Güncel Yazılar
https://www.paykasabozdurmaa.com/
bodrum escort
kuşadası escort
alanya escort

Güney Osetya Sorunu

Geçmişten günümüze kadar Osetlerin değişmeyen düşüncesi Rus yönetimi altında yaşamlarını sürdürmek olmuştur. SSCB’nin dağılmasına kadar pek gün yüzüne çıkmayan sorun 1990’lar itibariyle gün yüzüne çıkmış 2003 Gül Devrimi’nden sonra Rus yanlısı olmayan bir yönetimin Gürcistan’da iktidara gelişi Rusya’nın eskisi gibi bölgede serbest dolaşmasına engel teşkil etmiştir. Buna karşın Rusya’da yakın çevresinde kendisine yabancı bir yönetimin iktidara gelmesi münasebetiyle dış politika tavrında daha çok sert güce başvuracağının ilk işaretini Güney Osetya sorunuyla göstermiş oldu.

1. Güney Osetya Kısa Tarihçesi

Güney Osetya Cumhuriyeti yüz ölçümü 3.900 km2. Kafkasların en az nüfus yoğunluğuna sahip yerlerinden birisidir. Nüfusun %68’i Oset. Osetlerden başka Ruslar, Gürcüler, Ermeniler ve Yahudiler yaşamaktadır. Gürcüler Cumhuriyetin güney ve doğu kesimlerine yerleşmiş durumdalar. Ruslar, Ermeniler ve Yahudiler ise yoğun olarak başkent Tshinvali’de yaşıyorlar. Resmi diller Osetçe ve Rusça. Nüfusun çoğunluğu Ortodoks Hristiyanlarından oluşuyor. Cumhuriyet 4 bölgeye ayrılmıştır; Cavsk, Tshincalsk, Znavrsk ve Leningorsk bölgeleri. Cumhuriyetin başında Devlet Başkanı bulunuyor. En yüksek yasama organı ise Parlamento.[1]

Osetyalılar Kafkas halklarından olup Hint-Avrupa ırkına mensup ve İskitler, Sarmatyalılar ve Alanların karışımı bir halktır.[2]

Osetya ve Rusya’nın ilişkileri 18. Yüzyılın başlarına dayanmaktadır. Osetyalılar Rusların Kafkaslara doğru yayılmasıyla birlikte Rusya’nın vesayeti altına girmek istemişler ve bu amaçlarını gerçekleştirebilmek adına 1749-1752 yılları arasında St. Petersburg’da devamlı elçilik bulundurmuşlardır. Aralık 1751’ de Rus Çariçesi Elizabeth Petrovna Osetyalı elçilik heyetini kabul etmiştir. Elçiler Çariçe Elizabeth’ten Osetya’nın Rusya topraklarına dâhil edilmesini, Kafkaslarda serbest dolaşım hakkini ve Ruslar ile gümrüksüz ticaret imtiyazı verilmesini talep ettiler. Çariçe son iki isteği kabul etmiş ancak Osetya’nın Rus İmparatorluğu’na katılması isteğine ise Osmanlı ve İran ile ilişkilerini bozacağı gerekçesiyle çekimser davranmış böylece bu istek yerini bulmamıştır. Ruslar bu isteklere karşılık olarak Oset elçilik heyetinden Osetlerin Rus tarafını tutmalarını ve aralarında Ortodoksluğu teşvik etmelerini istemiştir. 1768’de Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya İmparatorluğu arasında savaş başladı. Bu savaşta Osetyalılar Rusların tarafında yer almışlardır. 1770’de Osetler Rus İmparatorluğu topraklarıyla birleşme isteklerini yenilemiş ve bunun üzerine Rus İmparatorluğu Oset koyu olan Tsimi’de ilk karakol ve gözetleme istasyonunu kurdu. 1843 yılında Ruslar tarafından Tiflis eyaleti oluşturuldu ve Osetya buraya bağlı bir idari birim haline getirildi. Çarlık Rusya’sında gerçekleşen devrim sonrası bağımsızlığını ilan eden Gürcistan Güney Osetya’yı topraklarına kattığını ilan etmiş lakin Güney Osetya’daki Gürcü hâkimiyeti fazla uzun sürmemiş 25 Şubat 1921 tarihinde Kızıl Ordu’nun Gürcistan’a girmesiyle birlikte sona ermiştir. Güney Osetya 20 Nisan 1922’de “Güney Osetya Özerk Bölgesi” olarak Gürcistan Sovyet Cumhuriyeti’ne bağlanmıştır.[3] Güney Osetya her ne kadar Gürcistan Sovyet Cumhuriyeti’ne bağlı özerk bölge olsa da, sonuçta SSCB içerisinde olması dolayısıyla geçmişten beri istediği Ruslarla birlikte olma hayaline kısmen kavuşmuş oldu. SSCB’nin dağılmasıyla birlikte bölgede otonomi ve bağımsızlık hareketleri tekrar canlanmaya başlamıştır. Gürcistan’ın “Gürcüleştirme” politikası ile Güney Osetya’da Gürcüceyi zorunlu hale getirme yönündeki çalışmaları da sorunun yeniden ortaya çıkmasında etkili olmuştur. 23 Kasım 1989’da başkent Tshinvali’de Gürcüler ile Osetler arasında çatışmalar başlamış ve bunun üzerine ilk devlet başkanı olan Gamzakhurdia ayrılıkçı politikalara karşı sert tedbirler almıştır. Güney Osetya 20 Eylül 1990 tarihinde kendisini bu tarihten itibaren “Güney Osetya Özerk Bölgesi” olarak değil “Demokratik Güney Osetya Sovyet Cumhuriyeti”  olarak tanımladığını ilan etti.[4] Gürcistan 11 Aralık 1990’da Güney Osetya’nın özerk statüsünü kaldırdığını açıklayarak tepkisini gösterdi. 19 Ocak 1992’de Güney Osetya’da bağımsızlık için bir referandum düzenlendi ve referandumda halkın büyük bir çoğunluğu bağımsızlık yönünde oy kullanmıştır. Bunun üzerine Tshinvali çevresinde yeniden çatışma başladı. 29 Mayıs 1992’de Güney Osetya Yüksek Sovyeti bağımsızlık bildirisini açıkladı. Çatışmaların şiddetlenmesi üzerine 18 Haziran 1992’de Rusya’ya bağlı birlikler Gürcü Ulusal Muhafız Birlikleri’ne karşı Tshinvali civarında savaşa girdiler. 24 Haziran 1992’de Gürcü-Oset anlaşmazlığının sona erdirilmesi için Rusya, Gürcistan, Kuzey Osetya ve Güney Osetya temsilcileri biraraya gelmiş ve bir prensip anlaşması imzalamışlardır. 4 Temmuz 1992’de Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin, Gürcistan Devlet Başkanı Şevardnadze ve Kuzey Osetya Cumhuriyeti Başkanı Galazov arasında varılan anlaşma ile taraflar arasındaki çatışmalara son verildi. Rusya, Gürcistan, Kuzey Osetya ve Güney Osetya’dan birliklerin katılımıyla oluşturulacak bir barış gücünün gözetiminde ateşkes anlaşmasına varıldı. Ateşkesinde denetlenmesi için taraflar arasında Rusya’nın katılımıyla Ortak Kontrol Komisyonu oluşturulmuştur.[5]

2. Osetya İşgaline Giden Süreç ve Sonrası

2003 Gül Devrimi ile Devlet Başkanlığı’ndan istifa eden Şevardnadze’nin yerine Mihail Saakaşvili gelmiştir. Eski Politbüro üyesi ve Rusya’nın desteklediği Şevardnadze ’den sonra başkanlık koltuğuna keskin bir batı yanlısı Saakaşvili’nin gelmiş olması Rusya’yı tedirgin etmiştir. İlk başta Ukrayna’da gerçekleşen Turuncu Devrimi sonrasında Gül Devrimi ile Batı iyiden iyiye Rusya’nın yanı başına kadar sokulmuştur. Oysa Rusya Federasyonu 1993 ve 2000 yıllarında yayımlamış olduğu doktrinlerde kendi yakın çevresinde kendisi aleyhinde çalışabilecek hiçbir yönetim ya da benzeri tehdit istemediğini açıktan açığa dile getirmiştir. 2004 yılının Mart ayı itibariyle eski Sovyetler Birliği’ne mensup Doğu Avrupa’da 7 devlet NATO bünyesine girmiştir. SSCB’nin dağılmasından sonra kendi iç sorunları üzerinde yoğunlaşması nedeniyle eski Sovyet topraklarının durumuyla ilgilenemeyişini değerlendiren Batılı devletler nedeniyle statükocu dış politikasını terk etmek zorunda kalmıştır.

2003’te iktidara gelmesiyle ve Acaristan Sorunu ’nu Gürcistan lehine çözmeyi başaran Saakaşvili’nin Abhazya ve Güney Osetya bölgelerindeki ayrılıkçı hareketi yine Gürcistan lehinde çözeceğine inanıyordu. İlk olarak Güney Osetya ekonomisini zora sokma girişimlerine başlayan Saakaşvili yasadışı ticareti önlemek amacıyla Güney Osetya’nın ekonomisinde önemli yer tutan Ergneti Pazarı’nı kapatma kararı almıştır. Bu karar Güney Osetya’daki Gürcü karşıtlığını artırmıştır. 2004’te yapılan seçimleri yeniden kazanan Kokoyev, Güney Osetya’nın ortak tarihi ve kültürünü paylaşan Kuzey Osetya ile birleşip Rusya Federasyonu egemenliğine girmesi gerektiğini dile getirmiştir. Bu amaçla Güney Osetya Parlamentosu 9 Haziran 2004’te Rusya ile birleşme kararı almıştır.[6] Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin ise 1751’de Çariçe Elizabeth’in yapmış olduğu gibi bu kararı onaylamayıp olumsuz karşılamıştır ve bu meselenin Gürcistan içişlerine girdiğini buna karışmayacaklarını belirtmiştir. Zira Güney Osetya’nın tanınması ve Kuzey Osetya ile birleşmesi öncelikle Rusya’nın işine gelmeyeceği gibi Rusya içerisinde kırılgan yapı içinde tetikleyici bir unsur olabilecektir. Bir diğer unutulmaması gereken husus ise Rusların Yugoslavya’nın dağılması sürecinde sürekli olarak her hangi bir müdahalenin Yugoslavya’nın içişlerine karışmak olacağını ileri sürerek müdahaleye karşı çıkmış olmasıyla çelişecektir. Güney Osetya’da artan çatışmaların ardından Ortak Kontrol Komisyonu toplanmıştır. Bu toplantıda Gürcistan, Güney Osetya’yı Rusya’ya bağlayan Roki Tüneli’nde kontrol noktası oluşturulmasını ve Java Bölgesi’nde askeri birliklerin çekilmesini; Rusya ile Güney Osetya ise 16 kontrol noktasında konuşlanan 3000 Gürcü askerin çekilmesini istemiştir. 17 Ağustos 2004’te ilan edilen ateşkes ile birlikte taraflar aralarında tampon bölgeler konusunda anlaşmış, tampon bölgelerin Rus Barış Gücü tarafından kontrol edilmesi ve AGİT tarafından gözlenmesi konusunda karara varmıştır. Ancak 2005 yılında patlayan 3 bomba sonrası Gürcistan patlamalardan Rusya’yı sorumlu tutarak bölgeden Rusya Barış Gücü’nün görevinin sona ermesi çağrısında bulunmuştur.[7]Gürcistan Rus güçlerini bölgeden o denli çıkarmak istemiştir ki 2006 yılında Rus askerlerinin vize almadıkları takdirde ülkesinden gitmeleri çağrısında bulunmuştur.

Acaristan Sorununda Saakaşvili çözümü Acaristan’a karşı denizden ve karadan ablukaya almak ile bulmuştur. Ancak aynı abluka politikası Güney Osetya’ya karşı başarılı olamamıştır.  Bunun nedeni Güney Osetya’nın Rusya ile kara sinirinin bulunmasıdır. Saakaşvili kendi “Toprak Bütünlüğü” politikası dâhilinde ayrılıkçı bölgelere dışarıdan yapılan müdahale veya yardımları Gürcistan içişlerine müdahale olarak değerlendirmiş ve Gürcistan toprak bütünlüğünü tanımayan davranışların karşılık bulacağını belirtmiştir. Gürcü yönetimi 17 Nisan 2008’de Güney Osetya’ya verdiği destekten dolayı Rusya’ya uyarı notasını göndermiş, 29 Nisan 2008’de Güney Osetya sınırına 1500 takviye asker yollamış, 28 Mayıs’ta ise gerekirse Rusya ile savaşa hazır olunduğunu ilan etmiştir. 7 Ağustos’ta Gürcistan ordusu Güney Osetya’ya girmiş, Osetya’daki binlerce sivil Gürcü birlikleri tarafından öldürülmüş ve ardından Rus birliklerinin bölgeye girmesiyle sıcak çatışmalar sürmüştür.[8] Saakaşvili, Güney Osetya başkentine saldırılarının ayrılıkçı Oset güçlerinin ateşkesi bozması nedeniyle başladığını söyledi. Saakaşvili, ayrıca saldırılarının Rusya’nın ayrılıkçı Osetler’e destek için askeri birlik göndermesine bir yanıt olduğunu söyledi.[9] Gürcü saldırısına bir gün sonra kendisinden beklenmedik şekilde Gürcistan’ı işgal etmeye başlayarak karşılık veren Rusya bu işgale iki gerekçeyi öne sürmüştür:  İlk olarak bölgedeki Rus halkın korunması, ikincisi ise Rus Barış Gücü askerlerinin Gürcü saldırısına maruz kalmış olmasıdır. NATO’nun Bükreş Zirvesi’nde NATO’ya üyelik kapısı kapanan Gürcistan biranda kendisini Rusya ile tek başına kalmıştır. Tiflis yönetimi Rusya’ya karşı daha fazla kayıp vermemek için10 Ağustos’ta tek taraflı olarak ateşkes ilan etmiştir. 11 Ağustos’ta Rus güçler Abhazya üzerinden Batı Gürcistan’a yönelmiştir, Poti kentini ve Senaki’deki Gürcü askeri üssünü ele geçirmişler, aynı zamanda da Güney Osetya’nın Güneyindeki Gori’de de kontrol sağlamışlardır.[10] Daha sonra Sarkozy devreye girerek taraflara kendi adını taşıyan bir plan sunmuştur. Bu plan Sarkozy’nin gayretleriyle taraflarca kabul görmüş ve savaş öncesi duruma dönülmesi konusunda anlaşmaya varılmıştır. Ancak anlaşmada Gürcistan’daki Rus askerinin varlığından söz edilmemiş olması münasebetiyle Rusya bu bölgedeki askeri varlığını devam ettirmiştir. 26 Ağustos’ta Güney Osetya tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etmiş ve Rusya bu bağımsızlığı tanımıştır.

Sonuç

Osetya krizi Rus Dış Politikası ve yeni dünya düzeni hakkında birden çok çıkarımda bulunmamızı sağlamıştır. Bunlarda ilki Rusya’nın SSCB dağıldıktan sonra yeniden eski gücüne kavuşup uluslararası sistem içerisinde ‘bende varım’ diyerek ABD ve AB karşısında dengeleyici bir güç olma potansiyeline sahip olduğudur. Uluslararası ortamın karmaşıklığı ve küresel dengelerin verdiği işaretler dikkate alındığında henüz Rusya’yı tek başına durduracak dışsal bir faktörün olmadığı, gelişmelerin daha çok bu ülkenin inisiyatifinde şekil aldığı gerçeğidir.[11] 1990’larda Yugoslavya’nın dağılma sürecinde müdahalelere Yugoslavya’nın içişlerine müdahale olarak görerek karşı çıkan Rusya’nın mevzu bahis kendi politik sınırları içerisinde yahut çevresinde gerçekleştiği takdirde devletlerin içişlerine karışmakta hiç geri kalmayacağını göstermiş oldu. Değinilmesi gereken bir diğer nokta da 27 Ekim 2013 tarihinde yapılan Gürcistan Cumhurbaşkanlığı seçimidir. Bu seçimi Başbakan İvanişvili’nin adayı Margvelaşvili kazanmıştır. Ancak Margvelaşvili’nin göreve başlama törenine Rusya’nın davet edilmemesi, BDT toplantısında birliğe tekrar üye olması için gönderilen daveti Gürcistan’ın kabul etmemiş olması ve ayrılıkçı bölgelerin uluslararası toplumunca tanınmaması doğrultusunda politika izleyeceklerini ifade etmesi onunda Saakaşvili kadar Bati yanlısı olmasa da Rusya ile çakışan politika izleyeceği kesindir. Şu an uluslararası toplumda Güney Osetya’yı tanıyan devletler: Rusya Federasyonu, Venezuela, Nikaragua, Nauru ve Tuvala’dır.

Mehmet Ali AÇIKGÖZAhi Evran Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü 3. sınıf öğrencisi.

02 Temmuz 2014

———

[1] Fatih ÖZBAY, ”Tarihsel Süreç İçerisinde Güney Osetya Sorunu”,http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1618:tarih%09sel-suerec-%09cerisinde-gueney-osetya-sorunu&catid=171:analizler-kafkaslar (Erişim Tarihi: 12 Mart 2014)

[2] ÖZBAY,  a.g.m, http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1618:tarih%09sel-suerec-%09cerisinde-gueney-osetya-sorunu&catid=171:analizler-kafkaslar (Erişim Tarihi: 12 Mart 2014)

[3]ÖZBAY,  a.g.m, http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1618:tarih%09sel-suerec-%09cerisinde-gueney-osetya-sorunu&catid=171:analizler-kafkaslar (Erişim Tarihi: 12 Mart 2014)

[4]ÖZBAY,  a.g.m, http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1618:tarih%09sel-suerec-%09cerisinde-gueney-osetya-sorunu&catid=171:analizler-kafkaslar (Erişim Tarihi: 12 Mart 2014)

[5]ÖZBAY,  a.g.m, http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1618:tarih%09sel-suerec-%09cerisinde-gueney-osetya-sorunu&catid=171:analizler-kafkaslar (Erişim Tarihi: 12 Mart 2014)

[6] Barış Özdal, vd., “Orta Asya ve Kafkaslarda Bölgesel ihtilaflar”, Büyükelçi Hulusi Kılıç ve Elif Toprak (ed.),  Orta Asya ve Kafkalarda Siyaset, Anadolu Üniversitesi Yayınları, Eskişehir, 2012, s. 198.

[7]ÖZDAL, a.g.e, s. 199

[8]Utku Yapıcı, “Gürcistan Savaşı: Öncesi ve Sonrası”, http://www.politics.ankara.edu.tr/dergi/pdf/63/3/10-Kronik.pdf, (Erişim Tarihi: 24 Mart 2014)

[9]http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/455924.asp#storyContinues (Erişim Tarihi: 27 Mart 2014)

[10]YAPICI, a.g.m., http://www.politics.ankara.edu.tr/dergi/pdf/63/3/10-Kronik.pdf, (Erişim Tarihi: 24 Mart 2014)

[11]Cenap Çakmak, “Rusya’nın Güney Osetya Politikası,  Neo-Self Determinasyon ve UCM’nin Rolü”, Bilge Strateji, Cilt 1, Sayı 1, 2009,  s. 51-70.

Kaynakça

– ÖZDAL Barış, vd., “Orta Asya ve Kafkaslarda Bölgesel ihtilaflar”, Büyükelçi Hulusi Kılıç ve Elif Toprak (ed.),  Orta Asya ve Kafkaslarda Siyaset, Anadolu Üniversitesi Yayınları, Eskişehir, 2012, s. 198.

– ÇAKMAK Cenap, “Rusya’nın Güney Osetya Politikası,  Neo-Self Determinasyon ve UCM’nin Rolü”, Bilge Strateji, Cilt 1, Sayı 1, 2009,  s. 51-70.

– YAPICI Utku, “Gürcistan Savaşı: Öncesi ve Sonrası”, http://www.politics.ankara.edu.tr/dergi/pdf/63/3/10-Kronik.pdf.

– ÖZBAY Fatih, “Tarihsel Süreç İçerisinde Güney Osetya Sorunu”,http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1618:tarih%09sel-suerec-%09cerisinde-gueney-osetya-sorunu&catid=171:analizler-kafkaslar

– http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/455924.asp#storyContinues

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Suriye Krizi Sonucu Türkiye Rusya İlişkileri

Darbe sonrası halk oylamasıyla devlet başkanı seçilen Hafız Esed ülkeyi otoriter bir rejimle yönetmiştir. Hafız …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

https://www.paykasabozdurmaa.com/