istanbul escort beylikdüzü escort şirinevler escort kayseri escort escort bursa bursa escort escort bayan bursa kayseri escort bayan istanbul escort sakarya escort eskişehir escort antalya escort chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip live stream pro7 sat 1 hacklink astropay astropay kart ankara oto çekici oto çekici istanbul escort bayan escort bayan istanbul memur alimi polis alimi webmaster forum hacklink Lübnan Krizi | UİPORTAL
Güncel Yazılar
escort bayan antalya eve gelen escort konya eve gelen escort konya escort bayan konya eve gelen escort konya eve gelen escort konya eryaman escort mersin escort porno izle porno izle

Lübnan Krizi: Mikro Dünya Savaşı

İsrail’in Lübnan saldırılarının 34’üncü gününde silahlar sustu. Çoğu sivil yaklaşık bin 100 Lübnanlı ve 114’ü asker 154 İsraillinin öldüğü saldırılar, Birleşmiş Milletler’in ateşkesi öngören kararının yürürlüğe girmesiyle durdu.

Bu süreçte İsrail’in vahşete varan saldırılarına uluslar arası kamuoyundan hak ettiği sertlikte eleştiriler gelmezken, Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez’in açıklamaları çok dikkat çekti. Chavez İsrail’i “Hitler’in İkinci Dünya Savaşı sırasında Yahudiler’i katletmesine benzer bir şekilde, masum sivilleri öldürmekle” suçladı ve İsrail’deki büyükelçisini geri çağırınca da, İsrail kendi büyükelçisini geçici olarak Caracas’tan çekti.

İsrail, Lübnan’daki operasyonlarını yeni bir soykırım olarak niteleyen Venezuela liderinin sözlerini kabul edilemez bulduğunu açıkladı ve Chavez’i kendi ifadeleri ile “bölgedeki aşırı uçlarla işbirliği içinde olmakla” suçladı. İsraillilere göre, bu aşırı unsurlar arasında İran da var.

Peki neden Chavez İsrail saldırılarına bu denli sert bir tepki verdi. Bunun iki nedeni olduğu söylenebilir:

1- Chavez, Venezuela’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne üye olmasının yollarını arıyor. Bu amaçla olabildiği kadar çok destek bulmaya çalışıyor.

2-ABD ile her alanda mücadele ederek onu sıkıştırmak istiyor ve bu amaçla stratejik müttefiki İsrail’i zor duruma düşürmeyi amaçlıyor.

Chavez’in ABD’ye karşı bu tutumu gösterebilmesinde Rusya’nın cesaretlendirmesi ve desteği çok büyük rol oynuyor. Dick Cheney’nin “Rus hükümeti sivil toplumun birçok alanında, halkının haklarını kısıtladı. Komşularının içişlerine ve demokratik süreçlerine müdahale etti. Petrol ve doğalgazı gözdağı, hatta şantaj silahı olarak kullandı. Rusya bir tercih yapmak zorunda: Ya demokratik reformlara dönecek ya da yeniden düşmanımız olacak!” demecinden sonra Rusya’nın ABD’ye karşı daha açık ve kendi saflarını güçlendirerek mücadele etmek isteği Venezüella liderine uygun ortamı sunuyor. (bkz: Rusya’nın yeniden doğuşu mu? – Fahrettin Tepealtı)

ABD de Rusya’ya aynı derecede karşılık veriyor. 7 Eylül’de Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada ABD’nin, “İran’ın nükleer silahlanmasına yardımcı olacak malzeme ve teknoloji sattıkları” gerekçesiyle 4 ülkeden (Çin, Hindistan, Küba ve Rusya) 7 şirketi kara listeye aldığı duyuruldu. Listede Rusya’dan iki şirket var: Soukhoi ve Rosoboronexport. İlki dünyanın önde gelen savaş uçağı ve askeri helikopter üreticilerinden. Diğeri ise Rusya’nın silah ihracatında tek yetkili grup.

Rusya ve Venezuela ise buna Chavez’in Moskova gezisinde yanıt verdi: İki ülke 3 milyar dolarlık silah sözleşmesi imzaladı . Sipariş listesi hayli kabarık ve etkileyici: 30 adet Soukhoi avcı bombardıman uçağı, 53 helikopter, 100 bin Kalaşnikof tüfeği, Venezuela’da Kalaşnikof ve mermi üretecek iki fabrika inşası, Tor M1 füzeleri, sahil muhafaza gemileri, Amour tipi denizaltı. Bu siparişler teslim edildiğinde Venezuela, Latin Amerika’nın en güçlü ordusuna sahip olacak .Ayrıca Chavez, kendi ürettiği Kalaşnikof’ları Peru, Meksika, Kolombiya gibi ülkelerdeki gerilla gruplarına dağıtarak ABD muhalifi kesimin güçlenmesini sağlayacak. Böylelikle Rusya da, Ortadoğu’yu kaosa sürükleyen ABD’yi “arka bahçesi” Latin Amerika’da sıkıştırma imkanı bulacak.

Ayrıca Lübnan savaşı sırasında Rusya, İran üzerinden Hizbullaha silah sağladı ve ABD’nin BM’de diplomatik sahadaki etkinliğini frenledi. İran ise savaş sırasında oluşan zararın karşılanması için Hizbullah’a sınırsız bütçe açtı.

Kısacası İsrail ile Hizbullah arasıdaki bu savaşın perde arkası oldukça karışık. Uluslararası uzmanlar ise bu sürecin dünyayı kaosa götürebileceğini belirtiyor. Mesela, Eski Başkan Bill Clinton döneminin en önemli diplomatları arasında yer alan ve Bosna barışının mimarı olarak tanınan eski ABD dışişleri bakan yardımcısı Richard Holbrooke, Lübnan’daki çatışmaların, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda dünya savaşına bile yol açabileceğini söylüyor.

BM’nin Güney Lübnan’a barış gücü göndermeye hazırlandığı şu günlerde Türkiye, bu güce asker verme kararından önce çok çok iyi düşünmeli. Çünkü Lübnan’da savaş yeni başlıyor…

15 Haziran 2007

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Ortadoğu’nun Siyasal Sosyolojisi

Hamit Bozarslan, tarih ve siyasal bilimler alanında doktora yapmış olup, tarihçi, siyaset bilimci kimliği ile …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

ankara escort ankara escort ankara escort bayan escort ankara ankara escort ankara escort ankara escort ankara escort bayan ankara escort ankara bayan escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort bayan istanbul escort bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle gaziantep escort izmir escort istanbul escort istanbul escot bayan