ankara escort
Güncel Yazılar

Hazar Bölgesindeki Boru Hattı

1980’li yılların sonunda başlayan sarsıntılarla ilk işaretlerini veren ve 1991 yılında dağılarak tarih sahnesinden çekilen Sovyetler Birliği, tahakküm alanında büyük bir jeopolitik boşluk bıraktı. Bu durum bölgenin her alanında olduğu gibi enerji alanında da kendini hissettirdi. Sonuç olarak; Kafkasya ve Orta Asya bölgesi çok zengin petrol ve doğalgaz yataklarına sahip olduğu için küresel bir paylaşım sahası haline geldi.

Bu yeni dönem için en önemli sorun, Hazar havzasındaki petrol ve doğalgazın uluslar arası tüketicilere nasıl ulaştırılacağı idi. Bu durum küresel anlamda bir mücadeleyi de beraberinde getirmiştir.

Sovyetler Birliği’nin varisi olarak kabul edilen Rusya Federasyonu, Hazar’daki petrol ve doğalgaz akışını denetimi altında tutmaya ve eski Sovyet cumhuriyetlerindeki etkinliğini korumaya çalışırken; bu bölgeye hakim olmayı hedefleyen ABD ise Rusya’nın etkinliğini kırarak petrol boru hatları projeleriyle ve güçlü petrol şirketleriyle bölgedeki mücadeleye dahil olmuştur.

Hazar petrollerinin uluslar arası piyasalara ulaştırılması için farklı güzergahlar gündeme gelmiştir. Rusya, Sovyetler dönemindeki boru hatlarının kullanılmasını savunurken, Sovyetlerin boru hatlarının atıl olduğunu ve yenilenmesi için milyarlarca dolar gerektiğini savunan ABD’nin hedefi ise Rusya’nın etki alanında bulunmayan yeni boru hatları olmuştur.

Hazar bölgesindeki Sovyet döneminden kalma boru hatlarının ekonomik sebeplerden dolayı yenilenerek kullanılması yakın zaman için olası görülmemektedir. Bu durumda Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre 28 milyar varil petrol, 8 trilyon metre küp doğalgaz rezervi bulunan Hazar havzası için yeni boru hatlarının yapımı zorunlu görülmektedir.

Hazar Bölgesindeki Boru Hattı Projeleri
Hazar havzasındaki bugünkü dünya rezervlerinin % 25’ine karşılık gelen enerji kaynaklarının dünya pazarlarına ulaştırılabilmesi için çok çeşitli boru hatları gündeme gelmiştir. Bir kısmının yapımına başlanan bu projelerden bazıları şunlardır:

Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı Projesi
Asrın projesi olarak sunulan bu projenin amacı, Hazar’daki enerjinin Akdeniz’e ulaştırılmasıdır. Hazar bölgesi petrollerinin Gürcistan ile Türkiye üzerinden Akdeniz’deki Ceyhan terminaline ulaştırılması hedeflenen bu projenin kapasitesinin 50 milyon ton olması öngörülmüştür.

Toplam sistem için yatırım maliyeti 2,4 milyar dolar olarak hesaplanmıştır. Türkiye kesiminin tahmini maliyeti ise kamulaştırma dahil 1,4 milyar dolar düzeyindedir. Proje sırasında yapılan yenilikler ve değişiklikler ile bu maliyet 3 milyar doların üzerine çıkmıştır.

Türkiye kesiminin tüm finansmanı, Türkiye tarafından değil; bizzat projeye iştirak eden şirketlerce karşılanmaktadır. Bu şirketler, 1 Ağustos 2002’de, inşaat ve işletme faaliyetlerini yürütmek amacıyla “BTC Co.” ve finansman işlerinden sorumlu olmak üzere ise “BTC Invest” şirketlerini kurmuşlardır.

BTC Co. pay dağılımı aşağıdaki şekilde oluşmuştur

BP 30.10%
SOCAR 25.00%
CHEVRON 8.90%
STATOIL 8.71%
TPAO 6.53%
ENI 5.00%
TOTAL 5.00%
ITOCHU 3.40%
INPEX 2.50%
CONOCOPHILLIPS 2.50%
AMERADA HESS 2.36%

Bu proje, Türkiye’ye “geçiş vergisi ve işletmecilik hizmetleri“ karşılığında; taşınacak kapasiteye bağlı olarak, 1-16. yıllar arasında 140 ile başlayıp 200 milyon dolara ulaşan, 17-40. yıllar arasında ise 200 ile başlayıp 300 milyon dolar civarına çıkan bir yıllık gelir getirmesi beklenmektedir.

Türkiye ekonomik kazancın dışında prestij anlamında da önemli katkılar elde edeceği bu projenin bağımsızlığını yeni elde etmiş Hazar bölgesindeki ülkelerin bağımsızlıklarının pekiştirilmesinde ve Rusya’nın etkisinden kurtarılmasında da çok önemli katkıları olacaktır. Ayrıca tüm bölge ülkeleri arasında ekonomik anlamda işbirliğinin de temelini oluşturacaktır.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra kendi hakimiyetindeki Türk nüfusu üzerindeki etkisinden çekindiği Türkiye’nin bu proje ile önemli kazanımlar elde etmesinden çekinen Rusya, Bakü-Tiflis-Ceyhan projesine karşı çıkmıştır. Bu projenin gerçekleşmesini engelleme çabalarının yanı sıra Hazar petrollerinin kendi toprakları üzerinden geçmesini öngören Bakü-Novorossisk hattı ile taşınması için mücadele de etmiştir. Bu projenin önündeki Rusya toprakları içindeki en önemli engel ise güzergah üzerinde bulunan Çeçenistan’daki karışıklıklardır.

Rusya, Türkiye açısından da benzer bir durumun var olduğunu iddia ederek PKK sorununu gündeme taşımıştır.Hatta taşımakla kalmamış, PKK’ya her türlü destek sağlamıştır. Hazar petrollerinin dünyaya ulaştırılmasında kullanılacak güzergahların tartışıldığı günlerde ise PKK, terör faaliyetlerini boru hattının yapılması ön görülen yerlerde yoğunlaştırmıştır.

Ayrıca ilerleyen yıllarda Hazar havzasından çıkartılacak 20 milyon ton Kazak petrolünün de Azeri petrolüne eklenerek toplam olarak yılda 45 milyon ton ham petrolün bu proje ile Ceyhan’a ulaştırılması hedeflenmektedir.

Gerçekleştirilmesi için önemli yatırımlar yapılan bu projenin Türkiye’deki 1076 kilometrelik bölümü bitirilmiş ve BTC Petrol Boru Hattı, Azeri petrolünün 28 Mayıs 2006 tarihinde Ceyhan terminaline ulaşması ile tamamlanmıştır.

Türkmenistan-Türkiye-Avrupa ( Hazar Geçişli )Doğalgaz Boru Hattı Projesi
Türkmenistan doğalgazının Türkiye’ye ve Avrupa pazarlarına ihracını amaçlayan bu projenin çalışmalarına 1991 yılı sonu itibariyle başlanmıştır. Trans-Hazar Hattı olarak da bilinen bu proje için, 1991 yılından bu yana, iki ülke arasında, projenin gerçekleştirilmesine yönelik çeşitli antlaşmalar imzalanmıştır.

Türkmenistan ile imzalanan ve 30 yıllık olacak bu antlaşmaya göre, Türkmenistan’dan Türkiye’ye 16 BCM/Yıl ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya 14 BCM/Yıl olmak üzere toplam 30 BCM/Yıl Türkmen doğalgazı alınacaktır.

İran’ın, kendi ürettiği doğalgazın pazar bulabilmesi açısından desteklediği projeye, Rusya karşı çıkmaktadır.ABD ise İran’ın lehine bir proje olduğu için destek vermemektedir. Şu an için askıya alınan projenin yakın zamanda gerçekleşmesi beklenmemektedir.

Azerbaycan-Türkiye ( ŞAHDENİZ ) Doğalgaz Boru Hattı Projesi
Bu proje ile Azerbaycan doğalgazının Gürcistan üzerinden Türkiye’ye taşınması amaçlanmaktadır.

Ekim 2000’de başlayan Azerbaycan’dan doğalgaz teminine yönelik müzakereler sonucunda, 12 Mart 2001 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ile Azerbaycan Başbakan Yardımcısı tarafından Hükümetler arası antlaşma ve bu antlaşmaya istinaden aynı tarihte BOTAŞ ve SOCAR arasında doğalgaz alım sözleşmesi imzalanmıştır. 15 yıl süreli doğalgaz alım antlaşması, alımların 2 milyar metreküp ile başlamasını zamanla da 6,6 milyar metreküpe ulaşmasını öngörmektedir.

Türkiye-Yunanistan Doğalgaz Boru Hattı Projesi
Bu proje, enerji zengini doğu komşularımız ile enerji ihtiyacı fazla olan Avrupa ülkeleri arasında bağ kurmayı amaçlamaktadır.

Boru hattının Türkiye kısmı, Bursa Karacabey istasyonundan başlayacak, Marmara Denizi’nin altından geçerek, İpsala’ya kadar uzanacaktır. Hattın Türkiye bölümünün uzunluğu 209 km olacak olup, ihaleye çıkan projenin 2006 yılında tamamlanması planlanmaktadır. Türkiye kısmının maliyetinin de 80 milyon dolar olması beklenmektedir. Yapılan açıklamalarda, Yunanistan’a ilk aşamada 750 milyon metreküp, daha sonra ise artarak 1 milyar metreküp doğalgaz verilecektir. Zamanla da Yunanistan’ın ihtiyacı olan 3 milyar metreküp doğalgazın buradan sağlanması planlanmaktadır.

Mavi Akım Projesi
Toplam uzunluğu 1200 km olan boru hattı, Karadeniz’in 2140 m derinliğine döşenerek gerçekleştirilmiştir. Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında gerçekleştirilen en büyük projedir. Başlangıçta doğalgaz verme miktarı 2 milyar metreküp olarak belirlenen hattın, 2008’de 12 milyar metreküp ve 2010 yılında ise bu oranın 16 milyar metreküpe ulaşacağı belirtilmektedir. Rusya Federasyonu tarafından finanse edilen proje yaklaşık olarak 2,3 milyar dolara mal olmuştur.

Türkiye’yi Rusya’ya ciddi oranda bağımlı kılması yüzünden tartışılan Mavi Akım, ayrıca yolsuzluk iddialarını da beraberinde getirmiştir. Ayrıca projede Türkiye’den çok Rusya’nın kazanımlarının öne çıkması da ayrı bir tartışma konusudur.

Türkiye ile Türk Dünyası arasındaki ilişkilere de ciddi zararlar veren bu proje, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu toplam doğalgazın % 65’ini oluşturmaktadır.

Bakû- Novorossisk Projesi
Türkiye’nin öne sürdüğü Bakû-Ceyhan projesine karşı, Rusya Federasyonu’nun gündeme taşıdığı bir projedir. Bu projeye göre, Kazakistan ve Azerbaycan petrolleri Bakû’den Novorossisk’e ulaşacak, oradan ise tankerlerle İstanbul ve Çanakkale boğazlarını takip edip, Avrupa ülkelerine ulaşacaktır.

Türkiye’nin projesine alternatif olması için hazırlanan bu projenin gerçekleşebilmesi önündeki en ciddi dış engeller Türkiye kaynaklıdır. Türkiye’nin yeni boğazlar tüzüğü ile 1994’ten beri boğazlardan tanker geçişini sınırlandırması Rusya’nın bu konudaki en büyük çekincesidir.

Ayrıca, Novorossisk Limanı’nın kapasitesinin(yıllık 15 milyon tondur) üretimi (yıllık 50 milyon ton olması bekleniyor) karşılayabilmesi ise gerçekçi değildir.

Yazar: Fahrettin TEPEALTI

KAYNAKÇA
www.dışişleribakanlığı.gov.tr
www.enerji.gov.tr
www.botaş.gov.tr
www.strategyturkey.gov.tr.
www.btc.com.tr
www.usakgundem.com

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Azerbaycan bir demokrasi mi?

Cumhurbaşkanlığı makamı babadan oğla geçen bir rejim demokrasi olabilir mi? Olamaz tabii ama Aliyev, demokrasi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir