istanbul escort beylikdüzü escort şirinevler escort kayseri escort escort bursa bursa escort escort bayan bursa kayseri escort bayan istanbul escort sakarya escort eskişehir escort antalya escort chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip live stream pro7 sat 1 hacklink astropay astropay kart ankara oto çekici oto çekici istanbul escort bayan escort bayan istanbul memur alimi polis alimi webmaster forum hacklink Rusya'da çöküş dönemi mi? | UİPORTAL
Güncel Yazılar
escort bayan antalya eve gelen escort konya eve gelen escort konya escort bayan konya eve gelen escort konya eve gelen escort konya eryaman escort mersin escort porno izle porno izle

Rusya’da çöküş dönemi mi?

Başta Devlet Başkanı Putin olmak üzere Rusya‘yı yönetenler “zamanın ruhu”nu okuyamıyor!

Selefi olan, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) de “zamanın ruhu”nu okuyamamıştı ve hiç beklenmedik bir anda çöküvermişti…

İsimler değişse de devlet aynı devlet; “Çarlık Rusya’sı”, “Sovyetler Birliği” veya “Rusya Federasyonu”… Kısaca, hepsi “Rusya”!

Böyle giderse, Rusya, üçüncü defa çökecek!

Çarlık Rusya’sı zamanın ruhunu okuyamamıştı…

Çöktü!

Ardılı, SSCB, o da okuyamadı zamanın ruhunu… Baskı, şiddet, zorlama… “Çağdışı” yönetim anlayışı ancak 70 sene “zulüm saltanatı” sürebildi… Ülke 70 sene süründü… Sonunda yıkıldı.

“Rusya Federasyonu” kuruldu…

Bu gidişle onu da aynı akıbet bekliyor…

Rusya Federasyonu veya “Putin Rusya’sı”… Tarihin akışını göremiyor, belki de görmek istemiyor… Elbette gözlerini kapamak “akışı” durdurmuyor… Hakikatleri değiştirmiyor…

Tarihin akışı nereye?

Doludizgin insanî değerlere, medenileşmeye doğru…

Bireyselleşmeye…

İfade özgürlüğüne…

Çoğulculuğa…

Özgürleşmeye…

Serbestleşmeye…

Farklı seslere, “muhalefet”e hoşgörüye…

“Zamanın ruhu” ne diyor?

İki kelimeyle ifade etmek gerekirse; “insan hakları” diyor!

Bu değerlere sırtını çeviren,

Hayatın ve tarihin bunlara doğru aktığını görmeyen, görmek istemeyen rejimlerin yaşama imkânı yok!

Putin bunların hepsine sırt çevirdi…

Muhalefeti susturdu…

Siyasî kadroyu, kendine yakın dar bir  “elitler” kesimiyle sınırladı…

Bu konuda, Rus Profesör Nikolai Petrov‘un tespitleri şöyle: “Moskova, kendi iç siyasetine çeki düzen vermemesi halinde daha fazla hayatta kalamaz. Elitler arasındaki mücadelelerin asıl hedefi, krizin vurduğu devlet bütçesine ulaşmak ve üst düzey liderlerin gözüne girmeye çalışmak… Bu sebeple, Eylül ayındaki parlamento seçimleri elitler arasında artan rekabet ortamında yapılacak. İktidar kendini yenilemeden hayatta kalamaz.” (1)

Görüldüğü gibi, iktidar kadroları içine girmek isteyen “elitler” için bir “ideal”,  bir “dava” yok!

Bir “memleket”, bir “hizmet” kaygısı yok!

“Fikir üretme”, “çözüm üretme” kaygısı yok!

Eleştiri, ikaz, uyarı,  zinhar yok!

Bu düzenin böyle gitmesine, çökmemesine de imkân yok!

Tabii çöküş bugünden yarına olmayabilir… 5-10 seneyi bulabilir…

Lâkin devletlerin hayatında 5-10 sene nedir ki?

***

Orta Asya Türk Cumhuriyetleri yaşayacak mı?

Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan, soydaşlarımız, Türk kardeşlerimiz…

Bunlar, 1991-92’de bağımsızlıklarını kazanınca, baskıcı rejimden kurtulmanın da verdiği şevkle, süratle “demokrasi”ye yöneldiler…

Önlerinde, hem Türkiye gibi kardeş bir “demokrasi örneği” vardı, hem de Batı‘nın onlara, onların da de Batı’ya ilgisi vardı.

Demokrasiyi benimsemek, demokratik rejimle Batı gibi kalkınmak, gelişmek, güçlenmek istiyorlardı…

Baskı rejiminden kurtulan halklar da tabiatıyla biraz sabırsızdılar… Bu ülkelerde “özgürlük”“iş”, “aş”, “refah” talepleri hızla yükseldi… Gösteriler başladı… Hemen hepsine yayıldı… “Renkli devrim” girişimleri oldu.

Ülkeleri yönetenler “demokratik rejim”le “demokratik talepler”i dengeleyemediler…

İşin kolayına kaçtılar… Dediler ki “demokrasi bize uygun değil”!

İçlerine kapandılar…

Demokrasi taleplerinin önüne set çektiler…

Bazı gösteriler kanlı bir şekilde bastırıldı.

Demokrasi, hürriyetler rafa kaldırıldı.

Batı yerine “kuzey”i, Rusya’yı model aldılar…

Şimdi hepsi birer “küçük Rusya”…

Hepsi birer “tek adam” devleti!

Yaşamalarına imkân var mı?

Böyle giderse, onlar da çökmeye mahkûmlar!

Tabii “çökecek” derken, tek adam rejimleri çökecek demek istiyoruz.

Elbette milletler ilelebet yaşayacak…

Tek adam rejimlerinin yerine çoğulcu yönetimler gelecek…

Önünde-sonunda…

Bunu önlemeye imkân ve ihtimal yok!

Bu iletişim çağında, bu teknoloji ve ulaşım çağında, bunu durdurmak mümkün değil!

Belki biraz geciktirebilirsiniz… Lâkin ne kadar geciktirirseniz “dönüşüm” o kadar zorlu, o kadar sancılı olur!

Umalım, şimdiki yönetimler “tarihin akışını” kendileri görsün,

“Zamanın ruhu”nu kendileri okusun!

“Dönüşüm”ü kendileri yapsın! “Tek adam”lığı bıraksın, “çoğulculuğu” seçsinler!

“Demokrasi kahramanları” olarak tarihe geçsinler!

İsmail Hakkı Cengiz, Anadolu Üniversitesi AÖF, Ulusararası İlişkiler Bölümü

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

“Bölgesel Güç” mü “Bölgesel Hiç” mi

Türkiye’nin bölgesel güç mü olduğu yoksa bölgesel güç olma potansiyeline sahip mi olduğu bu zamana …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

ankara escort ankara escort ankara escort bayan escort ankara ankara escort ankara escort ankara escort ankara escort bayan ankara escort ankara bayan escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort bayan istanbul escort bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle gaziantep escort izmir escort istanbul escort istanbul escot bayan