"Öteki" kavramının adresi malum olduğu üzere Avrupa'dır. Ulus-devlet yapısı ile işlerlik kazanan "öteki" kavramı Avrupa imajının en yaralı mevzusudur ancak bundan şikayetçi olan grup ise ayrımcılığa maruz kalan yerli ve yabancı halktır. İşte bir kimlik tanımlaması daha Avrupa'da: yabancı olmak.
Hem yabancısın hem öteki.. Avrupa'da insanlara giydirilen bu semboller, her sene hazırlanan insan hakları ihlallerinde kınanmaktadır ama durum değişmemektedir. Bu anlamda çoğu Avrupa ülkesinden daha esnek yapıda ve çok kültürlülüğü ile bilinen Belçika'nın başkenti Brüksel'de geçtiğimiz günlerde ilginç bir karar alındı. Karar, Batı'nın "öteki"leştirme ile var olduğunu bir kez daha ispatlayan türdendi.
Brüksel'de bulunan Zaventem Belediyesi, memurlarına Flamanca bilme ve konuşma emri verdi. Flamanca'yı bilmeyen hiç kimse kamu alanlarında çalışamayacak ve hizmet veremeyecek. Ama ülkenin yapısı çok çeşitlilik arzediyor. Abartısız en az yüz farklı lisanı kullanan insanlar yaşıyor bu ülkede. Federal yapısı gereği Almanca, Fransızca ve Flamanca yasada yer alan dillerden. Üstelik Zaventem, uluslararası havaalanının bulunduğu ilçe, yani geçiş bölgesi. İnsanlar artık "tektipçi" bir yasa ile karşı karşıya. Ülkeye gelenler yahut gidenler, ilçenin genelinde yaşayan insanlar bu yasadan ağır darbeler yemiş durumlar. Çünkü;
Karar içeriğini iyi analiz edebilirsek, burası "Flaman'ındır Flaman kalacak" demekten öte siz "yabancısınız" demektir. Yerel yönetimler hizmetle yükümlüdürler ancak burada hizmetten söz etmek mümkün değil artık. Flamanca bilmiyorsanız yanınızda eşantiyon bir tercümanla dolaşmak ve derdinizi anlatıp işlerinizi halletmek zorundasınız.
Herkesin kendi dili ile yaşadığı Brüksel'deki bu tektipçi zihniyetin aldığı karar gereği memurlara bir de Flamanca bilmeyenlerle nasıl anlaşabileceklerine dair dersler verilmeye başlandı. Ülke birkaç gün önceki gibi yüzlerce kimlikten değil sadece iki tanım kazanmış(!) oluyor böylece: biz ve onlar. Bu zihniyetin pratiğe dökülmüş hali Flamanca konuşan insanı önemli kılmak. Çünkü bir dili bilmek, konuşmak yavaş yavaş kabullenme riskini de taşımaktadır. Yine yozlaşmanın, unutturmanın, sömürmenin diğer önemli bir savaş taktiğidir dil'e saldırmak. Belediyenin aldığı karar saldırmak şeklinde değilse de bundan pek de aşağı bir amacı içermiyor ne yazık ki.
Eskisi gibi kolay olmayacak artık ev ve arsa kiralamak, satın almak. Flamanca bilmeyene ne ev var ne arazi. "İstenmediğini" daha anlatsın değil mi? Henüz şehre girer girmez başlıyor bu ihtar, şehrin içine doğru yürüyünce iyice kazınıyor kafalara. İlçenin her yeri afişlerle dolu. "Flamanca konuş, bizden ol, biz ol."
Aslında bölgede yıllardır süren Flaman ve Valon savaşına da baktığımızda kararın Flaman üstünlüğü sağlamak gibi bir anlam taşıdığını söylemek de mümkün. Uzun zamandır Brüksel bölgesine göre daha az haklara sahip olan bölge değişen ve güçlenen yüzüyle artık daha fazla hak talep ediyor. Bu yönüyle kavgalı oldukları ülkenin diğer kısmına da ceza veriyor olabilirler.
Tüm bunlar tek bir yola çıkıyor o da, araç ne olursa olsun amacın "kimlik" krizi meydana getirmesidir. "Böl, parçala yut" taktiğinin yeni politikası alt-üst kimlik çatışmaları oluşturmaktır. Bu kimlik tartışmalarındaki birinci adres Batı ülkeleridir; ikinci sırayı Türkiye alıyor. Batı'nın var olması öteki ve yabancı kavramları ile mümkündür. Bunun da neden olduğu en dramatik, sosyolojik ve siyasal kriz "kimlik, aidiyet ve var olma" sorunudur.
İkinci sıradaki Türkiye'de yaşanan benzer sorunları da bu yazıya kısa da olsa eklemekte yarar var. Dün Taraf gazetesinde Rojin'in dili ve kimliği yüzünden neler çektiğini anlatan bir röportaj yayınlandı.* Kendisi olarak var olmak isteyen Rojin, Dünya'nın diğer ülkelerinde, Avrupa'da olduğu gibi ülkemizde de yaşanan etnik tartışmalara bir örnek. Ne zaman öğreneceğiz bilmiyorum ki "farklı olsan da yaşa" demek yetmez " farklılıklarınla beraber yaşa" demek tam ve adaletli bir yorumdur.
Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayın. Köşe yazarlarımızı görmek için tıklayın.
Yorumlar
Dil Üzerinden Öteki'leştirme Çabasısemra 10 Ağu : 21:47 Cevapla
Yorumlar: 15
Üye: 10 Tem : 19:42
yazı için teşekkürler ayşegül.güzel bir yazı ve yine önemli bir sorun. küreselleşen dünya küçüldükçe farklılıkları törpülüyor.batı diyoruz; avrupayı medeniyetin beşiği addediyoruz meğer medeniyete mezar olmuş bizde seyrediyoruz..yazıyı okuyunca aklıma internette rastladığım bir slogan geldi paylaşmak istedim.
SAN FRANCİSCO SOKAKLARINDA BİR EŞCİNSEL, GÜNEY AFRİKA'DA BİR SİYAH,AVRUPADA BİR ASYALI,GECEYARISI METRODA YALNIZ BİR KADIN, İSRAİL'DE BİR FİLİSTİNLİ, HİNDİSTAN'DA BİR MAYA,BOSNADA BİR PASİFİST, İSPANYA'DA BİR ANARŞİST,ALMANYA'DA BİR YAHUDİ, TOPRAKSIZ BİR KÖYLÜ, MUTSUZ BİR ÖĞRENCİ, İŞ BULAMAYAN BİR İNSAN,TÜRKİYE'DE BİR KÜRT, AMA HER ŞEYDEN ÖNCE CHİAPAS DAĞLARINDA BİR ZAPATİSTAYIM.YANİ BEN ÖTEKİYİM! SUBCOMMANDANTE MARCOS
[ Kıdemli Üye ]
ah merhamet!!! her türlü ihanetten daha zalimsin
Dil Üzerinden Öteki'leştirme Çabasıçizgi 23 Ağu : 10:39 Cevapla
Yorumlar: 17
Üye: 12 May : 18:19
Herkes ÖTEKİ'lerin hikayesini anlatıyor. Artık bir insan evladı da çıksın BERİKİ'leri anlatsın. Bir yazıyı çok mu görüyorsunuz BERİKİ'ler için:)
[ Üye ]
--- herşey nokta ile başladı çizgi ile devam ediyor
AB ye girmek isteyen türkiye de bu konudan çok etkileniyor türkiyede bir kimlik sorunundan bahsediliyor ve kürt kökenli türkiye cumhuriyeti vatandaşlarının zorluk yaşadıkları söyleniyor fakat avrupa birliği kurucu ülkelerinden olan belçikada yıllardır böyle bir durum yaşanıyor ve bu hep göz ardı ediliyor buradaki farklı dil konuşan topluluklarda bundan pek memnun değil yani belçikada üç dil konuşuluyor ve artık kendi içinde dile göre bir ötekileştirme var yani belçikada falamenkçe konuşan flaman ve diğerleri bunun da çözümünü almışlardı fakat bu her dönem belçikaya bir sorun yaratıyor çok uluslu bir yapiya sahip olduğunu göz önüne alırsak aynı durum türkiyedeki "kürt sorunu "olarak nitelendirilen dil üzerinden bir ötekileştirme belçikadaki durum karşısında çok hafif kalır
[ Yeni Üye ]
Dil Üzerinden Öteki'leştirme Çabasıasi 30 Ağu : 00:41 Cevapla
Yorumlar: 1
Üye: 26 Ağu : 00:50
karşımızdakini aynılaştırmak yerine onları farklılıklarıyla kabul etmek ortak bir paydada buluşmak uzlaşı biz ulicilein en birinci ilkesi.'kürt sorunu'bizim kendimizin yarattığı bir sorun kilometrelerce uzakta ki bir ingilizin sevgilisine aşkını nasıl ilen ettiğini hepimiz biliyoruz ama yıllardır aynı topraklarda yaşadığımız kardeşlerimizin birbirlerini hangi dilde sevdikleini bilmek şöyle dursun sevgilerini söyleyememeleri için elimizden geleni yapıyoruz easti bi serkeve kürtçede' barış kazanacak'demek hangi dilde olduğunun ne önemi var önemli olan barışın kardeşliğin kazanması
[ Yeni Üye ]
Yorum göndermek için giriş yapmalısınız - lütfen giriş yapın yada kayıt olun. buraya kayıt için
Elbette aramızda yeriniz var Dybom. Tekrar yeni kaydınızla aramıza hoş geldiniz.
Bu vesileyle tüm site sakinlerini selamlar, öğrenci arkadaşlarımıza derslerinde başarılar dileriz.
uiportal, uluslararası ilişkiler adına bilgi ve birikimin paylaşıldığı bir platform. Gerek okulla ilgili gerek literatürle ilgili ve gerekse dış politika gündemiyle ilgili her türlü bilgi ve düşünce forumlarımızda, makalelerimizde ve dokumanlarımızda paylaşılabilir.
Tüm üyelerimizi silkinmeye ve siteye aktif katılmaya davet ediyoruz. Çekinmeden ve kaygı duymadan yorum ve fikirlerini yazmaya çağırıyoruz.
Bir Uİ öğrencisini farklı kılan da dış gelişmeleri yorum ve muhakeme edebilme yeteneğidir. Beklenen ve yakışan da budur.
Selam... Arkadaşlar dış basında Türkiye'nin BM üyeliği hakkında çıkab haberlerle ilgili bilgi toplamam lazım yardımcı olabilecek olanlar varsa lütfen yardımcı olun.TEŞEKKÜRLER...
sevgılı for life egitimin ingilizce ise sadece bahsettıgın dersler degıl butun derslerını ozumsemeye calısarak oğrenmeyı basarırsan bu sana cok yardımcı olur. cunku kalıp ezberlemekle basa cıkamazsın ustelık bu kalıca da olmaz. basarılar dılıyorum...
bu mikro iktisat dersi ve uluslararası ilişkilere giriş dersi ne zormuş? ingilizce de ondan mı zor geliyor bana anlamadım. ingilizce olunca dersler iş epey zorlaşıyor. ingilzce sınavları sizler nasıl geçtiniz? kalıpları mı ezberlediniz yoksa :)
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, sanayileşmiş ülkelerden oluşan G-8'e Çin, Hindistan, Güney Afrika, Meksika ve Brezilya'nın dahil edilmesi zamanının geldiğini söyledi...
ULUSLARARASI POLİTİKA ULUSLARARASI HUKUK I İDARE HUKUKU MAKRO İKTİSAT BİLİMSEL ARAŞTIRMA TEKNİKLERİ BİLGİSAYAR I YABANCI DİLDE OKUMA VE KONUŞMA (İNG.) birde istatistik vardı ama biz mezun olmadan kalktı...başarılar...