’de insan haklarının hangi boyutta olduğu sorusu dünyanın her yerinde yüksek sesle sorulan bir soru. Burada meselenin iki yönü var. Birincisi; Çin nereden nereye geliyor? Biliyorsunuz Çin komünist bir yönetim tarzından geliyor. 1978 Komünist Parti Kongresi’nden sonra yavaş yavaş tedbirli ekonomik liberalizme geçildi. Siyasal liberalizm ise adım adım gerçekleşecektir. Çin bu konuda grassroots olarak adlandırılan tavandan değil tabandan gelen bir demokrasi istiyor. Önce köylerde, köy muhtarları köy halkının oylarıyla seçiliyor. Yani halkta önce seçme seçilme hakkı nedir, nasıl kullanılır nosyonunu geliştiriyor. Şu anda Çin’de köylerde muhtarlar köy halkının oylarıyla seçiliyor. İkinci adımda ise belediye başkanları yöre halkının oylarıyla seçilmeye başlandı. Dolayısıyla bunun üçüncü adımı artık milletvekillerinin de halk tarafından seçilerek gelmesidir. Bunun için Komünist Parti’nin elindeki gücü devretmeye hazır hale gelmesi gerekiyor. Ekonomik-sosyal altyapının buna göre hazırlanması gerekiyor ve Çin bunu başaracak diye düşünüyorum. Köylerdeki, belediyelerdeki bu uygulamalar belli bir zaman içerisinde bizim anladığımız şekilde demokrasiye dönüşecektir diye düşünüyorum.

Bu konuda Çin tedbirli hareket eder, dediğimiz gibi taşlara basa basa yürür. Çin bu konuda belki de “Tiananmen Olayları” gibi bir durumun olabileceğinden endişe ediyor olabilir. Dolayısıyla Çin’i demokrasiye yönelmesi konusunda zorlamak ya da baskı uygulamak değil teşvik etmek lazım. Çünkü baskı baskıyı doğurur. Çünkü kendisi global bir güç ve bir başkasının baskısını kabul etmez. Burada bilim adamları, halk, iş adamları zaten dünyayla iletişimleri arttıkça demokrasinin ne kadar fazilet olduğunu, toplumlar için önemli olduğunu görüyorlar. Bunu da Çin’in tedricen gerçekleştireceğini düşünüyorum.

Soru: Çin’le kısa söyleşimizde sizin eklemek istediğiniz başka bir husus var mı?

Taş: 2012 yılı Türkiye’de Çin Yılı olarak ilan edildi. 2013‘te ise Çin’de Türk yılı olacak. Dolayısıyla Türk-Çin ilişkilerinin gelişmesinde bu kritik iki yılı iyi değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum. USAK’ta gerçekleştirilen bu toplantıda Çin’in Türkiye’deki büyükelçisi güzel bir sunum yaptı ve Türkiye’de Çin’i iyi tanıtabilmek için 59 ayrı program düzenlediklerini söyledi. Ben bunu çok önemsiyorum. İki büyük ülke, iki büyük halk, iki büyük devlet. Şu anda da Çin, Türkiye’nin üçüncü büyük ticaret partneri olmuş durumda. Bu şekildeki ilişkileri geliştirmek açısından bu sene ve gelecek seneyi çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Bilim adamları, halklar, üniversiteler, iş adamları arasında somut bir vizyona yönelik stratejik bakış açısıyla iki ülkenin geleceğini inşa edebiliriz diye düşünüyorum. Biliyorsunuz dünyada en hızlı büyüyen ülke Çin, ikincisi ise Türkiye’dir. Bu güzel beraberliğin sürdürülebilir olması için iki ülkeye de hem bilim adamlarına hem siyasetçilere hem de halka büyük bir görev düşüyor. Birbirimizi daha iyi tanımalıyız, birbirimize daha iyi destek olmalıyız, deneyimlerimizi, güzel çalışmalarımızı paylaşmalıyız. Böylece ortak çalışma ortamı hazırlayarak tarihi İpek Yolu’nun modern şeklini daha güzel bir şekilde kurmak bizim en önemli vazifemiz ve sorunumuzdur diye düşünüyorum.

Soru: Peki bu anlamda sizce Türkiye neler yapmalıdır? 

Taş: Ben açıkça şunu söyleyebilirim. Bu işbirliğine Çin, Türkiye’den daha hazırlıklı ve daha istekli. Dolayısıyla Çin’in isteğini karşılayacak şekilde iyi bir ev sahipliği yapmamız lazım. İkinci olarak da gelecek sene Türkiye’yi Çin’de çok iyi tanıtacak, halklar arasında gönül köprüleri, iş adamları arasında ticaret köprüleri, bilim adamları arasında bilim köprüleri kuracak somut politikalar geliştirmemiz lazım. Hem Dışişleri Bakanlığımızın hem USAK gibi düşünce kuruluşlarımızın bunu çok iyi planlaması gerekir diye düşünüyorum. Zaten kamu diplomasisi günümüzde çok önemli. Bunu en iyi uygulayan ülke Çin, ikincisi Türkiye’dir. Bunun somut örneklerini birlikte başararak kalıcı bir dostluğun ve işbirliğinin temellerini bu gelecek iki yılda atmamız gerekir diye düşünüyorum.

Röportaj: Ümmügülsüm Boz
USAK Stratejik Gündem

Kaynak

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Azerbaycan bir demokrasi mi?

Cumhurbaşkanlığı makamı babadan oğla geçen bir rejim demokrasi olabilir mi? Olamaz tabii ama Aliyev, demokrasi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle