Uluslararası ilişkiler mezunu bir arkadaşım ile bu bölüm hakkında okumayı konuşuyorduk. Daha doğrusu mesele devlet menfaatlerinden açıldı. Devlet menfaatlerini gözetmek konusunda Uİ okuyan ve belki de uzmanlaşmayı düşünenler için önemini koruyan bir husus var ki o da tamamen akılla hareket etmek. Beden ve ruh bütünlüğü içinde yaratılan insanın duygu ve akıl normlarını zorlayan bu düşünce sisteminin "katılığı" arkadaşıma okulu bırakmatı bile düşündürtmüş. Bu açıdan hassas ve vicdanlı bir bünyeye sahip insanların Uİ okumada analize muhtaç kalan bu "psikolojik" sorunu analiz edebilecek var mı? "Önemli olan menfaattir, bunun için her yol aranır" mantığının içselleşmesi kişiyi özel hayatında ne kadar etkiler ve bu Uİ okumanın bir götürüs değil midir?
Uİ öğrencisi değilim. Bu yüzden dışardan biri olarak yaptığım minik bir gözlemi ve anektodu paylaşarak cevap verme potansiyeline sahip üyelerimize soruyorum ve bu konunun masaya yatırılmasını elzem buluyorum. Bu da ciddi bir gelecek kaygısıdır.
devlet menfaatleri için herşeyi yapmayı gerek gbi pragmatik ve pratik bir anlayış realist teorilerde mevcuttur.pekçok uluslararası ilişkiler teorisi var.kişi isterse herhangi birini benimseyebilir böylece ikilemde kalmamış olur.örneğin hümanist bir bakış açısıyla yaklaşabilir..öyle ki yeni bir teori bile kurabilir çünkü uluslararası ilişkiler fizik matematik gibi kesine yakın önermeler içermez.ayrıca devletle ilgili hususlarda tamamen akılla hareket etmek gibi bir durum yok bence çünkü akıl denen şey de bizim tarafımızdan belirlenmiş bir olgu..bizim akıllı mantıklı dediğimiz şeyler biz onları öyle adlandırdığımız için öyleler ''bence''.biraz da bu açıdan bakalım Uİ okuyan arkadaşlar lütfen değişime açık bi disiplinden bahsediyoruz ve kabuledilebilir kılındığı taktirde nasıl olursa olsun her görüşe yer vardır:)
herşeyden önce bu bölümde eğitim alan insanları partizan tutum ve düşüncelere sahip olmamaları gerekir. elbette herkezin kendine yakın hissettiği bir siyasal ideoloji vardır. ancak eğer bu bölümde okumak ve başarılı olmak istiyorsanız parti genel başkanlarının basın sözcüsü gibi sölemlerde bulunmamalı ve rasyonal akılla analitik bir çerçevede maksimum tarafsızlık içiresinde çözümlemeler yapmalıdır. işin açıkcası bu alışkanlık elde edilirken hafiften hafiften bu disiplinle aranızda koparılamaz bir bağ oluşuyor. normal hayat ilişkilerinizide bu temmellere oturtuyorsunuz. ve en ilginci bir aşkı yaşarken bile o katı hariciye disiplinini ve devletçi geleneği üzerinizden tamamen atamıyorsunuz. buda bazen hayata dair problem doğurabiliyor. ama ben herşeye rağmen ben Uluslararası İlişkiler bölümünün hayatıma kattığı artıların eksileinden kat kat fazla olduğunu düşünüyorum.
ayrıca ayşenur hanımefebdinin değindiği; "Bu açıdan hassas ve vicdanlı bir bünyeye sahip insanların Uİ okumada analize muhtaç kalan bu "psikolojik" sorunu analiz edebilecek var mı? "Önemli olan menfaattir, bunun için her yol aranır" mantığının içselleşmesi kişiyi özel hayatında ne kadar etkiler ve bu Uİ okumanın bir götürüs değil midir?"
bu noktada bir kaç şey söylemek istiyorum bizim burda amçladığımız menfaat Maksimum kamu menfaatidir. ayrıca ülkemizi ilgilendiren konularda duygusal davranmak yerine pragmatik olmak daha önemlidir.
Bize Kalan Borç Aziz Zamanlardan; Tarihi Temizlemek SAHTE Kahramanlardan... N.F.K
uluslar arası ilişkiler disiplini teori merkezli değilde biraz daha sosyal bir bilim dalı olarak tartışırsak hem daha anlaşılır olur hemde daha fazla farklı bakış açısı kazanabiliriz.hem zaten bu teorilerden bıktık 3 senedir.
mesela forumda iş bulma olanaklarını daha çok tartışalım.çünkü en nihayetinde önemli olan mezun olup seçenekleri masaya koymak ve alternatifler yaratmak.biraz realist olmakta da fayda var yani
ben ayşenur arkadaşımızın sorusunu bir örnekle somutlaştırarak konuyu ele almak istiyorum.. temmuz 2006 da türkiye 2 günde 13 şehit haberiyle sarsılmıştır..ve artık şehit annelerinden VATAN SAĞOLSUN DEMEYECEĞİM sözleri dökülür olmuştu.. aynı tarihlerde ortadoğu'da çok da farklı olmayan bir tablo vardı..hizbullah israil'in 2 askerini kaçırmış ve israil'de bunu sebep göstererek lübnan'a savaş açmış 1084 lübnanlı sivil bu savaşta hayatını kaybetmiş ve aynı zamanda lübnan'da milyarlarca dolarlık ekomomik zarar meydana gelmiş bazı bölgelerde altyapı tamamen ölmüştü... işte o sıralarda türkiye'de ki bazı aydınlar arasında; "israil gibi olamadık..2 günde 13 şehitle sarsıldık ve şehit haberleri hergün gelmeye devam ediyor; israil halkına daha çok değer veriyor" gibi söylemler dolaşıyordu.. evet haklılardı..topraklarımızdan kan kokusu alıyorduk..fakat (israil gibi) kerkükü bombalamak binlerce sivilin ölümüne sebep olmak çözüm değildi..bugün de olmadığı gibi..uluslararası ilişkiler öğrencisi diplomasiyi çok ii bilmelidir..heyecana kapılıp duygusal davranarak sonuca ulaşılabilir belki ama bu sonuç doğru sonuç olmayabilir... israil-lübnan savaşına tekrar dönersek hizbullah kaçırılan 2 askeri serbest bırakmadı..ve hala mücadelesine devam ediyor.. bataklık böyle kurumuyo..bir terörist ölüyor yeri kısa zamanda fazlasıyla doluyor.. olan lübnan'a oldu..savaş sonrası israil'de hizbullah'da zafer ilan etti... kaybeden insanlık olduğunda zafer kazanılmaz..
sorunlar masada çözülmeye çalışılmalı..diplomasi o kadar zor bir sanattır ki en mahir sanatkarını bile yanıltabilir...son olarak ben uluslararası ilikiler öğrencisinin devlet menfaati adına insanlığa zarar vermesini kabul edilebilir bulmuyorum..uai öğrencisini rasyonalite;objektiflik başarıya götürür.. ah merhamet!!! her türlü ihanetten daha zalimsin
Ui bölümünde okumak elbette nötrlük ve menfahat güderlik gerektirir...Zaten Uluslararası ilişkiler'in temelinde realizim yatmaktadır...Ancak realizm de sorgulanır olmuştur zira getirileri oldugu gibi götürülerini de düşünmek gerekmektedir... Ancak meseleleri incelerken tamamen iç dünyamızdan ve duygusal potansiyelimizden uzak duramayız...Evet bunun için çalışırız ancak kendimizi engelleyemeyiz...Ve zaten buna da gerek yok yani kaskatı olacagız diye bir kaide yok... İnsanlar zaman geçtikten sonra işi ile bütün olur...YAni işindeki birey ile evindeki birey aynı kişidir ve yaşamını bu yönde hareketlendirir,hizaya sokar...Pilanlarını bu yönde yapar.Çevresindeki tüm etkenlerle bu şekilde etkileşim ve uyum içindedir.Bu sayılanlar Uİ yi meslek edinmiş kişi için de geçerlidir diger meslekler içinde aksi taktirde zaten bir kişisel bozukluk oluşur şahsın bünyesinde... Uzun lafın kısası;menfaatler güdülmelidir elbette ilk sırada ülke menfaati gelir ve her yol aranır.Ancak bu yol arama işleminde robot vari davranılmaz muhakkak ki sizi tetikleyen duygularınız olacaktır.Tetikleme işleminden sonrada işleme başlanacaktır zaten... DAğlar da aglar ama sessiz...
Forum başlığınd kısa yorum ve değerlendirmemim Semra'nın yazdıklarında ifade bulduğunu görüyorum, kendisine teşekkür ederim. Örneklerle anlatılmak isteneni daha "berrak" vermiş. Son paragrafta yer alan düşüncelerine ilaveten, başlıkla da pararellik arz etmesi açısından ui okumanın özel hayata etksinin de bu minvalde olmasının hayat bulacağını düşünüyorum.
ben isletme ögrencisiyim..secmeli ders olarak uluslarasi iliskiler ve dis politika dersini secmistim.birinci tercihimle girdigim isletme bölümünü okumak yerine acaba ui mi okusaydim dedirttiren bir bölüm benim acimdan..
hassas ve vicdanli bir bünye mevzuuna gelince..
kisi,eger gercekten böyle bir bünyeye sahipse,var olan bazi aksakliklar nedeniyle bu bölümü okumaktan vazgecmek yerine, israrla bu bölümü okumali..vaksi bir tavir deve kusunun isine döner..
bü,var olan aksakliklara farkli acilimlar getirmek acisindan da doğru bir tavir olür..farklı acilimlar diyorum zira bu aksakliklar kisiden kisiye degisir..size aksaklık gelen baskasi icin aksaklik olmayabilir..
kisaca ui üniverstede okunulacak en güzel bölümlerden biri ve değeri gün geçtikçe artan bir bölüm..okumaya değer:)
uluslararası ilişkiler b,ir eşit ağırlık öğrencisinin okuyabileceği en güzel bölümlerden bir tanesidir.öğrenciye verdiği teorik bilginin yanı sıra analitik bir düşünme yeteneği kazandırması ve günümüzün olmazsa olması realizmi ister istemez kavratması benim açımdan en büyük artılarındandır.Öğrenci hangi durumda bu bölüme başlarsa başlasın azimle dersleri takip eder ve kendisinden beklenenleri gerçekleştirmek için çaba gösterirse mutlaka belli bi kültür-bilgi birikimine sahip olur Uluslararası İlişkiler dünyayı,toplumu,insanı,siyaseti,ekonomiyi,tarihi,kısaca yaşamı anlamaktır.
Elbette aramızda yeriniz var Dybom. Tekrar yeni kaydınızla aramıza hoş geldiniz.
Bu vesileyle tüm site sakinlerini selamlar, öğrenci arkadaşlarımıza derslerinde başarılar dileriz.
uiportal, uluslararası ilişkiler adına bilgi ve birikimin paylaşıldığı bir platform. Gerek okulla ilgili gerek literatürle ilgili ve gerekse dış politika gündemiyle ilgili her türlü bilgi ve düşünce forumlarımızda, makalelerimizde ve dokumanlarımızda paylaşılabilir.
Tüm üyelerimizi silkinmeye ve siteye aktif katılmaya davet ediyoruz. Çekinmeden ve kaygı duymadan yorum ve fikirlerini yazmaya çağırıyoruz.
Bir Uİ öğrencisini farklı kılan da dış gelişmeleri yorum ve muhakeme edebilme yeteneğidir. Beklenen ve yakışan da budur.
Selam... Arkadaşlar dış basında Türkiye'nin BM üyeliği hakkında çıkab haberlerle ilgili bilgi toplamam lazım yardımcı olabilecek olanlar varsa lütfen yardımcı olun.TEŞEKKÜRLER...
sevgılı for life egitimin ingilizce ise sadece bahsettıgın dersler degıl butun derslerını ozumsemeye calısarak oğrenmeyı basarırsan bu sana cok yardımcı olur. cunku kalıp ezberlemekle basa cıkamazsın ustelık bu kalıca da olmaz. basarılar dılıyorum...
bu mikro iktisat dersi ve uluslararası ilişkilere giriş dersi ne zormuş? ingilizce de ondan mı zor geliyor bana anlamadım. ingilizce olunca dersler iş epey zorlaşıyor. ingilzce sınavları sizler nasıl geçtiniz? kalıpları mı ezberlediniz yoksa :)
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, sanayileşmiş ülkelerden oluşan G-8'e Çin, Hindistan, Güney Afrika, Meksika ve Brezilya'nın dahil edilmesi zamanının geldiğini söyledi...
ULUSLARARASI POLİTİKA ULUSLARARASI HUKUK I İDARE HUKUKU MAKRO İKTİSAT BİLİMSEL ARAŞTIRMA TEKNİKLERİ BİLGİSAYAR I YABANCI DİLDE OKUMA VE KONUŞMA (İNG.) birde istatistik vardı ama biz mezun olmadan kalktı...başarılar...