Güncel Yazılar
escort bursa-escort beylikdüzü bayan-bursa escort-escort istanbul bayan-escort istanbul bayan-bodrum escort-denizli escort-marmaris escort bayan-kayseri escort-sakarya escort-samsun escort-mersin escort bayan-bursa escort-kocaeli escort-ataşehir escort-istanbul escort bayan-sikiş-bursa escort-bursa escort

Ev Diplomasisi ve Geleceğin Asya-Pasifik Ortaklığını Şekillendirme

Çin’de gerçekleşen Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (Asia-Pacific Economic Cooperation/APEC) zirvesiyle birlikte ev diplomasisi (İngilizce olarak Home Diplomacy, Çince olarak 主场外交-Zhuchang waijiao), Çin gündeminde önemli bir yer tutmaya başladı. Çin internet sitelerinde genişçe yer bulan ev diplomasisini kısaca şöyle tanımlayabiliriz: Bir ülkede gerçekleşen diplomatik aktiviteler. Bunun çıkış noktası olarak bir spor müsabakasında ev sahibi olan takımın ya da oyuncunun kazanma ihtimalinin rakibe oranla daha yüksek olması gösterilebilir. Bu bakımdan Amerikalı psikolog Kang Niya Courneya ve Karen Carron bunu ‘ev etkisi’ olarak tanımlamıştır.[i] Bu bağlamda ev sahibi ülkenin diplomatik hedeflerine ulaşabilmek için sahip olduğu avantajlarını bir çok şekilde kullanması mümkündür. Bunlar; kendi sesini uluslararası alanda daha etkili yapabilmek, uluslararası yasaların kendi istedikleri yönde değişmeleri ve destekledikleri konuların ve gündemlerin belirlenmesi vb. gibi sıralanabilir.[ii] Teknolojik gelişmeyle ve küreselleşmenin de etkisiyle, uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapmak devletlerin kendilerini uluslararası alanda daha iyi bir profil çizmek adına çok önemli olmaktadır. Çin, son yıllarda ülkesinde başarılı şekilde gerçekleştirdiği uluslararası etkinliklerle ev diplomasisi konusunda ne kadar donanımlı olduğunu kanıtlamıştır. Bu bağlamda, Pekin’de gerçekleşen APEC zirvesi ve Çin’in ev diplomasisi bu makalede değerlendirilecektir.

Çin’in 2001 yılında Dünya Ticaret Örgütü’ne (World Trade Organization/WTO) üye olmasıyla başlayan dünya ekonomisine entegrasyon sürecinde Çin önemli bir yol kat etmiştir. Çin ekonomik bakımdan gösterdiği başarıyla bir çok az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeye örnek olmuştur. Buna kanıt olarak Joshua Cooper Ramo tarafından geliştirilen Pekin Mutabakatı’nın gelişmekte olan ülkeler tarafından kabul görmesi ve Çin’in yumuşak gücüne katkıda bulunması gösterilebilir. 1989 yılında kurulan APEC’in amacı Asya-Pasifik bölgesinde ticaret ve yatırımın serbestleştirilmesi ve “üye devletlerin (Hong Kong ve Tayvan, Çin adı altında üyedir) ekonomilerinin entegrasyonu için ticari ve teknik işbirliği ile iş bağlantılarının kolaylaştırılmasıdır.”[iii] “Bu amaca ulaşmak için 1994 yılında  Bogor kentinde düzenlenen İkinci Liderler Zirvesi’nde kabul edilen “Bogor Hedefleri” çerçevesinde, gelişmiş APEC ekonomileri arasında 2010 yılına kadar, gelişmekte olan APEC ekonomileri arasında ise 2020 yılına kadar ticaret ve sermaye hareketlerinin serbestleştirilmesi amaçlanmaktadır.”[iv]

Çin 1991 yılında APEC üyesi olmuştur. 2001 yılında ise, Çin’in Şanghay şehri dokuzuncu APEC liderleri zirvesine ev sahipliği yapmıştır.  Bu zirvenin resmi sloganı “Yeni Yüzyıldaki Yeni Sorunları Karşılama:  Ortak Refahı Katılım ve İşbirliği ile elde etme” olmuştur.  11 Eylül olayından, bir ay sonra gerçekleşen bu zirvede, terörizm ve yavaşlayan ekonomik büyüme yoğun olarak tartışılan konular olmuştur.

Aradan geçen on üç yıl sonra, Çin APEC zirvesine yeniden ev sahipliği yapmaktadır. Çin’de gerçekleşen 2008 Olimpiyatları sonrası daha da kötüleşen ve insan sağlığını tehdit etmeye devam eden hava kalitesi, bu zirve öncesinde,  Çin’i önemli tedbirler almaya zorlamıştır.  APEC başlamadan bir kaç gün önce, hava kirliliği seviyesi en yüksek seviye olarak bilinen ‘Tehlikeli’ seviyesine ulaşarak, hava kirliliğin APEC öncesi ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. Kamu çalışanlarına APEC boyunca izin, okulların tatil edilmesi, arabaların plakalarına tek ve çift olarak ayrılması, Pekin çevresinde olan hava kirliliğine ciddi şekilde etki yapan fabrikaların kapatılması, ya da üretimin yüzde 30 civarında düşürülmesi, Pekin hükümetinin hava kirliliğini düşürmek için aldığı belli başlı tedbirlerden bazılarıdır.

APEC liderler zirvesi, APEC CEO zirvesiyle başlamıştır. Açılış konuşması ev sahibi ülkenin Devlet Başkanı Şi Cinping tarafından gerçekleşmiştir. Bu bağlamda Şi Cinping’in yaptığı konuşma incelenmeye değer niteliktedir.  Şi Cinping Asya Pasifik rüyasını önermiş, ayrıca Çin ekonomisinin bölgeye ve dünyaya getireceği büyük fırsatlardan ve yararlardan bahsetmiştir.[v] Aslına bakarsak, Çin’in son yıllarda artan etkisiyle birlikte,  her ne kadar Çin’in diğer ülkelere tehdit olacağını düşünenlerin sayısı artmış olsa da, Çinli yetkililerin söylevleri tam tersini göstermektedir.  Bu bakımdan Şi Cinping’in yaptığı konuşma gerçekten önemlidir. Burada Çin’in diğer ülkelerle işbirliği içerisinde olmayı ve gelecek dönemde daha fazla “ekonomik bakımdan” sorumluluk alacağını görmek mümkündür.

Devlet Başkanı Şi Cinping, Çin’in Asya Pasifik bölgesinin refahı ve kalkınması için daha fazla çaba sarf edeceğini belirtmiştir. Bundan ayrı olarak, Pekin hükümetinin ‘İpek Yolu Ekonomi Kuşağı’ ve ‘21. Yüzyıl Deniz İpekyolu’ projeleriyle ve ‘Asya Altyapı Yatırım Bankası’nı’ hayata geçirmek için diğer ülkelerle işbirliği içerisinde olacağını belirtmiştir.  Bu bağlamda Pekin hükümeti ‘İpek Yolu’ projesinin altyapı ve inşa aşamalarında kullanılmak üzere 40 milyar dolarlık bir fon ayırmıştır. Buradan bu projenin, Çin için ne kadar önemli olduğunu görebiliriz.

APEC’in dünya ticaretinin yüzde 44’ünü ve dünya ekonomisinin yüzde 57’sini oluşturduğunu düşünürsek; Şi Cinping’in önermiş olduğu Asya Pasifik rüyasının bu bölge için ne kadar önem teşkil ettiğini görebiliriz. Burada Şi Cinping’in yapıcı bir söylemle bir yandan Çin’in yumuşak gücüne olan katkısını diğer yandan gelecek yıllar için Çin’in uluslararası alanda nasıl bir yol izlemek istediğine dair ipuçlarını görebiliriz.  Şi Cinping konuşmasından kısaca bahsedecek olursak; Şi Cinping gelecek dönemde Asya-Pasifik bölgesinin gelişen, güçlenen ve parlak bir geleceğe gebe bir yer olarak göstermiştir. Bu bakımdan APEC üst düzey yöneticilerinde 1500 iş adamına yönelik yaptığı konuşmada, istediğimiz ve arzu ettiğimiz geleceği yaratmada bugün aldığımız kararların ve eylemlerin önemine dikkat çekmiştir.[vi]

Bu yıl ki APEC zirvesinin temasından bahsedecek olursak, bakanlar düzeyinde gerçekleşen toplantıda, Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi’nin yapmış olduğu açılış konuşması önemlidir. Ayrıca, Vang Yi’nin Çin içinde başlatılan yolsuzluklarla mücadele konusunda, yolsuzluğa bulaşmış herhangi üst veya alt seviyeden yetkilileri devirme vaadini, APEC gündemine de taşınması ve diğer ülkeler arasında bu konuda işbirliğinin artırılması konusunda mutabık kalınmıştır. Yolsuzluklarla mücadele fikri sadece Çin tarafından değil, Amerika tarafından da önerilmiş bir fikirdir. Yolsuzluklarla mücadele kısmı özellikle bazı Güneydoğu Asya ülkelerinde ciddi bir sorun teşkil etmektedir. Bu bakımdan yolsuzluklarla mücadelenin ne kadar başaralı olabileceği şuanda soru işareti olarak kalmaktadır.

Diğer bir önemli konuysa Serbest Ticaret Anlaşması üzerine APEC zirvesi boyunca yapılan değerlendirmelerdir. Burada Amerika ve Çin arasında çok ciddi bir ayrımın olduğunu görebiliriz. Her ne kadar Amerika, Çin’e karşı çevreleme politikası gütmediğini söylese de, bunun gerçek olmadığını Amerika’nın dış politikasında, Güneydoğu Asya’nın pivot bölge olarak belirlenmesi ve son dönemde Güneydoğu Asya ülkelerine gerçekleşen üst düzey ziyaretler bunun açık bir göstergesidir.  Buna ek olarak, Amerika’nın Çin ve Rusya’yı dışarıda bırakacak şekilde oluşturmak istediği Pasifik Ötesi İşbirliği (Trans-Pacific Partnership) müzakerelerinden anlayabiliriz. Buna karşın Çin, Asya-Pasifik Serbest Ticaret Alanı Anlaşması’nın (The Free Trade Area of the Asia-Pacific) hızlandırılması gerektiği vurgusu yapılmıştır.

Sonuç olarak, Pekin’de gerçekleşen APEC zirvesinde, Pekin hükümeti çok ciddi önlemler alarak başlamıştır. Ayrıca, APEC zirvesi süresince tüketilen her şey yerli ürünlerdir, buna ek olarak Çin tarafından üretilen elektrikli araçların resmi araç olarak kullanılması da, Çin’in APEC zirvesini bir yandan tanıtım aracı olarak gördüğünü düşündürmektedir. Çin’in kendisini uluslararası alanda daha iyi anlatabilmek için ev diplomasisi gerçekten önemli bir yer tutmaktadır. Böylelikle Çin tarafından önerilen Asya-Pasifik rüyası, Çin’in bölge için daha aktif olabileceğinin işaretini vermiştir.

Diğer taraftan, Japonya ve Çin arasındaki diyaloğun devamı ve karşılıklı ilişkilerin derinleştirilmesi için anlaşması çok önemli bir gelişmedir. Çin tarafından yapılan yapıcı söylemlerin etkisini zirve boyunca Çinli liderlerin konuşma tarzlarından anlayabiliriz. Bu bakımdan Şi Cinping’in söylevleri ve ileride Çin’in ekonomik bakımdan sadece Asya-Pasifik bölgesinin değil, diğer bölgelerin gelişmesi açısından, Çin’in daha fazla rol üstlenmeye ve katkıda bulunmaya çalışacağını belirtmiştir. Bu bakımdan gelecekte, Amerika’nın Çin üzerine daha fazla oynamaya başlayacağını söyleyebiliriz. Buna örnek olarak, Amerika’nın Çinlilere vize kolaylığı sağlayacağını beyan etmesi ve ayrıca Amerika’nın, Çin’i ve Rusya’yı dışlayarak, Pasifik Ötesi İşbirliği müzakerelerini yürütmesi gösterilebilir.

Kadir ÖZEN, Uluslararası İlişkiler, Yüksek Lisans, Tsinghua Üniversitesi/ Çin

18 Aralık 2014

[i]  Bu bilgi “Çin Komunist Parti Haberleri” sitesinden alınmıştır.  Erişim Tarihi 27/11/2014:

http://theory.people.com.cn/n/2014/0922/c83850-25709988.html

[ii]  Bu bilgi “Çin Komunist Parti Haberleri” sitesinden alınmıştır. Erişim Tarihi 27/11/2014:

http://theory.people.com.cn/n/2014/0922/c83850-25709988.html

[iii]  Bu bilgi “Türkiye Cumhuriyeti Dış İşleri Bakanlığı” sitesinden alınmıştır. Erişim Tarihi 16/11/2014:

http://www.mfa.gov.tr/asya-pasifik-ekonomik-isbirligi-forumu.tr.mfa

[iv]  Bu bilgi “Türkiye Cumhuriyeti Dış İşleri Bakanlığı” sitesinden alınmıştır. Erişim Tarihi 16/11/2014:

http://www.mfa.gov.tr/asya-pasifik-ekonomik-isbirligi-forumu.tr.mfa

[v]  Bu bilgi “APEC” sitesinden alınmıştır. Erişim Tarihi 15/11/2014:

http://www.apec-china.org.cn/41/2014/11/09/3@2418.htm

[vi]  Bu bilgi “APEC” sitesinden alınmıştır. Erişim Tarihi 15/11/2014:

http://www.apec-china.org.cn/41/2014/11/09/3@2418.htm

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

“Bölgesel Güç” mü “Bölgesel Hiç” mi

Türkiye’nin bölgesel güç mü olduğu yoksa bölgesel güç olma potansiyeline sahip mi olduğu bu zamana …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir