ankara escort
Güncel Yazılar

Kaplumbağa Kabuğundaki Ejderha

Bertil Emrah Oder’in alanında önemli bir çalışma olan Avrupa Birliği’nde Anayasa ve Anayasacılık (Anahtar Kitaplar Yayınevi, İstanbul 2004) kitabının kapağını süsleyen resim genellikle akademik kitapların kapaklarından daha farklı/renkli bir resimdir. Kitabın iç sayfalarından kapaktaki resmin, “AB Anayasa taslağını hazırlayan AB’nin Geleceği Kurultayı’nın Başkanı Valéry Giscard d’Estaing’in masasında duran heykelcik” olduğunu öğreniyoruz. Heykelcik, “Ejderha başlı kaplumbağa”dır. d’Estaing’in Anayasa çalışmaları süresince bu heykelciğe bakarken (baktığını varsayarak) neler düşündüğünü veya niçin masasında tuttuğunu bilemiyoruz ancak bu yazı bu heykelcik üzerinden AB’nin günümüzdeki durumuna ilişkin bir okuma çabası olacaktır. Güçlü ve büyük bir ejderhanın AB’yi simgelediğini ve kaplumbağa kabuğuna sıkışıp kalmanın AB’nin siyasi bütünleşmesinin önündeki engelleri simgelediğini düşünürsek, bazı çıkarımlar yapmak için uygun koşulları yaratmış oluruz.

Avrupa Tek Senedi (1987) ve Maastricht Antlaşması’ndan (1992) itibaren güçlenmek, bütünleşme sürecini derinleştirmek isteyen AB, bunu Anayasa ile daha da hızlandırma çabasına girmişti. Ancak Fransa ve Hollanda’da yapılan 2005’teki referandumlar sonucunda askıya alınan Anayasa, AB’ye derinleşme konusunda ivme kaybettirmiştir. Ancak tarihsel sürecine bakıldığında AB, Avrupa Topluluklarından Avrupa Birliği’ne, ortak politikalardan kurumsal değişikliklere, Anayasa başarısızlığından Lizbon Antlaşması’na, oybirliğinden oyçokluğuna kadar uzanan bütün girişimlerinde, düşmemek için “pedalları sürekli çevrilmek zorunda olan” bir bisiklet gibi yoluna devam etmiştir.

AB bütünleşme tarihini krizler ve sorunlar üzerinden okuyabilmek mümkündür. Her kriz derinleşme için adeta bir bahane/fırsat olmuş, AB her krizden biraz daha güçlenerek çıkmayı bilmiştir. Nietzsche’ci bir söylemle, “beni öldürmeyen şey beni güçlendirir” cümlesinin süpranasyonel (ulusüstü) örgüt okumasının somut kanıtına dönüşmüştür.

AKÇT’den itibaren özellikle Avrupa Savunma Topluluğu (1954) başarısızlığından sonra ekonomik bütünleşmesinin güçlenmesinin siyasi bütünleşmesini güçlendireceğini kabul eden AB, günümüzde siyasi bütünleşmesini geciktirdikçe bunun Birlik ekonomisine olan zararlarını da –2 yıldır devam eden Euro krizi bunun en güzel örneğidir– görmektedir.

Yaklaşık 500 milyon nüfusu olan, mevcut 27 üyenin 35-40’a kadar çıkacağı tartışılan, G8’in dördünü (Almanya, İtalya, Fransa, İngiltere) bünyesinde barındıran –ancak yükselen ekonomik güçler G8’den G20’ye yavaş da olsa bir geçişin olduğunu/olacağını göstermektedir–, geçmişte Yunanistan ve İspanya örneğinden günümüzde Doğu Avrupa, Baltık ülkelerine kadar dönüştürücü etkisini ispatlamış olan AB, büyük ve güçlü bir ejderha olmayı düşlerken bunun karşısındaki engellerle de mücadele etmelidir. Bunlar arasında her ne kadar kendisini ulusüstü olarak tanımlasa da üye devletlerin son derece etkin/etkili olması, krizleri Fransa-Almanya gibi dominant ülkerin sırtında atlatmaya çalışması –ki bu ülkeler AB’yi güçlendirdikçe AB içerisindeki konumlarını da güçlendirmektedirler–, “Avrupa Birliği”ndeki Birlik ifadesinin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası, Ekonomik ve Parasal Birlik gibi bir çok konuda tam anlamıyla mevcut durumu izah etmekte yetersiz kalması gibi kendisini kaplumbağa kabuğuna sıkıştıran konularla da uğraşmak varlığını devam ettirmesinin şartları arasında yer almaktadır.

Geçmişin anlatısı kaplumbağa ve tavşan hikayesi üzerinden hikayeleştirilip, azmederek çalışma ulvileştirilirken günümüzün masalı –bütün küresel ekonomik ve siyasi yapı düşünüldüğünde– kaplumbağa ve ejderha üzerinden anlatılabilir.

Küresel ekonomik güç olmanın gittikçe Uzak Doğu’ya (özellikle Çin’e) kaydığı –ejderhanın bir başka yorumu–, bütün Avrupa Birliği’nin toplam GSMH’sine tek başına sahip olmasına rağmen küresel finans krizden derin bir şekilde etkilenen ABD’nin olduğu, Çin ve Hindistan gibi güçlü ekonomik kutupların arttığı bir dünyada, kaplumbağa kabuğundaki ejderha olmak AB’nin önündeki en önemli engeldir.

İlhan ARAS (Twitter’dan takip et – Acedemia’dan takip et)

24.02.2012

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Avrupa Birliği’nin Terörizmle Mücadele Politikaları

Literatürde terörizm kavramının ortak bir tanımına rastlamak mümkün değildir. Terör ve terörizm kavramları çoğu zaman …

4 yorum

  1. İlhan Aras’a öncelikle uiportal ailesine katıldığı ve yazılarıyla destek sunduğu için teşekkürler.
    “Kaplumbağa Kabuğundaki Ejderha” başlıklı ilk yazısı için de ayrıca yazara teşekkür eder başarılarının devamını dileriz.
    Yazarımızın yeni yazılarını “YAZARLAR” menüsünden takip edebilirsiniz.

  2. Her ne hikmetse, ejderha Doğu toplumunda -özellikle Çin- bilgeliğin, iyiliğin simgesi iken Batı toplumlarında öldürülmesi gereken meşum, kötü bir canavardır. Bir çok şövalyenin kabusu olan bu canavar neden iki kültürün algısında son derece zıt kutuplarda çağrışım bulur bilmem ama, İlhan kardeşimin Avrupa Birliği üzerinden konu ettiği ejderha, Avrupa’nın asi ve asabi ruhunu yansıtıyor olsa gerek. Evrimini tamamlayamayan bu hasta ve hilkat garibesi ejderha kaplumbağa kabuğuyla örülü dünyada mahsur kalmış durumda. Kanatları da kabuğun altında kaldığı için bir türlü arzu edilen silkinişi/yükselişi gösteremiyor.

    Avrupa Birliği fikri ilk kuşak savunucular için bir siyasi birlik anlamı taşırken, ortak güvenlik ve savunma konusunda yaşanan ayrılıklar neticesinde, bu hedefin ekonomik bütünleşme sağlandıktan sonraya bırakılmasına karar verildi. Ekonomik birlik sağlanmadan siyasi birlik olmaz anlayışı, bugün gelinen noktada kriz içinde bocalayan Avrupa Birliği için şu gerçeği gündeme getirdi: Siyasi birlik olmadan ekonomik birlik de olmuyormuş. Bir taraftan ulus devletler üzerine bina edilen ve ulusüstü bir entegrasyon olan AB, diğer taraftan global bir aktör olma çabası ve iddasında olan AB. Bu çelişkilerden kurtulması ve yek vücut bir Birlik olması (hem siyasi hem ekonomik anlamda) giderek ütopik bir hayale dönüşme dönemecinde bekleyen AB için, yazıda varılan sonuç, yani kaplumbağa kabuğunda bir yaşam alanı yaratmak AB’nin önündeki en önemli engeldir.

    İlhan kardeşim uiportal’daki yazarlığın hayırlı olsun. Sabırsızlıkla yeni yazılarını bekliyor olacağım.

    Saygılarımla.

    • Merhabalar.Öncelikle hoş geldiniz.Yazınızı çok beğendim.Verdiğiniz örnekler, konunun daha iyi anlaşılması açısından oldukça ilgi çekici.Yazılarınızın devamını dilerim.

  3. Bilmesi gerekmez miydi Mr. d’Estaing’in kendi kabuğuna sıkışıp kalacağını?
    Yoksa bildiğinden mi medet umdu heykelciklerden? Uzun ömrü simgeleyen kaplumbağa üzerinde yeni fırsatları simgeleyen ejderha,güç, kararlılık, başarı ve bereket getirmeliydi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir