Davos, İsviçre’nin doğusunda, Graubünden kantonunda yer alan ve dağlık dinlenme merkezi olarak bilinen bir kasabanın adı. Önemi 1971’den beri yıllık olarak düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu[...]
Dünya Ekonomi Forumu nam-ı diğer Davos Zirvesi; Microsoft, Monsanto, Nike, General Motors ve yakın zamana kadar Enron gibi dünyanın en büyük şirketlerinden gelen 1.000'e yakın temsilciden oluşan özel üyelere sahip uluslararası bir örgüttür. İsviçreli profesör Klaus Schwab'in 1971'de Avrupalı şirket yöneticileri ile küçük çaplı bir toplantı düzenlemesinden sonra, yıllık toplantılar büyüyerek kapsamı genişlemiştir. Zirve ilk başlarda Avrupa Yönetim Forumu (European [devamını oku]
Kudüs yazı dizimizin bu son bölümünde, Ortadoğu’nun merkezinde devam eden İsrail-Filistin mücadelesine dair sonuç ve çıkarımlar üzerinde durmayı uygun görüyorum. Öyle görülüyor ki, bu coğrafyanı[...]
Yahudilerin Filistin’de yurt edinmelerine kapı açan gelişme her ne kadar Balfour deklarasyonu gibi görünse de, bu düşüncenin temelleri daha eskilere gider. Atay bu gerçeği Fransız İhtilaliyle ilişkilendirerek şöyle açıklar: “Fransız İhtilali’nin asar-ı garibesinden(ilginç sonuçlarından) biri dahi budur ki, bu esnada Yahudi ağzından bir beyanname kaleme alınarak tab’ ve neşir ile Kudüs-ü Şerif’te bir Yahudi hükümeti teşkil olunmak üzere her tarafta [devamını oku]
Nihayet Harem içerisindeyiz. Güneş adeta yere inmiş ve Kubbet-üs Sahra üzerinden tüm göz alıcılıyla şavkıyor. Çini mavisinin altın sarısıyla ahenkli ve göz kamaştıran uyumu, kanaatimce başka bir mimar[...]
Mescid-i Aksa ve Kubbet-üs Sahra’nın Harem içindeki yerleşimini tarif etmek için, İstanbul’daki Sultan Ahmed Camii ile Ayasofya Camii’nin birbirine nazar eden pozisyonunu misallersek yerinde olur ve iki mimari yapının konumu daha iyi anlaşılır.
Birbirinden güç alan bu iki ezeli aşık, sanki el ele tutuşmuş dünyaya ışık tutuyorlar. Altın kubbesiyle ışıl ışıl parlayan Kubbet-üs Sahra, bana Cemil Meriç’in “ışık doğudan gelir” mecazi [devamını oku]
Kudüs sınırlarına girdiğimizde bu şehrin Osmanlı mirası olduğunu aleni idrak ediyoruz. Hanlar, çarşılar, çeşmeler, mescitler bir İstanbul esintisi gibi karşımıza çıkıyor. Çok tanıdık ve çok bizden man[...]
Sur içinde her köşede Osmanlı izini sürebilirsiniz. Damascus Gate(Şam Kapısı)’den girdiğinizde, Kapalı Çarşı kadar debdebeye, görsel zenginliğe ve çeşniye sahip olmasa da, aynı coşku ve hareketliliğe benzer bir çarşı buluyorsunuz. Redingotlu, zülüfleriyle dikkat çeken Yahudileri; siyah giyimli, boyunlarında haç takılı Hıristiyan rahipleri ve geleneksel giyimli Müslümanları(abayalı kadınlar ve afgan giyimli erkekler) bir arada görebilirsiniz. Bu kapıdan hem ağlama duvarına, hem [devamını oku]
Tarih 2 Ekim 1187. Kudüs Hıristiyanların elindeyken gülmeyi kendine yasaklayan, bu kutsal şehir için uykuları kaçan ve yüreği sızlayan büyük komutan Selahaddin Eyyubi, bu tarihte Kudüs’ü fethedi[...]
Uluslararası İlişkiler lisansına sahip biri olarak öncelikle dikkat çekmeliyim ki, Ortadoğu okumalarımızda genel itibariyle; şiddet, vahşet, savaşlar, çözümsüzlükler ve halen devam eden sıcak çatışmalar belirleyici unsur olmuştur. Ortadoğu geneline bakıldığında Arap-İsrail karşıtlığı ve çatışması hususi nitelik taşır. İki dünya savaşı arasında bölgeye yapılan ve Siyonist amaç taşıyan Yahudi göçü bölgedeki istikrarsızlığın temel kaynağıdır. Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı hakimiyetinden çıkan [devamını oku]
Geçtiğimiz hafta Türkiye’nin dış politika gündeminde iki önemli gelişme yakından izlendi ve yorumlandı. Bu gelişmelerden ilki, Gürcistan’daki ayrılıkçı bölgeler nedeniyle Moskova ile Tifli[...]
Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili’nin Batı’nın yakın desteğini umarak yaptığı hesap hatasının faturası tartışmasız ağır oldu. Ateşkes istemek zorunda kalan Gürcistan, Güney Osetya ve Abhazya’yı elinden kaybetti. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un “Gürcistan’ın toprak bütünlüğü artık fiilen bitti” açıklamasının ardından Rusya Cumhurbaşkanı Medvedev Güney Osetya ve Abhazya liderlerini davet ederek “Rusya her iki halkın alacağı karara saygı gösterecektir” mesajıyla Gürcistan’ı çok [devamını oku]
Geçtiğimiz hafta ülke içinde ve dışında tüm dikkatlerin kesifleştiği Anayasa Mahkemesi’nin AKP ile ilgili kararı, neticesi itibariyle rahatlatıcı bir etki yarattı. Fakat bu durum Türkiye’n[...]
Hayli zamandır iç politikasında düğümlenen krizlere ve siyasi açmazlara giren Türkiye, dış politikasında da belirsizliklere sürüklenmiş ve adeta dış ilişkilerde kilitlenme noktasına gelmişti. Çok kritik bir eşikten geçmekte olan ülke, bu karamsarlık içeren tablodan mahkemenin kararıyla oluşan iyimser havayla biraz olsun kurtuldu diyebiliriz.
Toplumu ciddi anlamda geren son siyasi sorunlar kısmen aşılsa da sosyo-politik birliktelik, siyasi liderlerin anlaşıp uyuşabileceği zeminler bulmasına [devamını oku]
İrlanda’nın Lizbon Anlaşması’na “hayır” demesinin hemen ardından, dönem başkanlığına Fransız Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy geldi. Türkiye’nin Birlik üyeliğine karşı, olum[...]
50 yıldır devam edegelen Avrupa’nın inşa sürecinde, lokomotif aktörlerden biri olan Fransa, 2005 yılında Avrupa Anayasası’na “hayır” diyerek bir taraftan Birlik içinde “değer” yitimine uğramış diğer yandan Birliği gelecek belirsizliğine sürüklemişti. 1 Temmuz itibariyle devraldığı AB dönem başkanlığı, Sarkozy’nin farklı politika çizgisiyle birleşerek, geçmişteki bu menfi intibayı gidermek üzerine şekilleneceğe benziyor. Zira Fransa’nın Lizbon Anlaşması’nı ilk onaylayan ülkelerden olması ve [devamını oku]
Şu sıralar Avrupa Birliği ikinci kez yaşanan anayasal krizini aşmanın çabasında. Şaşırmış ve kafası karışmış AB’li liderler, İrlanda’nın AB’nin siyasal bütünleşmesi yolunda hayati ön[...]
Çek Cumhuriyeti’nden gelen itiraz sebebiyle, Lizbon Antlaşması’nın onay sürecinin devam etmesi noktasında kararlı bir duruş sergileyemeyen AB, sorunun hallini bu yılın ekim ayında düzenlenecek zirveye havale ederken, aradaki süre içerisinde bir taraftan İrlanda referandum sonucunu analiz edecek diğer taraftan AB, durumu değerlendirip, mevcut krizden nasıl çıkılacağının arayışına odaklanacak. Bu süre zarfında 27 üyeli Birlik içerisinde şu ana kadar anayasa belgesini [devamını oku]
NATO 2-4 Nisan’da Romanya’nın başkenti Bükreş’te 3 gün süren ve dünya ölçeğinde dikkatlerin kesifleştiği bir zirve gerçekleştirdi. İttifak üyelerini en üst düzeyde bir araya getiren [...]
NATO bilindiği üzere II. Dünya savaşı sonrası 1949 Nisanında hayat bulan bir örgüt. BM anlaşmaları çerçevesinde üye ülkelerin güvenliğini sağlamak ve bu bağlamda aralarındaki işbirliğini güçlendirmek amacı üzerine bina edilmiştir. Merkezi Brüksel olan örgütün bugün 26 üyesi vardır ve genişleme stratejisi, Bükreş’te yapılan bu son zirve toplantısında da gözlerden kaçmamıştır. Ve hatta Rusya ile İttifak arasında Ukrayna ve Gürcistan’a uzanan [devamını oku]
merhaba seyit ali, aramıza hoş geldin. öncelikle ilgin ve yardım talebin için teşekkürler. sorunlu linkleri bize iletebilirsin. sonra ne yapılabileceği konusunda teati edebiliriz. saygılarımızla.
merhaba herkese yeni üye oldum ben bu siteye sakarya üniv ulide okuyorum yararlı bir siteyniş ama şuan bütün linkleri ölüü lütfen yenileyebilir misiniz?ve kesinlikle aktiif katılım olduğu sürece birbirimizden yararlanabileceğimizi düşünüyorum..birr de sakarya üniv temsilciniz olmak isterim
Üye arkadaşlar sitede aktif katılımı sağlayabilirler. Bu arada belirtmek isterim ki, yeni dönem için çalışmalarımız devam etmektedir. Yakın zamanda daha aktif bir uiportal ile karşınızda olacağız.
arkadaşlar selamlar... Abd 'nin Soğuk Savaş sonrası Asya Pasifik politikası üzerine sunum yapmam gerekiyor.Yardımcı olursanız sevinirim teşekkürler.iletişim için ism8-ail@hotmail adresinide kullanabilirsiniz.teşekkürler
HAYIRLI RAMAZANLAR SEVGİLİ UİPORTAL..11 EYLÜL SONRASI TÜRK DIŞ POLİTİKASI ÜZERİNE BİR ANKET ÇALIŞMASI YAPILACAKTIR.ANKET ÇALIŞMASINA SORULARI İLE DESTEK OLMAK İSTEYEN ARKADAŞLARIN TARAFIMA ULAŞMALARINI HASSETEN RİCA EDER HERKESE BAŞARILAR DİLERİM.MUHABBETLE..
Uludağ kuşkusuz sakaryadan ve kocaeliden öndedir.Sonra sakarya ile kocaeli arasında bir tercih yapman gerekirse bu tartışılır,ben kocaelinin daha iyi olduğunu düşünüyorum,sakaryada ise uli sadece okuduğunla kalır,seminerler çok az bu yönü kötü.Ben saü'lü olarak beğenmiyorum
öncelikle slmlar size bir sorum olacak öss girdim uluslararası ilişkiler bölümünü tercih edeceğim size sorum nereyi yazayım kafamda 3 yer var kocaeli,uludağ ve sakarya siz hangisini önerirsiniz :)