istanbul escort beylikdüzü escort şirinevler escort kayseri escort escort bursa bursa escort escort bayan bursa kayseri escort bayan istanbul escort sakarya escort eskişehir escort antalya escort chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip live stream pro7 sat 1 hacklink astropay astropay kart ankara oto çekici oto çekici istanbul escort bayan escort bayan istanbul memur alimi polis alimi webmaster forum hacklink Hocalı Katliamının 20. Yılında Karabağ Sorunu | UİPORTAL
Güncel Yazılar
escort bayan antalya eve gelen escort konya eve gelen escort konya escort bayan konya eve gelen escort konya eve gelen escort konya eryaman escort mersin escort porno izle porno izle

Hocalı Katliamının 20. Yılında Karabağ Sorunu

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından önce başlayan ve Azerbaycan ile Ermenistan’ın bağımsızlıklarını kazanmasından sonra bölgesel bir sorun haline gelen Karabağ sorunu 1994 yılında imzalanan ateşkes antlaşmasından beri “dondurulmuş çatışma” konumunda çözümsüz bir şekilde devam etmektedir. Azerbaycan toprakları halen işgal altındadır ve yerinden edilmiş sayıları bir milyonu bulan insanın topraklarına dönme problemi sürmektedir. Karabağ sorununu uluslararası gündeme taşıyan olay ise 25-26 Şubat 1992’de Ermeni kuvvetlerin 366. Alayın desteğiyle Hocalı’da yaptıkları katliam olmuştur. Hocalı’da olanlar çarpıcı başlıklarla Batı medyasında yer bulmuştur. Hocalı’da 613 Azerbaycan Türkü katledilmiş, 1275 kişi rehin alınmıştır. Kayıp olanların sayısı ise 150 civarındadır. Sırf etnik kimliklerinden dolayı katledilenlere çok ağır işkenceler yapıldığı belgelenmiştir. Şu anda Ermenistan Devlet Başkanı olan Ser Sarkisyan’da Thomas De Waal ile yaptığı mülakatta “Hocalı’dan önce Azerbaycanlılar bizle dalga geçiyorlardı. Onlar sivillere karşı elimizi kaldıramayacağımızı düşünüyorlardı. Biz bunu değiştirdik.” demiştir. Sarkisyan Hocalı’da sivillere yapılan katliam ve işkenceleri meşru görmektedir. Sadece Sarkisyan’ın açıklaması bile suçun itirafı niteliğindedir ve uluslararası toplumun katliamdan sorumlu olanlara karşı harekete geçmesini gerektirir.

Azerbaycan topraklarının işgali sırasında yapılan katliamlar Hocalı ile sınırlı değildir. Ermeni kuvvetlerin ilerleyişi sırasında siviller çok zarar görmüştür. Azerbaycan topraklarının işgalinin sona erdirilmesine ilişkin çok sayıda BM kararı olmasına rağmen işgal ve mağduriyet devam etmektedir. Sorunu çözmek üzere kurulmuş olan AGİT Minsk Grubu etkili değildir. Üstelik AGİT Minsk Grubu eşbaşkanlarının Mart 2008’de BM Genel Kurulu’nda kabul edilen işgalin sona erdirilmesini isteyen karara karşı oy kullanmaları AGİT Minsk Grubu’na yönelik güveni sarsmıştır. Özellikle Fransa’nın tarafsız olarak değerlendirilemeyeceği ve AGİT Minsk Grubu eşbaşkanlığından ayrılması gerektiği açıktır. Dondurulmuş çatışmaların o haliyle kalmayabileceği ve aniden sıcak bir çatışmaya dönüşebileceğine ilişkin en yakın örnek Ağustos 2008 Rusya-Gürcistan çatışmasıdır. Karabağ sorunu da sıcak bir çatışmaya yol açabilir. Nitekim zaman zaman ateşkes ihlalleri olmaktadır.

Toprakları işgal altında olan Azerbaycan’ın uluslararası çabalara güveni kalmamıştır. Karabağ sorunu dururken Kafkasya’nın bir barış ve istikrar alanı olması imkânsızdır. Sorunun çözümü ise Ermenistan’a ciddi bir uluslararası baskı yapılması ile mümkündür. Rusya’nın Ermenistan’daki askeri varlığının Ermenistan tarafından bir güvence olarak değerlendirilmesi ve Rusya’nın Karabağ sorunu çözüldüğü takdirde bu durumdan kazançlı çıkacağına ikna edilememesi çözüm sürecini çıkmaza sokmaktadır. Bu tarz sorunların çözümünde taraflardan karşılıklı uzlaşma için ödün vermesi beklenmektedir. Ancak her sorunda olduğu gibi taraflardan birisi daha fazla adım atmak zorundadır. Karabağ sorununda da Ermeni tarafı Azerbaycan topraklarını işgal altında tuttuğundan öncelikle bu konuda adım atması gereklidir. Karabağ sorununa çözüm için Ermenistan’ın öncelikle en azından Dağlık Karabağ’ı çevreleyen bölgelerden kuvvetlerini çekmesi ve bu topraklara yerinden edilenlerin dönmesi şarttır. Ancak bu konuda bile Ermenistan yönetimi adım atamamaktadır.

Karabağ sorunu çözülmeden Türkiye-Ermenistan ilişkileri de normalleşemez. Türkiye Ermenistan ile olan sınırını Karabağ çatışmasında süren işgaller nedeniyle kapatmıştır. Bu nedenle en azından taraflar çözüm konusunda bir mutabakata varmadan Türkiye, Ermenistan sınırını açmayacaktır. Protokollerin imzalanmasından sonra uluslararası alanda gösterilecek çabalarla Karabağ sorununun çözüleceği şeklinde Türkiye’nin beklentisi gerçekleşmemiştir. Tersine Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasını isteyen ABD ve Avrupa, Karabağ sorununun çözülmesiyle Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi arasındaki bağı kuramamışlardır. Ermeni diasporasının sorunların konuşulup tartışılması noktasında çok uzak bir çizgide yer alması ve gerek resmi gerekse sivil alandaki her türlü girişimi baltalaması daha büyük sorunlara yol açmaktadır. Bunun bir örneğine geçen hafta Romanya’da katıldığım konferans sırasında şahit oldum. Azerbaycan örneğinde barış içinde bir arada yaşamada karşılıklı diyaoğun rolü konulu konferansın Bükreş Yazarlar Birliğinde düzenleneceğini haber alan bir kısım radikal gruplar bunu engellemeye çalışmışlardır. Sonuçta konferansın yapılması engellenememiş ve bir otelin konferans salonunda Bükreş Yazarlar Birliği Başkanının da katılımıyla etkinlik gerçekleştirilmiştir. Tartışacak argümanı olmayan diasporadaki bazı grupların bağırıp çağırarak ve nüfuzlu kişileri devreye sokarak gerçeklerin görülmesini engelleme çabası sonuç vermediği gibi giderek Avrupa’daki demokrat çevrelerde tepkilere neden olmaktadır. Diasporadaki malum grupların artan tepkisinin bir nedeni de daha önce alışkın olmadıkları ölçüde hem soykırım iddiaları hem de Karabağ sorunu konusunda karşı faaliyetler ile karşılaşmalarıdır. Bu durumda hem Türkiye’nin hem de giderek artan oranda Azerbaycan’ın çabaları etkili olmaktadır. Saraybosna’da Hocalı’da katledilenler için bir anıtın yapılması ve giderek konu ile ilgili faaliyetlerin artması bunun örnekleridir.

Yazar: Kamer KASIM

28 Şubat 2012

Kaynak

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Saddam Hüseyin Sonrası Irak’taki Türkiye İran Mücadelesi

Türkiye ve İran; Ortadoğu’da devlet geleneğine sahip, birbirlerine komşu, rekabet halinde olan, farklı etnik yapıya …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

ankara escort ankara escort ankara escort bayan escort ankara ankara escort ankara escort ankara escort ankara escort bayan ankara escort ankara bayan escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort bayan istanbul escort bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle gaziantep escort izmir escort istanbul escort istanbul escot bayan