kaçak bahis guvenilir bahis siteleri antalya escort bayan antalya escort pendik escort kurtköy escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort
Rusya'nın Suriye Sorununa Yaklaşımı | UİPORTAL
Güncel Yazılar
ankara escort
escort bayan antalya eve gelen escort konya eve gelen escort konya escort bayan konya eve gelen escort konya eve gelen escort konya eryaman escort mersin escort porno izle porno izle

Rusya’nın Suriye Sorununa Yaklaşımı

Rusya’da başkanlık seçimleri geride kaldı. 2011 Aralık ayında geçekleştirilen parlamento seçimlerinin ardından, Moskova başta olmak üzere ülkenin çeşitli bölgelerinde muhalefetin yürüttüğü protestolar, Batı’da belli bir süre heyecana neden oldu. Ancak Rus sisteminin aşkın devlet kültürünün temelden sarsıldığını söylemek oldukça güç.

Putin’in tek turda başkanlık koltuğuna “üçüncü” kez oturmayı garantilemesinin ardından gündeminde ulusal ve uluslararası bazda çözümü bekleyen birçok sorun bulunuyor. Bunlardan birisi de Suriye konusu. Başkanlık seçimlerinin gündemi meşgul ettiği sırada bile Rusya’da pek de geri plana düşmeyen Suriye meselesi, Kremlin’in dış politikada takip ettiği sıcak konular arasında yer alıyor. Başkanlık koltuğuna geçmeden önce bir yandan Medvedev ile yeni bakanlar kurulunu oluşturmaya çalışan Vladimir Putin, diğer taraftan usta diplomat Sergey Lavrov üzerinden Suriye siyasetinde oldukça aktif rol oynuyor.

Aralık 2010’da Tunus’ta patlak veren halk hareketlerinin bir sonucu olarak Arap dünyasında uzun süredir koltuklarından kımıldamayan diktatörler teker teker devrilirken, Suriye’de Beşşar Esed’in başta kalmasının önemli faktörlerinden birisi de arkasındaki uluslararası destek. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) daimi temsilcileri olan Çin ve Rusya’nın desteğini arkasına alan Esed yönetimi, şimdiye kadar mevcut rejimini korumak için ülkede taş üstünde taş kalmayana kadar mücadele edeceğini dünyaya kanıtladı.

Öncelikle Rusya’nın alelade bir destekçi olmadığını, siyasi destek vermenin yanı sıra bölgeye silah sevkiyatı yapan en büyük tedarikçi olduğunu da belirtmek gerekiyor. Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün 2011 verilerine göre Esed rejiminin son beş yılda yurtdışından satın almış olduğu silah ve mühimmatın %78’i Rusya menşeili.[1] Silah sevkiyatının yanı sıra Doğu Akdeniz’de sahip olduğu deniz gücü ile çeşitli manevralar yapan Rusya aynı zamanda Libya benzeri bir olayda pasif bir tutum takınmayacağının da sinyalini verdi. 12 Nisan’da başlayan ateşkese rağmen Rus yetkililer, henüz deniz gücünü Suriye açıklarından çekmeme konusunda kararlı tavırlarını da koruyorlar.[2]

BMGK düzeyinde bakıldığında ise Çin’in çok nadir veto hakkını kullandığı daha çok çekimser kaldığı görülüyor. 1970’ten bu yana Çin veto yetkisini sekiz kez kullanırken, Rusya’nın 13, ABD’nin ise 83 defa BMGK kararlarını veto ettiği görülüyor. Bu açıdan bakıldığında Rusya ile Suriye konusunda benzer bir tavır takınan Çin’in BMGK’daki tavrının Rusya’dan bağımsız olmadığı da uzmanların analizleri arasında yer alıyor.

Tüm bu gerekçelere bakıldığında, Rusya’nın şimdiye kadar Suriye’deki sürecin evirildiği noktaya gelmesinde etkili aktörlerden biri olarak öne çıktığı görülüyor. 12 Nisan’da Annan Planı’nın yürürlüğe girmesi konusunda hem Esed yönetimini destekleyici hem de Şam’a mesaj niteliğinde açıklamalar yapan Moskova, bir yönüyle Ermenistan-Türkiye arasında 10 Ekim 2009’da imzalanan protokollerde oluğu gibi, baskı üzerinden süreci belirleyici aktör rolüne bürünüyor. Ancak, Esed’in ateşkes konusunda nasıl bir tavır takınacağı konusunda uluslararası toplumda derin endişeler devam ederken, Rusya’nın da bir yandan “B Planı’nı” şekillendirme çabası içerisinde olduğu söylenebilir.

Ateşkes yürürlüğe girmeden hemen önce açıklama yapan Rus Dışişleri Bakan Yardımcısı Gennadi Gatilov, Rusya’nın Suriye’deki muhalefet temsilcileri ile görüşmeye hazır olduğunu açıklaması ve başından beri Moskova ve Suriye muhalefeti arasında bir diyalogun varlığından bahsetmesi oldukça önemliydi. Kaldı ki, Suriye’nin yerel muhalefeti ile 17-18 Nisan’da Moskova’da yapılacak görüşmelerde ajandaya hangi konu başlıklarının yazılacağı merak konusu.

Bunun yanı sıra Rus yetkililerin yaptıkları açıklamalarda, asıl arayış içerisinde oldukları hususun Suriye’de istikrar olduğunu ve Moskova’nın Esed’e destek verir bir tavır takındığı yönünde çıkarımların yapılmaması gerektiğine dair söylemleri ise Rusya’nın Esed konusunda da eskisi kadar ısrarcı olmadığı şeklinde yorumlanabilir. Ya da bu açıklamalar, Suriye’de izledikleri Esed yanlısı siyasetin ardından, Ortadoğu’da imajı olumsuz yönde etkilenen Moskova’nın bir tür kamu diplomasisi girişimi olarak da okunabilir.

Rusya’nın tavrında henüz net bir değişiklikten bahsetmek güç. Ancak önümüzdeki dönemde Moskova’nın manevra yapabilmek üzere pozisyon aldığı söylenebilir. Rusya’nın bu konuda hızlı hareket etmemesinin ardında ise iki temel sebep gösterilebilir. Bunlardan birincisi Rusya’nın bölgesel ve küresel ölçekteki çıkarları. 27 Şubat tarihinde Moskovskiye Novosti’de yayınlanan “Rusya ve Değişen Dünya” başlıklı makalesinde Rusya’nın pozisyonuna dikkat çeken Putin, özellikle Batı’nın son dönemde Ortadoğu politikaları nedeniyle Rusya’nın iktisadi ve siyasi zarara uğradığını belirtirken, benzeri sürecin Suriye’de yaşanmasını istemediklerini vurgulamıştı. Aynı zamanda “büyük güç” olarak dünya siyasetinde söz sahibi olmak isteyen Rusya, ABD’nin istediği sonucu alamadığında BMGK mekanizmasını bypass etmesinden de rahatsız görünüyor. Rusya açısından ikinci temel sorun ise Suriye’de parçalı bir yapıya sahip olan muhalefet. Bu nedenle kiminle muhatap olacağını bilemeyen Moskova, anlaşılan o ki, Esed’e alternatif olarak kiminle ilişki kuracağı konusunda kararsız. Bu açından Kremlin, sistemin elinden hızla kaymasına rağmen, Esed yönetiminin şu an için daha iyi bir alternatif olduğuna inanıyor.

Rusya, mevcut politikası ile yumurtaları tek bir sepete doldurmayan bir ülke imajı veriyor. Bu yönüyle kendi açısından pragmatik bir siyaset izlediği söylenebilir. Aynı zamanda Moskova, izlediği politika ile Annan Planı’na kadar olan süreçte Suriye’deki mevcut durumu şekillendirici bir aktör rolü de oynadı. Ancak Annan Planı’nın oldukça ince bir zemin üzerinde durduğu düşünülürse, başarısız olması durumunda Rusya’nın nasıl bir siyaset izleyeceği ise merak konusu. Başbakan Erdoğan’ın, Çin ziyaretinde Hu Jintao ile görüşmesi sonrası Çin’in Suriye’deki durumu daha fazla desteklemeyeceğinin sinyalini aldığını ifade etmesi ve önümüzdeki süreçte Rusya’nın da ikna edilmesi gerektiğine vurgu yapması şaşırtıcı olmasa gerek. 2008 Gürcistan Savaşı ile başlayarak sert güç yanlısı siyasete ağırlık veren Rusya’nın Suriye konusunda ikna edilmesi mi yoksa ikna olması mı gerekli bilinmez. Ancak, önümüzdeki dönemde Rusya’nın da alternatiflerinin azaldığı bir gerçek. Öte yandan izlediği pragmatik siyasetin bir sonucu olarak Ortadoğu’da halklar arasında zayıflayan popülaritesi de cabası. Bu açından bundan sonra izleyeceği politika sadece Suriye’deki dengeleri değil aynı zamanda geçmiş örneklerde olduğu gibi Rusya’nın bölgedeki pozisyonunu da doğrudan etkileyecek.

———————————————————–
[1] Syria arms imports surge, most provided by Russia, Reuters, 19 Mart 2012; http://news.yahoo.com/syria-arms-imports-surge-most-provided-russia-101221094.html.
[2] Russia to keep warships off Syria coast: official; The Daily Star, 13 Nisan 2012; http://www.dailystar.com.lb/News/Middle-East/2012/Apr-13/170166-russia-to-keep-warships-off-syria-coast-official.ashx#ixzz1rvR3Isbb.
[3] Stephen Zunes, “Syrian Repression, the Chinese-Russian Veto, and U.S. Hypocrisy”, Foreign Policy in Focus, 7 Şubat 2012, http://www.fpif.org/articles/syrian_repression_the_chinese-russian_veto_and_us_hypocrisy.

Yazar: Hasan Selim Özertem

16 Nisan 2012

Kaynak

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Saddam Hüseyin Sonrası Irak’taki Türkiye İran Mücadelesi

Türkiye ve İran; Ortadoğu’da devlet geleneğine sahip, birbirlerine komşu, rekabet halinde olan, farklı etnik yapıya …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle