kaçak bahis guvenilir bahis siteleri antalya escort bayan antalya escort pendik escort kurtköy escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort
Şam'da Diplomasi Biterken Türkiye'nin Seçenekleri | UİPORTAL
Güncel Yazılar
ankara escort
escort bayan antalya eve gelen escort konya eve gelen escort konya escort bayan konya eve gelen escort konya eve gelen escort konya eryaman escort mersin escort porno izle porno izle

Şam’da Diplomasi Biterken Türkiye’nin Seçenekleri

Suriye’de direnişin birinci yılı kanlı eylemlere sahne oldu. Bir yıldan çıkarılması gereken mesaj açık: Diplomasinin dili Esed’i reform yapmaya ikna edemedi.

Son bir yılda başta Türkiye olmak üzere birçok ülke Şam’ın yolunu tuttu ancak eli boş döndü. Her ziyaret sonrasında Esed’in düzenli ordusu veya paramiliter savaşçıları daha fazla sivil öldürdü. Esed’in giriştiği kıyım, Özgür Suriye Ordusu denilen karşı direnişi doğurmaya başladı.

Silahların konuştuğu yerde müzakere ve diplomasi alanı sürekli daralır. Artık Suriye’de tamamen hukukun dışına çıkmış bir çatışma ve kaos söz konusu. Şam’ın son yolcularından Rus Dışişleri bakanı Lavrov, Baas’çıların büyük gösterileri ile karşılanıp ara vermeden süren katliamlarla uğurlandı.

Onun için olacak ki ABD ile Rusya Suriye konusunda daha yakın temasa geçti. Önümüzdeki günlerde Baas yönetiminin en önemli destekçilerinden Moskova, daha farklı bir tavır geliştirebilir. Bu kapsamda, BM çatısında yeni bir oylamaya da gidilebilir.

Diğer taraftan Arap Birliği ve Suriye’nin Dostları Grubu yoğun temaslarla direnişçilerin uluslararası meşruiyetini artırmaya çalışıyorlar.

Birçok ülke ve uluslararası organizasyon, 2 Nisan İstanbul zirvesinde daha hazırlıklı bir görüntü vermeye çalışacağa benziyor. Şam’daki elçiliklerin kapılarına tek tek kilit vurulması diplomasinin yerini başka seçeneklerin alacağının işaretçisi niteliğinde…

Bu durumda Türkiye’nin çok daha hazırlıklı olması gerekiyor. Gerek zirveye ev sahipliği yapması ve Suriye Ulusal Konseyinin Türkiye’de bulunması, gerekse Suriye ile en uzun kara sınırına sahip ülke olması Türkiye’nin somut bir yol haritası ile hareket etmesini zorunlu kılıyor.

Türkiye’nin Yol Haritasının Olmazsa Olmazları

Öncelikle kabul edilmesi gereken, Suriye’nin hızlı bir şekilde iç savaşa doğru gittiği. Ortada zaten çok vahim bir tablo var. Yani Türkiye’nin ısrarla önlemeye çalıştığı, bütün kapasitesini kullanmasına rağmen kapısının önünde bulduğu büyük bir trajedi söz konusu.

Hal böyle olunca, Ankara, “Türkiye olaylara müdahil olmamalıdır” ya da “Batının taşeronluğunu yapmamalıdır” şeklindeki telkinleri bir kenara bırakmalı, Suriye konusunda yol haritasını çantasına koymuş bir halde 2 Nisan’daki zirveye hazırlanmalı.

Ankara’nın çantasında, Suriye Ulusal Konseyi ile Özgür Suriye Ordusunun uyumlu bir şekilde hareketinin nasıl sağlanacağı ve Esed sonrası Suriye’nin nasıl kurulacağı üzerine somut öneriler yer almalı. Uluslararası meşruiyeti BM, NATO veya Suriye’nin Dostları Grubuyla desteklenecek güvenli ve uçuşa yasak bölgenin oluşturulmasına yönelik planlar bu çantada mutlaka olmalı.

Aynı zamanda gerçekçi bir barış gücünün oluşturulup oluşturulamayacağı sorusu da açıklığa kavuşturulmalı.

Kuşkusuz bu tür önerilerin hayata nasıl geçirilebileceği tartışılırken, ortaya çıkabilecek riskler de gözden kaçırılmamalı.

Örneğin uçuşa yasak bölge söz konusu olacaksa, bunun uygulanması, Suriye hava savunma sistemlerinin etkisiz hale getirilmesini gerektirecektir. Böylesi bir durumda Suriye’nin elindeki füzelerin bir kısmını Türkiye’ye ateşlemesi beklenebilir. Bu da Türkiye’nin füze savunma sistemini gözden geçirmesi anlamına gelir. Bir diğer büyük risk ise güvenli bölgeler ile ilgili. Suriye’nin çeşitli yerlerinde oluşturulacak güvenli bölgeler ileriki aşamada bugünkü Irak’ta olduğu gibi bölünmelere yol açacak şekilde değil, Birleşik bir Suriye’nin kurulmasına katkıda bulunacak şekilde olmalıdır.

Türkiye’nin Suriye’ye ilişkin yol haritası, Kürtler, Nusayriler, Hıristiyanlar, Sünni Araplar şeklinde parçalanmaya imkân tanıyabilecek bir yaklaşım barındırmamalı.

Örnekler, tehlikeler ve riskler artırılabilir. Ancak Türkiye, Suriye’deki gidişatı doğru okuyup, geleceğin Suriye’sinin nasıl kurulacağı konusunda net ve somut önerilerle 2 Nisan zirvesine hazırlanmalı.

Unutulmamalı ki Türkiye’nin Suriye konusunda kapsamlı bir çıkış planına sahip olması, bir seçenek değil zorunluluk! Zira İstanbul’da zirve toplayan bir Türkiye’nin, bu toplantıda beklentileri karşılayacak somut bir gündeminin de olması gerekiyor.

Yazar: İhsan Bal

23 Mart 2012

Bu yazı ilk olarak 19 Mart 2012 tarihinde HaberTürk Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Suriye Krizi Sonucu Türkiye Rusya İlişkileri

Darbe sonrası halk oylamasıyla devlet başkanı seçilen Hafız Esed ülkeyi otoriter bir rejimle yönetmiştir. Hafız …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle