chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip düşük hapı antalya escort bayan antalya escort
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nin Global Enerji Poltikaları | UİPORTAL
Güncel Yazılar
ankara escort
escort bayan antalya eve gelen escort konya eve gelen escort konya escort bayan konya eve gelen escort konya eve gelen escort konya eryaman escort mersin escort porno izle porno izle

Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin Global Enerji Poltikalarındaki Stratejik Önemi

Küresel çekişmelerde enerji stratejilerinin önemi, global anlamda büyüyen sanayilerin, şirketlerin ve ülke ekonomilerinin petrol ve doğalgaza duydukları ihtiyaçlar doğrultusunda daha da belirginleşmektedir. Dünyada belirgin güçlere sahip bazı devletler ve bunların özel ve devlet şirketleri, yeni enerji alanlarının keşfedilmesi, işletilmeye açılması ve yatırım konularında birbirleriyle hem ittifak hem de mücadele halindedirler. Bu çerçevede, ülkeler de kendi şirketlerinin ve ülkesel çıkarlarının en üst düzeylere taşınabilmesi için uluslararası alandaki politikalarını bu yönde geliştirmekte, gerek çok uluslu örgütler gerekse ikili ilişkiler aracılığıyla bu zenginliklere sahip ülkelerle yakınlaşmaktadırlar.

Genç Ama Zengin 
Sovyetler Birliği’nin dağılması gerek siyasi gerekse ekonomik olarak yeni alanları küresel politikalara dahil etmiştir. Bağımsızlıklarını ilan eden Orta Asya Türk cumhuriyetleri bu anlamda bir çekim merkezi halini almıştır. Bu ülkeler arasında; özellikle Kazakistan başta olmak üzere, Türkmenistan ve Özbekistan sahip oldukları petrol ve doğalgaz kaynaklarıyla, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Avrupa Birliği ülkeleri ve Çin, Japonya gibi güçlü Uzak Doğu ülkelerini ülkelerine çekmeyi başarmışlardır. Bölgenin eski hakimi Rusların da bu yarışta kıyasıya var olduklarını belirtmek gerekir. Komünist sistemden çağdaş sisteme geçiş konusunda birçok eksikleri ve ihtiyaçları olan Türk cumhuriyetleri, gelişmiş devletlerle olan işbirliğine oldukça önem vermektedirler. Ellerinde oldukça zengin hammadde ve enerji kaynakları olmasına karşın bunları olumlu biçimde değerlendirebilecek teknolojiye sahip olmamaları bu devletlerin bağımsızlıklarının ilk yıllarında gördükleri en büyük sıkıntılardır.

Enerji alanında taraflar arasındaki etkinlik mücadelesi hem devletler arası diplomatik işbirliği çalışmaları aracılığıyla hem de bu ülkelere bağlı özel yada kamusal şirketlerin bu ülkelere olan büyük yatırımlarıyla sürdürülmektedir.

Cazip Alternatifler 
Elbette Türk cumhuriyetlerine karşı gerçekleşen bu yoğun ilgi, bölgenin eski sahibi Moskova’yı hiç de memnun etmemiştir. Rusya Federasyonu bölgedeki enerjinin kendi şirketlerinin etkinliği altında olmasına ve SSCB döneminde inşa edilen boru hatlarıyla kendi toprakları üzerinden taşınmasına yönelik politikalarını tüm gücüyle sürdürmeye çabalamaktadır. Ancak, 11 Eylül süreciyle Avrasya’da yerleşen ve 1990’lı yıllara nazaran bölgede çok daha aktif olan Washington, Hazar Havzası enerji kaynaklarına yönelik pastadan büyük bir pay almak hesabı içerisindedir. Bu çerçevede, ABD bölgede alternatif boru hatları üzerine yoğun çalışmalar yapmakta ve Hazar enerjisinin dünya pazarlarına ulaştırmak adına Rusya güzergahına alternatif projeler geliştirmektedir. Bunların en önemlisinin Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı Projesi olduğu ifade edilebilir. Yakın dönemde hayata geçirilebilecek olması bakımından bölgede oldukça dikkat çeken bir işbirliği projesidir. Azerbaycan petrollerinin, Gürcistan üzerinden Türkiye’ye ulaştırılması ve buradan da dünyaya pazarlanması amaçlanmaktadır. Bu projenin diğer bir boyutu ise 2015’li yıllarda günlük 3,5 milyon varil petrol üretim kapasitesine ulaşacağı düşünülen Kazakistan petrol ihracatının ve uzun vadede Türkmenistan ve Özbekistan’ın enerji kaynaklarının Hazar Denizi’nden geçirilecek bir boru hattıyla Azerbaycan’a ulaştırılarak Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattına dahil edilmesidir. Trans-Hazar olarak da tanımlanan bu projenin ne kadar hayati olduğu, Kazakistan’a son yıllarda, başta ABD şirketi Shell olmak üzere, Fransa’nın ENI, İtalya’nın Total ve Japonya’nın ConocoPhillips ve Inpex gibi firmaların 30 milyar dolara yaklaşan yatırım hedefi içerisinde olmalarıyla daha da net anlaşılmaktadır.

Kazakistan’da bu projeye sıcak bakmakta ve şu an petrolünün büyük bir bölümünü dünya pazarlarına transfer ettiği, Rusya üzerinden geçen ve Karadeniz’deki Novorossisk limanına ulaşan boru hattı güzergahını çeşitlendirmek arzusundadır. Petrol boru hatları güzergahlarını çeşitlendirmek adına 1997 yılında Kazakistan, Çin’le yeni bir proje üzerinde anlaşmaya varmıştır. Kazakistan’dan Çin’e uzanacak 3 bin km uzunluğundaki petrol boru hattının inşasını öngören bu proje çeşitli sebeplerle bir süre askıya alındıktan sonra Çin Devlet Başkanı Hu Jintao’nun 2003 Haziran ayı başında Kazakistan’a gerçekleştirdiği ziyaret çerçevesinde, her iki devletin petrol şirketleri olan KazMunaiGaz ve China National Petroleum Corp (CNPC) anlaşarak, bu projenin gerçekleştirilmesi konusunda görüş birliğine varmışlardır. 2006 yılı başına kadar yaklaşık 2000 km lik bölümünün tamamlanacağı ifade edilen boru hattı, Kazakistan açısından petrolünün Uzak Doğu’daki pazarlara ulaştıran önemli bir hat olacaktır.

Kısa ve Orta Vadede Atılım 
ABD, 1990’lı yıllarının başından bu yana Rusya’nın Hazar Havzası’nın Türk cumhuriyetlerinin elinde bulunan kısmındaki etkinliğini kırmak için çaba sarfetmiştir. Hatta o yıllarda ABD güdümlü ve Hamid Karzai, Zalmay Halilzad gibi günümüz kahramanlarının danışmanlıklarını yaptığı Unocal firmasıyla, Türkmenistan enerji kaynaklarının Afganistan üzerinden Pakistan’a taşınmasını amaçlayan Trans-Afgan boru hattı projesine başlangıç yapmıştır. Bu proje halen yürürlükte, ancak, Afganistan’daki güvenlik sebepleri açısından hayata geçirilemiyor. Bu çerçevede Washington’un Afganistan Devlet Başkanlığı adayı Hamid Karzai’nin de ABD’nin bölgedeki politikaları açısından ne denli önemli olduğu daha da netlik kazanmaktadır.

Başta Kazakistan olmak üzere Özbekistan ve Afganistan, ABD’nin enerji siyasetinde özel önem atfettiği ülkeler olurken, Rusya’da, 2003 Nisan’ın da 25 yıllık doğalgaz anlaşması imzaladığı Türkmenistan, 2004 Haziran’ında Stratejik Ortaklık Anlaşması imzaladığı Özbekistan ve mevcut enerji işbirliğini sürdürdüğü Hazar’daki ve güney komşusu Kazakistan’la petrol ve doğalgaz konularındaki işbirliğini her geçen gün daha da sağlamlaştırma arzusundadır. Moskova, bölge enerjisinin kendi üzerinden dünya pazarlarına açılması isteyerek hem ABD ile mücadelesinde öne geçmek hem de dünya enerji piyasasında kendisine rakip olabilecek bu kaynakları kendi tekeline alabilmek amacındadır. Orta ve Uzun vadede bu mücadelenin daha da kızışacağı, dev ekonomileriyle enerjiye büyük ihtiyaç duyan Çin ve Japonya’nın da buradan pay alma girişimleriyle Türk cumhuriyetlerinin öneminin bir kat daha artacağı düşünülmektedir.

Gürol Kıraç (TUSAM, TÜRKİSTAN Araştırmaları Masası)

Kaynak: http://www.tusam.net/makaleler.asp?id=46&sayfa=26

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Azerbaycan bir demokrasi mi?

Cumhurbaşkanlığı makamı babadan oğla geçen bir rejim demokrasi olabilir mi? Olamaz tabii ama Aliyev, demokrasi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle