Güncel Yazılar

Hazar Denizi’nde Çıkarılan Petrol ve Hazar’ın Statü Sorunu

1) Hazar Denizi’nin Coğrafi Konumu ve Tarihi

A) Coğrafi Konumu

Hazar Denizi’nin coğrafi koordinatları, Güneydoğu Avrupa ile Asya’nın birleştiği noktada, 47-36 kuzey paralelleri, 45-54 doğu meridyenleri arasında yerleşmektedir. Yaklaşık 371.000 km’lik alan kaplamaktadır. Kuzeyden güneye uzunluğu 1.200 km olup ortalama genişliği 320 km’dir.  Ortalama derinlik 184 m’dir.  En sığ bölümü tortul ovasıdır. Hazar’ın güneyi ise en derin noktasıdır. 1.024 m’ye inen bir çöküntüyle kaplıdır. Su hacmi 76.700 km3 dür.[1]

Hazar denizi üç kısma bölünmüştür. Kuzey, Orta ve Güney Hazardır. Kuzey ve Orta Hazar arasında belirlenmiş sınır olarak Çeçen adası ile Tüb-Karagan burnu, Orta ve Güney Hazar’ı ayıran sınır olarakta Cilov adası ve Gulu Gulu burnu kabul edilmiştir. Hazar’ın %25’ini Kuzey, %36’sını Orta, %39 Güney kısım oluşturmaktadır. Hazar’ın keskin girinti ve çıkıntıları mevcuttur. Kızlar, Astrahan, Mankışla körfezi bu bölgede bulunur. Hazar da yaklaşık olarak 50 ada bulunmaktadır. Bunlardan bazıları Hara-Zire, Karasu, Zenbil, Sengi-Muğan, vulf, Livanova vs. Hazar da genel olarak 10 büyük körfez vardır.[2]

Uzun yıllar boyunca sürekli düşme gösteren Hazar’ın su seviyesi son dönemlerde aniden yükselmeye başlamıştır. Her yıl 10 cm civarında yükselen Hazar’ın su seviyesi 1978 yılından bu yana yaklaşık 2 m artmıştır. Kazakistan’ın kuzey kıyı şeridindeki 1000’den fazla petrol kuyusu bu yüzden kullanılmaz hale gelmiştir. Bu kıyıdan Hazar’a petrol sızmaktadır.[3]

B) Tarihi Gelişimi

Hazar bölgesi coğrafi konumuna, yer altı ve yerüstü zenginliklerine göre eski zamanlardan beri yerli ve yabancıların dikkatini çekmiştir. Bundan dolayı yüzyıllar süren ardı arkası kesilmeyen savaşlarla bu bölge elden ele geçmiştir.[4]

Tarihte farklı devletlerden isimler almıştır. Asurlar Hazar’a Kaspi Denizi adını vermişlerdir. Onlara göre bu yer doğrudan dünyanın sonu imiş. Akdeniz ve Karadeniz tek bir deniz olmuş buna da Hvalin Denizi olarak nitelendirmişlerdir. Hazar Denizi’nin altmışa yakın ismi bulunmaktadır. En eski ismi güneyde yaşamış olan Kassi kavmi ismi ile anılmıştır.[5] Hazar’ın etrafında yaşayan halklarda Hazar’a farklı isimler vermişlerdir. Örneğin; Ruslar Hvalin, Tatarlar Ak Deniz, Türkler Küçük Deniz, Çinler Si-Hay. Hazar etrafındaki ülkelerde farklı isimler vermişlerdir. Azerbaycan Hazar, Kazakistan ve Türkmenistan Kaspiy, İran Mazandaran olarak adlandırılmıştır.[6] Hazar da eski çağlardan günümüze kadar çok çeşitli kavimler bu bölgeye yerleşmişlerdir. Başlıcalar; Akhun, Sasani İmparatorluğu, Hazar Hanlığı, Moğol, Selçuklar, Bizans, Hazar Devleti, Osmanlı, Rusya ve İran devletleridir.

2) Hazar Denizi’nin Statü Sorunu ve Asrın Anlaşması

Hazar’ın statü sorunu 1992 yılında ortaya çıkmıştır. İran’ın hazırladığı anlaşmada Hazar kaynaklarının bölünmesi ve diğer konuları halletme yetkisine sahip bir teşkilatın kurulması teklifi vardır. 1992 senesine kadar hazar’da Çarlık Rusya/Sovyet Birliği ve İran’ın sözü geçiyordu. Sovyet birliğinin dağılmasından sonra Hazar’a kıyı devlet sayısı artmıştır. Bu devletler; Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Rusya, İran’dır. Bu kıyıdaş devletin artması Hazar’ın statüsü hakkında tartışmalara yol açmıştır. Azerbaycan hükümetinin Eylül 1994’te Amerika ve Avrupalı şirketlerin oluşturduğu bir komisyonla 8 milyar dolarlık bir anlaşma imzalamıştır. Birçok yorumcu tarafından “Yüzyılın Anlaşması”  olarak nitelendirilmiştir. Azerbaycan Eylül 1994 tarihli petrol anlaşmasından sonra 1995 ve 1996 yılında üç ayrı anlaşma daha imzalamıştır.[7]

Azerbaycan’ın statüsü belirsiz Hazar’la ilgili sözleşmeler imzalaması İran ve Rusya’yı rahatsız etmektedir. 1997 yılında Kazakistan’ın Hazar’ın kendi karasuları olarak nitelendirildiği kesiminde Rusya tarafından petrol arama ihalesi açması uluslararası hukuka aykırı kabul edilmiştir. 1997 yılında Rusya ve Azerbaycan, Azerbaycan ve Türkmenistan arasında bulunan Çirağ, Kepez, Azeri adalarında petrol çıkarma sözleşmeleri yapılmış ancak Türkmenistan karşı çıkmıştır.[8]  Anlaşmalara üçüncü bir devletin karşı çıkması konuyu canlı tutmuştur. Uluslararası hukukun yanı sıra siyasi ve ekonomik unsurlarda devreye girmeye başlamıştır. Bu yüzden iki devlet bir anlaşma imzalarken üçüncü bir devletinde desteğini almak durumundaydı.

Böyle bir durumda en önemli konu Hazar’ın göl mü yoksa deniz statüsünde mi olduğu sorunudur. Deniz olarak kabul edildiği takdirde 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne (BMDHS) göre her kıyıdaş devletin, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgenin olması gerekmektedir. Hazar göl olarak kabul edilirse bu durumda sınırların belirlenmesi için iki yol vardır. Birincisi Hazar’ı tamamen ulusal sektörlere bölünmesi, ikincisi ortak kullanımdır.[9]

A) Hazar’ın Statüsü Hakkındaki Anlaşmalar

  • 1723 Petersburg Anlaşması: Rusya ile İran arasında yapılan bu anlaşmada Hazar’da sadece Rusya’nın donanması bulunacaktı.[10]
  • 13 Şubat 1729 Tarihli Anlaşma: Rusya ile İran arasında sınırların yeniden belirlenmesi, bazı bölgelerde ticaretin serbest bırakılması ile ilgilidir. Hazar Denizi’ne akan Kür ve araz nehirlerinde ise serbest gemicilik ile ilgili taraflar arasında belirlenen sonuçlara ulaşmıştır.[11]
  • 2 Ekim 1813 Gülüstan Anlaşması: Rusya ile İran arasında yapılmış olup, İran, Kuzey Azerbaycan’ı, Gürcistan’ı ve Dağıstan’ı Rusya’ya bırakmıştır.
  • 10 Şubat 1828 Türkmençay Anlaşması: Anlaşmanın 4. Maddesi Rusya ile İran arasındaki sınırın Hazar’da sona erdiğini ifade etmektedir. 8. Maddesi ise sadece Rusya Hazar’da savaş gemisi bulundurabilecekti.[12]
  • 1881 Tarihli Anlaşma: Rusya ile İran arasında yapılan anlaşmaya göre Hazar’ın esas kısmının Rusya arazisinde bulunduğu dikkate alınarak, Astra-Hasan Gulu sınır kabul edilmiştir.[13]
  • 27 Ağustos 1935 Tarihli anlaşma: anlaşmaya göre Sovyet ve İran gemileri için serbest seyrüsefer 10 millik bir münhasır balıkçılık alanı kurulması öngörülmüştür. Hazar “Sovyet-İran Denizi” olarak zikredilmiştir.[14]
  • 25 Mart 1940 Tahran Anlaşması: Sovyet Birliği ile İran arasında ticaret ve gemicilik ile ilgilidir. 10 mille kadar olan yerlerde bayraklarını taşıyabilecekler.[15]
  • 1953 Tarihli Anlaşma: Sovyetler birliği ile İran arasında imzalanan 1881 tarihli anlaşmanın onayı olarak kabul edilir.
  • 1970 Tarihli Anlaşma: Hazar Denizi’nin milli sektörlere bölünmesinin en önemli adımı atılmıştır. En büyük pay Kazakistan’a düşmüştür. (113.000 km2), Azerbaycan’a 80.000 km2, Türkmenistan’a yaklaşık Azerbaycan kadar, Rusya’ya 64.000 km2 ve en küçük pay İran’a 34.000 km2 olarak ayrılmıştır.
  • 1991 Tarihli Anlaşma: Rusya ile İran arasında yapılan bu anlaşmaya istinaden Hazar’ın esas kısmının Rusya arazisinde bulunduğu dikkate alınarak Astra-Hasan Gulu sınır hattı belirlenmiştir.[16]

“Aşrın Anlaşması”,  20 Eylül 1994 tarihinde Azerbaycan Milli Petrol Şirketi SOCAR ile Yabancı Petrol Şirketleri Konsorsiyumu(FOCC) arasında Bakü’de imzalanmıştır. Bu anlaşma 12 Aralık 1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ardından 54 aylık ana geliştirme ve üretim programı yürürlüğe girmiştir.[17]

Hazar statüsü ile ilgili olarak kıyıdaş devletler arasın da ikili, üçlü ve genel olarak görüşmelerin sürdüğü 5 devletin de katıldığı görüşmeler yapılmış ve halen devam etmektedir. Bu devletler arasın da ortak kararların alınması zordur. Devletler genel olarak ikili anlaşmalara gitmişlerdir.

3) Hazar Denizi’nin Statüsü Hakkında Kıyı Devletlerin Tezi

Azerbaycan

Azerbaycan bu konu hakkında iki tezi bulunmaktadır. İlk tezi Hazar’ın bir “sınır gölü” olduğu düşüncesidir. Orta hat düşüncesine göre beş ulusal sektöre bölünmesini savunmaktadır. Azerbaycan Hazar’ın deniz dibinin ve sularının tamamen taksim edilerek, egemenlik alanlarına bölünmesini ve her ülkeye ait alanda mülkiyet ve egemenlik ilkelerine dayalı olarak o ülke mevzuatının geçerli olmasını savunmaktadır. İkinci olarak Hazar’a “açık deniz” statüsünün uygulanabileceğini ileri sürmektedir. Bu durumda Hazar’a 16 Kasım 1994’te yürürlüğe giren 1982 BMDHS’nin uygulanmasını istemektedirler. Böylece her kıyıdaş devlet 12 millik karasuları, 200 mil veya daha fazla kıta sahanlığı ve 200 millik münhasır ekonomik bölgeye sahip olacaktır.[18] Azerbaycan her kıyı devletinin kendi bölgesinde kalacak petrol ve doğalgaz rezervlerini işletebilmesini savunmaktadır.

Hazar’a kıyıdaş devletlerden biri olan Azerbaycan henüz yüze çıkarılmamış önemli miktarda yer altı kaynaklarına sahiptir. Azerbaycan ekonomisindeki önemli ölçüdeki gelişmeler 2005 yılında petrol arzının ilk aşamalarında ortaya çıkmıştır.[19]

Rusya

Rusya’nın bu konu hakkında üç temel politikası vardır. 1921 ve 1940 yıllarında SSCB ve İran arasında imzalanan anlaşmalarla münhasır egemenlik alanının yalnız balıkçılık için tanınan 10 millik kıyı şeridinden ibaret olduğunu, bunun dışındaki bölgelerde ise ortak kullanıma açık olduğunu savunmuştur. Rusya’nın ikinci politikası 1996’dan itibaren 40-45 millik kıyı şeridi dışında ortak kullanım şeklindedir. Böylece Rusya Hazar’ın bölünmesini kabul yönünde bir adım daha atmıştır. 1998’den sonra üçüncü bir politika benimsemiş bu politikada ise Kazakistan ile Hazar’ın statüsüne ilişkin bir uzlaşma metni kabul etmiştir. Buna göre Hazar’ın deniz tabanını eşit uzaklık ilkesine göre tamamen bölmüşler, su kütlesini ise eşit kullanıma bırakmışlardır.[20]

Rusya enerji pazarı bakımından çok önemli bir konuma sahiptir. Dünyada doğalgaz rezervlerine göre birinci, petrol rezervlerine göre sekizinci sıradadır. Aynı zamanda doğalgaz ihracatına göre birinci, petrol ihracatına göre ikinci ve enerji tüketimine göre üçüncü sıradadır.[21]

Kazakistan

Kazakistan Hazar’ın statüsü konusunda Azerbaycan ile benzer görüşler benimsemiştir. Kazakistan Hazar’ı bir iç deniz olarak nitelendirmiştir. 1982 BMDHS’nin uygulanmasını istemiştir. Aslında Kazakistan Azerbaycan’a zıt olarak deniz yatağının paylaşılmasını sularının da münhasır yetki alanı dışındaki yerlerin ortak kullanımda olmasını istemiştir.[22]

Kazakistan dünya enerji pazarı için çok önemli bir konuma sahip, çünkü önemli petrol ve doğalgaz rezervleri mevcuttur. Kazakistan Hazar Denizi’nin kuzey kısmındaki tanınmış büyük petrol alanlarının çoğuna sahiptir.[23]

İran

İran Hazar’ın bir göl olduğunu ve beş kıyıdaş devlet tarafından ortaklaşa kullanılması gerektiğini ve diğer devletlerin kullanımına kapalı olması gerektiğini savunmaktadır. İran’a göre 10 millik kıyı şeridi dışında olan yerlerin dışındaki bölgelerin ortak kullanılması gerekmektedir. İran uzun süre Rusya’nın tezini desteklemekle birlikte 1998’de imzalanan Rusya-Kazakistan Anlaşması ile İran ve Rusya’nın Hazar’daki yolları ayrılmıştır.[24] Azerbaycan ve Kazakistan’ın kendi kıyılarına yakın alanda petrol çıkarmasına karşı çıkmıştır.

İran, OPEC’in ikinci en büyük petrol üreticisi ve dünya petrol rezervinin %10’una sahiptir. Dünya’nın doğalgaz rezervine sahip ikinci ülkesidir. Ekonomide gelirin %80’i petrol ihracatından elde etmektedir.[25]

Türkmenistan

Türkmenistan, Rusya ve İran’ın baskısı nedeniyle onların tutumuna yakın görüşler benimsemek zorunda kalmıştır. 1997’den sonra ise 45 millik münhasır ekonomik bölge dışındaki alanların ortak kullanılmasını benimsemiştir. Türkmenistan bu tutumunu zamanla değiştirmiş ve orta hat esasını benimsemiştir. Bu esasa göre kıyıdaş beş ülkenin kendi sektörlerinde kalan bölümünde mineral kaynakların çıkarılmasını serbest olması gerektiğini savunmuştur. Türkmenistan son zamanlarda tutumunu yine değiştirmiş ve Hazar’ın statüsü konusunda kıyıdaş devletlerin onayladığı bir anlaşma olana kadar İran ve SSCB’nin anlaşmalarına uyacağını belirtmiştir. Bu demek oluyor ki hem su dibinin hem de su kütlesinin ortak kullanımını savunmuştur.

4) Hazar Denizi’nin Uluslararası Alandaki Yeri

Hazar’ın petrol rezervleri diğer petrol rezervleri ile karşılaştırıldığında Kuzey Denizi petrol rezervleri ile eşit miktarda, Ortadoğu rezervlerinden düşük durumdadır. Petrol çıkama maliyeti bakımından Ortadoğu petrolü kadar olmakla birlikte Kuzey Denizi petrol çıkarma maliyetinde düşük durumdadır.

Hazar bölgesi Sovyet döneminde sürekli önemli olmuştur çünkü üretilen petrolden elde edilen gelirler Sovyetleri merkezi yönetime götürmüştür. Sovyetlerin dağılması ile o bölgedeki Cumhuriyetlerin ve İran’ın bölgedeki enerji kaynaklarından elde ettikleri gelirler oldukça artmıştır. Hazar’daki Sovyet egemenliği büyük oranda kalkmıştır.

Hazar bölgesi petrol rezervlerinin dünya rezervlerinin % 4’ü oranında olduğu tahmin edilmektedir. Bölgenin doğal gaz rezervleri ise, dünya doğalgaz rezervlerinin %6’sı kadardır. Hazar bölgesinin 2010 yılına kadar dünya petrol üretiminin %4’ünü karşılayacağı hesaplanmaktadır. Bununla birlikte bölgeden çıkarılan petrol, OPEC dışında kalan ülkelerin üretiminin %36-50’sine tekabül etmektedir.[26]

5) Hazar Denizi’nin Sınırlandırılması

Hazar Denizi’nin sınırlandırılması ile ilgili olarak iki temel sınırlandırma hâkimdir. Biri ortak kullanım ilkesinden yola çıkarak sınırların belirlenmesi diğeri ise orta hat çizgisinden yola çıkarak denizi milli sektörlere ayırmaktır. Uluslararası Deniz Hukuku egemenlik rejimi genel ortak kullanımı benimsemiştir.[27] Önceden Rusya ve İran bu ortak kullanımı savunurken şimdi Rusya bu düşüncesini değiştirmiş İran tek kalmıştır ve düşüncesini diretmiştir. Bunun nedeni ise %20’lik kısımda rezervi yüksek olan Araz-Alov-Şark kısmının ona kalacak olmasıdır.[28]

Ortak mülkiyetin Hazar’da uygulanması zordur çünkü birden fazla kıyıdaş devlete sahiptir. Hazar Denizi’nin milli sektörlere ayrılması daha çok hukuksal geçerliliğe sahiptir. Fakat anlaşmaların yapılması oldukça zordur.

İki ya da daha çok devletin kıyıdaş olduğu kapalı bir deniz veya göle ilişkin sınırlandırma söz konusu olduğu zaman orta hat ilkesi adil bir karardır. Bu konuda Almanya Federal Mahkemesi tarafından 1920 yılında karara bağlanmış olan Constance Gölü davasında da orta hat uluslar arası hukukun genel bir ilkesi olarak kabul edilmiştir.[29]

6) Hazar Petrolünün Bölgelere Taşınması

Batı Güzergâhı

Geçmiş yıllarda enerji akımının daha çok Güney-Kuzey yönünde olmuştur ve genelde Rusya üzerinden gerçekleşmiştir. Şimdi ise bağımsız devletler bazı gelişmeler sağlamış ve Doğu-Batı istikametini alarak enerjinin Avrupa’ya yönlendirilmesini sağlamışlardır. Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu Projesi(CPC), Bakü-Tiflis-Ceyhan(BTC) ve Güney Kafkasya Doğalgaz Boru Hattı Projeleri ile Rusya’ya diğer devletlerin bağlılığını azaltmıştır.[30] Fakat bu projeleri yürüten şirketlerin çoğu Rusya’ya ait petrol şirketleridir bu yüzden projede esas rol oynamaktadır. Bu güzergâhta Rusya’nın en çok kullandığı limanı Novorossisyk’dir. Rusya rezervleri dünya pazarına sunmak için bu limanla birlikte İstanbul boğazına ciddi ihtiyaç duymaktadır.

Doğu Güzergahı

Gelecek 10 ile 15 yıl içerisinde Avrupa’daki petrol talebi azalacak doğuya yapılacak petrol ihracatı 10 ile 15 yıl süre zarfında çok fazla artacaktır. Asya pazarını önemli ölçüde ele geçirecektir. Özellikle Çin’in petrol ihracatının çok fazla artacağı beklenmektedir. Kazakistan’ın kuzey batısındaki Atasa’dan Çin’in kuzey-batısındaki Xinjiang bölgesine kadar uzanan hat önemlidir.[31]

Güney-Batı ve Kuzey-Batı Güzergâhı

Hazar bölgesinin ihracatları için ilave güzergâh Asya talebini karşılamak için petrollerin İran vasıtasıyla Basra Körfezine veya Güney-Batı vasıtasıyla Afganistan’a taşınması yollarıdır.[32] Bu konuda daha çok Türkmenistan ilgilenmektedir çünkü Afganistan üzerinden Pakistan ve Hindistan’a petrol taşımak istemektedir. 2002 yılında Türkmenistan, Pakistan ve Hindistan üçlü bir anlaşma imzalamışlardır. Fakat yeterli yatırımcı bulamadıkları için ertelenmiştir.

Kuzey-Batı güzergâhı için Rusya altyapıyı çok fazla gelişirmiş ve faydalı hale getirmiştir. Bağımsızlığından sonra iki yeni Kuzey-Batı güzergâhı kurmuştur. “Kuzey” ve “Batı” erken Petrol Boru Hatlarıdır. Bunlardan biri Bakü’den Novorossisyk(Rusya) diğeri ise Bakü’den Supsa(Gürcistan)’a uzanmaktadır.

 Dipnotlar


[1] USLU, K. (2006). Hazar Bölgesi Enerji Kaynaklarının Ekonomik ve Uluslar arası Boyutu. Marmara Üniversitesi İİBF Dergisi, cilt 21 (1), s. 100.

[2] GAYIBOV, A. (2005),  Hazar Havzası’nın Doğal Statüsü ve Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı Ekonomik Değerlendirilmesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Enstitüsü. s.10.

[3] ABDULLAYEV, C. (1999). Uluslar arası Hukuk Çerçevesinde Hazar’ın Statüsü ve Doğal Kaynakların İşlenmesi Sorunu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, cilt 48 (1-4), s. 257.

[4] GAYIBOV, A. (2005),  Hazar Havzası’nın Doğal Statüsü ve Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı Ekonomik Değerlendirilmesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Enstitüsü. s. 5.

[5] USLU, K. (2006). Hazar Bölgesi Enerji Kaynaklarının Ekonomik ve Uluslar arası Boyutu. Marmara Üniversitesi İİBF Dergisi, cilt 21 (1), s. 101.

[7] USLU, K. (2006). Hazar Bölgesi Enerji Kaynaklarının Ekonomik ve Uluslar arası Boyutu. Marmara Üniversitesi İİBF Dergisi, cilt 21 (1), s. 10-20.

[8]  TERZİOĞLU, S.S. (2008). Hazar’ın Statüsü Hakkında Kıyıdaş Devletlerin Hukuksal Görüşler. OAKA Dergisi, cilt 3 (5), s. 29.

[9] GAYIBOV, A. (2005),  Hazar Havzası’nın Doğal Statüsü ve Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı Ekonomik Değerlendirilmesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Enstitüsü. .s 20.

[10] GAYIBOV, a.g.e., s. 21

[11]  Ae., s. 21.

[12] ÇOLAKOĞLU, S. (1998). Uluslar arası Hukukta Hazar’ın Statüsü Sorunu. SBF Dergisi, cilt 53 (1), s. 108.

[13] GAYIBOV, a.g.e., s. 22.

[14] ÇOLAKOĞLU, a.g.e., s. 109.

[15] Ae., s. 109.

[16] GAYIBOV, a.g.e., s. 22-23.

[17] GAYIBOV, A. (2005),  Hazar Havzası’nın Doğal Statüsü ve Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı Ekonomik Değerlendirilmesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Enstitüsü. .s. 23.

[18] ÇOLAKOĞLU, S. (1998). Uluslar arası Hukukta Hazar’ın Statüsü Sorunu. SBF Dergisi, cilt 53 (1), s. 109.

[19] GAYIBOV, A. (2005), Hazar Havzası’nın Doğal Statüsü ve Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı Ekonomik Değerlendirilmesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Enstitüsü. s. 18.

[20] ÇOLAKOĞLU, S. (1998). Uluslar arası Hukukta Hazar’ın Statüsü Sorunu. SBF Dergisi, cilt 53 (1), s. 110.

[21] GAYIBOV, a.g.e., s. 13.

[22] ÇOLAKOĞLU, a.g.e., s. 111.

[23] GAYIBOV, A. (2005), Hazar Havzası’nın Doğal Statüsü ve Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı Ekonomik Değerlendirilmesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Enstitüsü. s.16.

[24] ÇOLAKOĞLU, S. (1998). Uluslar arası Hukukta Hazar’ın Statüsü Sorunu. SBF Dergisi, cilt 53 (1), s. 112.

[25] GAYIBOV, a.g.e., s. 12.

[26] USLU, K. (2006). Hazar Bölgesi Enerji Kaynaklarının Ekonomik ve Uluslar arası Boyutu. Marmara Üniversitesi İİBF Dergisi, cilt 21 (1), s. 124.

[27] GAYIBOV, A. (2005), Hazar Havzası’nın Doğal Statüsü ve Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı Ekonomik Değerlendirilmesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Enstitüsü. s. 30.

[28] USLU, a.g.e., s. 107.

[29] GAYIBOV, A. (2005), Hazar Havzası’nın Doğal Statüsü ve Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı Ekonomik Değerlendirilmesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Enstitüsü. s. 31.

[30] GAYIBOV, a.g.e., s.44.

[31] GAYIBOV, a.g.e., s. 46.

[32] Ae., s. 46.

Yazar: Duygu GÜVEN, Karadeniz Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler 3. sınıf öğrencisi.

01 Mart 2014

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Suriye Krizi Sonucu Türkiye Rusya İlişkileri

Darbe sonrası halk oylamasıyla devlet başkanı seçilen Hafız Esed ülkeyi otoriter bir rejimle yönetmiştir. Hafız …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle