Irak’ın bir iç savaşa doğru gittiğini hergün televizyonlarda bombalama - silahlı çatışma haberleri izleyerek görüyoruz…iç savaşın kabulü ne kadar zor olsa da geçen yıl pentagon’dan bir yetkili iç savaşın ihtimal dahilinde olduğunu belirtirken söyleme resmiyet kazandırmıştı.. Görüldüğü gibi mezhepsel kaynaklı şiddet durdurulamadı ve en üst seviyelere çıkmış durumda..gün yok ki bir sünni bir şiiyi öldürmesin.(tam tersi de geçerli) İç savaşın bize çağrıştırdığı anlam şu:ırak’ın toprak bütünlüğü tehlikede..hızla ilerlemesi muhtemel bölünme süreci.. Türkiye’nin dışpolitikasına baktığımızda ya da ulusal çıkarlarını gözetmek için ırak’ın toprak bütünlüğünün korunmasından yana bir tavır aldığını görüyoruz..Bunun sebeplerinde ise Türkmenlerin korunması,hakları ve gelecekleri ile bağımsızlık peşinde koşan Kürtler ve akabinde de Bağımsız Kürdistan ideali yatıyor.. Peki Irak ne olacak..yani Irak’ın sonu nedir? ABD’nin demokrasi getiremediğini ve bu safhadan sonra demokrasi gelse bile tepeden inme olacağı için hiçbirşeyi durduramayacağı ortada..arapların kendi içinde de ittifaka gitmediğini görüyoruz..şii-sünni birleşmesi kısa vadede imkansız..uzlaşma artık çözüm olma özelliğini yitirmiş durumda..Kürtler bağımsızlık kazanmadan rahat etmeyecekler gibi..ve galiba (üzülerek söylemeliyim ki) kan akmaya devam edecek son olarak da ırak bölünecek
internette dolaşan ırak haritası gözüme çarptı ve haklılık payı vermekten başka diyecek birşey bulamadım
Düşüncelerine ilaveten Türkiye'nin Irak'ın toprak bütünlüğünün korunmasından yana izlediği politikanın temelinde kendi coğrafyasında bölgesel anlamda istikrarın sağlanması yatmaktadır.Bölgesel anlamda istikrarın olmaması Türkiye'nin iç ve dış politikadaki istikrarına da şüphesiz yansıyacaktır.Irak'ta savaş devam ededursun asıl üzücü olan Irak'ta her gün 100 yüzlerce insanın ölmesini sıradan karşılıyor olmamız artık olağan hale gelmesi ve kabullenmemizdir.Ne yazıkki seninde belirttiğin gibi kan akmaya devam edecek,bölünmüş olan Irak parçalanacak..
DOST BİPERVA,FELEK BİRAHM,DEVRAN BİSÜKUN; DERT ÇOK,HEMDERT YOK,DÜŞMAN KAVİ,TALİH ZEBUN.
sevgili Şura; ölüm haberlerine alışmak ; savaşların sıradan gelmesi; güçlünün aynı zamanda haksız olması bizi şaşırtmıyor artık.herhalde üzülmeyi de bıraktık.sadece seyrediyoruz...bu konularda hemfikir olmakla beraber türkiye'nin ırak'ın toprak bütünlüğünün korunması konusundaki dışpolitikasında bölgesel istikrarı sağlama amacı taşıdığını düşünmüyorum.... yıllar önce (filistin topraklarında israil devletinin kurulması ile) bu ülkü hayal oldu..ortadoğu istikrarsızlıklar bölgesi oldu.türkiye'nin bölgesel istikrarı sağlaması ya da öncülük etmesi artık imkansız.ve galiba Irak'ın toprak bütünlüğünün filistin'deki istikararsızlığa oranla bizi daha çok ilgilendirmesinde yatan nedenler bölgesel istikrar değil.. katkın için teşekkürler:)
Her devlet için bölgesel istikrarın sağlanması başta güvenlik olmak üzere hayati öneme sahip birçok etkeni etkilemektedir.Türkiye'nin de Irak konusunda bölgesel istikrarın sağlanmasını arzu etmesinin en temel sebebi önce ulusal ardından uluslararası anlamda güvenlik endişesidir.Elbette gelişmeleri analiz ettiğimizde Türkiye'nin Irak'ta bölgesel istikrarı sağlama konusunda öncülük edeceğini iddia etmek çok da realist bir yaklaşım olmaz.Senin de söylediğin gibi Ortadoğu istikrarsızlıklar bölgesi.İşte Türkiye'nin de bu denli istikrarsızlığın yaşandığı bir coğrafyanın parçası olması sebebiyle yoğun güvenlik endişesi duymakda ve bölgesel anlamda istikrarın sağlanması yolunda atılan adımlara destek olmaktadır.Ayrıca son cümlende belirtmiş olduğun Irak'ın toprak bütünlüğünün sağlanmasındaki asıl nedennler sence nelerdir?
Teşekkürler DOST BİPERVA,FELEK BİRAHM,DEVRAN BİSÜKUN; DERT ÇOK,HEMDERT YOK,DÜŞMAN KAVİ,TALİH ZEBUN.
Şura'cım öncelikle; soruna cevap olarak ilk yazdığım mesajdan alıntıyla cevap vereyim..
Türkiye’nin dışpolitikasına baktığımızda ya da ulusal çıkarlarını gözetmek için ırak’ın toprak bütünlüğünün korunmasından yana bir tavır aldığını görüyoruz..Bunun sebeplerinde ise Türkmenlerin korunması,hakları ve gelecekleri ile bağımsızlık peşinde koşan Kürtler ve akabinde de Bağımsız Kürdistan ideali yatıyor
istikrar mevzusuna tekrardan değinmek gerekirse;
sömürge mantığından kurtulamamış bazı ülkeler dünya coğrafyası üzerinde istikrarsızlık yaratarak bölgeden ekonomik ve siyasi rant koparma peşindedirler..ortadoğunun bu halinde de batı'nın geçmişten kalan kolonizasyon hareketinin günümüze yansımalarının payı oldukça fazla..istikrarsız bölgelerde herkes birdiğer komşusuna düşmanmış muamelesi yapar ve aynı muameleyi de görür..dışardan düşmanlar yaratılır..düşman yaratanlar böylece silah satışlarıyla ekonomik dinamizmini korur..yani bir anlamda istikrarsızlaştırma; mevcudiyetin olduğu bölge komşuları için (bazen) tehdit olabilirken ,bazı devletler içinde menfaat bölgesi olabilir..Peki Türkiye'ye için hangi değerlendirme geçerli olacak sorusuna elbette ki vereceğimiz cevap istikrarsızlığın rahatsızlık olduğudur..bizim emin olduğumuz bir gerçek var ki o da ülkemiz asla sömürgeci olmadı ve olmaz da..bağımsız devletlerin hukukunu her zaman bildik ve saygılı olduk.ülkesel birliğe ve iç işlerine müdahalelere hiçbir zaman mevzubahis olmadık.kendi menfaatlerimiz adına hiçbir ülkeyi istikrarsızlaştırmadık.evet biz (TC Vatandaşları) böyle düşünürken istikrarsızlığın merkezindekilerde böyle düşünüyorlar mıdır?..mesela Kuzey Irak Kürtleri’nin neler düşünebileceğine göz atalım:
*Irak'ın gelecekteki statüsünde Türkmenlerin koruyuculuğunu üstlenerek haklarını ve menfaatlerini gözeterek özerk bir devlet kurabilme (dışilişkilerinde Türkiye'ye bağlı) *geçmişte kaybedilen musul'un rövanşı..bölgenin ekonomik zenginliğinde bugün pay sahibi olabilme *bağımsız kürdistan'ın kuruluşunu engelleme (uluslararası hukuk açısından self-determinasyonun kabul edilmesinde pürüzler çıkarma) ve böylece bu konuda kendi topraklarındaki muhtemel ihlalerine karşı Türkiye'nin toprak bütünlüğünü koruyabilme *bölgede içeride istikrarı sağlamış tek demokratik devlet olarak liderlik koltuğunu sağlamlaştırma.böylece gelecekteki yapılanmada söz sahibi olabilme...
Bunlara “gerçekliği yok konuşup dursunlar mı” demeliyiz bilmiyorum!
şu an için ırak'ın bölünmeye doğru gittiği inkar edilemez fakat son bikaç yıl da dikkat edilirse ırak üzerinde iran etkisi yavaş yavaş ortaya çıkmaktadır ırakta bilindiği gibi etkili bir şii nüfus yaşamaktadır ve iranda bunlar üzerinden politikasını yürütmektedir diğer tarafta ise kürtler üzerindeki ABD desteğidir güçlü bir destek hisseden bu iki grubun karşısında arada kalmış sunni grup ise hergün ölüm ile yaşam arasında kalmaktadır sunnilere karşı bir destek verildiği ise meçhuldur bence ırakta soykırım yapılmaktadır ve kimse bununla ilgili bir çalışma yapmamaktadır her ne kadar bizim açıklamalarımızda yer alan ırakta kurulacak kürt devletini kesinlikle tanımayacağımız söylenmiş ve böyle bir durum karşısında müdahale edeceğimiz söylenmektedir ben şuna inanıyorum ki basın veya başka yollarla bizi bu duruma alıştırmaya çalışan bir grup var ve bizler bunu engelleyemiyoruz dikkatli olmamız lazım ve kırmızı çizgilerimizden taviz vermememiz lazım
Irak bölünecektir.Nedeni ise birarada yaşamak için bir nedenlerinin olmamasıdır.Maalesef ABD bölgeden çekilince kısa bir süre geçmeden bu bölünme gerçekleşecektir.Bu bölge demokrasi ile birlik içinde yaşayamayacaktır.Irak'ın bölünmemesi için Saddam vari bir diktatörün ülke yönetimini ele geçirmesi gerekmektedir.Ülke içindeki bazı etnik siteler bağımsızlık için yanıp tutuşmaktadır.Dolayısıyla bu bölgeyi tutsa tutsa bir baskı rejimi ayakta tutar.Bu durum onlar için güzel bizim için kötü bir durum kuşkusuz...Ama bu durum geçmişten bu güne apaçık ortadaydı,Saddam bile son zamanlarda Kuzey'e hükmedemiyor ama varlığı o bölgeyi birarada tutmaya yarıyordu. NE DİYELİM;HAYDİ HAYIRLISI... ------serhatulaş-----
Irak'ta ölümler devam ederken göze yeni bir anlaşma çarpıyor.Seçimler öncesinde yapılması planlanan anlaşmaya göre ABD Irak'ta ki varlığını yasallaştırmaya çalışıyor, ki bunu seçimlerden önce olması önemli çünkü ABD'nin Irak'ta kalmasının herhangi bir huhuki dayanağı kalmamakta.BM Güvenlik Konseyi'nin verdiği tarihe göre ABD'nin Irak'ta bulunacağı son gün 31 Aralık 2008.“Birliklerin Durumu Anlaşması” adıyla bilinen anlaşma kimileri tarafından 'ABD ve Irak'ın uzun süreli dostluk anlaşması' olaraktanımlansa da ABD'nin çıkarları bunun tam tersini gösteriyor.İşin içine ABD çakarları girince tabii ki Irak'ın bölünme meselesi farklı bir durum alıyor.Irak'ın kuzeyin garanti altına alan ABD ,sorun çıkan diğer bölgelerde de farklı politikalar uyguluyor.Buun en iyi örneği Şii-Sünni çatışması.İşgalden sonra başlayan çatışma ABD için önemli bir koz durumunda.Zira çatışan grupların direnişçi olması çok kötü bir durum olurdu.Bunu yerine Irak halkının ABD askerleri yerine birbirleriyle uğraşması ABD için bir nebze rahatlık sağlıyor.Bu durumla birlikte Irak'ın bölünmesi de ABD çıkarları içine yerleşiyor.Eğer ABD kendisi için Irak'ın bölünmesini uygun görüyorsa ortada bir mezhep çatışmasından öte ABD parmağını düşünmek gerekiyor. Ülkemiz açısından ise -bana göre- kullanılan çok sakıncalı kelimeler var.En önemlisi İSTİKRAR.Bu kavramı bir soru haline getirirsek daha anlaşışır olacağı kanısındayım:'Kimin için istikrar?'Daha önce bazı arkadaşların yazdığı gibi farklı grupların ülkemizi bu savaşın içine çekip daha sonra Irak'ın bölünmesini meşrulaştırarak bizim karşı çıktığımız bölünmeyi gerçekleştirip sonra da buna istikrar demeyecekleri ne malum?Tabi ki ABD açısından istikrar olacak ama ABD'nin müttefiği(bu kelimeye sadece gülüyorum)açısından da aynı durum geçerli mi?ABD kuklası yeni bir küçük israil kürt devletinin kurulması! Yapılması gereken ülkenin dış politikasına bakarken gözlüklerimizdeki abd yaldızlarnı silmemiz.Aksi taktirde birieri tarafından müttefik dense de çıkarları doğrultusunda bölmeyi 1 dakika bile düşünmeyecek ABD'nin yapacakları ardından bakakalırız.
Sevgili arkadaşlar öncelikle merhabalar... Benim bi ricam olacak kırım sorunu ve rusya hakkında detaylı bilgiye ihtiyacım var bana yardım edebilecek var mı aceba???
selam arkadaslar ben araıza yeni katıldım sol sütunda kredi kısmı ne demek oluyor bana açıklayabilir misiniz ya da öğrenebileceğim bir yer önerebilir misiniz simdiden sağolun
slm arkadaşlar.biz uluslararası ilişkilerci olarak disiplinini iyi okumalıyız ve kavramalıyız.sitemizdeki haberde israil başbakanı perez türkiyenin ab ye üyeliği ile ilgili bir açıklama yapmış bu konu hakkında görüşlerinizi bekliyorum
Elbette aramızda yeriniz var Dybom. Tekrar yeni kaydınızla aramıza hoş geldiniz.
Bu vesileyle tüm site sakinlerini selamlar, öğrenci arkadaşlarımıza derslerinde başarılar dileriz.
uiportal, uluslararası ilişkiler adına bilgi ve birikimin paylaşıldığı bir platform. Gerek okulla ilgili gerek literatürle ilgili ve gerekse dış politika gündemiyle ilgili her türlü bilgi ve düşünce forumlarımızda, makalelerimizde ve dokumanlarımızda paylaşılabilir.
Tüm üyelerimizi silkinmeye ve siteye aktif katılmaya davet ediyoruz. Çekinmeden ve kaygı duymadan yorum ve fikirlerini yazmaya çağırıyoruz.
Bir Uİ öğrencisini farklı kılan da dış gelişmeleri yorum ve muhakeme edebilme yeteneğidir. Beklenen ve yakışan da budur.
Selam... Arkadaşlar dış basında Türkiye'nin BM üyeliği hakkında çıkab haberlerle ilgili bilgi toplamam lazım yardımcı olabilecek olanlar varsa lütfen yardımcı olun.TEŞEKKÜRLER...
sevgılı for life egitimin ingilizce ise sadece bahsettıgın dersler degıl butun derslerını ozumsemeye calısarak oğrenmeyı basarırsan bu sana cok yardımcı olur. cunku kalıp ezberlemekle basa cıkamazsın ustelık bu kalıca da olmaz. basarılar dılıyorum...
bu mikro iktisat dersi ve uluslararası ilişkilere giriş dersi ne zormuş? ingilizce de ondan mı zor geliyor bana anlamadım. ingilizce olunca dersler iş epey zorlaşıyor. ingilzce sınavları sizler nasıl geçtiniz? kalıpları mı ezberlediniz yoksa :)