13 Temmuz Cuma gecesi, İran gazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınması ve enerji konusunda ortak yatırım yapılması konularının görüşüldüğü toplantı ülkemizi büyük bir sevince boğdu. İran Petrol Bakanı Kazım Veziri Hamaneh ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler tarafından imzalanan anlaşmadan ABD memnun değil, bazı uzmanlarımız ise anlaşmaya temkinli yaklaşıyor.
Her iki ülke için de çok büyük bir adım olarak değerlendirilen anlaşma ile İran gazı Türkiye üzerinden, Türkmenistan doğal gazı, İran ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınacak. Ayrıca İran'ın Asaluye kentindeki doğal gaz geliştirme alanında işbirliği yapıldı ve petrol ticaretindeki mevcut işbirliğinin devam ettirilmesi konularında anlaşmaya varıldı.
Anlaşma ile iki yan başlıktan bahsetmek mümkün: Biri “Rusya’ya atılan çalım”, diğeri ise “Türkiye’den ABD’ye rest”. Bu yan başlıklara biraz göz atmakta yarar var:
Rusya’ya atılan çalım
Uzmanlar, Türkiye-İran arasında imzalanan doğalgaz anlaşması sayesinde Türkiye’nin doğalgaz konusunda Rusya’ya olan bağımlılığının azaldığı görüşünde. Anlaşmaya göre Türkiye, İran’daki Pars gaz sahasının 3 fazının işletmesini öngörüyor, bu durumda da Türkiye’nin Rusya’ya bağımlılığı azalacak ve Güney Akımı boru hattının canlılığını Nabucco hattı alacak. Türkiye açısından “kaydadeğer” olan anlaşmanın bir de “kaygıdeğer” tarafı var uzmanlara göre. Çünkü bu anlaşmanın “oldubittiye” getirilmesini doğru bulmuyorlar. Sebep ise ABD’nin bu anlaşmaya olan yaklaşımı. Uluslararası enerji uzmanı Necdet Pamir, endişelerini şu şekilde özetliyor: “Ortadoğu'daki mevcut gelişmeler özellikle ABD yönetiminin, neoconların İran'ın nükleer silah elde edeceğine yönelik kaygıları nedeniyle uyguladıkları ambargo sonucu böylesi bir anlaşmanın pratiğe geçmesi pek mümkün gözükmüyor. İran'a ve Libya'ya uygulanan ambargolarla ilgili, pratikte bir ülkenin ya da şirketin İran'a 20 milyon dolardan fazla yatırım yapması çok mümkün görünmediğinden bu anlaşmanın da Amerikan politikalarından ötürü hayata geçmesi çok mümkün görünmüyor" Necdet Pamir ve diğer bazı endişeli uzmanların aksine Hakan Albayrak, bu anlaşmadan dolayı çok umutlu. Öyle ki İran’ın kendisini dünyadan tecrit etmeye çalışan ABD'ye gol attığını ve Türkiye-İran saflarının sıklaştığını, anlaşma ile bir kader ortaklığının da temellerinin atıldığını yazmış.
ABD’ye çekilen rest
ABD’nin bu anlaşmadan neden rahatsız olduğu sorusu ile başlayabiliriz. Burada kısa bir hatırlatma ile ABD’nin Afganistan saldırısının Ortadoğu-Hazar merkezli enerji kaynakları kavgası olduğunun altını çizelim. Bölge bu bakımdan hala ehemmiyetini koruyor. Türkiye bu zamana kadar ABD’nin enerji politikalarına göre hareket ediyordu. Ancak İran ile yapılan anlaşma, Türkiye’nin ABD’nin kendisine asi olunmasını hazmedemediği ikinci enerji anlaşması. Amerika’dan gelen açıklama en özet haliyle “İran ile yapılan her türlü anlaşmaya karşıyız” şeklinde.
Amerika İran’a tehditler savuruyor. Ambargo uygulamakla göz korkutmaya çalışıyor ki, ABD’nin ambargo uyguladığı ülkelere bakarsak bunu İran için de uygulaması mümkün. Ancak Türkiye ambargo konusunda Amerika’dan pek korkmuyor. Muhtemel bir İran saldırısında ise Türkiye’nin İran’ın yanında yer alma ihtimali bile tek başına Beyaz Saraydakilerin uykularını kaçırmaya yeter. Yoğun bir şekilde gündemimizde yer alan Amerika’nın PKK’ya yardım ettiği gerginliğini de göz önünde bulundurursak, ABD’nin tepkisinin kaçınılmaz olduğu muhakkak. Türkiye gerek enerji politikaları gerekse siyasi sonuçları nedeniyle böylesine kaygılı ve gergin bir dönemde bu zapta imzasını atarak, “big brother”in sözünün geçerliliğin olmayabileceği alanlarda adımlar atmanın takdirini kazandı.
Özet niteliğindeki bu yan başlıkların ardından enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler’in de değerlendirme ve cevaplarına bakarak, sonuca dair daha sağlam adım atabiliriz. Türkiye’nin doğalgaz başta olmak üzere ciddi bir enerji köprüsü olma noktasında yoğun bir şekilde çalıştığını söyleyen Bakan Güler, İran ile bu anlaşma konusunda uzun zamandır görüşmelerde bulunduğunu söyledi. Anlaşmanın sonuçlanmayacağını söyleyen bazı kesimlere cevap, Güler’in kararlı tutumu oluyor.
ABD’nin sert tutumuna İran'ın Türkiye ile Ekonomik İlişkilerden Sorumlu Müsteşarı Ahmet Nurani, dün bir açıklama getirdi. Anlaşmanın bölgede istikrar ve barışı sağlayacağına inandığını söyleyen Nurani, bölgesel işbirliğini hedeflediklerinin de altını çizdi ve ayrıca bölgede diğer ülkelerin de doğal gaz ihtiyaçlarına cevap verebileceklerini söyledi: “Bu iki ülkenin kazancı için yapılan bir anlaşmadır. Bu anlaşma hiç bir ülkenin zararı için yapılmamıştır"
Nura’nin hiçbir ülkenin zararına yapılmamıştır şeklindeki sözlerinden yola çıkarak anlaşmanın diğer bir olumlu sonucuna da kısaca değinelim. Avrupa Birliği ülkelerinin Ortadoğu ve Avrasya enerji kaynaklarından “mahrum bırakılmasının” ardından (Amerika ve Rusya gibi ülkelerin enerji politikaları yüzünden) yeni enerji kaynakları arayışına girmeleri, Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınacak olan doğal gaz anlaşmasının AB için iyi bir alternatif olduğunu doğruluyor. Buna göre de AB-İran arası mesafelerin kısalması söz konusu. Bu gelişme de Amerika’nın sert tepkisine neden olan gerçeklerden sayılmaktadır.
Türkiye ve İran’ın bölgedeki nüfuzunu ve saygınlığını artıran anlaşma sayesinde Türkiye, 21.yy enerji savaşlarında ciddi ilerlemeler kaydediyor ve enerjide ABD’ye olan politik bağımlığını azaltabilecek görünüyor. Kritik bir dönemde imzalanan anlaşmanın değişen dünya dengelerinde pozitif sonuçlar doğurmasını ve iki ülkenin bölgede istikrar ve huzuru temin edebilme gayretlerinin artmasını diliyorum.
Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayın. Köşe yazarlarımızı görmek için tıklayın.
Arkadaşlar pasif siyasetlerin, başkalarına göre konumumuzun belirlendiği yüzyılların ardındanbu gelen bu antlaşma çok büyüktür. Ben internet sayesinde haberleri dakika dakika takip ettim. İtiraf etmeliyim ki arkama yaslandım ve büyük bir zevkle takip ettim.
Acaba Rusya ne deyecek, kendisi bizi by-pass ederken kazak türkmen gazı konusunda hiçbir açıklama yapmamıştı. Şimdi yüzsüzlükten geri durmuyorlar bizi by-pass ediyorlar diye bağırıyorlar. Diplomasi de ayıp diye birşey yok, ne komik. (Bereket tepkilere karşı dışişleri bakanımız ve enerji bakanımız dik duruşlarını serrgilemeye devam ettiler.)
Acaba ABD ne der. Aman yaa, ne derse der.
Bu antlaşma ile ülkemiz dünya tarihine yeniden çıkmış oluyor. Evet yakın bir tarihte Çanakkale'de Kurtuluş savaşında dünyaya birşeyler söyledik, ama inanın bunlar pasif hamlelerdir. Birileri gelip ülkenizi yıkmak istemiş sizde buna engel olmasını bilmissinizdir.
İlk hamlenin kimden olduğuna bakarak söylüyorum, üçyüz yıllık türk tarihi açısından bu antlaşma büyük bir dönüm noktasıdır. Kimseye göre değil, milli menfaatlerimizin gerektirdiği şekilde. Zulum yada haksızlıkla da değil karşılıklı antlaşmalar çerçevesinde.
Yine de ödümüzü kopartan şey işin hala daha proje aşamasında olmasıdır. İnşallah yakın bir zamanda uygulamaya geçer diye duacıyız.
[ Üye ]
Dünya bu anlaşmayı konuşuyorAyşenur 21 Tem : 18:11 Cevapla
Dünya bu anlaşmayı konuşuyorhg 28 Tem : 11:57 Cevapla
Yorumlar: 38
Yazıya eklemek istediğim husus şudur:
Türkiye, kendisinin yok sayıldığı bir sürece onay vermeyeceğini ilan etmiştir hem ABD'ye hem de Rusya'ya. Yapılan hesapların içinde Türkiye'nin olmadığı, yok sayıldığı bir plan işlemeyecektir. Bu coğrafyanın asli sahibi Türkiye'dir. Türkiye'nin mesajı çok açıktır: "Türkiyesiz bu coğrafyada iş yapamazsınız."
***
Linkteki yazıda yer alan şu ifadeler de dikkat çekici:
"Artık, Soğuk Savaş döneminin Amerika'sı, NATO'su, Rusya'sı, Çin'i, İran'ı, Avrasya'sı, Türkiye'si yok. Artık, Soğuk Savaş döneminin jeopolitik blokları ve kalıpları da yok. Artık, daha belirsiz, daha dinamik, daha kaygan, daha riskli bir jeopolitik ortam var ve enerji kaynakları ile yolları bu ortamda giderek önem kazanıyor.
Soğuk Savaş dönemi bitti. Jeopolitik dengeler değişirken ve jeopolitik ezberler bozulurken, dünya çok kutuplu bir döneme geçiyor. Bu dönemde, Türkiye'nin geleceğine jeopolitik kalıplar değil, jeopolitik çıkarlar egemen olacak. Jeopolitik çıkarlar ise bazen Batı'da, bazen Kuzey'de, bazen Güney'de, çoğu zaman da Doğu'da.Türkiye ile İran arasındaki stratejik enerji işbirliği bu düşünceyi doğruluyor."
Dünya bu anlaşmayı konuşuyorhg 28 Tem : 12:10 Cevapla
Yorumlar: 38
Bir not daha düşelim:
Enerji konusunda Türkiye'nin hamleleri devam ediyor;Türkiye, Yunanistan, İtalya Doğalgaz Boru Hattı anlaşması Roma'da imzalandı.
merhaba seyit ali, aramıza hoş geldin. öncelikle ilgin ve yardım talebin için teşekkürler. sorunlu linkleri bize iletebilirsin. sonra ne yapılabileceği konusunda teati edebiliriz. saygılarımızla.
merhaba herkese yeni üye oldum ben bu siteye sakarya üniv ulide okuyorum yararlı bir siteyniş ama şuan bütün linkleri ölüü lütfen yenileyebilir misiniz?ve kesinlikle aktiif katılım olduğu sürece birbirimizden yararlanabileceğimizi düşünüyorum..birr de sakarya üniv temsilciniz olmak isterim
Üye arkadaşlar sitede aktif katılımı sağlayabilirler. Bu arada belirtmek isterim ki, yeni dönem için çalışmalarımız devam etmektedir. Yakın zamanda daha aktif bir uiportal ile karşınızda olacağız.
arkadaşlar selamlar... Abd 'nin Soğuk Savaş sonrası Asya Pasifik politikası üzerine sunum yapmam gerekiyor.Yardımcı olursanız sevinirim teşekkürler.iletişim için ism8-ail@hotmail adresinide kullanabilirsiniz.teşekkürler
HAYIRLI RAMAZANLAR SEVGİLİ UİPORTAL..11 EYLÜL SONRASI TÜRK DIŞ POLİTİKASI ÜZERİNE BİR ANKET ÇALIŞMASI YAPILACAKTIR.ANKET ÇALIŞMASINA SORULARI İLE DESTEK OLMAK İSTEYEN ARKADAŞLARIN TARAFIMA ULAŞMALARINI HASSETEN RİCA EDER HERKESE BAŞARILAR DİLERİM.MUHABBETLE..
Uludağ kuşkusuz sakaryadan ve kocaeliden öndedir.Sonra sakarya ile kocaeli arasında bir tercih yapman gerekirse bu tartışılır,ben kocaelinin daha iyi olduğunu düşünüyorum,sakaryada ise uli sadece okuduğunla kalır,seminerler çok az bu yönü kötü.Ben saü'lü olarak beğenmiyorum
öncelikle slmlar size bir sorum olacak öss girdim uluslararası ilişkiler bölümünü tercih edeceğim size sorum nereyi yazayım kafamda 3 yer var kocaeli,uludağ ve sakarya siz hangisini önerirsiniz :)