Sayım Yorgun’un Taraf Gazetesi’ndeki ekonomik krizleri sosyal politikalarla aşma önerisini (Küresel kriz sosyal politikalarla aşılabilir) son derece mühim buluyorum. Krizlerin sebeplerini birtakım ekonomik göstergelere bağlamak aslında bir yönüyle eksik bir sonuçtur.
Adına “kriz” denilen ürkütücü gerçeğin sebep ve sonuçlarına ilişkin sosyal gelişmeleri de önemsemek zorundayız. Sayın Yorgun’un söz konusu yazısında örneklendirdiği gibi halkın fakirleşmesi, gelir dağılımının bozulması, hep bir “azınlığın” kazanması gibi toplumsal-ekonomik sorunların nedenleri iyi analiz edilmelidir. Umulduğunun aksine ekonomik ilerlemenin sosyal refahı temin etmesi teoride kalmış, dünyanın büyük çoğunluğu pratikte bu gelişmeden mahrum kalmıştır. Kapitalizm, bir azınlığın menfaatini garantilemiş ancak son krizde de görüldüğü gibi bu garanti süresi de dolmuştur. Sorunun temelindeki “sosyal gerçeklikler” ıskalanmamalı, ekonomik krizlere en iyi pansuman, sosyal politikalarla yapılmalıdır.
Bu yazı Sayın Yorgun’un dile getirdiği sosyal politikaların minimize edilerek ferdi politikaları öne çıkarması ve sosyal politikaların ferd boyutunda ele alınması amaçlı kaleme alınmıştır. Çünkü sosyal yapının temel taşı olan “birey” mercek altına alınarak iyi ve sağlam bir sosyal düzenek ve ekonomik ilerleme söz konusu olabilir.
Asıl soru şu ki sosyal politikaları neyin nasıl belirleyeceğidir. Yani referans ne olacaktır? Evrensel bir sosyal düzenlemeden bahsedilebilir mi? Öyle tahmin ediyorum ki mevcut düzenlemelerde sosyal refahı temin edecek kararlar bulunmaktadır ancak sorun herkesin kabul edeceği uygulamaları bulmaktır. Pratikte kimse taşın altına elini koymadığı gibi, kasadaki çürük elma vasfını edinen çok sayıda insanımız mevcut. O zaman meseleyi kendi adıma sosyal politikalardan önce ferdi politikalarda arıyorum. Toplumumuzdaki yaygın güvensizlik, sosyal politikaların işleyişinin önündeki en büyük engeldir. O yüzdendir ki yeterli olmasa da önemli bir destek olan yardımlaşma adı altında tüm faaliyetler yetersiz kalmaktadır.
Empati kurmak, israftan kaçınmak, kanaatkar olmak, dürüst olmak, vicdanı en büyük otorite(!) bilmek, acıma duygusunu taşımak bahsettiğim ferdi politikanın bazı örnekleridir. Bu saydıklarımın hepsi insani özde yatan değerlerdir ve Sayın Yorgun’un dediği gibi geçici değildir; referansını da büyük ölçüde dinden almaktadır. Aksine çözüm odaklıdır ve “moral ve legal” değerlerin yükselmesi ile sosyal sistem iyileşme belirtileri gösterecek, vahşi kapitalizm kendi kuyusunda boğulacaktır. Çünkü modern ekonomi(kapitalizm) beraberinde bir “ahlak” sistemi getirmekte, daha fazla kazanmak, tüketmek, sömürmek, acımamak, yok saymak, bananeci davranmak gibi bireyciliği öne çıkaran normlar taşımaktadır. Üstelik her türlü ahlaki öğretiyi reddeden ideolojilerin yaygınlaşması bir o kadar tehlikelidir. Burada aklımıza gelir bir soru takılır: Ekonomik refahın yüksek olduğu ülkelerdeki intiharlar nasıl açıklanır ve bu intiharlar sosyal-siyasal krizlerin nedeni değil midir?
Tüm dünyada çarelerin sosyal politikalarda olduğu kabul görürken ülkemiz de bu yolda ciddi ve hızlı adımlar atmalıdır. Siyasi partilerin sadece seçim dönemlerinde halka dağıttıkları yardımlar ve kimi zaman halkın yanında olduklarını resmeden samimane pozlarıyla belediye başkanları indirgemeci sosyal devletin en tipik örnekleridir. Oysa talep edilen bundan daha fazlasıdır. Halkını önemseyen, onun derdiyle dertlenen ve hukuk dışı davrananları cezalandıran bir bütünsel sosyal düzenlemeye ihtiyaç vardır. Bu da ancak sorumluğunu her zaman hatırlayan yöneticilerle ve tabi ki öncelikle fertlerle mümkündür.
Her türden görüşe sahip heterojen bir toplumda genel ahlak yasalarından bahsetmek mümkün görünmemektedir. Ancak yalan, dolandırıcılık, israf, aşırı tüketim, rüşvet gibi toplumun ahlak ve ekonomik yapısını dinamitleyen tüm faktörlerin önlenebilir yegane çaresi insanın zaten fıtratında yatan otoriyeti yani vicdanı gün yüzüne çıkarmasıyla olur. İyi bir sosyal politika cümlesi: “İnsanı yaşat ki ekonomi yaşasın!”
Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayın. Köşe yazarlarımızı görmek için tıklayın.
Yorumlar
İnsanı yaşat ki ekonomi yaşasın!edip 27 Tem : 21:43 Cevapla
Yorumlar: 2
Üye: 28 Eki : 22:47
Düşüncelerinize tamamen katılmakla birlikte;aslında bu sosyal olayın fertlerin çözüm yolunu bilmelerine rağmen,dejenere olan ve kapitalizmin sıcak taraflarına alışan bizlerin alışkanlıklarını bırakmama isteklerinden başka birşey değildir.
9.0
[ Yeni Üye ]
Yorum göndermek için giriş yapmalısınız - lütfen giriş yapın yada kayıt olun. buraya kayıt için
merhaba seyit ali, aramıza hoş geldin. öncelikle ilgin ve yardım talebin için teşekkürler. sorunlu linkleri bize iletebilirsin. sonra ne yapılabileceği konusunda teati edebiliriz. saygılarımızla.
merhaba herkese yeni üye oldum ben bu siteye sakarya üniv ulide okuyorum yararlı bir siteyniş ama şuan bütün linkleri ölüü lütfen yenileyebilir misiniz?ve kesinlikle aktiif katılım olduğu sürece birbirimizden yararlanabileceğimizi düşünüyorum..birr de sakarya üniv temsilciniz olmak isterim
Üye arkadaşlar sitede aktif katılımı sağlayabilirler. Bu arada belirtmek isterim ki, yeni dönem için çalışmalarımız devam etmektedir. Yakın zamanda daha aktif bir uiportal ile karşınızda olacağız.
arkadaşlar selamlar... Abd 'nin Soğuk Savaş sonrası Asya Pasifik politikası üzerine sunum yapmam gerekiyor.Yardımcı olursanız sevinirim teşekkürler.iletişim için ism8-ail@hotmail adresinide kullanabilirsiniz.teşekkürler
HAYIRLI RAMAZANLAR SEVGİLİ UİPORTAL..11 EYLÜL SONRASI TÜRK DIŞ POLİTİKASI ÜZERİNE BİR ANKET ÇALIŞMASI YAPILACAKTIR.ANKET ÇALIŞMASINA SORULARI İLE DESTEK OLMAK İSTEYEN ARKADAŞLARIN TARAFIMA ULAŞMALARINI HASSETEN RİCA EDER HERKESE BAŞARILAR DİLERİM.MUHABBETLE..
Uludağ kuşkusuz sakaryadan ve kocaeliden öndedir.Sonra sakarya ile kocaeli arasında bir tercih yapman gerekirse bu tartışılır,ben kocaelinin daha iyi olduğunu düşünüyorum,sakaryada ise uli sadece okuduğunla kalır,seminerler çok az bu yönü kötü.Ben saü'lü olarak beğenmiyorum
öncelikle slmlar size bir sorum olacak öss girdim uluslararası ilişkiler bölümünü tercih edeceğim size sorum nereyi yazayım kafamda 3 yer var kocaeli,uludağ ve sakarya siz hangisini önerirsiniz :)