kaçak bahis guvenilir bahis siteleri antalya escort bayan antalya escort pendik escort kurtköy escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort
Rusya'nın Yeniden Doğuşu Mu | UİPORTAL
Güncel Yazılar
ankara escort
escort bayan antalya eve gelen escort konya eve gelen escort konya escort bayan konya eve gelen escort konya eve gelen escort konya eryaman escort mersin escort porno izle porno izle

Rusya’nın Yeniden Doğuşu Mu?

ABD’nin tek kutup olduğu dünyanın sonuna mı geldik? Soğuk savaşın bitmesi ile ortaya çıkan, ABD’nin tek patron olduğu ve uluslararası kurumları kendi menfaatleri için rahatça kullanabildiği günlerin bitmek üzere olduğunu iddia edenlerin sayısı hiçte az değil. Bu iddiayı seslendirenlerin referanslarını ABD’nin haksız Irak savaşında batağa saplanıp prestij kaybetmesinin yanı sıra başta Rusya ve Çin’in daha cesur bir şekilde uluslararası arenada kendini gösterebilmesi oluşturuyor. Ama herhalde şu sıralar hiçbir şey ABD tarafını Rusya’nın yeni girişimleri ile elini güçlendirmesi kadar rahatsız etmiyordur.

Son dönemde Rusya’nın elini en fazla güçlendiren kart muhakkak ki doğalgaz. Bir devlet şirketi olan Gazprom, 300 milyar doları aşan piyasa değeriyle Exxon Mobil ve General Electric’in ardından dünyanın üçüncü büyük grubu haline geldi. Bu sayede Rusya, dünyanın en büyük doğalgaz satıcısı olmakla kalmadı, haftada ortalama 10 milyar dolar artan rezervleri ile 231 milyar dolarlık toplamla Japonya, Çin ve Tayvan’dan sonra dünyada en yüksek döviz rezervine sahip dördüncü ülke oldu. “Putin’in elinde atom bombasından daha tehlikeli bir silah var. O da doğalgaz” diyen batılı stratejistler haksız olmasa gerek.

Doğalgazı uluslar arası ilişkilerinin merkezine oturtan Rusya, batıdan, özellikle de ABD’den ciddi tepkiler alıyor. ABD bu yüzden Orta Asya doğalgaz ve petrolünün Batı’ya ulaştırılmasında Rusya’yı devre dışı bırakmak amacında. Kazakistan’dan başlayıp Özbekistan ve Türkmenistan’ı geçtikten sonra Hazar Denizi altından Azerbaycan’a varacak, oradan Gürcistan, Türkiye ve Bulgaristan üzerinden Batı pazarlarına gidecek boru hattı projesi için girişimlere hız verdi. Rusya da buna karşılık olarak Kazak petrolünü Karadeniz’e taşıyan Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu’nu (Rusya, Kazakistan ve Umman ortak) güçlendirmek için Batı petrol devlerine açıyor.

Dick Cheney’nin “Rus hükümeti sivil toplumun birçok alanında halkının haklarını kısıtladı. Komşularının içişlerine ve demokratik süreçlerine müdahale etti. Petrol ve doğalgazı gözdağı, hatta şantaj silahı olarak kullandı. Rusya bir tercih yapmak zorunda: Ya demokratik reformlara dönecek ya da yeniden düşmanımız olacak!” demecinin içinde sivil haklara ve komşu ülkelerin demokratikleşme sürecinin engellenmesine atıfta bulunsa da,bu meydan okumanın eksenini doğalgaz oluşturuyor. Hatta bu demeci İngiltere Başbakanı Winston Churchill’in 5 Mart 1946’da ABD’nin Missouri eyaletinin Fulton kentinde, Wesminster Koleji’nde yaptığı ve Soğuk Savaş’ın başlangıcı kabul edilen konuşmasına benzetenler, “ikinci soğuk savaşın eşiğine gelindi” diyenler bile oldu.

Cheney’nin demecini izleyen günlerde ise Putin, ABD’yi avını yemek için sürekli bahane uyduran “Kurt yoldaş”a benzetti.

ABD’nin Rusya’yı bu kadar sıkıştırmasında Putin’in enerji politikalarının yanı sıra, İran’a yaptırıma karşı çıkması, Avrupa’nın son diktatörü olarak adlandırılan Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko’yu desteklemesi ve Çin ile askeri işbirliğine gitmesi de etkili olan diğer faktörler.

ABD ile bu denli gerginlik yaşayan Rusya, uluslararası camiada da elini güçlendirmenin hesapları içinde. Bunların en önemlilerinden birisi kuşkusuz Paris kulübüne olan borcunun geri kalanını vadesi gelmeden ödemek. Putin, Rusya’nın Boris Yeltsin zamanında 40 milyar dolar borçlandığı 19 üyeli ve tek amacı alacakları tahsil etmek olan kulübe 22 milyar dolarlık ödeme yaparak borcu kapattı.(Türkiye, Paris kulübünden tam 6 kez borç istedi.)Putin böylelikle ABD güdümündeki kulübün kendisini sıkıştırmasının da önüne geçmiş oldu.

Rusya’nın, merkezi Strasbourg’ta bulunan 46 üyeli Avrupa Konseyi’nin dönem başkanlığını devralması da son dönemin önemli gelişmelerinden. İnsan hakları ve sivil örgütlenme konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne en fazla şikayet edilen ülke olan Rusya’nın, başlıca misyonu insan haklarını ve özgürlükleri kökleştirmek olan konseye (Türkiye ilk üyelerinden) dönem başkanı olması üyeler arasında ciddi rahatsızlıklara neden oldu.

Rusya’nın bir diğer diplomatik başarısı ise G-8 topluluğunun başkanlığını devralması.

Ayrıca Rusya, bir başarıya daha imza attı: Birleşmiş Milletler’de oluşturulan İnsan Hakları Konseyi üyeliğine seçildi.

Tüm bu gerginliklerin ve diplomatik başarıların odağındaki Viladimir Putin’in, ülkesinde son yüzyıldaki en sevilen ve en başarılı lider olarak görüldüğü de eklendiğinde, Rusya’nın ABD ile devam eden bu güç mücadelesinde pes etmeyeceğini tahmin etmek zor olmasa gerek.

Çift kutuplu yeni bir dünyanın eşiğine mi geldik; ne dersiniz?

15 Haziran 2007

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

American Politics

How do you approach the disputes about secularism in the United States and evaluate it …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle