kaçak bahis guvenilir bahis siteleri antalya escort bayan antalya escort pendik escort kurtköy escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort
İslam Konferansı Örgütü İmaj Yeniliyor | UİPORTAL
Güncel Yazılar
ankara escort
escort bayan antalya eve gelen escort konya eve gelen escort konya escort bayan konya eve gelen escort konya eve gelen escort konya eryaman escort mersin escort porno izle porno izle

İslam Konferansı Örgütü İmaj Yeniliyor

Birleşmiş Milletler (BM)’den sonra dünyanın en geniş tabanlı uluslararası örgütü olan İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) bu özelliğine rağmen kuruluşundan bu yana kendisinden beklenilen derecede etkili politikalar üretemiyor. Bu nedenle hem içerden hem de dışardan çeşitli eleştirilerle karşı karşıya kalıyor. Genel itibari ile gelişmişlik çizgisinin altında kalan ülkelerden meydana gelen İKÖ, üye ülkelerin sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmelerini sağlayacak çözümler ortaya koyamadığı için etkisiz bir örgüt izlenimi veriyor. İKÖ’nün organizasyon yapısının işlevselliğine engel oluşturduğu görüşü de son yıllarda tartışılmaya başlandı. İKÖ’nün bugünkü resmine baktığımızda ise, fikir ayrılıklarının geçmişte olduğu gibi sürdüğü gözlemleniyor.

İslam Birliği mi Arap Birliği mi?
İKÖ fikri Müslüman devletler arasında dayanışma ve işbirliğini geliştirmek amacıyla İslam Konferansları düzenlenmesi düşüncesi ile ilk olarak 1966 yılında Suudi Arabistan Kralı Faysal tarafından “İslam Birliği” teması ile ortaya atıldı. 1969’da Fas Kralı II. Hüseyin yine aynı kapsamda “İslam Dayanışması” adı altında İKÖ düşüncesini geliştirdi. Ancak Arap devletleri “birlik” düşüncesinde farklı yaklaşımlar sergilediler. Bir grup “İslam Birliği”ni savunurken, diğer grup ise, “Arap Birliği”ni savunuyordu. Söz konusu tartışmalar nedeniyle birlik fikrinin başlamadan biteceği düşünülürken Ağustos 1969’da İslam dünyasını derinden etkileyen Mescid-i Aksa’nın yakılmasının Arap devletleri arasında uyandırdığı tepki fikir ayrılıklarını ikinci plana iterek bir anlamda uzlaşma zemini oluşturdu. Bu olayın ardından yine Suudi Arabistan ve Fas’ın çabalarıyla Eylül 1969’da Fas’ın başkenti Rabat’ta Türkiye’nin de dışişleri bakanlığı düzeyinde katıldığı ilk İslam Zirve Konferansı düzenlendi. 24 İslam ülkesinin katıldığı zirveye yine Arap ülkeleri arasında yaşanan çekişmeler damgasını vurdu. Söz konusu çatışmalar İKÖ’nün resmen kurulmasını 3 yıl geciktirdi. Örgütün kurumsal yapısının oluşturulması ve örgütün amaçlarını ortaya koyan İslam Konferansı Yasası’nın belirlenmesi ancak 1972’de Cidde’de yapılan zirvede gerçekleştirilebildi.

Soğuk Savaş’ın Böldüğü Örgüt
İKÖ içerisindeki fikir çatışmaları sadece”Arap Birliği” mi “İslam Birliği” mi tartışmasından ibaret olmadı. Söz konusu ayrılıkların bir de ideolojik boyutu vardı. Örgütün kuruluşu Soğuk Savaş döneminin en şiddetli bloklaşmalarına denk geldi ve doğal olarak üye ülkeleri içerisinde farklı kutuplarda olanlar vardı. Hatta İKÖ’nün kurulmasında öncülük eden ülkelerin bir çoğunun Batı bloğuna yakın olması, Doğu bloğuna yakın olan Red Cephesi’ndeki ülkelerde İKÖ’nün Batı emperyalizminin bir parçası olduğu imajını yarattı. Bu nedenle uzun yıllar boyunca İKÖ kısıtlı sayıda üyeye sahip işlevsiz bir örgüt olmaktan ileriye gidemedi. Soğuk Savaş sonrasında tabanı giderek genişleyen ancak, “işlevsizlik” konusunda bir ilerleme sağlayamayan İKÖ’nün bu durumu bir çok nedenle açıklanabilir. Özellikle üye ülkelerin aynı din çatısı altında birleşmiş olmalarına rağmen farklı dini, siyasi ve kültürel yapılardan oluşmaları ortak ve etkili politikalar üretmeleri önündeki en büyük engel oldu.

İKÖ İmaj Yeniliyor
Arap dünyasında son yıllarda oldukça popüler olan reformasyon ve modernizasyon İKÖ’nün de gündeminde. Yemen’in başkenti Sana’da düzenlenen 32. İKÖ Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda öne çıkan reform çalışmaları iki ana başlık altında toplanabilir. İlk olarak güçlü bir karar alma mekanizması olmayan örgütün kurumsal yapısında yapılması öngörülen reformlar İKÖ’nün geleceği açısından büyük önem taşıyor. Her şeyden önce örgütün kuruluşundan beri neredeyse hiçbir etkin karar alamamış olması buna bağlı olarak ortak bir politika oluşturulamıyor olması yapılacak idari reformlarla çözülmeye çalışılacak. Bu reformlar çerçevesinde ilkin İKÖ isminin değiştirilmesi tartışılıyor. İKÖ’nün yeni isminin “İslam Ülkeleri Örgütü” ya da “Müslüman Ülkeler Örgütü” olarak değiştirilmesi düşünülüyor. Bunun yanı sıra, isimden çok daha önemli olan kurumsal yapıda yeni düzenlemelere gidilmesi de gündemde. BM Güvenlik Konseyi benzeri bir yapı oluşturulması için çalışmalarını sürdüren İKÖ, böylece alınacak kararların daha etkin ve uygulanabilir olacağı kanısında. Reform çalışmalarında ikinci ana başlığını ise toplumsal nitelikteki reformlar oluşturuyor. Bu bağlamda demokrasi, adalet, siyasal özgürlükler, kadın hakları, insan hakları ve sivil toplum gibi üye ülkelerin hemen hemen hepsinde yok denecek kadar az olan kavramların tesis edilmesi ve geliştirilmesi konusunda İKÖ çerçevesinde çalışmalar yapılması öngörülüyor. “Ilımlı İslam”dan “Aydın Ilımlılık”a İKÖ’nin reform sürecini resmen başlattığı Sana zirvesinde tartışılan bir diğer önemli konu da son yıllarda şiddetlenen İslam’ın imajına yönelik tartışmalardı. ABD’nin Genişletilmiş Büyük Orta Doğu Projesi’nin merkezine yerleştirmeye çalıştığı “Ilımlı İslam Modeli” İKÖ zirvesinde masaya yatırıldı. Zirvede, henüz kapsamı ve içeriği dahi bilinmeyen “Ilımlı İslam” kavramına karşılık bir grup akademisyen tarafından geliştirilen “Aydın Ilımlılık” kavramı ortaya atıldı. “Aydın Ilımlılık” ile öngörülen sosyal reformlara akademik bir zemin oluşturulduğunu savunan akademisyenler, böylece Batı düşüncesindeki İslam imajının düzeltilebileceğini savunuyorlar. Ancak, Sana zirvesinde alınan ve Kasım ayında yapılacak Mekke zirvesinde onaylanacak olan reform kararlarının hayata geçirilebilmesi çok da kolay görünmüyor. Söz konusu reformları gerçekleştirebilmek ve uygulayabilmek için her şeyden önce hem İslam dünyasında hem de Batı’da köklü zihniyet değişimlerine hatta devrimlerine ihtiyaç var. İKÖ’ye üye ülkelerin profiline bakıldığında rahat bir şekilde görülebileceği üzere, üye ülkelerde bulunan yöneten ve yönetilenler arasındaki uçurumların kaldırılması gerekiyor. Reform çalışmaları ancak bu şekilde başarıya ulaşabilir ve İKÖ 36 yıllık geçmişinde ilk defa gerçek bir uluslararası örgüt olarak etkin bir hale gelebilir.

İKÖ’nün İlkeleri:
İKÖ’nün ilkeleri, 1972 yılında kabul edilen yasada şu şekilde belirlenmiştir:

• Üye devletler arasında İslam dayanışmasını geliştirmek,
• İktisadi, sosyal, kültürel, bilimsel ve diğer önemli faaliyet sahalarında üye devletler arasında işbirliğini güçlendirmek ve uluslararası örgütlerde üye devletler arasında dayanışmayı yürütmek,
• Irkçılığın, ayırımcılığın ve sömürgeciliğin her şeklinin ortadan kaldırılmasına gayret etmek, • Adil bir temel üzerine kurulmuş uluslararası barış ve güvenliği desteklemek için gerekli tedbirleri almak,
• İslam dünyasının kutsal yerlerinin korunması için sarf edilen gayretleri ve Filistin halkının mücadelesi için sağlanan desteği eşgüdüm içinde yürütmek, Filistin halkına haklarını tekrar kazanması ve topraklarını kurtarması için yardım etmek,
• Bütün Müslüman milletlerin vakarını, bağımsızlık ve milli haklarını korumak amacı ile onların mücadelesini güçlendirmek;
• Üye devletler ile diğer devletler arasında işbirliği ve anlayışı geliştirmeye elverişli bir ortam yaratmak.

Kaynak: İKÖ resmi web sitesi: http://www.oic-oci.org/

Üye Ülkeler

• Geçici Afganistan İslam Devleti
• Arnavutluk Cumhuriyeti
• Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti
• Azerbaycan Cumhuriyeti
• Bahreyn Krallığı
• Bangladeş Halk Cumhuriyeti
• Benin Cumhuriyeti
• Brunei Sultanlığı
• Burkina Faso
• Kamerun Cumhuriyeti
• Çad Cumhuriyeti
• Komor Birliği
• Cibuti Cumhuriyeti
• Mısır Arap Cumhuriyeti
• Gabon Cumhuriyeti
• Gambiya Cumhuriyeti
• Gine Cumhuriyeti
• Gine Bissau Cumhuriyeti
• Guyana Cumhuriyeti
• İran İslam Cumhuriyeti
• Irak Cumhuriyeti
• Endonezya Cumhuriyeti
• Haşimi Ürdün Krallığı
• Kazakistan Cumhuriyeti
• Kuveyt Devleti
• Kırgizistan Cumhuriyeti
• Libya Arap Halk Sosyalist Büyük Cemahiriyesi

Kaynak: İKÖ resmi web sitesi: http://www.oic-oci.org/

• Lübnan Cumhuriyeti
• Maldivler Cumhuriyeti
• Malezya
• Mali Cumhuriyeti
• Moritanya İslam Cumhuriyeti
• Fas Krallığı
• Mozambik Cumhuriyeti
• Nijer Cumhuriyeti
• Nijerya Federal Cumhuriyeti
• Pakistan İslam Cumhuriyeti
• Oman Sultanlığı
• Filistin Devleti
• Katar Devleti
• Suudi Arabistan Krallığı
• Senegal Cumhuriyeti
• Sierra Leone Cumhuriyeti
• Sudan Cumhuriyeti
• Surinam Cumhuriyeti
• Suriye Arap Cumhuriyeti
• Tacikistan Cumhuriyeti
• Togo Cumhuriyeti
• Tunus Cumhuriyeti
• Türkiye Cumhuriyeti
• Uganda Cumhuriyeti
• Türkmenistan
• Birleşik Arap Emirlikleri Devleti
• Yemen Cumhuriyeti
• Özbekistan Cumhuriyeti
• Kotdivuar Cumhuriyeti

H.Miray VURMAY, TUSAM, Ortadoğu Araştırmaları Masası

Kaynak: tusam.net/makaleler.asp?id=240&sayfa=16

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

NATO, master of the world

Meeting in Washington for the 50th anniversary of the North Atlantic Treaty Organisation, the member …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle