kaçak bahis guvenilir bahis siteleri antalya escort bayan antalya escort pendik escort kurtköy escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort
Rusya'nın Suriye'de Esad Rejimini Desteklemesi | UİPORTAL
Güncel Yazılar
ankara escort
escort bayan antalya eve gelen escort konya eve gelen escort konya escort bayan konya eve gelen escort konya eve gelen escort konya eryaman escort mersin escort porno izle porno izle

Rusya’nın Suriye’de Esad Rejiminin Yanında Israrla Durmasının Sebebi

Suriye’de sular bir türlü durulmuyor. Hatta durulmanın ötesinde daha da bulanıyor. Arap Birliği’nin önerisiyle ve Rusya’nın bir manevrasıyla Suriye yönetimi, 19 Aralık 2011’de Arap Birliği ülkelerinden oluşan uluslararası gözlemcilerin Suriye’ye girişine onay vermişti. Bu gözlem yaklaşık bir ay sürdü. Ocak 2012 sonuna doğru ise gözlemcilerin bir kısmı ayrıldılar.

Ocak 2012 sonuna doğru BM Güvenlik Konseyi’nde, Arap Birliği’nin isteği doğrultusunda Suriye’ye yeni bir yaptırım için karar tasarısı çalışması başlatıldı. Tasarının daha adının duyulduğu andan itibaren Rusya’dan “veto” emareleri peş peşe duyuldu. Bu yazıda Suriye’de Ocak 2012’deki önemli gelişmelere ve Rusya’nın Suriye karşısındaki tutumunun altında yatan sebeplere değinilmeye çalışıldı.

Suriye – Arap Birliği Restleşmeleri, Bazı Gözlemcilerin Suriye’den Ayrılması ve Devam Eden Çatışmalar

Sayısı 500 diye belirlenen uluslararası gözlemciler 165 kişiye zor ulaşmış, bir aylık gözlemin sonunda da gözlemciler ne İsa’ya, ne de Musa’ya yaranamamışlardı. Gözlemler devam ederken de Baas rejimi ile direnişçiler arasındaki çatışma devam etti. Bunun üzerine Katar Emiri Şeyh Hamid bin Kazım el-Tani, Suriye’ye bir askeri müdahaleyi dahi gündeme getirdi.[1] Ancak, Arap ülkelerinin yapması istenilen bu istek Arap ülkeleri tarafından taraftar bulmadı.

Gözlemcilerin görevi süresince de çatışmalar devam etti. Bu arada Suriye Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Başkanı Rani Abdül Rahman’ın 22 Ocak 2012 tarihli iddiasına göre Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), Şam’ın kuzeydoğusundaki banliyö mahallesi Duma’da kontrolü el geçirmişti.[2]

Gözlemciler, bir aylık gözlemlerini Arap Birliği’ne aktarmışlardı. 23-24 Ocak 2012 tarihlerinde Kahire’de toplanan Arap Birliği, bu gözlemcilerin raporlarını görüştü. Raporlara göre Baas yönetiminin suçluluğunu ileri süren Suudi Arabistan, gözlemcilerini geri çekti. Buna karşılık Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, 23 Ocak 2012 tarihli basın toplantısında, “Yeni Suriye anayasası bir hafta ya da daha uzun bir süre içinde halkın oyuna sunulacak!” diyerek, Baas rejimi adına yeni bir vaatte daha bulundu.

Muallim ayrıca, BM Güvenlik konseyi Daimi Üyesi Rusya’nın, “müttefiki” Suriye’ye yönelik bir dış müdahaleye de karşı duracağını belirterek, “Rusya’yla ilişkilerimizin kökleri çok derinlerde. Rusya, Suriye’ye yabancı müdahalesini kabul edemez. Bu bir kırmızı çizgidir!” şeklinde sözlerini sürdürdü. Muallim, Suriye yönetimini topa tutanların başında gelen Arap Birliği Genel sekreteri Nebil el-Arabi’ye yazdığı mektupta ise; “silahlı grupların sivil vatandaşları ve güvenlik güçlerini hedef aldıklarını ve ülkesinin bu terör olayları karşısında eli kolu bağlı kalmayacağını, bütün gücüyle buna karşı koyacağını!” bir kez daha vurguladı.[3]

Suudi Arabistan’ın gözlemcilerini çekmesinin ardından Körfez İşbirliği Konseyi’nin diğer üyeleri (Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman) da 24 Ocak 2012’de Suriye’deki gözlemcilerini geri çektiler.[4] Bu durumda 160 civarındaki uluslararası gözlemciden 52’si Suriye’yi terk etti. Oysa Suriye yönetimi daha sonra anılan gözlemcilerin 22 Şubat 2012’ye kadar görevlerinin uzatılmasını talep etmişti.

Bu gelişmelere paralel olarak 23-24 Ocak 2012 tarihlerinde Arap Birliği, Suriye’de bir “Milli Hükümet” kurulmasını teklif etti. Buna göre Esad yetkilerini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Faruk el-Şara’ya devretmesi teklif ediliyordu.[5] Ancak, bu teklif Suriye tarafından kabul edilmedi.

Arap Birliği gözlemcilerinin çalışmasını durdurmasının bir gün sonrasında Esad, 29 Ocak 2012’de Başkent Şam’ın banliyösünde “asiler” tarafından kontrol edilen bölgelere yüzlerce asker sevk etti. Aynı günlerde “asker kaçağı” direnişçiler Hava Kuvvetlerinin Şam’ın merkezindeki bir istihbarat merkezine saldırdılar. Liderlerinin Türkiye’de bulunduğu ileri sürülen Müslüman Kardeşler, bu saldırının amacının Tahrir Meydanı’ndaki bir bina olduğunu açıkladılar. Zira anılan merkez, muhaliflere karşı zorbalık yapmaktan sorumlu birliklere ait olmakla itham edilmekteydi. Bu arada, muhaliflerin iddiasına göre, Humus’taki benzer bir gizli merkez de asilerin kontrolüne geçmişti. Rastan’da da hükümet kuvvetleri ile “Özgür Suriye Ordusu” arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyordu.[6]

Bu arada 30 Ocak 2012’de Lübnan sınırına yakın bir yerde doğalgaz boru hattı havaya uçuruldu. Resmi haber ajansı tarafından “Teröristler” olarak adlandırılan faillerin bu hareketi sonucu Tel-Kalak yakınındaki patlama sonucu 460 bin metreküp gaz kaybedildi.[7]

Rusya’nın Arabuluculuk Girişimi ve BM Güvenlik Konseyi’nde Karar Tasarısı Üzerinde Stratejiler

Rusya, Ocak 2012 sonlarına doğru, Suriye’deki sorunun uzlaşmayla çözülmesi için muhaliflerle Baas rejiminin Moskova’da bir araya gelerek görüşmelerini teklif etti, ancak Şam yönetimi bu teklifi kabul etse de Suriye Ulusal Konseyi, Esad gitmeden mümkün olamayacağını söylediler.[8]

Suriye yönetiminin Arap Birliği’nin isteklerini karşılamaması ve Körfez Ülkelerinin BM Güvenlik Konseyi’nde Suriye’de Esad’ın çekilmesi için bir karar tasarısı verilmesi istekleri Ocak 2012’nin son haftasında tekrar gündeme geldi. Bunun üzerine Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev’in Afrika-Orta Doğu Danışmanı Michail Margelow, 24 Ocak 2012’de “BM Güvenlik Konseyi’ndeki çözüm önerisini vetomuz, Esad’ı uluslararası sahnede savunabilmeyi sağlayabilecek son vasıtamızdır!” diyerek, Suriye konusunda Rusya’nın veto kartını kullanacağını çok önceden belirtmişti. Aynı yetkili, Esad’ın da Rusya’nın bu tutumunu yanlış anlamayıp, “Suriye yönetiminin hemen ve bugün yapması gerekenler: Reformlar, güç kullanmaya son, serbest seçimlerdir!” şeklinde sözlerini sürdürdü.[9]

27 Ocak 2012’den 1 Şubat’a kadar BM Güvenlik Konseyi’nde Suriye konusunda karar alınması için üç kez girişimde bulunuldu. İlki AB üyelerinden Almanya ile Arap Birliği’nin teklifleri idi. Bunlara özellikle Rusya olmak üzere, Rusya ve Çin karşı koydu.[10]

31 Ocak 2012’de BM Güvenlik Konseyi’nde Arap Birliği’nin teklif ettiği çözüm önerisi görüşüldü. Katar Başbakanı Şeyh Ahmet bin Kazım el-Tani, “Güvenlik Konseyi’nden hayatlarını özgürce sürdürebilmek için yardım umuyorlar. Suriye halkının kaderi onların ellerinde!” diyerek, BM Güvenlik Konseyi’ne çağrıda bulundu. Keza Arap Birliği Genel sekreteri Nebil el-Arabi de “Suriye halkını koruyabilmek, daha fazla demokrasiyi mümkün kılabilmek için süratle ve kararlı bir tutuma ihtiyacımız var!” diyerek, BM Güvenlik Konseyi’nden acil çözüm çağrısında bulundu.   El-Arabi, konuşmasında ayrıca “Bilhassa askeri müdahale olmak üzere, her türlü yabancı müdahaleyi de reddediyoruz!” diyerek, Arap Birliği’nin Suriye’ye karşı askeri birlik müdahalesine karşı olduğunu, “Suriye’nin bağımsızlığının devamının mecburiyet!” olduğunun altını bir kez daha çizdi.[11]

Esad’ın görevden çekilip, yetkisini yakın bir görevliye terk etmesini içeren Arap Birliği’nin teklifi, 1 Şubat 2012’de BM’de tartışıldı. Rusya’nın BM’deki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Vitali Çurkin (Tschurkin), “BM bir iç soruna müdahalede bulunmamalıdır!” diyerek tavrını belirtti. Buna Katar Başbakanı el-Tani, “Suriye’deki ölümler inanılmaz sayıya ulaştı. Ölüm makinesi durmaksızın çalışıyor!” dedi. Al-Tani ayrıca Suriye yönetiminin iddiasının aksine öldürülen çok sayıdaki çocuğun silahlı terörist olamayacağını ileri sürdü. Buna karşılık Rusya Federasyonu ile Suriye’ye yaptırım ve müdahale yapılamaz!” diyerek kararın veto edileceğini ima eden Rus Temsilci Çurkin, “Yaptırım uygun bir araç değildir, sadece diyalog yolu bulunmalıdır!” şeklinde sözlerini sürdürürken, Arap Birliği’ni, Suriyeli muhalifleri Moskova’daki doğrudan görüşmelere ikna etmeye davet etti.[12]

1 Şubat 2012’de BM Güvenlik Konseyi’nde Suriye’ye yaptırım karar tasarısı üzerinde tartışıldı.  Ancak ortak bir noktada uzlaşma sağlanamadı. Güvenlik Konseyi’ndeki taslak metinde başlangıçta yer alan ifadeler şöyle idi:

“Güvenlik Konseyi; (a) Arap Birliği’nin eylem planını memnuniyetle karşılar. (b) Suriye’deki silahlı bütün tarafları şiddeti hemen durdurmaya çağırır. (c) Komşu devletleri Suriye muhalefetiyle çalışma konusunda yüreklendirir. (d) Ulusal birlik hükümetinin kurulmasını, Suriye devlet başkanının bütün yetkilerini yardımcısına devretmesi, şeffaf ve özgür seçimlerin düzenlenmesini destekler.”[13]

Özellikle Rusya’nın tasarı karşıtı tutumu, Vaşington’daki George Mason Üniversitesi Orta Doğu ve Rusya konuları uzmanı Mark Katz’ın Washington Post gazetesindeki demecinde, Rusya’da “Arap Baharı’nın gelecekte kendi ülkesine de sıçrayacağı” endişesi bulunduğunu söyledi. Keza Suriye’de Esad rejimi sonrası iktidara radikal İslami rejimlerin gelmesi halinde, bunun başta Kafkaslar olmak üzere, Rusya’nın iç istikrarını olumsuz etkileyeceği bir diğer önemli endişenin de izlediğini ifade etti.[14]

Rusya Neden Esad Rejiminin Yanında?

Rusya gibi devlet tecrübesi engin bir ülkenin yöneticilerinin, Suriye’de her geçen gün kendi sonuna doğru koşan Beşşar Esad’ı görmemeleri mümkün değildir. Rusya gibi Sovyetlerin mirasçısı ve gelecekte küresel güç olma nostaljisi güçlü bir ülke için “Esad’lı, ya da Esad’sız bir Suriye’ye ihtiyaç duyulacağı” kaçınılmazdır. Buna rağmen Rusya’nın Esad rejimi ile ilgili tavrını sürdürmesinin gerekçelerine bir kez daha bakmakta yarar vardır.

Mart 2012 başlarında Rusya’da devlet başkanlığı seçimlerine girecek olan Başbakan Vladimir Putin, seçim beyannamesinde artan ölçüde dış politikaya da değinmeye başladı. Rusya-Suriye ilişkileri, Sovyet döneminden itibaren “eski” müttefikle devam eden ve içinde silah transferi de dâhil, yakın bölgesel ittifaka dayalı stratejik ve savunma bağlarını kapsayan geleneksel bir ilişkidir.

Rusya, ABD yönetimli dünya düzenini, Vaşington ve müttefiklerinin, Rusya’nın hayati stratejik çıkarlarının bulunduğu bölgelere kendilerinin yerleşmelerini görmelerine engel olarak algılamaktadır. Nitekim Aralık 2011’de Putin, ABD’nin dış politikasına ateş püskürerek, “ABD’nin müttefiklere değil, kendisine bağımlı devletlere ihtiyacı var!” dedi.

Putin, Mart 2011’de BM Güvenlik Konseyi’nde Rusya’nın çekimser kaldığı “Uçuşa yasak saha” konusunun, daha sonra askeri müdahale dönüştürülerek Kaddafi yönetiminin sonunu getirmesini hala unutamamış gözükmektedir. Yani aldatılmış duygusu…

Diğer taraftan Suriye, Rusya ile milyonlarca dolarlık savunma anlaşmaları imzaladı. Buna Suriye’de Rusya’ya destek verecek deniz üssü de dâhildir. Keza Suriye ile Rusya, Suriyeli muharip uçakların yedek parça ve modernizasyonu için 550 milyon dolarlık yeni bir anlaşmayı da imzaladılar.[15]

Rusya, Aralık 2011’de Suriye ile 36 adet Jak-130 (NATO kodu: Mitten) tipi eğitim uçağı satış anlaşması imzaladı. Jak-130’lar bomba taşıyabildiği gibi, aynı zamanda Hava-Hava muharebesinde kullanılabilecek Hava-Hava güdümlü mermileri de taşıyabilmektedir. Bu arada Aralık 2011’de uluslararası kamuoyunun “Bir Rus gemisinden Suriye’ye 60 ton mühimmat boşaltıldığı!” iddiasını da reddetti.[16]

Orta Doğu’daki gelişmeleri “Orta Doğu’daki durum çok kritik, ancak idealist yok!” diye yazan Global Affairs Journal’in Rus Editörü Fyodor Lukyanov’a göre, “Herkes, diğerlerinin belirttiğinden tamamen farklı olan kendi çıkarlarına inanmaktadır!” Suriye, aynı zamanda Rusya için Pazar özelliği de taşımaktadır. Ancak, Rusya’nın Suriye’deki çıkarları ticari olmanın çok ötesine uzanmaktadır. Rusya, Suriye konusundaki tutumuyla, Vaşington tarafından gösterilen düzensiz yenidünya düzeninde, kendisini bu şekilde savunma ihtiyacı duymaktadır.[17]

Sonuç

Rusya, her geçen gün güçlenen muhaliflerle çatışan Suriye’deki Esad rejimine desteğini sürdürmeye devam etmektedir. Ancak, Körfez Ülkelerinin tamamen desteğini çektiği, hatta bir müdahale dahi isteğinde bulunduğu Suriye’de gelişmeler Esad rejiminin aleyhine işlemektedir.

Libya’da Rusya yanlısı olmayan bir rejim yerleşmektedir. Suriye’de Esad sonrası Müslüman Kardeşlerin ağırlıklı olacağı bir rejim beklentisi Rusya’yı şu bakımdan rahatsız etmektedir:

1. Rusya, Suriye’deki ekonomik çıkarları yanında ve ondan da öte Suriye’nin verdiği deniz üssü desteğini kaybedecektir.

2. Müslüman kardeşlerin iktidarı halinde, bilhassa Kafkaslar olmak üzere, Rusya’daki Müslümanlar üzerinde etkili olacak rejimin Rusya’daki iç istikrarı olumsuz etkilemesi mümkündür.

3. Suriye’den sonra “Arap baharı” yangınının kendi ülkesine de sıçrayacağı endişesi.

Tüm bu kayıpları düşünen Rusya’nın, hala “Esad’sız Rusya yanlısı” bir Suriye bulamadığı görülebilmektedir. Çanlar hem her gün ölü sayısı artan Suriyeliler, hem Esad rejimi, hem de Rusya için çalmaktadır. Tabii ki sürecin iç savaşa sürüklenme riski ve istikrarsızlığın bölgeyi tehdit edecek olması, aynı çanın Türkiye için de çaldığını işaretlemektedir.

Türkiye açısından verilmesi gereken cevap ise; Suriyeli Müslüman Kardeşlerin gerçekten Türkiye’de desteklenip desteklenmediğinin kamuoyu tarafından paylaşılmasıdır. Eğer destekleniliyorlarsa, bu konu Meclis’te milletin temsilcilerine bilgi verilerek mi yapılmıştır? Bu açıklığa kavuşturulmalıdır. Müslüman Kardeşler, hiç de “Ilımlı İslam” yanlısı değillerdir. Suriye konusunda doğru yapalım derken, “Besle kargayı, oysun gözünü!” dedirtecek yanlışlıklara da gidilmemesine özen gösterilmelidir…

—-

[1] “Katar schlägt Entsendung arabischer Truppen nach Syrien vor”, 14.01.2012, http://derstandard.at/1326502725873/Arabische-Liga-Katar-schlaegt-Entsendung-arabischer-Truppen-nach-Syrien-vor

[2] “Şam’ın banliyö ilçesi muhaliflerin elinde”, Milliyet, 23.01.2012.

[3] “Suriye referanduma gidiyor!”, 24.01.2012, http://www.cnnturk.com/2012/dunya/01/24/suriye.referanduma.gidiyor/646196.0/index.html

[4] “Golfstaaten ziehen Beobachter aus Syrien ab”, 24.01.2012, http://derstandard.at/1326503553001/Aufstand-gegen-Assad-Regime-Golfstaaten-ziehen-Beobachter-aus-Syrien-ab

[5] “Damaskus stimmt Verlängerung der Beobachtermission zu”, 24.01.2012, http://derstandard.at/1326503553001/Damaskus-stimmt-Verlaengerung-der-Beobachtermission-zu

[6] Markus Bernath, “Deserteure greifen mitten in Damaskus an”, 29.01.2012, http://derstandard.at/1326504004640/Deserteure-greifen-mitten-in-Damaskus-an

[7] “Syria endures fiercest violence in months”, 30.01.2012, http://www.aljazeera.com/news/middleeast/2012/01/20121305451649635.html. Ayrıca bkz: “Heftige Gefechte nahe Damaskus”, 30.01.2012, http://derstandard.at/1326504058723/Heftige-Gefechte-nahe-Damaskus; ayrıca bkz: Heftige Gefechte nahe Damaskus”, 30.01.2012, http://derstandard.at/1326504058723/Heftige-Gefechte-nahe-Damaskus

[8] Harvey Morris, “Russia’s Reasons for Saying ‘No’ on Syria”, 31.01.2012, http://rendezvous.blogs.nytimes.com/2012/01/31/russias-reasons-for-saying-no-on-syria/

[9] “Russland lässt Assad fallen”, 24.01.2012, http://derstandard.at/1326503548286/Russland-laesst-Assad-fallen

[10] Russland stemmt sich weiter beharrlich gegen Syrien-Resolution”, 01.02.2012, http://derstandard.at/1326504269073/Sondersitzung-Russland-stemmt-sich-weiter-beharrlich-gegen-Syrien-Resolution

[11] “Syrien lehnt im UN-Sicherheitsrat jede Zusammenarbeit ab”31.01.2012, http://derstandard.at/1326504174706/Sitzung-in-New-York-Syrien-lehnt-im-UN-Sicherheitsrat-jede-Zusammenarbeit-ab

[12] “Russland stemmt sich weiter beharrlich gegen Syrien-Resolution”, 01.02.2012, http://derstandard.at/1326504269073/Sondersitzung-Russland-stemmt-sich-weiter-beharrlich-gegen-Syrien-Resolution

[13] “BM’de Suriye’nin kaderi için diplomatik kapışma”, Milliyet, 02.02.2012

[14] “Warum Russland eine UN-Resolution ablehnt”, 01.02.2012, http://derstandard.at/1326504308790/Hintergrund-Warum-Russland-eine-UN-Resolution-ablehnt

[15] Harvey Morris, agy.

[16] “Russland verkaufte Syrien angeblich 36 Militärflugzeuge”, 23.01.2012, http://derstandard.at/1326503463997/Waffendeal-Russland-verkaufte-Syrien-angeblich-36-Militaerflugzeuge

[17] Harvey Morris, agy.

Yazar: Celalettin Yavuz

02 Şubat 2012

Kaynak

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Chechen Wars

When Chechnya left the Soviet Union in 1991 to declare independence, its prospects were just …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle