Gelin, yüreğimizi yakan şehit haberleri ve Kuzey Irak’a operasyon tartışmaları ile bulanıklaşan ufkumuzu biraz aydınlatalım ve stratejik bir oluşum hedefine bakalım: Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan’ın Benelüks tarzı işbirliği.
Cumhurbaşkanlarının 2002'de Trabzon'daki zirvede “üç ülke ilişkilerinin kurumsallaştırılması” yönündeki kararları ile başlayan süreç önemli hamlelerle devam ediyor. Bakü- Tiflis- Ceyhan ( BTC ) boru hattı, Kars-Tiflis-Bakü demiryolu projesi ve son olarak Türkiye ile Gürcistan arasındaki hava sahası anlaşması.
Kuşkusuz hedefe yönelik en önemli işbirliği BTC boru hattı. Asrın projesi olarak sunulan ve Hazar’daki enerjinin Gürcistan ile Türkiye üzerinden Akdeniz’deki Ceyhan terminaline ulaştırılmasını hedefleyen projenin kapasitesi müthiş: yıllık 50 milyon ton. Proje bölgedeki istikrarın temel taşı olmaya aday. Çünkü bu miktarda petrolün sorunsuz şekilde pazarlara ulaştırılması hayati önemde. Ekonomik katkısı da cabası. Sadece Türkiye’ye bu yılki katkısı 1.6 milyar doları aşacak.
Bağımsızlığını yeni kazanmış Gürcistan ve Azerbaycan’ın bağımsızlıklarının pekiştirilmesi ve Rusya’nın bölgedeki etkisinin azaltılması ise BTC’nin taraflara sağlayacağı siyasi katkılar. Rusya bu siyasi katkılardan öylesine rahatsız ki, önce Hazar petrollerinin kendi toprakları üzerinden geçmesini öngören Çeçenistan geçişli Bakü-Novorossisk hattı ile taşınması için mücadele etti. Baktı olmadı; Türk toprakları üzerinde Çeçenistan’daki gibi “sıkıntılar” çıkarması için kendine eli kanlı bir “ortak” bile buldu: PKK. Kısacası Rusya, sonunu kestirebildiği süreci daha başından kesmek istiyor. Haksız da sayılmaz; çünkü işin sonunda Kafkasları kaybetmek var.
Demir İpekyolu olarak adlandırılan Kars-Tiflis-Bakü demiryolu projesi de Rusya’nın korkularını besleyen işbirliğine yönelik başka bir proje. Rusya’nın Kafkaslardaki stratejik müttefiki Ermenistan’ı aynı BTC’de olduğu gibi devre dışı bırakan ve iki yıl içinde tamamlanması öngörülen projenin maliyeti 420 milyon dolar. Maliyetin büyük kısmını Türkiye’nin yüklendiği 14 yıllık geçmişi olan proje ile Avrupa'nın Orta Asya'yla demiryolu bağlantısı, boğaz geçişli Marmaray Demir Yolu Tüneli ile Türkiye üzerinden sağlanacak. Kazakistan ve Çin'in de ortak olduğu proje ile Asya ve Avrupa arasında hızlı kargo ve yolcu taşımacılığının yapılması hedefleniyor.
Benelüks tarzı işbirliğine yönelik simge özelliği taşıyan hamle ise Türkiye ile Gürcistan arasındaki hava sahası anlaşması ile geldi. Bu anlaşmaya göre Türkiye ilk kez kendi sınırları dışındaki bir havalimanını ( Batum ) 'iç hat' olarak kabul etmiş oldu. Ayrıca anlaşmaya göre, Gürcistan sınırına yakın yerlerde oturan Türkler de Batum Havalimanı'nı pasaporta gerek kalmadan kullanabilecek. Gürcistan Devlet Başkanı Saakaşvili’nin " iki ülkeyi kardeş gibi yaptı” dediği projeyle Türkiye, Gürcistan’a bölgedeki yalnızlaşmama mücadelesinde ne denli destek olduğunu da gösteriyor. Hem de Ruslara “Gürcistan’ın bölgede Türkiye’den başka gerçek dostu yok” dedirtecek kadar… İşte bu dinamikler üzerinde yükselen üç ülke arasındaki işbirliğinin nihayi hedefi ise ülke sınırlarını idari sınırlara dönüştürmek ve birleşmek. Aynı Avrupa’da birleşmenin çekirdeğini oluşturan ve AB fikrine ilham veren Benelüks ( Belçika- Hollanda- Lüksemburg) ülkelerinin yaptığı gibi.
Bu sürecin sonunda başka ülkelerin de katıldığı büyük bir birliğin mimarı olmak var.
Yoksa bu düşünce bulanıklaşmış ufkumuzun neden olduğu bir illüzyon mu, ne dersiniz?
Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayın. Köşe yazarlarımızı görmek için tıklayın.
Azerbaycan,Gürcistan ve Türkiye arasındaki işbirliğine yönelik kaleme aldığınız yazınıza bir soru ile katılımda ve açılımda bulunmak istiyorum.
Bu üç ülkenin işbirliğindeki temel sebep;Balkanlar'da ve Kafkaslar'da dengeleri değiştirebilecek potansiyele sahip Yunanistan,İran ve Ermenistan arasındaki stratejik ortaklık olabilir mi?
Saygılarımla...
DOST BİPERVA,FELEK BİRAHM,DEVRAN BİSÜKUN; DERT ÇOK,HEMDERT YOK,DÜŞMAN KAVİ,TALİH ZEBUN.
Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan arasındaki işbirliğinin öncelikli olarak başka bir üçlüden ziyade bölgedeki etkinliklerinin artırılmasına yönelik olduğunu düşünüyorum. Sonraki aşama ise sözünü ettiğiniz üçlüye değil Rusya'ya karşı olduğunu kanaatindeyim. Çünkü Azerbaycan ve Gürcistan'ın bir devlet için çok kısa sayılabilecek bir zaman önce bağımsızlıklarını (Rusya'dan) kazandıkları göz önünde bulundurulursa, ilk amaçlarının bunu pekiştirmek olması beklenir. Orta vadede ise sözünü ettiğiniz benzeri ittifaklar hesaba katılabilir. Kaldı ki, bizim içinde yer aldığımız üçlü ittifakın İran, Yunanistan ve Ermenistan ittifakına göre daha avantajlı olduğu (bizim müttefiklerimizle kara bağlantımız var, onların yok) kanaatindeyim. Ermenistan'ın bölgede çok yalnız kalması ve bizim ittifakımızı oluşturan devletler tarafından kuşatılmış olması, İran'ın ise şu aşamada daha büyük dertlerinin (ABD) olması ve Irak'taki Kürt oluşumu yüzünden Türkiye ile yakınlaşma içinde olması da bizim elimizi güçlendiren diğer faktörler.
Türkiye ile ABD çıkarlarının oldukça çatışma içerisine düştüğü bu dönemde geçmişe göre hızla artan Rusya-Türkiye ilişkisi söz konusu. Son olarak Türkmen-Kazak doğalgazı konusunda belirginleşen ihtilaflara rağmen, ilişkilerin iyiye gittiğini ticaret hacminin sürekli bir artış gösterdiğini biliyoruz.
Ayrıca Rusya'nın İslam Konferansı Örgüt'e gözlemci üye olarak tüm İslam ülkelerine bakışını ortaya koyması ve ABD ile Irak konusunda ortak kaygılarımızın olması üzerinde tekrar düşünülmesi gereken bir konudur.
Bölgede ki ülkeler birbirlerinden ziyade ABD'nin politikalarına göre hareket ediyorlar kanaatindeyim.
[ Üye ]
Cevap : Cevap : Cevap : Kafkas Benelüks'üftepealtı 19 Haz : 11:13 Cevapla
Yorumlar: 8
Son dönemde Türkiye'nin menfaatleri ABD ile çatışmaktadır ( özellikle Irak konusunda ). Ama bu üç ülke arasındaki işbirliğinin gelişmesinde böyle bir durum söz konusu değildir ve bu ittifaka ABD'nin önemli katkıları olmuştur. Mesela ABD'nin bastırması olmasaydı, kabul edelim ki, BTC boru hattı gerçekleşmezdi. Tabiki ABD bunu kendi menfaatleri gerektirdiği için yapıyor . Bölgedeki enerjinin geleceğini hala kendine karşı bir numaralı tehdit olarak gördüğü Rusya'ya bırakmamak ve onun bölgedeki etkinliğini kırmak için.
Bana göre Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan ittifakı ABD'nin menfaatlaeri ile çatışmıyor, örtüşüyor.
Derin bir coşku ve birazda özlemle yazını okudum Fahrettin. Bir soru ile konuyu müsaadenle açmak istiyorum.
Şu bizim PKK ile ilgili kısım mesela. Uluslararası terör denilince dünyada kuşkusuz ilk akla gelen El-Kaide. Soru şu, acaba ikiz kuleleri yok eden El-Kaide ile Madrit metrosuna bomba koyan El-Kaide aynı örgüt mü? Zira siyasal sonuçları farklı oldu iki eylemin.
Şimdilerde yoğun olarak gündemi işgal eden Hudson Enstitüsünde ki toplantıda gördüğümüz, ABD'nin rahatlıkla kullanabildiği bir PKK varken ortada acaba hangi PKK Rusya ile çalışıyor ve hangisi ABD ile çalışıyor?
Sevgili Kazım, PKK gibi herkese bulaşmış ve birçok devletin ( ABD, Rusya, İran, İsrail, Suriye, Yunanistan gibi...) maşalığını yapmış bir örgütün temel politikalarının olması beklenemez.PKK o zamanki menfaati kiminle birlikte olmayı gerektiriyorsa onunla birlikte olur.
Bu yüzden şimdilerde ABD'ye hizmet veren ( aslında uzun bir zamandır ) PKK, Rusya ile de işbirliği yapmıştır. PKK aynı PKK... ama kendini kullandırdığı müttefiki dönem içinde değişmiştir. BTC boru hattı tartışmalarının yapıldığı dönemde Türkiye'deki güzergah üzerinde PKK'nın bombalar patlatması ve bunu üstlenip açıklamalar yapması, o dönem efendisinin Rusya olduğunu, şimdilerdeki işleri ise efendisinin ABD olduğunu gösteriyor...
yazdıklarınız gerçekten etkileyici. Bana ahmet davutoğlunun açılımlarını anımsattı. Ancak bunların tamamlanabilmesi için belirli oranda bir kültürel birleşim için de yeterli çalışmalar yapılmalıdır, öyle değil mi?
bunun için neler yapılıyor? bu konuda da bizleri bilgilendirirseniz çok sevinirim.
Evet, kesinlikle haklısınız. Eğer hedef olarak Benelüks tarzı bir işbirliğinden bahsediyorsak, kültürel anlamda işbirliği/benzeşme çok önemli bir gerekliliktir. Bu anlamda Türkiye ile Azerbaycan arasında bir sıkıntı yaşanmayacağını söylemeye bile gerek yok sanırım. Burada kilit ülke Gürcistan'dır. Ama ben kendi adıma bu konuda çok ümitliyim. Türk kültürü ile Gürcü kültürünün sandığımızdan daha fazla benzeştiğini düşünüyorum. Türkiye'de yaşayan binlerce Gürcü'yü (şahsen tanıdıklarım var) ve Gürcistan'daki daha az sayıdaki Türk'ü düşünürsek ümidimiz daha da artar. Kısacası Gürcistan, bizim Karadeniz Bölgesi'nin ülke olmuş hali gibidir.
Bu konuda en önemli görevlerden birisinin medyaya düştüğü ortada. Yapması gereken bize bu kadar benzeyen bir ülkenin pozitif yönlerini öne çıkararak yakınlaşmayı hızlandırması.
Ama bu işbirliğinin istenilen seviyeye çıkarılabilmesi için kültürel işbirliğinden önce ekonomik ve siyasi ortaklığın en üst düzeye çıkarılması gerekiyor. Çünkü en kolay halledebileceğimiz sorun Türk kültürüne bu kadar benzeyen bir kültürle uyumu yakalayabilmek.
İşte bu yüzden her alanda Gürcistan'ı bölgedeki Türk devletleri ile aynı kefeye koymanın zamanı geldi.
Yorum göndermek için giriş yapmalısınız - lütfen giriş yapın yada kayıt olun. buraya kayıt için
Sevgili arkadaşlar öncelikle merhabalar... Benim bi ricam olacak kırım sorunu ve rusya hakkında detaylı bilgiye ihtiyacım var bana yardım edebilecek var mı aceba???
selam arkadaslar ben araıza yeni katıldım sol sütunda kredi kısmı ne demek oluyor bana açıklayabilir misiniz ya da öğrenebileceğim bir yer önerebilir misiniz simdiden sağolun
slm arkadaşlar.biz uluslararası ilişkilerci olarak disiplinini iyi okumalıyız ve kavramalıyız.sitemizdeki haberde israil başbakanı perez türkiyenin ab ye üyeliği ile ilgili bir açıklama yapmış bu konu hakkında görüşlerinizi bekliyorum
Elbette aramızda yeriniz var Dybom. Tekrar yeni kaydınızla aramıza hoş geldiniz.
Bu vesileyle tüm site sakinlerini selamlar, öğrenci arkadaşlarımıza derslerinde başarılar dileriz.
uiportal, uluslararası ilişkiler adına bilgi ve birikimin paylaşıldığı bir platform. Gerek okulla ilgili gerek literatürle ilgili ve gerekse dış politika gündemiyle ilgili her türlü bilgi ve düşünce forumlarımızda, makalelerimizde ve dokumanlarımızda paylaşılabilir.
Tüm üyelerimizi silkinmeye ve siteye aktif katılmaya davet ediyoruz. Çekinmeden ve kaygı duymadan yorum ve fikirlerini yazmaya çağırıyoruz.
Bir Uİ öğrencisini farklı kılan da dış gelişmeleri yorum ve muhakeme edebilme yeteneğidir. Beklenen ve yakışan da budur.
Selam... Arkadaşlar dış basında Türkiye'nin BM üyeliği hakkında çıkab haberlerle ilgili bilgi toplamam lazım yardımcı olabilecek olanlar varsa lütfen yardımcı olun.TEŞEKKÜRLER...
sevgılı for life egitimin ingilizce ise sadece bahsettıgın dersler degıl butun derslerını ozumsemeye calısarak oğrenmeyı basarırsan bu sana cok yardımcı olur. cunku kalıp ezberlemekle basa cıkamazsın ustelık bu kalıca da olmaz. basarılar dılıyorum...
bu mikro iktisat dersi ve uluslararası ilişkilere giriş dersi ne zormuş? ingilizce de ondan mı zor geliyor bana anlamadım. ingilizce olunca dersler iş epey zorlaşıyor. ingilzce sınavları sizler nasıl geçtiniz? kalıpları mı ezberlediniz yoksa :)