Güncel Yazılar

Soykırımı İnkar Yasasının Saklanan Yüzü

Bu yasayla Fransa mı kirli geçmişinin üzerini biraz daha örtüyor yoksa diaspora Ermenileri mi ihanetin ortaya çıkmasını istemiyor?

Fransa Charles De Gaulle’ün zamanında 1962 yılında çıkardığı bir yasayla bu tarihten önce K. Afrika’da yaşanan olayların hiçbir surette mahkeme edilemeyeceğini hüküm altına almıştır.

13 Temmuz 1990 tarihinde Yahudi soykırımını inkârı suç olarak kabul eden meşhur Gayssot Yasasını çıkarmıştır.

21 Mayıs 2001 tarihinde köle ticareti zamanında yapılan kötü muameleleri ve insanlığa karşı işlenen suçları kapsayan Taubira Yasasını kabul etmiştir.

29 Ocak 2001 tarihinde 1915 Ermeni soykırımını inkârı suç sayan yasayı meclisten geçirerek yasanın çıkarılma sürecini başlatmıştır.

25 Temmuz 2005 tarihinde Fransa’nın K. Afrika’daki sömürgeciliğini olumlu gösteren yasayı çıkarmıştır.

Görüldüğü gibi Fransa’da yürürlükte bulunan ve yenileri ilave edilmeye çalışılan bu yasalarla ülkenin kirli geçmişi unutturulmaya, bu arada da seçim operasyonları gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır.

Bu tutuma isyan eden 19 Fransız tarihçi “Liberté pour l’histoire” adlı bir grup oluşturarak, l’Humanité gazetesinin 15 Aralık 2005 tarihli web sayfasında “Un apel d’historiens seme la confusion” başlığı altındaki mektupla karşı çıktılar.

Liberté pour l’histoire grubu mektubunda özetle; bu yasalarla tarihçilerin özgürlüklerinin kısıtlandığını ve cezai yaptırımlarla neleri araştırması ve ortaya koymasının talimatla belirlendiğini ancak tarihçinin hiçbir dogmayı kabul etmediğini, hiçbir yasağı dinlemediğini, hiçbir tabuyu tanımadığını duyurdu. Devamla; Gayssot yasasının sömürgeci egemenliğe eski saygınlığını kazandırma ve göç edenlerin çocuklarına yönelik siyasi bir operasyon olarak niteledi.

Böylelikle başlayan tartışmalarda ayrıca Taubira yasasıyla da Fransa’nın denizaşırı sömürgelerinde işlediği suçlar ile Kamboçya ve Ruanda’daki soykırımlarda Fransa rolünün tartışmaya açılmasının önünün kesildiği ileri sürüldü.

Gerçeğin peşinde olan tarihçilere hak vermemek mümkün değil… Söz konusu yasalar olmasaydı neler tartışılır, neler mahkemelere konu olurdu? Pek çok örnekten önemli olanlardan sadece birkaçını alırsak:

K. Afrika’da binlerce Arabın ve hatta Fransızın ölümünden sorumlu OAS (l’Organisation de l’Armée Secrete) isimli delta gücüyle onun başındaki Roger DELGUEDRE yargılanabilirdi. Ya da meraklı bir Fransız, “bizim hep iddia edilen eski sömürgelerimizdeki olumlu rolümüz neydi?” veya Kımer Ruj’a ve Tutsilere soykırımda ne kadar yardım ettik sorusunu sorabilirdi.

1958’lerde Paris polis müdürü olan Maurice PAPON’un mahkûm edilmesiyle yetinmeyen Yahudi ve Cezayir asıllı Fransız vatandaşları onun kimlerden emir aldığının ortaya çıkarılmasını ve hesap vermelerini isteyebilirlerdi.

1940’larda iktidarda bulunan Vichy hükümetinin Fransa’nın kontrolü altında bulunan toplama kamplarındaki 40 bin Yahudiye uyguladığı muameleyi, bu kamplarda kış soğuğundan ölen ve Nazilere teslim edilenleri sorabilirlerdi.

Ermeni Soykırımcıları

Fransa’nın içerisinde bulunduğu durumu mükemmel bir şekilde analiz eden Ermeni soykırım stratejistleri, ülkenin geçmişinin üzerini örtmek için çıkardığı bu yasalardan yararlanarak araya Ermeni soykırım yalanlarının da alınmasını sağlamaya çalışıyorlar.

Eğer sözde Ermeni soykırımını inkâr yasasının çıkarılmasını başarırlarsa ataları olan komitacı Ermenilerin günahlarının, vermeleri gereken hesaplarının üzerini örtmüş olacaklardır. Hem de iktidar hırsıyla tutuşan Fransız politikacı nazarında siyasi bir güç olacaktır.

Ermeni diasporasının örtmeye çalıştığı günahlarından sadece birkaçını alırsak:

Fransız tarihçi Gaston GAILLARD’ın 1920’de Paris’te Librairie Chapelot Yayınevi tarafından 1920’de yayınlanan “Les Turcs et l’Europe” isimli kitabında yer verilen bilgilerle yalanları ortaya çıkacaktır. (1) Tarihçi-yazar kitabında Ermeni isyancıların Türkleri Küçük Asya’dan kovmaya çalışan İttifak Devletlerine hizmet ettiklerini anlatmaktadır.

Dünyanın önde gelen “genosidologlarından” olarak tanıtılan Vahakn N. DADRIAN ile Taner AKÇAM’ın ortak derlemeleri olan “Tehcir ve Taktil Divan-ı Harb-i Örfi Zabıtları İttihad ve Terakki’nin Yargılanması 1919-1922” isimli kitabında (2) bile aynı gerçekler dolaylı ifadelerle itiraf edilmektedir.

Kitabın önsözünde DADRIAN: “Osmanlı İmparatorluğunda yaşayan Ermeni toplumunun bazı politik önderleri Avrupalı milletlerinin özgürleştirme hareketlerinin devrimci hedef ve taktiklerini, geç kalmış ve dolayısıyla neredeyse umutsuz bir tarzda Ermeni toplumunun özgürleşmesinde uygulamak için harekete geçtiler. Fakat tek neden değilse bile, Avrupalı benzerlerinin tersine, dışarıdan etkili biçimde desteklenmedikleri için korkunç şekilde başarısız oldular” demektedir.

Bu sözlerle itiraf edilenlerin birincisi; Ermenilerin Avrupalı güçlerin yardımıyla Osmanlı’ya karşı hareket halinde oldukları kabul ediliyor. Arkalarında sömürmekten başka bir değer tanımayan Avrupa’nın desteği bulunan fırsatçı Ermeniler vardı, demektir bu. İkincisi harekete geçmek için Avrupa ve Rusya için uygun zamanı beklemek zorunda oldukları gerçeği bir kez daha doğrulanmaktır. Topyekûn Ermeni halkının serbest iradesinin bulunmadığı, asıl belirleyicinin sömürgeci güçler olduğu kapalı bir ifadeyle de olsa itiraf ediliyor. Üçüncüsü DADRIAN’ın geç kalındı dediği zaman, dünyanın ekonomik zenginliklerinin aldatılan yüzbinlerce insanın kanının döküldüğü, kışkırtmalarla sadık milleti tarafından dahi ihanete uğratılan Osmanlı’nın param parça edildiği zamandır.

Ermeni isyancıların gözü dönmüşlük içerisinde her tarafa saldırdıkları yıllarda Anadolu’da görev yapan İngiliz Yüzbaşı C. B. NORMAN’ın, Rusya’nın Van ve Erzurum Başkonsolosu General MAYEWSKI’nin anılarında yazdıklarıyla inkâr edemeyecekleri gerçekler konuşulacaktır.

Maraş/Zeytun’da Ermeni komitacıların Müslüman halkı nasıl katlettiklerini anlatan Paris çıkışlı Le Petit Journal dergisinin arşivine başvuranlar Ermeni katliamlarını öğreneceklerdir.

Gazeteci Maxime GAUIN’in araştırmalarında ortaya çıkan, Van Belediye Başkanı Bedros KAPMACIYAN’ın karşı çıktığı TAŞNAK komitacıları tarafından nasıl öldürüldüğünü anlatan gerçeği karşısında söyleyecek bir söz bulmayacaklardır. (3) Yine aynı şekilde 1920-1921 yıllarında İstanbul’da Osmanlı’ya ihanet etmeyen Ermenilerin TAŞNAK’ların elinde can verişleri, İstanbullu bir Ermeni olan ve Paris’te mücevher uzmanlığıyla tanınan Jan Vahe TOSUNYAN’ın sırf soykırım yoktur dediği için öldürüldüğü gerçeği karşısından susmak zorunda kalacaklardır.

Fransız politikacıyla Ermeni soykırımcının arasındaki ortak noktalardan birisi de bu kirli geçmişi örtme çabasıdır. Bu ikiyüzlülük büyük bir özenle dikkatlerden kaçırılmaktadır. Yıllardır adeta yalvarmaya dönen, gelin arşivlerimizden soykırımı araştırın çağrılarımıza karşı sağırdırlar. Yakın bir geçmişte diaspora Ermenisinin önde gelen soykırımcı yazarlarından Jean KEHAYAN’a kapılar sonuna kadar açılıp, Anadolu’yu karış karış gezmesine izin verildi. Ailesinin köyünde anılarını tazeledi ama gelmişken bir de şu arşivin yerini öğreneyim demedi. Soykırımcı bir Ermeniye Türkiye’nin yollarında hiçbir engel çıkarılmazken, Ermenistan’da ya da Fransa’da diasporanın kalabalık olduğu bir yerde Türkçe konuşulmasına dahi tahammül edilemez. Yapılan; Türk ve Türkiye ile tarihin gerçeklerini dile getirenler sussun, sadece ne söyleniyorsa onu kabul etsinler dayatmasıdır.

—-

(1) http://www.tetedeturc.com/home/spip.php?article50

(2) Taraf “Aslında 1915’i yargılamıştık” 22 Nisan 2011

(3) Maxime GAUIN “After all, Who Remembers the Armenian Victims of Armenian Terrorism?”

http://www.turkishweekly.net/columnist/3471/after-all-who-remembers-the-armenian-victims-of-armenian-terrorism.html

Yazar: İbrahim Çevik

05 Şubat 2012

Kaynak

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Suriye Krizi Sonucu Türkiye Rusya İlişkileri

Darbe sonrası halk oylamasıyla devlet başkanı seçilen Hafız Esed ülkeyi otoriter bir rejimle yönetmiştir. Hafız …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle