Güney Çin deniz yolları sadece ticaret yolu olarak değil,stratejik güvenlik olarak da çok önemlidir.Bu;alana profosyonelce olmayan talepte bulunan Doğu Asya ülkeleri için de kendiliğinden ortadadır.Fakat bu,aynı zamanda Japonya Kore ve ABD gibi sözde faaliyetleri olan zorda kalmış başka milletler için de geçerlidir.Gözlemlerini Güney Çin Denizi’nin son 10 yıllık Çin Deniz Kuvvetleri faaliyetlerine dayandıran Kyarin Üniversitesi Sosyal Bilimler profesörü Sheigo Hiramatsu makalenin devamında Doğu Asya güvenliği içinde Çin Deniz Kuvvetlerinin tarihçesini inceliyor. Hiramatsu,deniz kuvvetlerinin yetenekliliğinin artışına Çin planlarının etkisini,güçlü ABD-Japonya ilişkileri ile birlikte Güney Çin Denizi çerçevesindeki muhtemel çatışmayı önlemek için bölgedeki çok önemli Japon rolünü tartışıyor.
Güney Çin Denizi, Japonya’nın enerji stokunun güvenliği açısından önemli bir rol teşkil eder. Orta Doğu’dan gelen büyük miktardaki yükler (petrol de dahil olmak üzere) denizyolları sayesinde Güney Çin Denizi üzerinden Japonya’ya ulaşır. Her sene Yaklaşık 1.1 milyar ton yük (goods) Malaca Boğazından Güney Çin Denizi’ne ve Bashi kanalı üzerinden Japonya’ya ulaşır ve aynı süreç ters istikamette gerçekleşir.(Japonya-Ortadoğu) 900 milyar ton ithal ürün ve 200 milyar ton ihraç ürün her sene bu güzergah üzerinden Japonya’ya ve Japonya’dan tüm dünya ülkelerine ulaştırılır. Japonya’nın sadece senelik petrol tüketimi 238.37 milyon ton ve bu miktar günlük olarak 650.000 veya 3.3 200.000 tonluk tankerlere eşittir. Petrol tankerlerinin yüzde 90’ı Malaca Boğazı, Güney Çin Denizi ve Bashi kanalından geçmektedir.
Japon Deniz Kuvvetleri (JMDSF) 100 adet P3C denizaltı savar donanımına sahiptir ve bu durum Japonya’ya dünyanın en kuvvetli denizaltı savar donanım kapasitesine ulaşmasına imkan tanımıştır bununla birlikte Japonya’nın kullanılmaya hazır denizaltı savar filosu, Çin deniz kuvvetlerine karşı üstünlük kurmasını sağlamıştır. JMDSF deniz yollarını korumakla yükümlü olmasına rağmen, bu görev Japonya karasularının 1000 naatlık(deniz mili) alanı içerisinde sınırlandırılmıştır. (Güneydoğu istikametinden Tayvan’a kadar uzanmaktadır.) JMDSF, Tayvan’ın ilersindeki denizyollarının savunmasından sorumlu değildir, bölgenin güvenliği Amerikan Donanması’na aittir. Ancak, son on yıl içerisinde PLAN’ın Güney Çin Denizi’ne ilerlemesi ile birlikte Japonya bu konu karşısında kayıtsız kalmamış ve Güney Çin Denizi’nin güvenliğine doğrudan yapılacak müdahalenin mümkün olamayacağını beyan etmiştir.
Önce Vietnam Karasuları, Sonra Filipinler
1988 Mart ayında, Çin ve Vietnam donanması Çin Denizinde bulunan Spartly adaları içerisinde yer alan ufak Chigua kayalıklarında çatıştı. İki ülke arasındaki askeri krizin sebebi Çin’in Spartly takımadalarında bulunan 6 ufak ada üzerinde hak iddia etmesi ve bu bölgenin Çin Cumhuriyeti topraklarına ait olduğu ile ilgili Vietnam’a ihtar vermesi ve karşılığında Vietnam’ın benzer iddialarla adalarında üzerinde hâkimiyet kurmak istemesidir. Bununla birlikte; Çin’in tartışma konusu olan adalar üzerinde deniz kuvvetlerine ait bir gözlemevi inşa etmiştir. Ada üzerinde kurulan gözlemevi, donanmaya ait bir ileri karakol olarak düşünülmüştür; fakat şiddetli okyanus gelgitleri yüzünden gözlemevi ortadan kaybolmuştur. Daha sonra, demir direklerle güçlendirilmiş prefabrik sekizgen bir bina inşa edilmiş ve takriben üç yıl sonra savaş gemisine benzeyen, daimi bir askeri yapıya dönüştürülmüştür.
Çin 1990 yıllarında, Vietnam’ın egemenlik iddia ettiği Batı Palawan adalarında askeri bir araştırma tatbik etmiş ve 1995 Şubatı’nda güneydoğu Vietnam sahilinde inşa etmiş olduğu prefabrik yapının bir benzerini de bu bölgeye kurmuştur. Filipinler, ada üzerine inşa edilen binanın askeri tesis özelliği taşıdığını belirterek karşı çıkması üzerine, Çin hükümeti bu binanın askeri bir tesis değil; balıkçılar için sığınak olduğunu savunmuştur. Tahmin edileceği üzere, Çin 1988 sonu ve 1999 başında ada üzerine daimi birçok bina inşa etmiştir.
Spartly takımadaları, 180 ada, kayalık ve sığlıktan oluşmasına rağmen, bu adalar içerisinde sadece 7 tanesi 100 metrekareden daha geniş alana sahiptir ve bu Spartly takımadası daha ziyade kayalık ve sığlıklardan oluşmuştur. Bu ufak adalar; Tayvan, Vietnam, Filipin,Malezya işgal edilmiş, hatta Çin’in (Çin Halk Cumhuriyetinin kuruluşundan itibaren) geçmişte adalar üzerinde egemenlik iddia etmesine rağmen takımada Çin tarafından ne işgal edilmiş ne de bölge üzerinde doğrudan bir hakimiyet kurmuştur. Aslında Çin, adayı işgal edebilmek için gerekli olan donanma gücüne sahip değildir, bu güce sahip olsa dahi işgal edilen bölge üzerinde hâkimiyet kurması mümkün olmayacaktır.
Bu koşullar altında, egemenlik iddia eden ihtar işaretleri ve askeri tesislerin Spratly bölgesindeki inşası, Çin’in adalar üzerinde hakiki egemenlik tatbik edeceğini gösteren hareketlerdir. 1992 yılında Çin tarafından çıkartılan “Bölgesel Karasuları Yasası”, Tayvan, Senkaku adaları, Pescadores adaları, Paracel adaları ve Spartly adalarının Çin Halk Cumhuriyeti toprakları içerisinde yer aldığını açıkça ifade eder. Çin hükümeti, mevcut yerel yasamanın çıkartılmasıyla birlikte bu makalede tartışılan PLAN tarafından kullanılan donanma ayrıcalığını güçlendirmeye çalışmaktadır. PLAN’ın eylemleri Çin için oldukça önemlidir. PLAN’ın donanma ayrıcalığı, ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki soğuk savaşın sona ermesini sağlamıştır (tetiklemiş, etkilemiş) ve ABD ve SSCB’nin askeri varlığının Asya’dan çekilmesiyle sonuçlanmıştır. Bölgedeki bu hareketlilik 1970’lerin ilk yıllarında başlamış, 80’lerde ivme kazanmasından önce Çin kendi askeri yapısını lojistik gücüyle birlikte bölgede geliştirmiş ayrıca askeri stokunu ve iletişimini büyütmüştür.
Çin Donanma Kuvvetlerinin bağımsız operasyon kabiliyeti
Çin Halk Cumhuriyeti’nin 1949 yılında kurulmasıyla birlikte, PLAN 5 farklı birim oluşturmuştur: satıh (kara) kuvveti, denizaltı kuvveti, hava (naval) kuvveti, deniz kuvveti ve kıyı sahasında konuşlandırılmış topçu kuvvetler. Bu birimlerin gelişimi yavaş ancak sağlam bir şekilde yürütülmüştür ve birimin esas amacı; diğer Çin askeri kuvvetlerinden bağımsız hareket eden bir donanma kuvveti geliştirmekti. Otorite (author) PLAN’in bu zamana kadar elde ettiği gücü değerlendirecek konumda değildir. Bununla birlikte 1980 Mayısında 18 gemiden oluşan bir filo- iki adet bilimsel saha araştırma gemisi, iki tane general malzeme(stok) gemisi, 4 adet okyanus aşırı savaş gemisi, 6 adet füzesavar ve iki adet okyanus inceleme gemisi- Pasifik okyanusu ile Güney Pasifik arasındaki mesafeyi başarıyla kat etmiş, 40 gün boyunca ara vermeden, ve Çin’in kıtalararası balistik füze fırlatma test görevine başarıyla destek vermiştir. Bu durum PLAN’ın 20 sene önce “blue water (okyanus aşırı)” bir donanma kuvvetine ulaştığına işaret etmektedir. Bu andan itibaren sadece kara kuvvetleri değil, donanma kuvvetleri de Batı Pasifik ve Güney Çin Denizi arasında dolaşmakta, gezinmekte ve bununlar birlikte bu bölgede askeri tatbikatlar uygulamaktadır.
Çin’in donanma kuvveti, ABD ordusu kadar kuvvetli değildir ve JMDSF’nin donanma kapasitesine ulaşamamıştır; ayrıca belli alanlarda, hava savunması ve elektronik savaş techizatı gibi konularda, diğer donanmalardan geride kalmıştır. Çin, diğer taraftan ileri teknoloji iletişim sistemleri ve helikopterleri savaş gemilerine tesis etmiş ayrıca nükleer savaşta mücadele edebilmek için yeni tip kapalı, penceresiz destroyer ve savaş gemisi tasarlamaktadır. Çin ayrıca 6000 tonluk yeni ve daha büyük Luhai-sınıfı güdümlü füzesavarlar inşa etmektedir. PLAN, bununla birlikte ikinci-kuşak denizaltından fırlatılan balistik füze (torpido), üç katmanlı ve 8000 kilometre menzile sahip olan, geliştirmekte ve bu torpidoları taşıyacak nükleer denizaltılar üretmektedir. PLAN aynı zamanda Rusya’dan 3000 tonluk ufak denizaltı ve Sunburn takipçi füze taşıyan iki adet Sovyet tipi destroyer almıştır. Bununla birlikte PLAN Feibeo tipi bombardıman uçaklarını stoklamıştır.
Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte, var olmayan donanma kuvvetleri kısa zamanda büyük öneme sahip güçlü bir donanmaya dönüşmüştür ve bu durum Çin’in benzersiz politikasının doğal bir sonucudur ve özellikle sınırlı kaynak ve sermayenin yoğun bir şekilde tahsis edilmesiyle başarılabilmiştir. Çin’in ulusal geliri, endüstriyel ve madeni üretimine bakıldığında gelişmekte olan bir ülkedir. Ancak kapsamlı bakıldığında Çin, dünyanın ileri gelen 5 süper güç ülkesinden biridir. Çin gibi diktatörlükle yönetilen bir ülkede ulusal gücün iktisadi boyutuyla tartışılması anlamlıdır. PLAN’ın uzun dönem gelişim politikalarına bu açıdan bakıldığında, bunların önemsiz ve gözden kaçmayacak tasarılar olduğu aşikârdır.
Çin donanma otoritelerinin yazdıkları makaleleri ve verdikleri ifadeleri özetleyecek olursak PLAN’ın şu amaçlara sahip olduğunu görürüz:
• Donanma operasyonları ve kapsamlı karasularında operasyon tatbik edebilecek uzun menzilli radarlar. • Bağımsız deniz ve hava kontrol kabiliyeti • Güçlü misilleme kapasitesi • Güçlü yüzer-gezer (deniz, kara) kapasitesi • Tehdit edici nükleer kuvvet kapasitesi
Çin’in ekonomik ve teknolojik gelişimi, ilerleyişi doğrultusunda PLAN’ın diğer amaçları şu şekilde devam ediyor:
1) 2000 yılında ana hücum kuvvetleri: kara tabanlı yüksek menzilli uçaklar ve hücum denizaltıları ve helikopter donanımlı orta büyüklükte savaş gemileri ,komuta etmek ve askeri amaçları desteklemek için kullanılacak aynı zamanda tüm donanma tesisi inşa edilirken yardımcı olarak kullanılacak, eğitim ve araştırma birimlerini de kapsıyor. 2) Çin 2000–2020 yılları arasında ekonomik ilerleyişini ve teknolojisini geliştirirken hafif-helikopterler yapacak. Ayrıca piyadelerin operasyon kabiliyetini belli bir seviyeye çıkaracak ve bununla birlikte askeri ve stratejik eylemlerin, deniz(kıyı) sahasında PLAN’ın gözetimi altında kontrolünün üstlenmesi sağlanacak. 3) 2020-2040 yılları arasında, piyadelerin kuvveti diğer donanma gücüne eşitlenecek ve teknolojik teçhizat bakımından ileri seviyeye çıkartılacak. Bunu takiben, seyyar kuvvetleri barındıran uçak taşıyıcıları; uçak-imha, denizaltı-imha, gemi-imha gibi operasyon kabiliyetine sahip olacak.
Çin’in bu kadar güçlü bir donanma kuvvetini oluşturmasını sağlayan amaçlar nedir? Çin, eskiden beri Çin topraklarının etrafını saran denizlere “Çin denizi” olarak bakmıştır. Liu Huaqing, 1982 yılında Deng Xiaping tarafından donanma kuvvetleri komutanlığına terfi ettirilmiştir, 3 milyon kilometrekarelik Çin karasularının ki bu Çin anakarasının 3’te birine eşittir PLAN tarafından savunulması gerektiğini ve bunun PLAN’ın görevi olduğunu ifade etmiştir. Bu özellikle Çin anakarasında, kıta sahanlığı bakımından Yellow Sea (sarı deniz?), Doğu Çin Denizi ve Güney Çin Denizi’ni kapsar. Bu kıyısal sular ayrıca Pasifik Okyanusu’ndan Tayvan’a kadar uzanan 200 naatlık (deniz mili) Çin’in kendi bölgesinde olduğunu iddia ettiği alanı da içine almaktadır. Çin’in bu bölgeyi kontrol altında tutmak istemesini sağlayan özel neden; biyolojik ve biyolojik olmayan kaynakları geliştirmek ve yaygınlaştırmak ayrıca kapsamlı denizaltı petrol kaynaklarını yaygınlaştırmaktır.
Deng Xiaopping rejiminde yürürlüğe konan ekonomik reformlar ve politikalar Çin’in ekonomik büyümesinde kayda değer bir gelişme sağlamıştır ancak diğer taraftan bu büyüme ulusun enerji kaynakları üzerinde büyük bir baskı yaratmıştır. Önemli bir sonucu ise Çin’in petrol ihraç eden bir ülkeden, petrol ithal eden bir ülkeye dönüşmesidir. Bu gelişme ve büyüme Çin anakarası dolaylarında denizaltında bulunan petrol (oil) tarlalarına ivedilik kazandırmıştır. Çin, aynı zamanda Orta Doğu’daki petrol rezervine büyük ilgi ve alaka göstermektedir.
Çin etrafındaki sular, özellikle Güney Çin Denizi nakliye ve askeri strateji açısından son derece önemlidir. Dolayısıyla Çin sadece deniz yollarını tehdit ederek Japonya, Tayvan ve Kore ile doğrudan bir askeri müdahale yapmadan anlaşma şansına sahip olacaktır. Doğu Çin Denizi’nde yer alan Senkaku adalarını, Japonya’nın sınırlarında yer alır, ayrıca Çin bu adalar üzerinde egemenlik hakkı iddia etmektedir, çevreleyen kıta şelfi bereketli petrol kaynaklarına sahiptir. Eğer Çin, bu bölge üzerinde kontrol kurmayı başarabilirse, komşu ülkeler üzerinde etki sahip olacak ve gelecekte hâkimiyetini (etkisini) Hint ve Pasifik okyanusuna kadar yayma şansını yakalayacaktır.
PLAN’ın misyonları hakkındaki faydalı bir makale bölgedeki yerel askeri bir çatışmanın yüzyılın başında veya sonunda patlak verme potansiyelinin olduğunu söylemektedir. Makalede, ne çeşit bir savaşın yaşanacağı belirtilmemiştir ancak senaryo; Çin’in etrafını saran bölgesel sularda bir çözülme (anlaşmazlık), bölgedeki adaların hâkimiyeti ile ilgili ve özel deniz alanlarının içinde yer alan ekonomik kaynaklarının hangi ülkenin çıkarları doğrultusunda kullanılacağına dair önemli tartışmaların olacağından bahsediyor.
Amerikan ordusunun varlığı güvenliği garantiliyor mu?
PLAN’ın Güney Çin Deniz’indeki ilerlemesi 1970’lerde başladı ve o zamandan beri US ile USSR arasında değişen ilişkiler ve etraflarında dikkatli şekilde ilerleme hareketleri sürmektedir. Amerika ve Rusya her ikisi de PLAN’ın ilerlemesi karşısında karışmayan ve engel olmayan bir tavır takınmış durumdalar.Ocak 1974’te Çin deniz ve hava kuvvetlerini o zamanlar Güney Vietnam’ın mülkiyetinde olan Paracel Adalarına gönderdi.Çin’,in askeri saldırıları ile tüm ada grubunun kontrolünü ele aldı.Amerikan donanması bu çatışmaya hiçbir şekilde müdahale etmedi.Bu olaydan bir yıl önce 1973’te imzalanan Paris Antlaşması ile Vietnam Savaşı bitmiş ve Amerikan askerleri Güney Vietnam’dan geri çekilmiştir.Çin’de Paracel Adalarına deniz ve hava kuvvetini göndermeden önce bilerek Amerikan askerlerinin o alanlardan çekilip Çin’e karışmayacağından emin olana kadar beklemiştir.O sıralarda daha sonra Güney Vietnam’a özgürlüğünü veren ve onu kuzey’le birleştiren Kuzey Vietnam kendisine ait olan Paracel Adalarını Çin’e satmak için Çin ile dolap çevirdiğine dair Amerika’yı suçladı.Mart 1988’de büyük çaplı bir deniz kuvvetini Spratly Adalarına gönderip koğuşlandıran ve altı kayalığı kuşatan Çin;oraların hakimiyetinin kendisine ait olduğunu bildirdi.Bu durum karşısında ne Rusya ne de Amerika hiçbir tepki göstermedi.Amerika ve Çin arasındaki ilişki güçlendi ve Amerika Çin’e savunma silahları temin etmeye başladı..ayrıca Mayıs 1989’daki Sovyet lideri Mikhail Gorbaçhev’in Çin’i ziyaret etmesi Çin ile Rusya arasındaki ilişkilerde ilerleme olduğunun da kanıtıdır.Güney Çin Denizindeki birkaç küçük kara yüzünden ne Amerika ne de Rusya Çin ile aralarındaki ilişkilerini tehlikeye atmak istiyorlardı.Hatta Çin’in 1995 başlarında Mischief Reef üzerine balıkçılar/dalgıçlar için sığınak yaptırdığında bile Amerika suskun ve karışmaz tutumunu bozmadı.Amerika Deniz Kuvvetleri 1993’de Filipinler’deki kendi denizaltı üssünü kapattı ve Amerika’nın tüm bölgeye karışma isteksizliği Çin’in avantajına oldu.Filipinler ile Amerika arasındaki askeri antlaşma olmasına rağmen Amerika bu antlaşmanın Spratly Adasını kapsamadığı gibi bir tutum sergiledi.Geçiş serbestliği engellenmediği sürece Amerika Güney Çin Denizi hakkındaki egemenlik sorununa karışmayacaktır.PLAN tarafından gerçekleştirilen 1988 ve 1995’te ki Spratly adaları çevresindeki sularda gerçekleşen bu iki olay Çin için büyük bir önem taşımaktadır.Bu ataklarla Çin en sonunda Spratly adaları üzerinde gerçekten de egemenlik kazanmış oldu ve bu daha önce olmayan bir durumdu.Geçmişteki deniz kuvvetinin eksikliği böyle bir kontrol sağlamayı engellemişti ve eğer o adaları ellerline geçirmiş olsalardı o zaman beklide bu hakimiyeti sürdüremeyeceklerdi..
O günden beri Çin bu askeri kompleksi daima Çin Deniz’ine ait olduğu düşünülen Spratly Adası üzerindeki kontrolü kuvvetlendirmek için kullanılmaktadır.Bir taraftan bu tartışmalara barışçıl bir yerleştirme öne süren Çin,bu konu için ulusal bir mecliste çoklu milletlerle bir çözüm arayışına girmeyi reddedip iki taraflı bir müzakere üzerinde ısrar etmektedir.Bir taraftan donanma kuvvetlerini büyütüp her fırsatta kullanmayı isteyen Çin bu bölgesel karaya ait konuların ve ortak gelişmiş denizaltı kaynakları hakkındaki konuları rafa kaldırma niyetindeler.Çin tarafından sunulan herhangi bir ‘ortak gelişim’’ şu varsayım üzerinde konumlanmış;Spratly, Paracel ve çevredeki diğer bütün adalar Çin’e aittir ve Güney Çin Denizi onun tarihi bölgesidir ve denizi çevreleyen diğer milletlerin bu bölgeler üzerinde hiçbir hakkı ve yargılama yetkisi yoktur.Kesinlikle bu adalar üzerinde gerçek kontrolü Çin sahip olduğu için ‘ortak gelişim’’ ve ‘barışçıl çözüm/yasatasarısını’’ bölgesel tartışmaları rafa kaldırıp bu konu üzerinde Çin konuşabilir.
Ulusal çerçeve içinde yapılan Ağustos 1994’te ki Vietnam ile Çin arasındaki müzakereden sonra Vietnam dışişleri bakanı ‘Spratly Adasının ortak gelişim vesilesi ve bahanesiyle Çin Vietnam bölgesindeki gelişmeleri savunmakta..Eğer cebinizdeki 100 doları kapan biri gel birlikte akşam yemeği yiyelim derse teklifini kabul eder misiniz?Komşu ülkelerin Çin tarafından tehdit altında hissetmeleri mantıksız gözükmüyor ve bu rahatsız edici his kendi askeri kuvvetlerini güçlendirmeyi,cephaneliği modernleştirmeyi ve denizaşırı silah satışını desteklemektedir.
Donanma gücünün gözdağı olması:Çin askeri gücünü kullanacak mı?
Ekim 1987’den birkaç ay önce Çin ve Vietnam orduları arasında Spratly Adaları üzerine çatışma başladı.Batı Pasifik Okyanusu ile Spratly Adaları arasındaki geniş alandaki askeri uygulamaları PLAN yönetti.Manevralardan görevli filo kumandanına göre ‘gelecekte deniz çatışma operasyonları genel olarak bölgesel sığlıkta ve sahil ile anakaradan eşit uzaklıktaki özel ekonomik deniz alanlarında operasyon yapma durumunu yükseltti.Bu uygulamalar bizim deniz kuvvetlerinin hem karasal ve açık denizdeki ortak operasyonlara uyum sağlayabildiğini kanıtlamıştır.Mayıs 1988’de Vietnam’la olan çarpışmadan sonra,People’s Liberation Army’s Gazetesi’nde PLAN’ın resmi duyurusuna göre: PLAN 1980’lerden beri açık denizde de tatbikatlar yapmakta ve Çin sahil sularıyla Çin’in bölgesel alanlarını koruma sorumluluğu ile anakaradan yüzlerce deniz mili uzaklığındaki Spratly Adaları üzerindeki hakimiyetini sürdürmekte Çin kararlı bir şekilde Spratly Adalarını ele geçirebilecek askeri durumu olan ve bu adalar üzerinde hakimiyet hak edinen Güney Çin Denizi’ni çevreleyen ülkelerin üzerinde etkin etkin bir etki bırakma çabasındadır.Amerikan ve Rus askeri kuvveti kadar olmasa da Çin askeri gücü en kuvvetlisi ve özellikle de deniz donanma kuvveti denizi çevreleyen diğer milletlerindekinden çok daha güçlü.Fakat bu deniz sularını kontrol altında tutmak için o kadar büyük derecede bir savaş olmayacaktı.Çin Deniz kuvvetleri donanma liderlerine göre ‘siyaset ve diplomasi ile bir çözüm’’ ve ‘savaşmadan düşmanların sardığı yerleri alma’’ güçlü bir deniz kuvvetinin varlığı ile başarılabilinir..
Eğer böyle bir kuvvetimiz varsa ,eğer uyarılar tek başına yeterli değilse ortaya çok etkili bir püskürtme koyabiliriz.Burdan yola çıkarak Çin politika alanında donanma gücünü kullanmayı planlamakta…Mayıs 1992’de Spratly Adaları çevresindeki ve Güney Vietnam sahilleri dışındaki sular üzerinde hakimiyetini sağlama aldıktan sonra Çin,Vietnam’ın kendi sığlığına ve özel ekonomik alanına ait olduğunu iddia ettiği Wanan Kayalıkları üzerinde bir petrol alanı kurdu ve buralarda Amerikan petrol şirketlerinin araştırma ve kazı yapma iznini çıkardı.Bu petrol alanı Spratly Adalarının batısının geniş bir alanıyla Vietnam tarafından kurulmuş başka bir petrol alanının doğu sınırlarında kuruldu.Çin petrol alanı Güney Çin Denizi üzerinden geçen bir deniz yolunu kavramış durumunda.Ayrıca Çin Amerikan şirketlerine araştırma ve bazı kazı yapma izni verdiği zaman onlara bu çalışmalara karışılmayacağı ve bunun Çin’in deniz kuvvetlerinin garantisi altında olduğuna dair temin vermiştir.Bu bilginin doğruluğu PLAN’ın komutanı olan Zhang Liangzhong tarafından teyit edilmiş ve PLAN Çin’in bölgesel suları ile deniz kaynaklarını koruma altına alacaktır.Önyüüznde PLAN’ın fotoğrafı olan 1 Mayıs 1992’de ki raporun doğruladığı gibi donanmanın yüksek hızdaki hız motorları/botları Güney Çin Denizindeki petrol gelişmelerinin şekillenme çalışmaları ile savunmasında kullanılmaktadır.
Çin,Vietnam suları ile Filipin sularındaki Reef Kayalıkları üzerinde petrol kaynaklarını geliştirme planındalar ve ayrıca Malezya sularındaki James(Zumu) Shoal üzerinde doğal gaz kaynaklarını geliştirmeyi amaçlıyorlar.Herhangi bir açık savaşa başvurmaksızın Çin’in amacı çevre ülkelerin gözünü korkutup onları askeri güçle yüzyüze gelmektense çekilmelerinin mantıklı olduğunu kavratmaktır.Fakat bu ülkeler de gelişme sürecinde olduklarından onlar da petrolü de kapsayan kaynaklara karşı güçlü bir ihtiyaç içerisindeler.Bu yüzden bu alanda sürekli potansiyel bir mücadele mevcut..
Bu şartlarda Çin’in Paracel Adalarının ana adası olan Yongxing Adasında tam bir hava alanı kurması ile Spratly Adalarının Mischief Reef de çok geniş bir donanma kompleksi kurması dikkat çekmektedir.1988 yılı olaylarından önce çekilen fotoğrafları ve araştırmaya göre Çin Yongxing Adası üzerine 2600 metrelik bir pist kurdu.Açığa çıkardığımız bu haber Ağustos 1993’te gazetede yayınlandı hemde rengarenk fotoğraflarla… sonradan aldığımız bilgilere göre 10 F7 savaş uçakları bu piste daimi olarak yerleştirildi.Geçenlerde bu piste ait uçaktan çekilmiş fotoğrafları görme şansına nail oldum.Fotoğraflardan açıkca gözüken 4 hangarlar en az 20 uçaklık koca bir filoyu içinde barındırmaya yetecek birçok gereğinden fazla adalara sahip.Bu piste herçeşit uçak iniş yada uçuş yapabilir;buna Çin’in Rusya’dan aldığı ve şimdi lisanslı olarak kendi evinde ürettiği SU27 de dahil.Son birkaç yıl içerisinde adada birçok askeri barakalara benzeyen yeni binalar,deniz suyunu içme suyuna çeviren arıtma tesisleri,meyve bahçeleriyle domuz ve kümes hayvanları çiftlikleri gibi yapılar oluşturuldu.1999’daki açıklamaya göre pistin her iki tarafında bulunan su yollarındaki suları arıtıp yer altı topraklarında saklamak için bir sistem kuruldu.Böyle küçük bir adanın gereksinimini tekrar edinmek birinin Hainan Adasından 300 kilometre ve Çin anakarasından iki kat daha uzakta oluşundan kolay değil.Bu büyük çaplı askeri operasyonların bu adalarda yapılmasını elverişsiz kılmaktadır,fakat küçük çaplı çatışma,devriye uygulama ve balıkçılık gibi sivil aktiviteler için bir sorun teşkil etmemektedir.Anakaradan uzak olan Spratly Adaları üzerinde etki yaratma çabaları olan Çin’in isteği göz ardı edilmemeli.Çin’in deniz taşımacılığı ile mühendislik kabiliyeti Japonya’nın altında olmasına rağmen çok yüksek bir noktaya gelen Çin eş zamanda hem Spratly Adalarındaki 6 kayalıkta askeri üs hem de Yongxing Adası üzerinde pist kurmuştur.
Hatta Çin Filipinler’in Mischief Reef üzerinde 1998 ve 1999’un başlarında kuvvetli binalar inşa ettirmiştir.Filipin Ulusal Savunma Başkanı’nın yayınladığı 3 fotoğrafa bakılırsa farklı bölgelerde kurulmuş üç farklı bina bulunmaktadır.Başka bir rapora göre farklı bir bölgede de 4. bir bina kurulmuştur.Öyle gözüküyor ki Çin’in 1988’de Vietnam’ın güneyi dışındaki Spratly Adalarına ilk el uzatışından sonra bir takım gelişmelerden sonra daimi binalarını Mischief Reef üzerinde de kuracaktır.Kayalık genişçe ( yaklaşık olarak doğudan batıya 8 km ve güneyden kuzeye de 6.5 km) ve daimi yapılar kayalığın her tarafına kurulmuş olacaktır.PLAN gibi bir uçak gemisi kolayca Mischief Reef’e demir atabilecek.????? Bir uçak gemisini kurmayı henüz planlamayan Çin yakın gelecekte deniz yolunun kuzeyindeki Parcel Adalarındaki Yongxing Adası üzerinde geniş çaplı bir hava kuvveti ile Mischief Reef’in güneyine önemli bir donanma yapılacak.Şu an Hong Kong ve Macao’nun Çin’e dönmesi çözüldü ve Rusya ile olan tartışmanın sınırı belirlenmiş oldu.Çin’in hala üzerinde durmaya devam ettiği konu Taiwan’ın birleştirilmesi,bölgesel suların sınırlarını belirleme ve Güney çin Deniz’indeki adaların mülkiyetlerinin yerleştirilmesidir.Çin ile Rusya’nın ilişkilerinin düzelmesi Çin’in amaçlarını; kuzeyden gelebilecek herhangi bir tehditten korkmaksızın gerçekleştirebilmesini ve denizde ilerlemesini sağlamıştır..
SONUÇ
Son yıllarda değişime başlamak için, Güney Çin Denizi’ndeki ilerlemede sonunda US ikna edildi.US sekreteri Madeleine Albright Asya görüşmelerinde bulunan ve Singapur’da Haziran 2000’de bu görüşmeleri tutan kişi kendi devletine ABD’nin bura ile ilgilenmediğini bunun Güney Çin Denizi’ndeki çarpışma ile sonuçlandığını ispatlamıştı.Asya sözleşmesinden önce ABD ve Filipinler statü antlaşmalarını sona erdirmişlerdi.Bu anlaşmada yasal statüde Filipinleri Amerika kıta birliğine sokma şartı koşulmuştu.Filipinler Spratly Adası üzerinden hak iddia eden tek ulustu.ki onlar us ile askeri işbirliği anlaşması yapmışlardı.Buna rağmen Filipinler anlaşma geçersiz olmasıyla birlikte 1991 de ABD ile yeni bir askeri anlaşma yapmayı reddetti.ve iki taraflı askeri anlaşma olmadı.1999’da askeri statü anlaşması imzalanırken iki ülke arasında 1995’de şüphe uyandıran ek uygulamalar ocak 2000’de kaldığı yerden devam edebilmişti.Singapur ek uygulamalara birde bölüm koydu bunda ABD ile Tayland’ın isteği var.Yinede ABD’nin pozisyonunda bir değişme olmadı ki Güney Çin Denizi üzerindeki egemenlik tartışmalarına dikkatle bakmayı istemedi.ABD’nin amacı güneydoğu Asya ulusları üzerindeki asgari güç standardını yükseltmekti.Güney Çin Denizi içinden geçiş özgürlüğü engellenememişken ABD’nin bu prüzde rol alması hoş değildi. Kuşkusuz yol boyunca bir engel olacağına rağmen Çin büyük ekonomisini geliştirecek ve yörede askeri gücü olacak.Bu plan Güney Çin Denizi sınırında zaten yeterli vurma gücüne sahip bir tehdittir ki Amerika buna hoşnut olmadan aracılık etmiştir.Bu plan konvansiyonel denizaltı ve nükleer denizaltına sahip olmayı içeriyor.Bunların çoğunluğu eski ve verimsiz modeller olmasına rağmen onlar yenilerini yapmaya başladılar bile.Çin Rusya’dan yüksek performansa ait denizaltıları almaya ve yerleştirmeye başladı bile.Eğer bu plana göre tüm denizaltıları yerleştirmek gerekiyorsa bu Güney Çin Denizi sınırı için çok büyük bir tehdit oluşturur.Çin’in nükleer gücünün olması tehdide neden olabilir.Gerekli olduğunda kıyas edersek diğer ulusların hiçbiri Çin’in önüne geçmede yeterli değil.Çin’in hesabına göre Asya bölgesinin %68i Çin alanı %65i de Çin populasyonu.bu istatistik sadece şunu gösteriyor ki Asya bölgesinde Çin ile güç dengesini devam ettirecek başka ulus yok.Tarih de gösteriyor ki bu bölgedeki güç dengesini etkileyen güç Çin..Çin birleştirilirken bu çözüm komşu ülkeleri ve etnik grupları etkiler.Fakat Çin böler ve güçsüz kalırken komşuları bu etkiden serbest kalıyor..Çin’in son zamanlarda gücüyle Doğu Asya’ya tesir edişinde Doğu Asya ülkelerine güvenebilir ki Çin’in arzusu bu bölgeleri güç ve statüsü ile yeniden ele geçirmek olacak.diğer Doğu Asya ülkeleri erken bir dönemde çini elde etme tutkusu içinde olabilecekler..
Doğu Asya ülkeleri arasındaki ittifak antlaşmaları hoşlarına gitsin ya da gitmesin bölgede ABD askeri gücünün varlığı sayesinde sağlamlaştırılmalıdır.burada kapalı politika izlemek gerekli ve askeri birliktelik olmalı ABD,Kore,Japonya,Tayvan ve diğer Güney Asya ülkeleriyle Spratly Adası üzerindeki pozisyonu ilgilendiren Güney çin Denizi ülkeleri arasında düşünce farklılıkları vardır ki bu durum liderlik üzerinde küçük bir tartışma..Vietnam ve Filipinler ikisi de Çin tarafından istila edilen resifler (Spratly Adasında) bu da ağır bir tartışmadır.Çin tehdidi hakkında oysaki Malezya Çin’in gelecekteki tehdidi olmaktan korkuyor..inatla çinin bir tehdidi olmadığını ısrarlıyor..Filipinler ve Malezya ABD’nin ilgisinin önemi hakkında aynı fikirde değiller. Filinpinler ABD’nin Güney Çin Denizi güvenliğini aktif olarak savunmasını istiyor.Malezya ABD aracığını reddederken Malezya ısrarı:bu sorun uluslar tarafından çözülür.Burada Japonya ve Kore ki onların deniz şeridinden pek çok faydası var..Kendi aralarındaki sorunları halledemiyorlar.Güce katılımla Güney Çin Denizi problemini halledemiyorlar..
Doğu Asya’daki güveni devam ettirmedikçe ülkeler arası sözleşmelerle sorun çözülmeyeceğe benziyor…(iki taraflı güvenlik ABD merkezi üzerinde toplanmadıkça)…Japon-US Güvenlik Antlaşması bu bağlamda bir şey ifade etmiyor.Asya güvenliği Soğuk Savaşın kötü bir sonucu oldu.Bu, Japonya’nın bağımsızlığı ve aktif oynadığı rolde çok çok önemlidir.Bölgesel güvenlikte Japonya daha fazla insiyatifli olmalı,bakım açısından daha fazla sorumluluk üstlenmeli ve böylece de UN Güvenlik Konsey’ine kalıcı üye olma bu ulus için de düşünebilir.
SHIGEO HIRAMATSU
Çeviri: Semra AKSU
NOTES: 1.Priorities and Balance-A Study of the Construction Policies of the People’s Liberation Army Navy Merchant Ships,November 1989, ASYA PASİFİK REVİEW MAY 2001
Yorum göndermek için giriş yapmalısınız - lütfen giriş yapın yada kayıt olun. buraya kayıt için
Elbette aramızda yeriniz var Dybom. Tekrar yeni kaydınızla aramıza hoş geldiniz.
Bu vesileyle tüm site sakinlerini selamlar, öğrenci arkadaşlarımıza derslerinde başarılar dileriz.
uiportal, uluslararası ilişkiler adına bilgi ve birikimin paylaşıldığı bir platform. Gerek okulla ilgili gerek literatürle ilgili ve gerekse dış politika gündemiyle ilgili her türlü bilgi ve düşünce forumlarımızda, makalelerimizde ve dokumanlarımızda paylaşılabilir.
Tüm üyelerimizi silkinmeye ve siteye aktif katılmaya davet ediyoruz. Çekinmeden ve kaygı duymadan yorum ve fikirlerini yazmaya çağırıyoruz.
Bir Uİ öğrencisini farklı kılan da dış gelişmeleri yorum ve muhakeme edebilme yeteneğidir. Beklenen ve yakışan da budur.
Selam... Arkadaşlar dış basında Türkiye'nin BM üyeliği hakkında çıkab haberlerle ilgili bilgi toplamam lazım yardımcı olabilecek olanlar varsa lütfen yardımcı olun.TEŞEKKÜRLER...
sevgılı for life egitimin ingilizce ise sadece bahsettıgın dersler degıl butun derslerını ozumsemeye calısarak oğrenmeyı basarırsan bu sana cok yardımcı olur. cunku kalıp ezberlemekle basa cıkamazsın ustelık bu kalıca da olmaz. basarılar dılıyorum...
bu mikro iktisat dersi ve uluslararası ilişkilere giriş dersi ne zormuş? ingilizce de ondan mı zor geliyor bana anlamadım. ingilizce olunca dersler iş epey zorlaşıyor. ingilzce sınavları sizler nasıl geçtiniz? kalıpları mı ezberlediniz yoksa :)
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, sanayileşmiş ülkelerden oluşan G-8'e Çin, Hindistan, Güney Afrika, Meksika ve Brezilya'nın dahil edilmesi zamanının geldiğini söyledi...
ULUSLARARASI POLİTİKA ULUSLARARASI HUKUK I İDARE HUKUKU MAKRO İKTİSAT BİLİMSEL ARAŞTIRMA TEKNİKLERİ BİLGİSAYAR I YABANCI DİLDE OKUMA VE KONUŞMA (İNG.) birde istatistik vardı ama biz mezun olmadan kalktı...başarılar...