Dünya ülkelerinin Afrika kıtasındaki ülkelere karşı olan ilgisi giderek artıyor. Pek çok ülke bu ilgisini kanıtlamak için 2005 yılını “Afrika Yılı” ilan etmişti ve Türkiye de bu ülkelerden[...]
Zirveye AFB’ye üye 53 ülkenin tamamı davet edildi ve bunlardan 50 tanesinden katılım oldu. Katılımların 6’sı devlet başkanı, 5’i cumhurbaşkanı yardımcısı ve 6’sı da başbakan düzeyinde gerçekleşirken diğer ülkeler başbakan yardımcısı ve dışişleri bakanı düzeyinde temsil edildiler. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Zirveye katılan bütün ülkelerin heyetleriyle ayrı ayrı görüşmeler yaptı. Bu görüşmelerde heyetler tarafından Afrika kıtasında Türkiye’ye ve Türklere karşı bir [devamını oku]
Türk dış politikasının iki temel ilkesi, Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye’nin Avrupa güvenliğindeki rolüne yön verdi: Statükoculuk ve Batıcılık. Cumhuriyetin ilk yıllarında Batı tipi devlet sis[...]
Sonuçta Türkiye’nin özellikle Cumhuriyetin kurulmasından bu yana, batılılaşma ile çağdaşlaşmayı eş tutması ve İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünya’daki politik konuşlanmada tercihini Batı Bloku’ndan yana kullanması, Türkiye’yi Avrupa kıtasında veya onu merkez alarak kurulan siyasi ve güvenlik oluşumlarının tümüne katılmayı yöneltmişti. Buna bağlı olarak Türkiye AET, Avrupa Konseyi ve NATO’yla birlikte 1948’de Ekonomik İşbirliği Kalkınma Örgütü (OECD) ve Avrupa Güvenlik [devamını oku]
Başbakanlık Dış Politika Baş Danışmanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu daha öğretim görevlisi olduğu ‘dış ilişkilerde çok boyutluluk’ ve ‘komşularla sıfır problem’ politikası gelişti[...]
Komşularla “sıfır sorun” ilkesi AKP öncesi koalisyon hükümetinin Dışişleri Bakanı İsmail Cem2in Yunanistan Açılımı ile başlamıştı. Ardından AKP hükümeti bu açılımı Kıbrıs’a uyguladı. Şimdi komşularla sıfır sorun yaşama adına bağımsızlıkların bu kadar arttığı bir dönemde (Kosova, Güney Osetya, Abhazya) KKTC’nin bağımsızlığından gönüllü bir şekilde vazgeçildiği görülmektedir. Ardından uluslararası camiada dışlanan Suriye ile benzer bir süreç işledi. Aslında Suriye ile başlayan [devamını oku]
Bir kavram olarak Ortadoğu, Batılı güçlerin bölgesel çıkar politikalarını kolaylaştırıp belirgin bir zemine oturtma planları çerçevesinde geliştirilmiştir. Bu kavram içerisinde tanımlanan bölgede, yap[...]
Arapların Uyanışı
Ortadoğu’daki halkların tarihsel değişim süreci incelendiğinde 19.yüzyıldaki gelişmelerin, Arap tarihi açısından büyük bir öneme sahip olduğu gözlemlenir. Uzun bir süre Osmanlı hâkimiyeti altında bulunan bu bölgede, Birinci Dünya Savaşı sürecinde ideolojik bazı kıpırdanmalar oldu. Savaş koşulları ve değişen dengeler Arapları, siyasi ve ekonomik alanlarda daha çıkarcı politikalar izlemeye itti. O güne kadar Osmanlı yönetimine karşı ayrılıkçı herhangi bir söylemde [devamını oku]
Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Andreyeviç Yuşenko 27 Ekim 2008 tarihinde Türkiye’ye ikinci resmi seferine başlamıştır. İlk resmi ziyaretini 6 Haziran 2005 tarihinde yapan Yuşenko daha sonra Karad[...]
Karadeniz’in iki kıyıdaş ülkesi olarak Türkiye ve Ukrayna arasındaki ilişkilerin genel seyrine baktığımız zaman ilişkilerin “iyi” ve fakat mevcut potansiyel ile kıyasladığımızda “yetersiz” olduğu görülmektedir.
2003 yılında Türkiye dış politikada Ukrayna'ya öncelikli ülke statüsü tanımıştır, yani Ukrayna, dış politikasında öncelik tanıyacağı ülkelerden birisi haline gelmiştir. Özellikle Karadeniz'in güvenliği açısından Ukrayna, Türkiye için son derece büyük bir önem arz etmektedir. Tabii [devamını oku]
Afganistan batağına saplanmış gibi gözükmekle beraber, söz konusu bataktan Orta Asya’daki uzun vadeli çıkarları nedeniyle rahatsız olmayan ABD’nin yetkili ağızları son günlerde başarısızlı[...]
Afganistan-Pakistan İlişkilerinde Stratejik Unsur
Asırlardır Orta Asya’ya erişim yollarının geçiş kapısı olması nedeniyle son derece stratejik bir önem arz eden Afganistan’ın kontrolü, dünya güçlerini her devirde meşgul etmiştir. ABD’den önce de Soğuk Savaş’ın öteki küresel gücü olan Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgalinin zirveye çıktığı 1985-1986 yıllarında bu ülkede yaklaşık 110.000 kişilik bir askeri güç bulundurduğu ve yine bu ülkede yaklaşık 13.000 [devamını oku]
Gürcistan’ın Güney Osetya’da kontrolü sağlamak amaçlı askeri operasyonu ve ardından Rusya’nın Gürcistan’ı işgali özellikle Azerbaycan’ın dış ve güvenlik politikasını yakı[...]
Azerbaycan yakın geçmişte Gürcistan’ın karşı karşıya kaldığı birçok sorunun çözümünde kendini riske atarak Gürcistan’a destek vermiş ve bu nedenle Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili Azerbaycan’ı “Gürcistan’ın bağımsızlığının garantörü”; İlham Aliyev’i de “kahraman” olarak tanımlamıştır. Fakat bu defa durum Azerbaycan açısından daha farklı olduğu için, Azerbaycan bazen Gürcistan’ı destekleyen bazen de yalnız bırakan adımlar atmak durumunda kaldı. Bir tarafta Azerbaycan’ın dış [devamını oku]
ABD, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla güvenlik boyutunun ne kadar çeşitlendiğini tam olarak 11 Eylül 2001 saldrılarıyla anlayabilmiştir. SSCB’nin çöküşü birçok çevre tarafından ABD’[...]
ABD, sadece ekonomik ve siyasal alanlarda değil ayrıca güvenlik alanında da bu bölgelere doğru bir açılım politikasını gerçekleştirmiştir. İstikrarsızlığın bu bölgelerde olmasını istemeyen ABD, özellikle Doğu Avrupa devletlerinin NATO’ya alınmasını sağlamıştır. Burada ilgi çekici nokta, Varşova Paktı içinde NATO ve ABD’ye karşı cephe alan devletlerin NATO’ya üye olmaları yönündeki gayret ve istekleridir. Başta Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Polonya’nın üyeliğinin kabul [devamını oku]
Güney Kafkasya’da uzun zamandır beklenen savaş, 7-8 Ağustos’ta Gürcistan’ın ayrılıkçı bölgesi Güney Osetya’da kontrolü sağlamak üzere giriştiği operasyonla başlamış oldu. Kısa [...]
Saakaşvili’nin tutmayan hesapları
Hem 2004 hem de 2008 Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde Gürcistan’ın toprak bütünlüğünün sağlanması Saakaşvili seçim propagandasının önceliği olmuştur. Bu çerçevede 2004 Mayıs ayında ayrılıkçı Acaristan sorununu kendi toprak bütünlüğü çerçevesinde çözmeyi başarmıştı. Abhazya ve Güney Osetya’da da zaman zaman çatışmalar yaşanmıştı. 2008 yılında Gürcistan’la ayrılıkçı bölgeler arasında gerginliği tırmandıran iki önemli gelişme yaşandı: Şubat 2008’de Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmesi [devamını oku]
Küresel bir oyuncu olmak hedefiyle kurulan Avrupa Birliği (AB) mali ve idari birlikteliğini sağlamış olsa da siyasi birliktelik oluşturmaktan henüz uzak. AB’nin siyasi birlik olamadığını üye ülk[...]
Böyle bir AB’ye girmek için 50 yıldır kapıda bekleyen, bazen umut verilip çoğu zaman dışlanan Türkiye’nin üyelik umuduyla geçen bunca zamanda çok az yol kat edebildiği söylenmelidir. İkili ilişkilerin temeli 1963 Ankara Antlaşması ile atılmış olup 1970 tarihli Katma Protokol ile gümrük birliği süreci başlamış, 1996’da gümrük birliğine giriş ile ilişkiler farklı bir boyut kazanmıştı. Türkiye’nin tam üyelik için aday [devamını oku]
Elbette aramızda yeriniz var Dybom. Tekrar yeni kaydınızla aramıza hoş geldiniz.
Bu vesileyle tüm site sakinlerini selamlar, öğrenci arkadaşlarımıza derslerinde başarılar dileriz.
uiportal, uluslararası ilişkiler adına bilgi ve birikimin paylaşıldığı bir platform. Gerek okulla ilgili gerek literatürle ilgili ve gerekse dış politika gündemiyle ilgili her türlü bilgi ve düşünce forumlarımızda, makalelerimizde ve dokumanlarımızda paylaşılabilir.
Tüm üyelerimizi silkinmeye ve siteye aktif katılmaya davet ediyoruz. Çekinmeden ve kaygı duymadan yorum ve fikirlerini yazmaya çağırıyoruz.
Bir Uİ öğrencisini farklı kılan da dış gelişmeleri yorum ve muhakeme edebilme yeteneğidir. Beklenen ve yakışan da budur.
Selam... Arkadaşlar dış basında Türkiye'nin BM üyeliği hakkında çıkab haberlerle ilgili bilgi toplamam lazım yardımcı olabilecek olanlar varsa lütfen yardımcı olun.TEŞEKKÜRLER...
sevgılı for life egitimin ingilizce ise sadece bahsettıgın dersler degıl butun derslerını ozumsemeye calısarak oğrenmeyı basarırsan bu sana cok yardımcı olur. cunku kalıp ezberlemekle basa cıkamazsın ustelık bu kalıca da olmaz. basarılar dılıyorum...
bu mikro iktisat dersi ve uluslararası ilişkilere giriş dersi ne zormuş? ingilizce de ondan mı zor geliyor bana anlamadım. ingilizce olunca dersler iş epey zorlaşıyor. ingilzce sınavları sizler nasıl geçtiniz? kalıpları mı ezberlediniz yoksa :)
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, sanayileşmiş ülkelerden oluşan G-8'e Çin, Hindistan, Güney Afrika, Meksika ve Brezilya'nın dahil edilmesi zamanının geldiğini söyledi...
ULUSLARARASI POLİTİKA ULUSLARARASI HUKUK I İDARE HUKUKU MAKRO İKTİSAT BİLİMSEL ARAŞTIRMA TEKNİKLERİ BİLGİSAYAR I YABANCI DİLDE OKUMA VE KONUŞMA (İNG.) birde istatistik vardı ama biz mezun olmadan kalktı...başarılar...