istanbul escort beylikdüzü escort şirinevler escort kayseri escort escort bursa bursa escort escort bayan bursa kayseri escort bayan istanbul escort sakarya escort eskişehir escort antalya escort chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip live stream pro7 sat 1 hacklink astropay astropay kart ankara oto çekici oto çekici istanbul escort bayan escort bayan istanbul memur alimi polis alimi webmaster forum hacklink Perdenin Önü Çökerken: Yunanistan ve GKRY | UİPORTAL
Güncel Yazılar
escort bayan antalya eve gelen escort konya eve gelen escort konya escort bayan konya eve gelen escort konya eve gelen escort konya eryaman escort mersin escort porno izle porno izle

Perdenin Önü Çökerken: Yunanistan ve GKRY

Bir ülkenin dış politikası, bir çok değişkenle açıklanabilir. Bir ülkenin dış politikasını anlamlandırmak dahi kolay bir çaba değilken, AB gibi bir Birliğin diğer ülkelerle ilişkilerini anlayabilmek hayli güç bir uğraş olacaktır. AB dış politikasının önemli bir ayağı, üye olmayan/üyelik sürecinde olan devletlerle yürüttüğü ilişkilerdir. Bir anlamda, genişleme politikası olarak kabul edilebilecek bu süreçteki ülkelerden biri de Türkiye’dir. Yarım asrı aşan ilişkiler, farklı aktörlerin Türkiye karşıtlığını da yaratmıştır. Yazıda, iki ülke üzerinde durulacaktır: Yunanistan, Güney Kıbrıs Yun Yönetimi (GKRY). Yunanistan’ın 1981’deki üyeliği sonrasında Türkiye’ye karşı eline geçirdiği AET kozu, Türkiye’yi Topluluk ile ilişkilerinde kaybeden olmaya zorlamak üzerine odaklanmıştı. Mali yardımlardan üyelik perspektifine, kurumlardaki temsilden dışlanmaya uzanan bu karşıtlık uzun yıllar boyunca, Yunanistan’ın on yıllara uzanan Türkiye ile sorunlu dış politika ilişkilerinde üstün tarafı Yunanistan yapmıştır. Yunanistan, AB’nin, kökleri 1990’lara uzanan 2000 ve 2007 genişlemelerinde, esasında GKRY’nin (Kıbrıs olarak) AB’ye alınmasına kadar Yunanistan’ın AB’nin Türkiye ile uyuşmazlığında, perdenin arkasındaki ülke olmayı sürdürmüştür.

2004’te diğer dokuz ülke ile birlikte üye olan GKRY, perdenin önündeki aktör olmayı Yunanistan’dan adeta devralmıştır. Birliğin bu yeni küçücük “ülkesi” bir anda AB’ye demokrasi getirmiş; nüfus ve ekonomi olarak Fransa, Almanya, İngiltere gibi büyük ülkelerin küsüratı olan bu ülke Türkiye’nin üyeliğini engelleyebilme bakımından AB’de her ülkenin “eşit” olduğunu göstermiştir. Bir yandan, KKTC’nin belirsizlik olarak kalmaya devam etmesi diğer yandan Türkiye’nin müzakere sürecinde fasıllarına engel koyulmasını sağlaması ve AB’nin GKRY’nn bu kararına “saygı” duyması hayli ilginçtir.

Perdenin önündeki iki aktör: Yunanistan, GKRY. AB’nin asıl aktörlerinin Türkiye ile ilişkilerini şekillendirirken öne sürdüğü oyuncular gibi… Yani, Fransa’nın veya Almanya’nın onayı olmadan GKRY’nin Türkiye’nin üyeliğini engelleyebilmesi… umarım dünyamız tarihinde devletlerarasında böyle bir demokrasinin var olduğu günler gelecektir. Geçmişte, Yunanistan üzerinden yürütülen ilişkiler günümüzde GKRY üzerinden yürütülmeye devam etmektedir.

Son üç yıldır Avrupa ülkelerini derinden sarsan ekonomik kriz, perdenin önündeki ve arkasındakilerin tekrar düşünmesine neden olmuştur. Bu durumu sadece Türkiye ile sınırlandırmak yanlış olur. Rusya ve Avrupa ilişkilerinin nasıl GKRY’ne indirgendiğine ve GKRY üzerinden restleşmelerin Merkel’in fotoğraf krizine kadar uzanacak şekilde cereyan etmesine dikkat edildiğinde aynı durum görülecektir. Krizden en fazla etkilenen ülke olarak Yunanistan ve son günlerde kasasında ülke genelindeki maaşlarını ödeyebilecek parası kalmayan GKRY AB’nin prestijini yerle bir ederken, üyeliği kalp masajları ile devam eden Türkiye’nin yükselen bir ekonomi olarak dikkat çekmesi önemlidir.

Burada taraflar açısından dikkat edilmesi gereken iki husus vardır. AB açısından; ülkeleri birer siyasi araç olarak kullanmaktan ziyade sanayileriyle, bankacılık sistemleriyle vb. güçlü birer ülke olmalarına yardım etmesi gerektiğidir. Türkiye açısından; ekonomik krizden kötü bir şekilde etkilenen ülkeler arasında İspanya gibi nispeten üyeliğine olumlu bakan ülkeler olduğunu hatırda tutarak hareket etmeli, sürekli olarak krizdeki ülkelere yönelik sert söylemlerden kaçınarak üyelik için atılması gereken adımları bütün engellere rağmen sürdürmelidir. Ne de olsa hiçbir şeyin garantisi yoktur.

İlhan ARAS (Twitter’dan takip et – Acedemia’dan takip et)

10.04.2013

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Avrupa Birliği’nin Terörizmle Mücadele Politikaları

Literatürde terörizm kavramının ortak bir tanımına rastlamak mümkün değildir. Terör ve terörizm kavramları çoğu zaman …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

ankara escort ankara escort ankara escort bayan escort ankara ankara escort ankara escort ankara escort ankara escort bayan ankara escort ankara bayan escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort bayan istanbul escort bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle gaziantep escort izmir escort istanbul escort istanbul escot bayan