Güncel Yazılar
escort bayan-escort beylikdüzü bayan-bursa escort-escort istanbul bayan-samsun escort bayanlar-istanbul escort bayan-tuzla escort-marmaris escort-kayseri escort-bursa escort-mersin pozcu escort-bursa escort-ataşehir escort bayan-escort bayan-izmir escort-bursa escortistanbul escort bayan

Rus Dış Politikasında Yakın Çevre

Küresel düzeyde gelişen olaylar, Rusya’nın 2004 yılında iç politika açısında toparlanması ve Putin’in 2004 başkanlık seçimlerinden dünya sahnesine ülke içi sorunları çözen veya çözülebilecek duruma getiren bir başkan olarak zaferle çıkması, Rusya’nın yakın çevre politikasını olumlu yönde etkilemiştir. Bu yıl içinde Rusya Federasyonu’nun “yakın çevre” diye tanımladığı eski SSCB üyesi ülkelerle ilişkilerini daha iyi düzeye çıkardığı söylenebilir. Kendisini, varisi olduğu eski SSCB bölgesinde yaratılan her türlü örgütün doğal çekirdeği olarak gören Rusya Federasyonu, BDT ve buna benzer ekonomik, siyasi ve güvenlik yapılandırmalarını devam ettirmeye ve güçlendirmeye çalışmıştır. Bu bağlamda 24 Mayıs 2003 tarihinde Yalta’da ve 15 Eylül 2004 tarihinde Astana’da, BDT Devlet Başkanları toplantısı ve BDT üyesi dört devletin -Kazakistan, Ukrayna, Rusya ve Beyaz Rusya-oluşturduğu Ortak Ekonomik Alan (OEA) toplantısı gerçekleştirilmiştir. OEA çerçevesinde bu dört üye devlet, sınırlarda gümrük indirimi, karşılıklı yatırımların artırılması ve ithal-ihraç işlemlerinde kolaylıkların sağlanması konularını işlemiştir. Bunun yanı sıra Rusya tarafından yapılan bir sıra ikili ziyaretler ve anlaşmalar Rusya’nın bölgedeki konumunu güçlendirmeye ve yakın çevre devletlerinin Rusya’ya bağımlılığını artırmaya hizmet etmiştir.

Orta Asya
Rusya, BDT’nin askeri kanadını oluşturan Kolektif Güvenlik Anlaşması çerçevesinde askeri tatbikatlar yaparak, terörizme karşı ikili ve çok taraflı işbirliği anlaşmaları gerçekleştirerek ve Orta Asya devletlerinde askeri üstler kazanarak 2001 yılından itibaren bölgeye yerleşen ABD’yi sıkıştırmış ve ona meydan okuyarak bölgeye tekrar yerleşmeye çalışmıştır. Ayrıca ulusal güvenliğine tehdit olarak tanımladığı terörizmin, uyuşturucu kaçakçılığının, nükleer ve biyolojik silahların ve yasadışı göçlerin yayılmasını kendi sınırları ötesinden önlemeye çalışmıştır. Rusya, 16 Haziran 2004 tarihinde Orta Asya Askeri Bölgesi’nin askeri merkezi olarak tanımlanan Özbekistan’la stratejik anlaşma imzalayarak, ABD’ye Orta Asya bölgesinde “de facto savaşa” hazır olduğunu göstermiştir. Tacikistan’daki “özel görev” statülü birliğini 17 Ekim 2004 tarihinde askeri üsse dönüştürmüş ve Türkistan’daki oyunun dışında kalmayacağını göstermiştir. Rusya, 18 Ekim 2004 tarihinde Orta Asya devletlerinin oluşturduğu Orta Asya Ekonomik Topluluğu’na üye olarak, üye devletlerle terörizme ve ayrılıkçı hareketlere karşı bir anlaşma imzalamış ve adeta ekonomik bir örgütü güvenlik örgütüne dönüştürmeye başarmıştır.

Güney Kafkasya
Rusya’nın Azerbaycan politikası Putin’le beraber değişim sürecine girmiştir. Putin’le beraber Rusya, Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgali meselesinde İrevan (Erivan) lehine olan politikasını değiştirmiş ve bu konuda her iki tarafı dikkate alan açıklamalar yapmıştır. Moskova’nın Azerbaycan politikasının bu çizgisi 2004 yılında da devam etmiştir. Bu dönemde daha çok kültürel ve ekonomik meseleler ön plana çıkmıştır. Bu bağlamda 2004 Haziran-Temmuz aylarında ardı arkasına Rusya Federasyonu’nun kültürden ve ekonomiden sorumlu yetkilileri Azerbaycan’a ziyaret düzenlemiştir. 1-3 Eylül arasında gerçekleşen Beslan olayı Rusya-Azerbaycan ilişkilerinde kısa süreli bir hoşnutsuzluğa neden olsa da konu 24 Eylül 2004 tarihinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Moskova ziyareti sırasında çözülmüştür. Günümüzde Güney Kafkasya ülkeleri arasında Rusya’nın askeri ve ekonomik açıdan en düşük düzeyde bulunduğu ülkenin Azerbaycan olduğunu söylemek mümkündür. Bu bağlamda Rus yetkililerin ziyaretleri, Moskova’nın yakın çevre sınırları içinde yaratmaya çalıştığı “liberal imparatorluğun” Azerbaycan sınırlarını pekiştirmeyi hedeflemiştir.

Ermenistan, Güney Kafkasya bölgesinde Rusya’nın siyasi, askeri ve ekonomik çıkarlarını koruyan vazgeçilmez bir kalesi niteliğindedir. Rusya Federasyonu Devlet Duması Başkanı Boris Krızlov 15 Aralık 2004 tarihinde Ermenistan’ı Rusya’nın “ileri karakolu” olarak tanımlamıştır. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Ermenistan’ı Rusya’nın stratejik ortağı olarak adlandırarak bu ortaklığın sadece Kafkasya sınırları içinde değil uluslararası sistemde de geçerli olduğunu söylemiştir. 20-21 Mayıs 2004 tarihinde İrevan’ı (Erivan) ziyaret eden Rusya Federasyonu Savunma Bakanı Sergey İvanov ile Ermenistan Savunma Bakanı Serj Sarkisyan arasında iki önemli anlaşma imzalanmıştır. Bunlardan biri Rusya’nın Gümrü’de bulunan 102. Askeri Üssü ile ilgili olmuştur. Anlaşma çerçevesinde Rus askerleri için bir kampüs yaratılması kararı alınmıştır. Bu Türkiye-Ermenistan sınırını koruyan Rus askeri üssünün Ermenistan’da birkaç on yıl daha devamı anlamına gelmektedir. Anlaşmanın ikinci önemli konusu Rusya’nın yeni yıldan itibaren Ermenistan’a Rusya iç piyasası fiyatından silah satması olmuştur. Daha önce Ermenistan’a MİG-29 ve S-300 füzeleri yerleştiren Rusya, yeni yılda yeni füze sistemleri yerleştirme kararı almıştır. Bu anlaşmaların yanı sıra anlaşmada 2000 Ermeni subayının Moskova’da eğitim alması kararlaştırılmıştır. Ayrıca 2004 Ağustos ayında Soçi’de iki devlet başkanının görüşmesi sırasında 24-27 Ağustos tarihlerinde Ermenistan’da ortak askeri tatbikat yapma kararı alınmış ve bu karar uygulanmıştır.

2004 yılında Rusya yakın çevre devletleri arasında en sıkıntılı ilişkisini Gürcistan ile yaşamıştır. Mihail Sakaşvili’nin Gürcistan Başkanı seçilmesi sonrası ülkenin toprak bütünlüğünü sağlamaya yönelik politikaları Moskova ile ilişkilerini de etkilemiştir. Rusya’nın ayrılıkçı Abhazya bölgesinde askeri üssü ve Güney Osetya içinde ise barışı koruma adı altında askerleri bulunmaktadır. Tiflis, ayrılıkçı hareketlerin Moskova tarafından desteklendiğini iddia etmiştir. Moskova ise kendisini, bölge sorunlarının siyasi yolla çözülmesinde taraf olarak görmüş ve bu düşünce ile hareket ettiğini söylemiştir. Öte yandan Gürcistan’ın toprak bütünlüğünü savunmuş olsa da Gürcistan içinde ayrılıkçı bölgelerden yetkililerin Rusya’ya davet edilmesi ve Rus yetkililerin bu bölgeleri ziyareti “Gürcistan’ın toprak bütünlüğünü savunuyoruz” söylemine ters düşmüştür. Bu konularda Gürcistan’ın ABD ve İngiltere’den destek alması Moskova tarafından hoş karşılanmamış ve Abhazya ile Güney Osetya sorunlarının çözümünün kendi tekelinden çıkarak ABD ve AB eline geçmesini her şekilde engellemeye çalışmıştır. Ayrıca Rusya’da iktidar yanlısı ‘Rodina (Vatan) Partisi’nin Duma’da, “Eski SSCB bölgesinde bulunan özerk bölgelerin Rusya ile birleşme taleplerinin Rusya tarafından kabulü” konulu karar taslağını gündeme getirmesi, Gürcistan’a yönelik bir baskı olarak değerlendirilebilir. Tiflis’te bulunan Rus Askeri Üsleri konusunda ise bu üslerin “terörle savaş merkezi” haline dönüştürülerek çözülmesi teklifi taraflarca olumlu karşılanmıştır.

Beyaz Rusya-Ukrayna
Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Beyaz Rusya Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, 23 Ağustos 2004 tarihinde Soçi’de iki devletin ilişkileri açısından önemli bir görüşme gerçekleştirmişlerdir. Görüşme çerçevesinde iki devlet arasında 2006 yılında ortak para birimine geçiş ve Rusya’nın Beyaz Rusya’ya sattığı doğalgazın fiyatı konularında anlaşmaya varılmıştır. Soçi görüşmesi sonrası Beyaz Rusya Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko’nun “İlişkilerin temelini pekiştirdik ve şimdi konuştuklarımızı, hayallerimizi ve fikirlerimizi gerçekleştirebiliriz. Bu sağlam bir ev olacaktır.” diyerek, 1999 yılında her iki devletin başkanları tarafından imzalanan ve parlamentoları tarafından onaylanan “Ortak Devlet” anlaşmasının gerçekleştirilmesinin devam edeceği sinyallerini vermiştir.

Daha sonra 31 Ekim 2004 tarihinde Rusya ve Beyaz Rusya Savunma Bakanları arasında işbirliği anlaşması imzalanarak, Rusya-Beyaz Rusya Birliği’nin askeri alandaki işbirliğinin temelleri atılmıştır. Rusya-Beyaz Rusya Birliği’nin Bakanlar Konseyi 21 Aralık 2004 tarihinde 2004 yılının son görüşmesini gerçekleştirmiş ve toplantıda, ortak para birimine geçiş ve ortak politika oluşturulması ve askeri ve güvenlik konularında entegrasyon süreci görüşülmüştür. Ayrıca Beyaz Rusya Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko’nun 17 Ekim 2004 tarihinde üçüncü defa devlet başkanlığı sürecini referanduma sunması Batılı devletler tarafından tepkiyle karşılanmış ve Batı ile Beyaz Rusya arasında soğukluk ortaya çıkmıştır. Bu durumda Rusya ön plana çıkarak Lukaşenko’ya destek vermiştir. Beyaz Rusya BDT örgütünde de “Russever” Bloğun içinde yer almaktadır.

2004 yılı Rusya-Ukrayna yakınlaşması açısından da önemli bir tarih olmuştur. Bu bağlamda Ukrayna’nın Askeri Doktrin’inden NATO ve AB üyeliğini çıkarması, Ukrayna-Rusya ilişkilerine ivme kazandırmıştır. Ağustos 2004 tarihinde Rusya’nın Karadeniz sahili Soçi’de Putin, Leonid Kuçma ile önemli bir görüşme gerçekleştirmiştir. Görüşme çerçevesinde Ukrayna ile Rusya arasında ortaya çıkan enerji hatları sorunu çözülmüştür. Rusya Başbakanı Mihail Primakov ile Ukrayna Başbakanı Viktor Yanukoviç arasında imzalanan anlaşma ile Rusya Ukrayna üzerinden Avrupa’ya 15 yıl petrol ve doğalgaz satabilecek duruma gelmiştir. Ukrayna Başbakanı Viktor Yanukoviç’in bu anlaşmayı imzalaması beraberinde 31 Ekim Ukrayna seçimlerinde Rusya’nın Yanukoviç’e destek vereceği yorumlarını getirmiştir. Nitekim daha sonraki tarihte de bu yorumlar haksız çıkmamıştır. Rusya, Ukrayna’da seçim sonrasında ortaya çıkan siyasi krizin çözümünde de yer alarak çözümün Batı tekeline geçmesini engellemiştir. Rusya, Ukrayna üzerinde etkinlik kazanarak Beyaz Rusya ile imzaladığı birlik anlaşmasının içine çekmeye, BDT içinde “Pragmatik Batıcıların” sayısını azaltmaya ve OEA’yı güçlendirmeye çalışmaktadır.

2004 yılında Rusya’nın yakın çevresine ilişkin dış politikası kısaca şöyle sıralanabilir: 1. İkili ilişkiler çerçevesinde, SSCB döneminden kalma askeri, kültürel, ekonomik ve siyasi araçlarını güncelleştirmek ve ilerde kullanabilecek durum için yeni araçlar kazanmak 2. SSCB ve Yeltsin döneminden kalma kötü imajı ortadan kaldırmak 3. Bölgede bulunan Bağımsız Devletler Topluluğu, Ortak Ekonomik Alan, Kolektif Güvenlik Anlaşması ve Orta Asya Ekonomik Birliği gibi örgütleri işlevsel hale getirmek ve bu amaçla sürekli toplantılar düzenlemek 4. Yakın çevrede yapılan devlet başkanlığı seçimlerinde Rusya’nın bölgede çıkarlarını koruyan adayları desteklemek.

Putin’in iktidara gelmesiyle beraber Rusya’nın yakın çevresine karşı hassas ve dikkatli davranışları 2004 yılında da devam etmiştir. Rusya bu devletleri birer egemen devlet olarak kabul etmiş fakat karşılıklı ilişkileri “Moskova’nın kontrolünde eşit ilişkiler” çerçevesinde sürdürmeye çalışmıştır. Ayrıca yakın çevresinde başarılı olmak için diğer küresel konuların yanında veya karşısında aktif rol almamış bu konulara karşı biraz daha mesafeli olmuştur. “Yakın çevre”sinde 2004 yılında başarılı olmasının diğer bir nedeni de bu bölgedeki rakiplerinden ABD’nin Irak’a ve iç seçimlere odaklanması, Türkiye’nin AB üyeliğine kilitlenmesi, İran’ın muhtemel ABD saldırısına karşı hazırlanması, Çin’in ve AB’nin daha çok kendi iç meselelerine yoğunlaşması olmuştur. Tabii buraya yakın çevre devletleri başkanlarından bazılarının kendi iktidarlarını koruma girişimleri de eklenebilir. Tüm bunlar beraberinde Rusya’nın yakın çevresinde önümüzdeki yıllarda da kullanabileceği sağlam temeli atmasını getirmiştir. Rusya’nın yakın çevre politikasını sadece imparatorluk hevesi ile bağlantılı olarak değil, güvenlik, ekonomik ve birlik olma açısından düşünürsek önümüzdeki yıllarda da Rusya’nın bu çevreyi ihmal etmeyeceği söylenebilir. Ne var ki, Gürcistan ve Ukrayna devrimlerinin devamı ise Rusya’nın bölgedeki tekeline darbe vuracaktır.

Cavid Veliev, TUSAM, YAKINDOĞU Araştırmaları Masası
Kaynak: tusam.net/makaleler.asp?id=135&sayfa=21

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Azerbaycan bir demokrasi mi?

Cumhurbaşkanlığı makamı babadan oğla geçen bir rejim demokrasi olabilir mi? Olamaz tabii ama Aliyev, demokrasi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

porno seyret