Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK), Soğuk Savaş koşullarındaki Avrupa'da gerginliğe son ve¬rilmesi, güvenlik ve istikrarın sağlanması ve katılan devletler arasında bu amaca yönelik iş[...]
I. TEŞKİLATIN EVRİMİ
A) Konferans Dönemi
AGİK (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı)
Helsinki Nihaî Senedi
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK), Soğuk Savaş koşullarındaki Avrupa'da gerginliğe son ve¬rilmesi, güvenlik ve istikrarın sağlanması ve katılan devletler arasında bu amaca yönelik işbirliğinin geliştiril¬mesi düşüncesiyle 1973 tarihinde Helsinki'de başlatılmıştır. Soğuk Savaşın sebep olduğu iki kutuplu ortamda bir müddet sonra yaşanmaya başlayan yumuşama dönemi, (Detente) ifadesini, bir "modus [devamını oku]
1. Uluslararası Hukuk Uluslararası Hukuk denilen hukuk dalının geleneksel konusu devletler arasındaki ilişkileri düzenlemektir. Bu nedenle, bu hukuk dalına “Devletler Hukuku” ya da[...]
2. Uluslararası Hukuk Kuralları Arasında Hiyerarşi
Kaynaklar arasındaki hiyerarşi denince, birbirine aykırı hüküm taşıyan ve aynı olaya uygulanması gereken antlaşma, teamül ve genel hukuk ilkelerinden hangisine öncelik verileceği ilk akla gelen düşüncelerdir. Burada sorabileceğimiz en basit sorulardan biri “Genel hukuk ilkeleri ile diğer kaynaklar çatışırsa ne olur?”
Mahkeme kararları ile doktrin milletlerarası hukukun yardımcı kaynak olduğunu ve bu sebeple bunlarla diğer kaynaklar [devamını oku]
18 Ekim 2009’da görsel basına yansıdığı kadarıyla; İsrail Ordu Radyosu tarafından yapılan açıklamaya göre Türk-İsrail gerginliğine ABD el atmış ve Türkiye’den ilişkilerin bir an önce düzel[...]
Bilindiği gibi Türk-İsrail ilişkileri, 2006 yılında Hamas liderlerinin Türkiye’yi ziyareti ile başlayan ve Ocak 2009’da yapılan Davos görüşmelerindeki Başbakan Erdoğan’ın İsrail Cumhurbaşkanı Başkanı Peres’e çıkışından beri sorunların minimize edildiği rotasından kaymış ve gerilimli bir raya oturmuştur. Son olarak Konya’da periyodik olarak yapılan ve ABD ve İtalya ile birlikte İsrail’in de katıldığı Anadolu Kartalı isimli tatbikata İsrail’in katılmaması yönündeki Türk kararı [devamını oku]
Her yıl kış aylarında -belki de rastlantısal olarak en soğuk günlerde- Rusya’nın vanayı kapaması sonucu gündeme gelen doğalgaz, daha geniş olarak da enerji sorunu belirli bir süre daha Avrupa ül[...]
1973’de ilk petrol şokuyla karşılaşan Avrupa ülkeleri, kendi aralarındaki dayanışmayı artıracakları yerde enerji konusuna tek başlarına çare aramışlardır. Örneğin Fransa ulusal elektrik üretimini nükleer enerjiden sağlama, enerjiyi bilinçli tüketme ve dış kaynaklı enerji ikmalini çeşitlendirmeden oluşan bir strateji belirlemiştir. Hâlihazırda Fransa’daki enerji tüketiminin % 75’i nükleer enerjiden sağlanmaktadır. Benzer biçimde Avusturya’daki elektrik üretiminin % 75’i hidroelektrik santrallerinden sağlanmaktadır.
Avrupa [devamını oku]
2007 yazında ABD’de ortaya çıkan ve 2008 sonbaharında tüm dünyayı saran küresel kriz, bu krizden çok kötü etkilenmemek için ister istemez birçok hükümeti değişik tür ve boyutta ekonomik tedbirle[...]
Öncelikle Avrupa Birliği gibi bir oluşumda henüz net olarak bütün ülkeleri kapsayan bir hükümet olmadığı için ABD’deki gibi federal hükümet tarafından alınması gereken önlemler değişik birim ve organlar tarafından alınmıştır. Bu birimler arasında AB Komisyonunu, üye devletlerin Ekonomi ve Maliye Bakanlarından oluşan ECOFIN Konseyini, Euro’ya dâhil olan üye devletlerden oluşan EUROGROUP’u, Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyini (Avrupa Konseyini) ve nihayet [devamını oku]
2000’li yılların başından itibaren dünyanın gündemine oturan konulardan biri de kuşkusuz küresel ısınma ve iklim değişikleridir. Sanayileşme sonucu ister istemez doğa tahrip olmakta ve atmosfere[...]
Kyoto sonrası dönemde küresel ısınmayla mücadele çerçevesinde hükümetlerin sorumluluklarını yerine getirip getirmedikleri konusunda bir uluslararası örgütün kurulması gündemdedir. Ancak BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un da belirttiği gibi küresel ısınma konusunda küresel çapta bir mutabakata varmak hiç de kolay değildir.
Bu yazıda Avrupa Birliği’nin bu konudaki yaklaşımı kısaca ele alınacaktır. Konuya girmeden önce Avrupa Birliği’nin ABD ve Çin’den [devamını oku]
Günümüzde devletlerin birbiriyle ileri derecede bağımlı durumda olduğu , hatta bir ülkenin ekonomik krize girmesinin tüm Dünyayı krize sokabildiği gelişmelerin yaşandığı bir ortamda [...]
Diğer devletler gibi Türkiye de kararlarını alırken bağımlı olduğu ülkelerin çıkarlarına aykırı hareket etmemeyi de göz önünde bulundurur. Bu açıdan bağımlılığın büyük riskleri de içinde barındırdığı bir gerçektir. Enerji konusunda Rusya’ya bağımlıyız. Ya da Kuzey Irak’tan gelen terör tehdidine sınır ötesi operasyon yapma konusunda Türkiye ABD’ye bağımlıdır. Savunma sanayisindeki silahlara sahip olma ve bunları kullanma konusunda tamamen olmasa da [devamını oku]
Uluslararası ilişkilerde siyasal birlik olmak bir yana ortaklık veya işbirliği durumlarında bile eşitler arasında karşılıklılık ilkesi geçerlidir. Ancak ortak ve eşit üyelik için Türkiye ile katılım m[...]
“Katılım” ve “üyelik” gibi daha önceden kullanılmış, resmi belgelere girmiş, hatta müzakerelerin ismi ve hedefi olarak açıklanan kelimelerin kullanımından bile kaçınılarak hazırlanmış bu rapor sadece bu özelliği ile bile gereken mesajı, okumak isteyenlere, iletmiştir. Acil yapılması gerekenler olarak sunulan ve AB’nin ivedilikle ve kararlılıkla yapılmasını istediği ve hiç değinmediği konular birlikte analiz edildiğinde satır arası okumaya veya dilinden ve tarzından [devamını oku]
Dünyanın çok az ülkesinde bir lidere bu kadar fazla umut bağlanmıştır. Bugün yapılacak bir törenle Amerika'nın 44. Başkanı olarak yemin ederek görevine başlayacak olan Barack Obama Amerika’[...]
ürkiye’de her seçimde iktidara gelen yeni hükümetin kullandığı klasik bir değim vardır ve neredeyse her yeni hükümetin başbakanı bu kısa cümleyi kullanmıştır. Bu “enkaz devraldık” cümlesidir. Türkiye’deki hükümetlerin hangisinin gerçek anlamda enkaz devraldığı bilinmez ama şu bir gerçektir ki, Amerika’nın yeni başkanı kelimenin tam anlamıyla enkaz devralmaktadır. Başkan Bush’un sadece Amerika’yı değil, aynı zamanda başta Ortadoğu olmak üzere uluslararası sistemi [devamını oku]
Avrupa siyaseti 19.y.y la birlikte değişmeye başlamıştır. Değişen yeni siyasetin ağırlık merkezi kıta Avrupa'sının dışına taşmıştır. Ermeni meselesinin gündeme gelmesi ve Avrupa kamuoyunun bu kon[...]
Ermeni sorurunu ve bu soruna Avrupa Devletlerinin yaklaşımlarını inceleyeceğimiz konumuzda, Ermenilerin bölgedeki nüfusu ve Tehcir Kanunu gibi çok daha kapsamlı bir araştırma konusu olabilecek konulara değinmeden Avrupa Devletlerinin Ermenilerle olan ilişkileri ve Ermeni politikaları ve Ermenileri kullanmalarını inceleyerek buna yönelik bir araştırma yapmaya çalışacağız.
I.BÖLÜM
ERMENİLER VE ERMENİ SORUNUN ORTAYA ÇIKIŞI
I.1.Ermeniler
Ermenilerin etnik menşei konusunda değişik teoriler ortaya atılmakla birlikte özellikle Ermeni tarihçiler [devamını oku]
merhaba seyit ali, aramıza hoş geldin. öncelikle ilgin ve yardım talebin için teşekkürler. sorunlu linkleri bize iletebilirsin. sonra ne yapılabileceği konusunda teati edebiliriz. saygılarımızla.
merhaba herkese yeni üye oldum ben bu siteye sakarya üniv ulide okuyorum yararlı bir siteyniş ama şuan bütün linkleri ölüü lütfen yenileyebilir misiniz?ve kesinlikle aktiif katılım olduğu sürece birbirimizden yararlanabileceğimizi düşünüyorum..birr de sakarya üniv temsilciniz olmak isterim
Üye arkadaşlar sitede aktif katılımı sağlayabilirler. Bu arada belirtmek isterim ki, yeni dönem için çalışmalarımız devam etmektedir. Yakın zamanda daha aktif bir uiportal ile karşınızda olacağız.
arkadaşlar selamlar... Abd 'nin Soğuk Savaş sonrası Asya Pasifik politikası üzerine sunum yapmam gerekiyor.Yardımcı olursanız sevinirim teşekkürler.iletişim için ism8-ail@hotmail adresinide kullanabilirsiniz.teşekkürler
HAYIRLI RAMAZANLAR SEVGİLİ UİPORTAL..11 EYLÜL SONRASI TÜRK DIŞ POLİTİKASI ÜZERİNE BİR ANKET ÇALIŞMASI YAPILACAKTIR.ANKET ÇALIŞMASINA SORULARI İLE DESTEK OLMAK İSTEYEN ARKADAŞLARIN TARAFIMA ULAŞMALARINI HASSETEN RİCA EDER HERKESE BAŞARILAR DİLERİM.MUHABBETLE..
Uludağ kuşkusuz sakaryadan ve kocaeliden öndedir.Sonra sakarya ile kocaeli arasında bir tercih yapman gerekirse bu tartışılır,ben kocaelinin daha iyi olduğunu düşünüyorum,sakaryada ise uli sadece okuduğunla kalır,seminerler çok az bu yönü kötü.Ben saü'lü olarak beğenmiyorum
öncelikle slmlar size bir sorum olacak öss girdim uluslararası ilişkiler bölümünü tercih edeceğim size sorum nereyi yazayım kafamda 3 yer var kocaeli,uludağ ve sakarya siz hangisini önerirsiniz :)