Güncel Yazılar

Kazakistan’ın Sosyoekonomik ve Siyasal Yapısı

Kazakistan Cumhuriyeti(1) Orta Asya’nın en geniş topraklara sahip ülkesidir. Kazakistan Sovyetler Birliği döneminde ise Rusya’dan sonra ikinci en büyük cumhuriyet konumundaydı. Bu ülke Asya ile Avrupa arasında ve Rusya’yla Çin arasında çok büyük topraklara sahip bulunduğundan jeopolitik ve jeostratejik bakımdan büyük önem taşımaktadır.

Ülkenin doğusuyla batısı arasındaki en uzak nokta 3000 km, kuzeyiyle güneyi arasındaki mesafe ise 2000 km’yi bulmaktadır. Kazakistan’ın bu denli büyük arazilere, otlaklara, geniş steplere ve verimli arazilere sahip olması, bu toprakların hâkimiyeti konusunda eskiden beri önemli çatışmaların meydana gelmesine neden olmuştur.

Tarihi, kültürel, dil, din ve pek çok başka hususlardan dolayı Türkiye’ye en yakın dost ve kardeş ülkelerden biri konumunda olan Kazakistan’ı yeteri kadar tanımadığımız, bu ülkenin siyasal, kültürel, tarihsel değerleri konusunda bilgilerimizin eksik olduğu kanaatindeyim. Açıkçası büyük Kazak yazar Muhtar Auezov’un başyapıtı olan “Abay Yolu” eserini okumadan,  büyük âlim, düşünür Abay Kunanbayuli’nin eserlerini ezberlemeden, O’nun fikirlerini öğrenmeden, Şokan Ualihan’ın ünlü eseri “Tengri” de dile getirdiği Baksılık felsefesini öğrenmeden ve diğer yüzlerce Kazak düşünürün eserlerini okumadan Kurman Gazi’nin Kopuz ve Dombıra’yı kullanarak ortaya koyduğu muhteşem müzikleri dinlemeden, Türkistan’ın manevi havasını solumadan, Kökşetau’ın cennet misali gölünün kıyısında Kımız (at sütüyle elde edilen içecek) ve Şubat içmeden bu güzel ülkeyi tanımak mümkün değildir.

Çarlık Rusyası ve Sovyetler Birliği döneminde kullanıma elverişli tarım arazilerinin yetersizliği nedeniyle Rusya’dan Kazakistan topraklarına büyük göçler yaşanmıştır. Yapılan göçler sonucunda yerel halkla göçmen Ruslar arasında kanlı çatışmalar meydana gelmiş, bunun sonucunda Kazak halkı mağdur duruma düşmüş, ülkenin nüfus yapısında önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Günümüzde de bu göçler sayesinde Kazakistan çok önemli bir Rus nüfusu barındırmaktadır. Özellikle ülkenin kuzey bölgelerinin bir kısmında Rus nüfusun sayısı Kazak nüfustan daha fazladır.(2)

Kazakistan’ın stratejik konumundan dolayı Sovyetler Birliği döneminde Kazak toprakları balistik ve nükleer başlık taşıyan kıtalar arası füze rampalarının konuşlandırıldığı bir bölge haline getirilmiştir. Ayrıca Kızılorda kentinin yakınlarında dünyanın en büyük uzay istasyonu olan “Baykonur Uzay Üssü” kurulmuştur. Bugün bu merkez uzaya fırlatılan uyduların en önemli üssü konumundadır. Sovyetler Birliği döneminde Kazakistan nükleer denemelerin yapıldığı ve depolandığı bir coğrafyaydı. Kazakistan, bağımsızlığını kazandıktan sonra uluslararası camiayla daha yakın münasebetler kurmak amacıyla, Batı’nın ve özellikle ABD’nin teşvikiyle 1991 yılında nükleer başlık taşıyan füzelerden vazgeçmiş, bütün nükleer araştırma merkezlerini kapatmış ve nükleer fabrikalarını imha etmiştir. Astana bu süreçte nükleer silahların kullanımını yasaklayan anlaşmalara da imza atmıştır.

Yer altı ve yer üstü zenginlikleri bakımından çok önem arz eden Kazakistan, bağımsızlıktan sonra büyük güçlerin özellikle Rusya, ABD ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin ilgi odağı olmuştur. Orta Asya Cumhuriyetlerinden yalnızca Kazakistan iki büyük ülke yani Rusya (6846 km) ve Çin (1533 km) ile ortak sınıra sahiptir. Üstelik Hazar Denizi’ne de en büyük kıyısı olan (2340 km) ülke konumundadır. Kazakistan, zengin enerji kaynaklarına sahip olduğu gibi ülkede önemli bir sanayi altyapısı da bulunmaktadır. Ülke, topraklarının büyük bir kısmı tarımsal üretime elverişli olduğundan dolayı bölgenin en önemli tahıl üretim merkezidir. Kazakistan; jeopolitik, jeoekonomik ve jeostratejik bakımdan değerlendirildiğinde, aşağıdaki önemli hususlar ortaya çıkmaktadır.

• Bölgenin istikrarı doğrultusunda ülkenin sağduyulu ve bilinçli yönetimi ülkede bulunan 100’den fazla etnik ve dini unsurun bir arada barış içinde yaşam sürdürmelerini sağlamak amacıyla uygun şartları gerçekleştirmiş, yasal düzenlemeler ve mevzuatı yürürlüğe koyarak bu hedefe ulaşmıştır.

• Nükleer silahsızlanma yolunu seçerek ülkenin ve bölgenin barış, güvenlik ve istikrarına önemli bir katkı sağlamıştır. Ayrıca bu hususta uluslararası anlaşmalara gönüllü olarak imza atarken başka devletlere örnek oluşturmuştur.

• Demokratik yaşam ve serbest ekonomik pazarın oluşumu için gereken adımlar hızlı bir şekilde atılmış ve dünya ekonomisiyle bütünleşme sağlanmıştır.

• Uluslararası kuruluşlarla işbirliğini geliştiren ülke “Barış İçin Ortaklık Projesi” kapsamında NATO ile ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) bünyesinde ve diğer devletler arası teşkilatlarda aktif rol almıştır.

• Ülke ham petrol, doğalgaz ve diğer madenler bakımından çok zengin bir konumdadır. Öyle ki uranyum, kurşun, kalay, krom kaynakları bakımından dünya 2.’si magnezyum bakımından dünya 3.’sü, bakır bakımından dünya 5.’si, doğalgaz bakımından dünya 12.’si, petrol bakımından dünya 13.’sü, alüminyum bakımından dünya 17.’sidir. Kazakistan; kömür, demir ve altın bakımdan da dünyanın en önemli 10 ülkesi arasındadır.(3)

• Kazakistan yer altı kaynakları bakımından çok zengin iken yer üstü, doğal kaynaklar bakımından da benzersiz zenginliklere sahiptir. Ülkede 8500 civarında büyüklü küçüklü akarsu vardır.  Bunlardan 7’sinin uzunluğu 1000 km’yi aşmaktadır. Mesela, Ertis Nehri (4348 km), Esil Nehri (2450 km), Ural Nehri (2428 km), Siri-Derya Nehri (2219 km), Şu Nehri (1186 km), Tobıl Nehri (1191 km), Nura Nehirlerinin (978 km) yanı sıra ülke genelinde 4800 civarında irili ufaklı göl bulunmaktadır. Bunlardan Aral, Balhaş, Zaisan, Alaköl, Tenghiz ve Seletenghiz gölleri öne çıkmaktadır.(4)

• Kazakistan çok büyük bir arazi üzerinde kurulmasına rağmen kentleşme oranı çok yüksek bir coğrafyadır. Kentleşme açısından ileri bir durumda olan ülke, kentlerinin şehircilik planlaması bakımından da çağdaş bir görünüm arz etmektedir. Yeni kurulan başkent Astana (2012 Türk Dünyası kültür başkenti) dâhil, geniş otobanlar ve çift taraflı demir yolu ağıyla birbirlerine bağlanmış olan Kazakistan’ın kentleri; geniş caddeleri, yemyeşil parkları, sosyal konutları, ihtişamlı devlet binaları, birer zerafet abidesi olan müze, sanat galerileri, bale salonları ve senfoni orkestrası, sarayları gibi sanatsal yapıtlar, sportif tesisler, muhteşem heykellerle süslenmiş anıtlar ve bir kente değer katan bütün varlıklarıyla Orta Asya’nın steplerinde ve bozkırların da bir yıldız gibi parlamaktadır. Kültür, sanat ve ticaret merkezi olan eski başkent Almatı, sanayi ve maden kenti Karaganda, petrol ve petrokimya kenti olan Hazar kıyısındaki liman kent Atırau, kuruluşu 12. yüzyıla dayanan sanayi ve eğitim kenti olan güneydeki Çimkent, kuzeydoğu da Ertis Nehri kıyısında bulunan sanayi ve petrokimyanın merkezi olan Pavlodar, tarihi binalarıyla dikkat çeken güneydeki Taraz örnek verilebilir. Kuşkusuz Türk Dünyasının manevi başkenti sayılan ve Türk-İslam medeniyetinin önde gelen âlimlerinden Hoca Ahmet Yesevi’nin türbesinin bulunduğu tarihi Türkistan şehri ülkeye büyük değer katmaktadır. Türkistan kentiyle ilgili ayrıntılı bilgi için bkz: “Türkistan Kalası”(5)

• Kazak halkı, diğer Orta Asya Devletleri gibi aydın, medeni, edebiyata, kültüre ve bilime önem veren uygar bir halktır. Bu münbit topraklardan tarih boyunca Dünya medeniyetine önemli katkılarda bulunan çok sayıda bilgin, âlim, yazar ve sanatçı çıkmıştır. Büyük edebiyatçı Şokan Ualihanov (1835-1865), büyük âlim Ibıray Altınsarin (1841-1889), milli şair ve düşünür Abay Kunanbayev (1845-1904), büyük filozof ve şair Şahkerim Hudayberdioğlu (1858-1930), büyük dil bilgini meşhur Yusuf Kopiyev (1857-1931), İstanbul’da eğitimini tamamlayan şair filozof Humar Garaş (1875-1921), bilim adamı ve Milli Alaş Partisinin liderlerinden Alihan Bökeyhan (1869-1932), yazar ve dil bilimci Ahmet Baytursunov (1873-1937), şair Mirjakıp Dulattoğlu (1885-1937), Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu’ya destansı bir mektup yazan edebiyatçı Mağcan Cumabay (1893-1938), siyaset bilimci Mustafa Şokay (1890-1941), şair Mahambet Ötemisuli (1802-1845), Kazak Edebiyatının kurucularından Sabit Mukanov (1900-1973) ve yüzlerce fikir ve sanat adamını örnek verebiliriz. Çağımızın ilk Müslüman astronotu olan Kazak Toktar Aubakir, halen hayatta olan ve 600’den fazla bilimsel eseri bütün dünya dillerine tercüme edilmiş olan filozof Prof. Dr. Abdümalik Nisanbayev, ünlü edebiyatçı Murat Auezov gibi bilim adamları bu eserleriyle bilim dünyasına ışık tutmaktadırlar.

Kısa Siyasi Tarih

Kazak halkı milattan önceden beri bu topraklarda hayvancılıkla uğraşan bir kavim olarak yaşamlarını sürdürmüştür. M.S. 10. ve 12. yüzyılda Karahanlılar, Kazakistan’ın güneyine hâkim oldular. 12. yüzyılda Türk asıllı Budist dinine mensup Garahatayiler, ülkenin büyük bir kısmında hâkimiyet oluşturdular. 13. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar Moğolların istilasıyla karşı karşıya kalan bu bölge büyük tahribata uğramış çağın, en gelişmiş kentleri Moğol atlarının ayakları altında yıkılıp gitmiştir. 15. yüzyılda Harezm ve Maveraünnehir bölgelerinin Özbeklerin hâkimiyetine geçmesiyle birlikte bu topraklardan Moğolistan’a göçler başladı. 16. yüzyılda Kasım Han’ın hâkimiyetiyle birlikte Kazak kabileleri bir araya geldiler ve ilk kez Kazakların siyasal birliği kurulmuş oldu.

17. yüzyılın başında Kasım Han’ın ölümüyle birlikte kabileler arasında çatışmalar tekrar başladı ve nihayet kuzeyde büyük ordu (Ulucüz), orta ordu (Ortacüz) ve güneyde Hazar ve Aral kıyılarında küçük ordu (Kişicüz) kuruldu. Kazakların 3’e bölünmesini fırsat bilen Budist Kalmikler, Çinliler ve Ruslar kazak topraklarına saldırılarına hız verdiler, ülke toprakları dış aktörlerin hâkimiyet kavgası sahasına dönüştü. Ruslarla Kazaklar arasındaki münasebetler hızlı bir şekilde gelişti. Rusların bölgeye hâkimiyetine karşı bazı direniş hareketleri gelişse de 19. yüzyılda Kazakistan tamamıyla Rus hâkimiyetine girmiş oldu. Rusların hâkimiyetiyle birlikte Kazakistan’a Rus göçmenlerin akını hız kazandı. Rus göçmenlere karşı 1916 yılında büyük bir ayaklanma yapıldıysa da ayaklanma Rus ordusu tarafından kanlı bir şekilde bastırıldı.

19. yüzyılda Rusların yardımıyla Müslümanlık Kazaklar arasında yayılmaya başladı. Rusların Kazakların Müslümanlaştırılması doğrultusundaki hedefi, bölge insanının tek parça haline dönüştürülerek daha rahat kontrol edilmesi ve bölgede Rus hâkimiyetinin kurulmasına yönelik bir hareket olarak değerlendiriliyor. Ruslar bu doğrultuda Tatar mübellikleri Kazaklara yönlendirmiş cami yapımını teşvik etmiştir. Daha sonraları Rusların siyaseti değişmiş, cami yapımı izne bağlanmış, Hıristiyan misyonerlerin faaliyetleri desteklenmiştir. 1917 Sovyet devrimiyle birlikte Kazakistan toprakları Bolşeviklerle karşı devrimci beyaz ordu mensuplarının çatışmasına sahne oldu.

1920’de Sovyetler hâkimiyetlerini pekiştirdi ardından 26 Ekim 1920’de “Kazakistan Özerk Sosyalist Cumhuriyeti” kurulmuş oldu. 5 Aralık 1936’da ise “Kazakistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti” kurulmuş oldu. Sovyetler Birliği döneminde Stalin’in uygulamaları ve özellikle özel mülkiyetin ortadan kaldırılarak kolhozlaşma politikaları sırasında Kazak halkı çok büyük baskılara maruz kalmış, bu dönemde yüz binlerce Kazak vatandaşı hayvanlarına el konulması ve yanlış ekonomik tedbirlerden ötürü açlıktan ve yokluktan yaşamını yitirmiştir.

1978 yılında Rusların Kazakistan topraklarına göçüne ve Sovyetlerin bu yöndeki siyasetine itiraz etmek için ve Kazakların üniversite kontenjanında kendi sayılarının artırılması doğrultusunda Kazak gençleri dönemin başkenti Almatı’da bir yürüyüş gerçekleştirmişlerdir. Yine 1979 ve 1981 yılları arasında Almatı’da ayaklanmalar yaşanmış özellikle Kazaklar kendi vatandaşlarının Afganistan’a gönderilmesi ve bu ülkede ölmelerine karşı itirazlarını dile getirmişlerdir. Nihayet 16 Aralık 1986 yılında dönemin Kazakistan Komünist Partisi Genel Sekreteri Dinmuhammed Konayev, yolsuzluk gerekçesiyle görevden alınıp yerine Rus asıllı Gennady Kolbin atanınca büyük bir halk ayaklanması gerçekleşti.

Konayev, 1978’de Almatı’daki öğrenci olayları, yine 1979 yılındaki Tslyvgrat kentindeki ayaklanmalar sırasında halktan yana tavır koymuştu. Konayev Gorbaçov döneminde görevden alınarak yerine Rus asıllı Kolbin atanınca ülkede büyük olaylar yaşanmaya başlanmıştır. Kazakistan siyasal hayatında “Jeltoksan Hadisesi” diye anılan olaylar sırasında, yüzlerce Kazak vatandaşı öldürülüp, yaralandı. Bu olay büyük bir şoka sebep olunca nihayet 1989 yılında bu makama Nursultan Nazarbayev getirildi ve ardından 1990 yılında Cumhurbaşkanlığına atandı. 1989 yılında meydana gelen ekonomik krizler ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte Kazakistan 16 Aralık 1991 yılında bağımsızlığına kavuşmuş oldu.

Dinmuhammed Konayev, 1964 yılında başarılı hizmetlerinden dolayı Kazakistan Komünist Partisi Genel Sekreterliğine atanmıştı. Görevde bulunduğu 22 yıl süresince Cumhuriyet’in tamamen Rus istilasına girmesine karşın mücadele etmiştir. Bu nedenle Konayev bugün milli kahraman gibi anılmaktadır.

Bağımsızlıktan Sonra

Ülke, bağımsızlığını kazandığı sırada ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıyaydı. Bağımsızlık arifesinde ülkenin sahibi olan Kazakların nüfusu %44, Rusların ise %38 civarındaydı. Günümüzde ise ülkedeki Kazak nüfusunun sayısı  %60’ı geçmektedir. Kuzey bölgelerinin nüfus yoğunluğunu Ruslar oluşturmaktadır. Nursultan Nazarbayev yönetimindeki Kazakistan Devleti ülkenin birliğini ve istikrarını sağlamak amacıyla bazı tedbirlere başvurmuştur. Bu doğrultuda, Rus asıllı Kazak vatandaşlarının ülkeye bağlılıklarını pekiştirmek amacıyla özelleştirmelerde bu vatandaşlara önemli pay verilerek başarı elde edilmiştir.

Ülkede denge kurmak amacıyla, Olcas Süleymenov ve Muhtar Şahanov’a Kazakistan’ın milli birliğini sağlamlaştırmak amacıyla bir siyasi parti kurma izni verilmiştir. Olcas Süleymenov 1980’li yıllarda çevreci bir sivil toplum örgütü olan “Nevada-Semey’i” kurarak siyasal partide yer almıştı. Edebiyatçı, Muhtar Şahanov ise Aralık 1986 Almatı olaylarını araştırmak için kurulan komisyonun başkanlığını üstlenmiş ve olaylara karışan Milliyetçi Kazakları beraat ettirmişti.

Kazakistan Anayasası

Kazakistan anayasası çok anlamlı ve çağdaş bir anayasa özelliği taşıdığını, başlangıcındaki bu cümlelerle göstermektedir:

“Biz Kazakistan halkı,  uluslararası camianın ayrılmaz bir parçası olarak Kazakistan devletinin istikrarlı ve emniyetli bir devlet olmasını istiyoruz. Biz hukukun üstünlüğünü ve insan hakları özgürlüklerini destekliyoruz, biz anayasaya dayalı demokratik bir toplum oluşturmak niyetindeyiz, biz medeni haklara dayalı uluslararası camiayla bütünleşmiş bize ve bizden sonraki nesillere sağlam bir yaşamın temini için bu anayasayı onaylıyoruz.”

Kazakistan anayasası Ocak 1993’de kabul edildi. Anayasaya göre Kazakistan üniter, laik ve demokratik bir ülkedir. Anayasanın 4. maddesi devletin iktidar kaynağının halk olduğunu, Cumhurbaşkanı ve parlamento üyelerinin halk adına yetki kullanma hakları olduğunu belirtmiştir. Anayasa Kazak halkının toplumsal ve bireysel haklarını güvence altına almıştır. Kazak vatandaşlarına fikir özgürlüğü, toplantı, gösteri ve grev hakkı tanınmıştır. Anayasanın 8. maddesi ise özel mülkiyeti güvence altına almış; yalnız ülkenin doğal kaynaklarının mülkiyetinin devlete ait olduğunu belirtmiştir. Anayasanın 58. maddesi ise dini özgürlükleri, devlet yapısı içerisinde kullanmayı öngörmüştür. 29 Nisan 1995 yılında anayasada yapılan değişiklikler referanduma sunulmuş ve halkın %89 oyuyla kabul edilmiştir. Yeni anayasa 9 bölüm, 98 madde ve 267 fıkradan oluşmuştur. Önceki anayasaya göre bazı değişikliklere uğramıştır. Özellikle yeni anayasada yapılan değişiklikler sonucunda;

• Yasama, yargı ve yürütme erklerinin birbirinden bağımsız hareket etmeleri sağlanmıştır.
• Etnik grupların, kimlik ve hürriyetleri anayasal güvence altına alınmıştır.
• Daha önceki anayasada ülkenin tek meclisi konumunda bulunan “Yüksek Cumhuriyet Konseyi” yerine “Milli Meclis ve Senato” oluşturulmuştur.
• Cumhurbaşkanının yetkileri artırılmıştır.
• Anayasanın 72. maddesi halka özel mülkiyet hakkını tanımıştır.
• Anayasa Konseyi oluşturulmuştur.

Ülkenin Siyasal Yapısı

Kazakistan’ın siyasal sistemi cumhuriyet rejimidir. Kazakistan anayasası 13. faslında Cumhurbaşkanı ülkenin başı olarak bireysel özgürlükler ve hukuk sisteminin teminatı olarak öngörülmüştür. Cumhurbaşkanlığı; anayasal sistemin sürdürülmesi, ülkenin güvenliğinin, toprak bütünlüğünün ve vatandaşların barış ve huzur içinde adil ve hukukun üstünlüğünde yaşamlarını sürdürmesini sağlayacak en üst makam konumundadır. Anayasal çerçevede oluşturulan Kazakistan; demokratik, laik ve egemen bir devlettir. Anayasaya göre hükümet, yasama, yürütme ve yargı arasında bölüştürülmüşse de Cumhurbaşkanı, hükümetin ve yürütmenin başı olarak ülkedeki en yüksek makamdır. Cumhurbaşkanı hükümetin ve yürütmenin başı olmasının yanı sıra, silahlı kuvvetlerin başkomutanıdır ve 3 erkin üzerinde de tam bir denetim gücüne sahiptir.

Kazakistan siyasal sisteminde Cumhurbaşkanının çok önemli sorumluluk ve yetkileri vardır. Örneğin Başbakanı atamak ve görevden almak, Bakanlar Kurulunu atamak ve görevden almak, Başsavcıyı atamak ve görevden almak, üst düzey bütün askeri komutanları, güvenlik yetkililerini ve yargının üst makamlarını atamak ve görevden almak, hükümeti atamak ve görevden almak, Meclisi feshetmek, savaş, barış ve olağanüstü hale karar vermek Cumhurbaşkanının yetkileri arasındadır. Bu hususların bazısında Cumhurbaşkanının düşüncesini parlamento ve hükümete açıklaması gerekse de karar verme yetkisi yine Cumhurbaşkanı makamıdır.

Cumhurbaşkanı, halkın oyuyla seçilmektedir. Başbakan ise Cumhurbaşkanı tarafından sunularak parlamentonun onaylanmasıyla göreve başlar. Bakanları ve Başbakan yardımcılarını atama yetkisi de Cumhurbaşkanındadır. Merkez Bankası başkanı da Cumhurbaşkanı tarafından seçilir, parlamentonun onayıyla göreve başlar. Ulusal güvenlik komisyonu başkanı, üst düzey yargıçlar, valiler, kaymakamlar ve büyük şehirlerin belediye başkanlarının atanması ve görevden alınması yetkisi de Cumhurbaşkanındadır. Senatonun 39 üyesinden 7’si Cumhurbaşkanı tarafından atanmaktadır.

Yüksek Adalet Divanı başkanı Cumhurbaşkanı tarafından atanır, parlamentonun onayından sonra göreve başlar. Anayasa Konseyi’nin 7 kişilik üyesinin 2’si Cumhurbaşkanı tarafından atanır. Ülkenin bütün diplomatları ve dış temsilciliklerinde görev yapacak olan büyükelçiler, konsoloslar ve üst düzey temsilciler ve üst düzey komutanlar ulusal bütçe komisyonu başkanı Cumhurbaşkanı tarafından atanır ve görevden alınır. Cumhurbaşkanı 5 yıllık süre için seçilir.

Anayasa gereği bu görevi ancak iki kere üst üste sürdürebilir. Bu görevi halen Kazakistan’ın kurucu Cumhurbaşkanı olarak da görev yapan Nursultan Abişulı Nazarbayev (6) yürütmektedir. 35 yaşını doldurmuş, 60 yaşını aşmamış, ülkenin resmi dili olan Kazakçayı konuşabilen bütün kazak vatandaşları Cumhurbaşkanlığı için aday olabilirler. Görev yaptığı sürece Cumhurbaşkanı herhangi bir partiye veya siyasi guruba üye olamaz ve tarafsızdır. Cumhurbaşkanı’nın görevleri arasında;

• Parlamentonun onayını alarak Başbakanı atamak veya görevden almak.
• Başbakan yardımcılarını atamak veya görevden almak.
• Bakanları atamak veya görevden almak.
• Parlamentonun onayını alarak, Merkez Bankası başkanını atamak veya görevden almak.
• Başsavcıyı atamak veya görevden almak.
• Ulusal Güvenlik Komisyonu başkanını atamak veya görevden almak.
• Silahlı Kuvvetlerin Başkomutanlığı görevini yapmak.
• Parlamentoyu feshetmek.
• Hükümeti görevden almak.
• Halk oylaması ve referandumun yapılmasına karar vermek.
• Anayasada yapılacak değişiklikleri sunmak.
• Askeri, mülki, idari ve diplomatik bütün üst düzey makamları atamak ve görevden almak.

Kazakistan anayasasınca Cumhurbaşkanı nezaretinde faaliyet gösteren ve doğrudan doğruya Cumhurbaşkanlığına bağlı bulunan kurumlar vardır. Bu kurumlar sosyal, kültürel ve çeşitli toplumsal alanlarda doğrudan doğruya Cumhurbaşkanının idaresinde faaliyet göstermektedir. Söz konusu kurumlar:

• Devletin Ulusal Siyasetini Oluşturma Konseyi
• Kazakistan Cumhuriyeti Ulusal Güvenlik Konseyi
• Kazakistan Yüksek Adalet Konseyi
• Cumhuriyet İnsan Hakları Komitesi
• Kazakistan Ulusal Aile ve Kadınlar Komisyonu
• Kazakistan Millet Topluluğu
• Kazakistan İşadamları Konseyi
• Hukuk Siyaseti Konseyi

Milli Meclisin Görev ve Yetkileri

Kazakistan anayasasınca parlamento, ülkenin en üst yasama organıdır. Görev yapan parlamento 2 Meclisten oluşmaktadır.

– Senato (Yukarı Meclis)
– Milli Meclis

Parlamentonun Görev ve Yetkileri

• Cumhurbaşkanının anayasanın ıslahı yönünde sunduğu önerilerin kabulü ve yürürlülüğe girmesinin sağlanması.
• Ülkenin milli bütçesinin onaylanması.
• Başbakan ve Merkez Bankası başkanının salahiyetinin onaylanması.
• Savaş ve barış ilanının onaylanmasına nezaret etmek.
• Cumhurbaşkanının Ulusal Güvenlik ve uluslararası görevler kapsamında silahlı kuvvetlerin kullanılması yönünde önerilerinin onaylanması.

Senatonun Oluşumu

Kazakistan senatosu parlamentoyu oluşturan iki meclisten biridir. Başlangıçta 47 üyeden oluşmakta idi. Son anayasa değişikliğiyle üye sayısı 39’a düşürülmüştür. Senatörlerin 7’si doğrudan doğruya Cumhurbaşkanı tarafından atanmaktadır. Kalan 32 kişi ise dolaylı yoldan seçim kurullarınca gerçekleşen toplantılar sırasında, ülkedeki 16 ilde gerçekleşen seçimlerle 6 yıllığına seçilmektedir. Senatör seçilmek için gereken şartlar;

•  Seçimlerden önce en az 5 yıl Kazakistan’da ikamet etmek.
•  Seçimler sırasında en az 30 yaşı bulunması.
•  Üniversite mezunu olmak.
•  En az 5 yıl herhangi bir devlet veya özel sektörde çalışma tecrübesi olmak.
•  Seçimlerden önce ilgili ilde veya başkentte 3 yıl ikamet etmek.

Senatonun Görevleri

• Kazakistan yüce divanın başkanı ve yüksek derecedeki mahkemelerin yargıçlarının Cumhurbaşkanı tarafından önerilmelerinin ardından atanması veya görevden alınmasını sağlamak.
• Cumhurbaşkanı tarafından atanan ülkenin başsavcısı ve diğer yüksek dereceli savcıların atanmasının onaylanması.
• Yerel makamlarda görev yapacak üst düzey heyetlerin atanmasının onaylanması.
• Yüksek Adalet Konseyi üyeliğine 2 üyenin atanması.

Senatoya bağlı olarak çeşitli komisyonlar oluşturulmuştur. Bunlar;

1. Yasama ve Anayasa Değişiklik Komisyonu
2. Ekomonik, Mali ve Bütçe Komisyonu
3. Uluslararası Meseleler, Savunma ve Güvenlik Komisyonu
4. Yerel idareler ve Bölgesel Gelişme Komisyonu

Milli Meclisin Oluşumu ve Görevleri

Milli Mecliste görev yapan milletvekili sayısı 77 kişidir. Milletvekillerinden 10’u çoğunluğu elde eden siyasi parti tarafından, kalan 67’si ise doğrudan doğruya genel seçimlerde halk tarafından gizli oyla 5 yıllığına seçilmektedir. Milletvekili seçilmek için, Kazakistan vatandaşı olmak ve 25 yaşını doldurmak yeterlidir. Milli Meclisin görevleri;

• Yeni kanun ve kararname önerilerinin araştırılıp karara bağlanması.
• Meclisin onayladığı yasalara yönelik Cumhurbaşkanının itirazlarının değerlendirilmesi.
• Cumhurbaşkanı tarafından önerilen seçim komisyonu başkanı ve üyelerinin atanması ve görevden alınmasını gerçekleştirmek.
• Cumhurbaşkanı seçimlerinin ilanı.
• Vatana ihanet eden Cumhurbaşkanıyla ilgili suç duyurusunda bulunmak.
• Milli Meclis bünyesinde çeşitli konuları araştıracak ve meclise sunacak komisyonlar oluşturulmuştur. Bunlar;

1. Arazi ve Tarım Komisyonu
2. Yasama ve Yasalarda Yapılacak Değişiklik Komisyonu
3. Milli Savunma, Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu
4. Doğal Kaynaklar ve Çevreyi Koruma Komisyonu
5. Mali İşler ve Bütçe Komisyonu
6. Kültür ve Toplumsal Gelişme Komisyonu
7. Bölgesel Gelişme ve İktisadi Reform Komisyonu

Anayasa Konseyinin Oluşumu, Görev ve Yetkileri

Kazakistan Anayasa Konseyi 7 üyeden oluşmaktadır. Konseyin üyeleri, Cumhurbaşkanı, Senato Başkanı ve Milli Meclis Başkanı tarafından 6 yıllığına atanır. Anayasanın 72. maddesi Anayasa Konseyinin görevlerini şöyle sıralamıştır;

• Cumhurbaşkanının onayından önce parlamentoda onaylanan yasa tasarılarının anayasaya uygunluğunu araştırmak ve yasa tasarılarını anayasayla uyumlu hale getirmek.
• Parlamentoda onaylanmadan önce uluslararası antlaşmaları araştırmak ve anayasayla uyumlu hale getirmek.
• Anayasanın 88. maddesinde öngörülen mahkemeler ve kararlar ile ilgili araştırmalar yapmak.
• Anayasanın 47. maddesine dayanarak herhangi bir nedenden dolayı görev süresi bitmeden Cumhurbaşkanını görevden almak konusunda nihai kararı vermek.

Kazakistan’da Faaliyet Gösteren Siyasi Partiler

Kazakistan çok partili bir siyasal yapıya sahiptir.  Anayasal çerçevede faaliyet gösteren birçok siyasi parti bu ülkede faaliyet göstermektedir. Ülkedeki başlıca siyasi partiler:

• Nur Otan Partisi (Vatan): Bu parti Mart 1999 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında Nursultan Nazarbayev’i desteklemek amacıyla Otan partisi olarak kurulmuştur. 22 Aralık 2006 yılında gerçekleştirilen olağanüstü toplantısında  “Otan” partisinin ismi  “Nur Otan” Halk Demokratik Partisi olarak adı değiştirildi. Partinin üye sayısı 607.557’dir.

Partinin hedefi güçlü bir hükümet oluşturmak, demokratik, katılımcı, ekonomik gelişme ve toplumun yaşam düzeyini yükseltmek amacıyla faaliyet yürütmek, yolsuzlukla mücadele etmektir. Kurulduktan sonra Kazakistan Liberal Partisi, Kazakistan Halkının Birlik Partisi, Demokratik Parti ve 2030 Kazakistan’ın Birliği İçin Parti gibi partiler Nur Otan Partisine katılmıştır. Parti Nursultan Nazarbayev’i desteklemektedir. Parti Başkanlığına ise 2012 Parlamento seçimlerinden sonra Nurlan Nigmatullin seçildi.

• Kazakistan Halk Kongresi Partisi (P.C.K): Bu parti Ekim 1991 yılında bazı sivil toplum kuruluşlarının birleşmesiyle meydana gelmiştir. Part; Neveda Semipalatinsk, Aral-Asya-Kazakistan Hareketi, Kazakistan Kadınlar Birliği Hareketi, Bağımsız Ticari Birlesu hareketi, Kazakistan Dili Hareketi (Kazakh-tili) vb. kültürel hareketlerin birleşmesinden oluşmuştur. Kazakistan Halk Kongresi Partisi, 1991 ve 1995 yıllarında resmi kaydını yaptırmıştır. Partinin hedefi, demokratik bir toplum oluşturmaktır. Özelleştirme, üretimin artırılması, tarımsal ve sanayi kalkınma partinin hedefleri arasındadır. Partinin kurucusu ünlü âlim Olcas Süleymenov’dur.

• Medeni ve Toplumsal Parti: Bu parti Ekim 1998 yılında Aktöbe kentinde kurulmuştur. Ulusal sanayiyi geliştirme, toplumun refah düzeyini yükseltme partinin temel hedefleridir. Partinin kurucusu Azat Pruashev’dir.

• Kazakistan Katılım Halk Partisi: Bu parti Aralık 1994 yılında yeni kooperatiflerin oluşması ve köylerin kalkındırılması hedefiyle kurulmuştur. Partinin temel hedefi tarımsal üretimle uğraşanların sorunlarına çözüm bulmaktır. Partinin kurucusu Ömirzak Sarsenov’dur.

• Kazakistan Komünist Partisi: Parti, Eylül 1991 yılında eski Komünist Partisinin devamı olarak kurulmuştur. Sosyalizmi hedeflemektedir. Sovyetler Birliği’nin tekrar kurulmasının yanı sıra iş, eğitim, konut ve sağlık gibi alanlarda devletin daha aktif rol almasını öngörmektedir. Partinin kurucusu Serikbolsın Abdildin’dir.

• Kazakistan Kuruluş Partisi: Bu parti 1995 yılında faaliyete geçmiştir. Partinin esas hedefi ahlaki ve manevi değeri toplumda yaymak, kadınların aktif siyasete girmesini sağlamak ve siyasi reformları desteklemektir. Partinin kurucusu Altınşaş Jağanova’dır.

• Kazakistan Sosyalist Partisi: Bu parti Eylül 1991’de Komünist partisi kurultayı sırasında faaliyete geçmiştir. Toplumsal reformlar ve insan hakları gibi değerleri benimsemektedir. Partinin başkanı Anatoliy Antolov’dur.

• Siyasi Cumhuriyetçi İşçi Partisi: Parti Eylül 1995’te kurulmuş, Ocak 1996’da kaydedilmiştir. Demokrasi ve demokratik değerleri savunan bu parti, işsizlikle mücadele ve insan hakları gibi değerleri savunmaktadır. Partinin kurucusu Bakıtcan Jumagulov’dur.

• Kazakistan Çiftçiler Partisi: Parti 1999 yılının Ocak ayında başkent Astana’da kurulmuştur. Partinin hedefi, tarımın altyapısını geliştirmek ve vergi sisteminde reform yapmaktır. Parti kısa sürede önemli bir üye sayısına ulaşmıştır. Partinin kurucusu Roman Madnov’dur.

• Kazakistan Demokratik Partisi (AZAMET): Parti 1996 yılında önce bir siyasi hareket olarak, 1999 yılında ise siyasi bir parti olarak ortaya çıkmıştır. Partinin 21. asır ve kervan diye yayın organları var. Parti, vergilerin düşürülmesinin yanı sıra emeklilerin ve geliri düşük ailelerin sorunlarıyla ilgilenmektedir. Galym Abilsiitov, Murat Avazov ve Peter Svoik partinin liderleridir.

• Milli Alaş Partisi: Mayıs 1999 yılında kurulan bu parti, demokratik hukuk devleti ve toplumsal adaleti hedeflemektedir. Partinin kurucusu Sovetkazy Akayev’dir.

• Kazakistan Cumhuriyetçi Adalet Partisi: Ocak 1998 yılında Astana’da kurulan partinin hedefi, demokratikleşme ve serbest piyasa ekonomisidir. Partinin başkanı Talgat Janabayev’dir.

• Kazakistan Halkının Birliği Hareketi (P.U.K): Kazakistan anayasası gereği Cumhurbaşkanı herhangi bir partiye üye olamamaktadır. Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev siyasi faaliyetlerini sürdürmek ve seçimler sırasında düşüncelerini hedef ve planlarını, halka yansıtmak amacıyla, 1993 yılında bu teşkilatı kurmuş bulunmaktadır. Bir sivil toplum hareketi gibi çalışan bu birliğin hedefleri, siyasi, ekonomik ve toplumsal değerleri yükseltmek, aydınları desteklemek, kimsesiz çocuklara ve emeklilere daha iyi şartlar hazırlamak ve toplumsal gelişme için ortam sağlamaktır.

Bitirirken

Kazakistan bulunduğu coğrafi konum itibariyle, ülkenin genişliği, yer altı ve yer üstü zengin kaynakları, sanayi ve teknolojik gelişmesi, insani ve sosyal gelişmişlik düzeyi, eğitim, okuma-yazma ve yüksek öğreniminin gelişmişliği ve geniş halk kitlelerine yayılması, ulaşım haberleşme ve kentleşme sahalarındaki gelişmişliği, siyasal istikrarı, toplumsal barışın sağlandığı, kurumsallaşmış devlet yapısı ile öne çıkmaktadır. En önemlisi ülkenin idaresinde bulunan dirayetli, öngörülü ve büyük devlet adamı olma özelliklerini taşıyan Nursultan Abişulı Nazarbayev’in ülkenin başında bulunmasından dolayı Kazakistan kısa sürede bağımsızlıktan sonra ortaya çıkan sorunlarını çözebilmiştir. Kazakistan, bütün sorunlarını çözüme kavuşturmayı planladığı ve müreffeh bir ülke olacağını öngördüğü 2030 yılına doğru emin adımlarla ilerlemektedir.

Yukarıda da ayrıntısıyla değinildiği gibi ülkenin çok partili siyasal sistemi, yasama erkinin organlarının kurumsallaşması sayesinde Kazak halkının önümüzdeki dönemlerde meydana gelebilecek bütün sorunlarını demokratik ve sağduyulu bir yaklaşımla çözebileceği ifade edilebilir. Uzun yıllar Kazakistan’da yaşama şansım olduğundan, bu büyük ülkenin hemen hemen bütününü görme ve gezme fırsatım olduğundan, üstelik Türkiye ile ortaklaşa kurulmuş olan eğitim kurumları ve Kazakistan’ın kendi üniversitelerinde çalışma ve araştırma imkânları bulduğumdan dolayı, Kazak halkını yakından tanıma olanağına kavuştuğumdan dolayı bu halkın çalışkanlık, tarihten gelen ulusal bilinç ve bilimsel yaklaşımlarla gelişmiş ve demokratik bir ülke inşa edeceklerine ve önümüzdeki yıllarda Asya’da bir yıldız gibi parlayacak, her yönüyle komşularına örnek teşkil edecek olan Kazakistan’ı inşa edecekleri kanaatindeyim.

Yakın gözlemlerime göre Kazakistan’da yaşayan pek çok dini etnik ve farklı düşüncelere sahip insanların yaşamasına rağmen Kazakistan’da asla herhangi bir etnik, dinsel ve düşünsel çatışmanın, kargaşanın ve anlaşmazlığın meydana gelmesine ihtimal vermiyorum. Kazak vatandaşlığı ve Kazakistan üst kimliği altında birleşen bütün Kazakistanlılar birleşik, gelişmiş ve üniter bir Kazakistan’dan yanadır. Üstelik yine kendi gözlemlerime dayanarak kesin olarak Kazakistan’da herhangi bir dini aşırılığın ve fikrin gelişme şansı olacağına hiç ihtimal vermiyorum. Köktencilik ve aşırılık gibi siyasal akımların Kazak halkı nezdinde itibar göremeyeceği kanaatindeyim. Eminim önümüzdeki süreçte sosyal devletin gereği olan sosyal hukuk devletinin gelişmesiyle ve demokratik yapının daha da sağlamlaşmasıyla Kazakistan, dostlarının gıpta ile bakacakları Orta Asya’nın en gelişmiş ülkesi konumuna gelecektir.

Dipnotlar:

1. Kazakistan Cumhuriyeti: 2.724.900 km2 yüzölçümüne sahip olan bu ülkede 16.500.000 (2010 sayımına göre) kişi yaşamaktadır. Toprak büyüklüğü bakımından dünyanın 9. en büyük ülkesi konumunda iken, nüfus sayısı bakımından dünyanın 60. ülkesi konumundadır. Kuzeyden Rusya, güneyden Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistan ile komşu olan bu ülke, güneydoğudan Çin Halk Cumhuriyeti ile komşudur. Batıdan ise Hazar Denizi ve Aral Gölü’ne kıyısı vardır. Başkenti Astana (eski adı: Akmola) olup, 16 Aralık 1991 yılında Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını kazanmıştır.

2. Çeşitli verilere göre günümüzde ülke nüfusunun %62’sini Kazaklar, %25’ini Ruslar, %2,9’unu Ukraynalılar, %2,9’unu Özbekler, %1,8’ini Uygurlar, %1,4’ünü Almanlar ve kalanını diğer etnik guruplar oluşturmaktadır. Ülke, bağımsızlığını kazandıktan sonra özellikle kuzey bölgelerinde bazı ayrılıkçı hareketler gözlenmeye başlamıştır. Hatta ayrılıkçılar, Victor Gokni adlı bir Rus asıllı kişinin etrafında bazı tahrik hareketlerine giriştilerse de Kazakistan Devleti’nin sağduyulu yaklaşımıyla, bu gibi hareketler etkisizleştirilmiştir. Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’in girişimiyle başkentin güneydoğu bölgesinden ülkenin orta kısmındaki Akmola’ya nakledilmesi bu bölgelerde Kazak nüfusunun yoğunlaşmasına neden olmuştur. Ülkede yaşayan halkların birbirlerine daha yaklaştırılması amacıyla çeşitli girişimler yapılmıştır, hatta 1 Mayıs bayramı halkların kardeşliği günü olarak ilan edilmiştir.

3. http://www.uskba.net/about_mining.htm

4. Directory of Caspian Region, Central Asian & Southern Caucasus countries, Ebrar Yayınevi, Tahran 2004, s.467.

5. http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=436:tuerkistan-kalas&catid=83:analizler-ortaasya&Itemid=149

6. Nursultan Abishevich Nazarbayev: Nazarbayev 1940 yılında Almatı’ya 30 km mesafedeki Çmalgan bölgesinde fakir bir ailede dünyaya gelmiştir. Ailesi savaş yıllarında (1941-1945) çok zor şartlar altında yaşamını sürdürmüştür. Babası tarım ve hayvancılıkla uğraşmakta, annesi Alcan ise fedakâr birisi olarak ailesinin geçimine yardımcı olmaktaydı. Nursultan ailenin ilk çocuğu idi. Daha sonra 3 kardeşi daha oldu. Babası ve annesi onu Kazak tarihiyle daha küçükken tanıştırmış ve Kazakların Milli çalgısı olan “Dombura” çalarak onu zengin Kazak kültürüyle yetiştirmeye çalışmışlardır. Nursultan daha orta okuldayken Kazakların büyük âlimi Abay Konanbayev, Muhtar Avazov ve Rusların büyük edebiyatçıları Puşkin ve Gorki gibi büyük edebiyatçıların eserlerini okumuştur. 1967 yılında Karaganda Yüksek Teknik Eğitim Merkezinden Ekonomi Uzmanı olarak mezun olmuştur. 1992 yılında ise Moskova İşletme Akademisi’nden İşletme Doktoru unvanını almaya hak kazanmıştır. Nazarbayev genç yaşlarından itibaren çalışmaya başlamış, önceleri Temirtav Demir Çelik Fabrikalarında işçi olarak görev yapmış, 1960 yılında ise Karaganda Politeknik Fakültesi’nden mühendis olarak mezun olmuştur. 1969’dan 1972’ye kadar Komünist partisinde faaliyetlere başlamıştır. 1973’den 1984’e kadar Karaganda Demir Çelik Fabrikalarında Komünist Partisi sekreterlik görevini üslendi. 1979-1984 yılları arasında Kazakistan Komünist partisi Merkez Komitesi Sekreteri olarak görev yaptı. 1986-1989 yılları arasında Kazakistan Bakanlar Konseyi Başkanlığını üstlenen Nursultan Nazarbayev 1989-1991 yılları arasında Kazakistan Komünist Partisi 1. Sekreteri olarak görevini sürdürdü. Nazarbayev, 1990 yılında Kazakistan Yüksek Sovyet Başkanlığı makamını, 1990 yılından itibaren de Kazakistan Cumhurbaşkanlığı makamını üstlenmiştir. Halen bu görevi sürdürmektedir.

Yazar: Abbas KARAAĞAÇLI

Cuma, 16 Mart 2012

Kaynak

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

American Politics

How do you approach the disputes about secularism in the United States and evaluate it …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir