Güncel Yazılar

UÖ (h-p)

Hınçak Komitesi

Ayrılıkçı, sosyal demokrat Ermeni örgütü. Cenevre’de eğitim gören Rusyalı Ermeni gençler tarafından 1887’de kuruldu. Marksist bir ekonomik program benimsedi. Önce Osmanlı ülkesinde yaşayan Ermeniler arasında dayanışmayı yardımlaşmayı hedef alan komite, sonra ayrılıkçı bir siyaset gütmeye başladı. Avrupa kamuoyunu etkilemek için Erzurum isyanı (1890), Merzifon, Kayseri, Yozgat olayları (1892-1893), Birinci Sason olayları (1895), Babıali gösterileri (1895) gibi eylemler düzenledi. Ermeni kilise ve manastırları eylemlerde merkez ve silah deposu olarak kullanıldı. Patrik Matyas İzmirliyan, 1894’te komite başkanı seçildi. Rus konsolosları da komiteyi desteklediler. Komite, 1890’da Ermeni komiteleri federasyonu olan Taşnaksütyan’a katıldıysa da bir yıl sonra ayrıldı. II. Abdülhamid yönetimine karşı Jön Türkler ile işbirliğine gitti. 1908 ve 1912’de yapılan seçimlerde Osmanlı Meclisi Mebusanında yer almayı başardılar.

Hükümetdışı Örgütler (non-governmental organizations-NGO)

Özel nitelik taşıyan ulusal gruplar arasında özellikle ekonomik, toplumsal, kültürel, insancıl, ve teknik olarak hizmet eden özel uluslararası örgütler. Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 71. Maddesinegöre, Ekonomik ve Sosyal konsey, yetkisi çerçevesindeki konularda hükümetdışı örgütlerle danışma halinde bulunmak amacıyla uygun düzenlemeler yapmak hususunda yetkilendirilmiştir. NGO’lar aynı zamanda uluslar aşırı birlikler olarak da bilinirler.

Hükümetdışı örgütler, uluslararası ilişkilerde uzun yıllardır, aktif bir rol oynamışlardır. Bugün, binden fazla NGO vardır ve bunlarda üçyüzden fazlası BM Ekonomik ve Sosyal konseyi çerçevesinde danışman olarak düzenlemiştir. Tüketici ve üretici birlikleri, dinsel gruplar, öğretmen örgütleri, tıp alanında faaliyet gösteren topluluklar ve ticaret birlikleri hükümetdışı örgütlere örnektir.

Hükümetlerarası Göç Komitesi (Intergovernmental Committee for Migration-ICM)

Bir uluslararası uzmanlık kuruluşu 1951’de kuruluş çalışmaları başlamış, 1954’te işlerlik kazanmış ve 1980’de de bu adı almıştır. Örgütün amacı, göç ve iltica olaylarına ilişkin sorunları çözmek ve muhacir ve mültecilerin bulundukları ülkedeki yaşam koşullarının iyileştirilmesini sağlamaktır. Başlıca organları; 1)Tüm üyelerin yeraldığı Konsey, 2)her yıl seçilen dokuz üyeden kurulu Yönetim Komitesi ve 3)Sekreterya Örgütün yirmi dokuz üyesi şunlardır: Arjantin, Belçika, Bolivya, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Kıbrıs, Danimarka, Dominik Cumhuriyeti, Ekvator, El Salvador, Almanya, Yunanistan, Honduras, İsrail, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Nikaragua, Norveç, Panama, Paraguay, Peru, Portekiz, İsviçre, Amerika Birleşik Devletleri, Uruguay, Venezuela Türkiye’nin de içinde bulunduğu on üç ülke gözlemci statüsündedir. Örgüt merkezi, İsviçre’nin Cenevre kentindedir.

İrlanda Cumhuriyet Ordusu (Irish Republican Army-IRA)

Kuzey İrlanda’da İngiliz yönetimine karşı mücadele veren örgüt. Siyasal ve askeri niteliği olan bu hareket, tüm İrlanda’nın İngiliz yönetiminde bulunduğu döneme kadar uzanır. Adanın kuzeyinde Protestanların çoğunlukta olduğu bölgenin İngiliz yönetiminde kalmasını hiçbir zaman kabul edemeyen IRA, eylemleri nedeni ile 1931 yılında yasadışı ilan edildi. 1968 yılında Kuzey İrlandalı Katoliklerin Protestanlara ve İngiliz yönetimine karşı başlattıkları mücadeleye destek vererek canlanan IRA, izlenecek politika nedeni ile ikiye bölündü. Örgütün siyasal kanadı katolikler ile Protestanları kapsayan daha ılımlı bir tutumu savunurken “Geçiş IRA” denen radikal kanat şiddeti öne çıkaran ve İngilizleri hemen bölgeden çıkartacak bir stratejiyi savunuyordu. Bir kaç yıl süren çatışmalar sonrasında ılımlı kanat İngilizlerle ateşkesi kabul ederken, “Geçiş IRA” buna yanaşmıyordu. 1970’li yıllarda mücadele alanını genişleten örgüt, İngilizlere karşı rastgele sabotaj eylemleri düzenlemeye başladı. Bu hareket kamuoyundan destek bulamayınca IRA hedefini seçerek belirlediği bir mücadele biçimi sürdürdü. Son gelişmelerde ise konuya siyasi çözüm bulma ümitleri artarken IRA ateşkesi kabul etti. Ancak, IRA 1996’nın ilk aylarında sabotaj eylemlerini tekrar başlattı ve böylece ateşkesi ve barış sürecini baltalamış oldu.

İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) (Islamic Conference Organization-ICO)

Dinsel ortaklık temeline dayanan bir uluslararası örgüt. Fas’ın başkenti Rabat’ta 1969 yılında yapılan İslam Ülkeleri Zirve Toplantısında kurulmasına karar verildi. Örgüt 1970 yılında resmen faaliyete başladı. Amacı İslam ülkeleri arasındaki dayanışma ve işbirliğini geliştirmek olan örgütün, başlıca üç organı bulunmaktadır. 1)Tüm üye ülkelerin hükümet ya da devlet başkanlarının katıldığı Zirve Konferansı, 2)Genellikle yılda bir kez toplanan Dışişleri Bakanları Konferansı ve 3)Sekreterya. Kuruluşun Ekonomik ve Ticari, Sosyal, Kültürel olmak üzere üç de Daimi Komitesi bulunmaktadır. İslam Konferansı’nın mali kurumları İslam Dayanışma Fonu ve İslam Kalkınma Bankası’dır. Dünya Bankası’na benzer biçimde örgütlenen İslam Kalkınma Bankası, 1957’de kurulmuştur. “Faizsiz Bankacılık” esasına göre çalışır; İslam ülkelerindeki kalkınma projelerini desteklemek, teknik ve eğitimsel yardımda bulunmak ve ticaretin gelişmesini sağlamak amacındadır. Türkiye’nin İslam Konferansına üye ülkelerle çok taraflı ekonomik ve ticari faaliyetleri, İslam Konferansı Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) çerçevesinde yürütülmektedir. Türkiye komitenin başkanlığını sürdürmektedir.

Örgütün 44 üyesi şunlardır: Afganistan, Cezayir, Bahreyn, Bangladeş, Benin, Burundi, Burkina Faso, Kamerun, Çad, Comoros, Cibuti, Mısır, Gabon, Gambiya, Gine, Biseau, Endonezya, İran, Irak, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Libya, Malezya, Maldivler, Mali, Moritanya, Fas, Nijer, Umman, Pakistan, Filistin Kurtuluş Örgütü, Katar, Suudi Arabistan, Senegal, Bierra Leone, Sudan, Suriye, Tunus, Türkiye, Uganda, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen, Nijerya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti örgütte gözlemci statüsünde bulunmaktadır.

Örgüt merkezi Suudi Arabistan’ın Cidde kentindedir.

Kalkınma İçin Bölgesel İşbirliği (Regional Cooperation for Development-RCD)

Ekonomik nitelikli bir bölgesel örgüt. 1964 yılında Türkiye, İran ve Pakistan arasında kurulan örgüt. Yine aynı ülkelerden oluşan CENTO (Merkezi Antlaşma Örgütü)’nün devamı niteliğindedir. Örgütün amacı, bölge içi ticareti geliştirmek, sanayi alanında işbirliği yapmak, teknik ve kültürel ortak projeler geliştirmektir. Bu amaçları, gerçekleştirme konusunda başarısız kalan RCD, İran’da 1979’da rejimin değişmesinden sonra önemini yitirmiş ve bir süre sonra da faaliyetlerine son vermiştir. Örgüt merkezi, Guyana’nın başkenti Georgetown’dadır.

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bölgesi (KEİB)

Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler arasında ekonomik işbirliğini geliştirmeye ve KEİB’e yönelik ilk toplantı 19-21 Aralık 1990 tarihlerinde Ankara’da, Türkiye, SSCB, Bulgaristan ve Romanya’nın katılımıyla yapılmıştır. 11-12 Temmuz 1991 tarihlerinde Moskova’da yapılan toplantıda ise SSCB, yerine Rusya Federasyonu, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan, Moldova ve Ukrayna’ya bırakmıştır. KEİB Antlaşması, 3 Şubat 1992’de 9 üye ülkenin yanısıra Yunanistan ve Arnavutluk’un da kurucu üye olarak katıldığı toplantıda, 11 üye ülke temsilcisi tarafından İstanbul’da imzalanarak yürürlüğe girmiştir. KEİB projesinin amaçları, KEİB Antlaşmasında yer alan 18. Maddede belirtilmiştir. Antlaşmayla esas olarak amaçlanan, Karadeniz’de barışın korunmasının yanısıra bir çok alanda işbirliğini geliştirmektir. Ayrıca, çevrenin korunması, firma ve işletmelerin bireysel ve ortak girişimlerinin desteklenmesi, ortak projelerin yapılacağı çeşitli alanların tesbiti gibi konular da antlaşma metninde yer almaktadır. Ancak, KEİB kurumsal bir yapıdan yoksun kalmıştır.

Bölgesel entegrasyona örnek teşkil edeceği düşünülen KEİB’in başlangıçta belirlenen amaçlarına ulaştığı söylenemeze. Ancak projenin başarıya ulaşması da mümkündür. Çünkü, herşeyden önce bölgedeki enerji kaynaklarıyla, çok önemli bir altyapının kurulması mümkündür. Ayrıca bölge, tüketim yönünden patlamaya hazır bir pazardır ve üye ülkelerin kendi ürettikleri ya da ithal ettikleri malları birbirlerine kaydırmaları suretiyle, bu talebi karşılamaları olasıdır. Bölgenin telekomünikasyon ve konut alanındaki büyük açığı, Türkiye ve Yunanistan tarafından karşılanabilir. Bu projenin fikir babalığını yapan Türkiye’nin KEİB’I canlandırabilmesi durumunda, bölgesinde daha etkin ve önemli bir rol oynaması mümkün gözükmektedir.

Karayipler Topluluğu ve Ortak Pazarı (Caribbean Community and Common Market-CARICOM)

Bölgesel bir ekonomik örgütlenme. Karayip ülkeleri arasında başta ekonomik olmak üzere her türlü işbirliğini amaçlayan örgüt, 1973 yılında kurulmuştur. Başlıca organları, Hükümet Başkanları Konferansı ve Ortak Pazar Konseyi’dir. Örgüt üyeleri şunlardır: Antigua ve Barbuda, Bahama Adaları, Barbados, Belize, Dominika, Greneda, Guyana, Jamaika, Montserrat, St. Cristopher ve Nevis, St. Lucia, St. Vincent ve Grenadines Trinidad ve Tobago.

Karışmazlık Komitesi, 1936-1939

Karışmazlık ilkesinden doğan sorunları ele almak amacı ile Londra’da 1936 Eylül’ünde kurulan komite. İspanya’da dışarıdan silah ve malzeme gönderilmesini önlemek için Nisan 1937’de, İspanya kıyılarını bölgelere ayırarak her bölgenin kontrolünü Fransa, İngiltere, İtalya ve Almanya’ya verdi. Fakat Mayıs ayında bir Alman gemisinin cumhuriyetçi uçaklar tarafından batırılması üzerine, bir Alman uçak filosu cumhuriyetçilere ait Almeria’yı bombaladı ve arkasından da Almanya ve İtalya deniz kontrolünden çekildiler. Karışmazlık Komitesi 1938 Nisan ayında İspanya’daki bütün yabancı gönüllülerin kademeli olarak çekilmesi için bir plan kabul etti. Fakat 1939 yılı başlarında Franco’nun iktidarı ele geçirmesi ile komite fiilen dağılmış oldu.

Karşılıklı Ekonomik Yardım Konseyi (Council For Mutual Economic Assistance-COMECON/CMEA)

Uluslararası ekonomik örgütlenme. 1949 yılında Sovyetler Birliği’nin inisiyatifi ile Doğu Avrupa ülkelerini kapsayan bölgesel bir birlik kurulmuştur. Daha sonra bölge dışında da üye alan COMECON’un 1961’den sonraki üyeleri Arnavutluk, Bulgaristan, Çekoslovakya, Demokratik Alman Cumhuriyeti, Küba, Macaristan, Moğolistan, Polonya, Romanya, SSCB ve Vietnam olmuştur. Avrupa Kalkınma Programı’na karşıt bir hareket geliştirerek üyelerin sanayileşmesini hızlandırmak, verimi artırmak, teknik gelişmeye önem vermek, üyeleri arasında işbirliğini geliştirmek amacı ile oluşturulmuştur. Liberal Avrupa’ya karşı güçlenme beklentisindeki COMECON üyeleri, merkezi planlamanın araç olarak kullanılmasını kabul ederek bir araya gelmişlerdir. Örgütün başlıca organları: 1)Tüm üyelerin genel politikasına yön veren Konsey, 2)1962’de kurulan ve en az üç ayda bir toplanarak daimi komisyonların ve Sekreterya’nın çalışmalarına yön veren başbakan yardımcılarından kurulu Yürütme Komitesi, 3)Sekretarya. Dünya koşullarındaki ve COMECON üyesi ülkelerdeki ekonomik, siyasal değişim süreci, örgüt ilke ve faaliyetlerinde değişiklik doğmasına yol açmıştır. Bu gelişmeler sonunda Şubat 1991’de örgüt feshedilmiştir.

Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (Gulf Cooperation Council-GCC)

Bir bölgesel örgütlenme. 25 Mayıs 1981 tarihinde kurulan örgütün amacı, bölge ülkeleri arasında, başta ekonomik olmak üzere çeşitli alanlardaki işbirliğini geliştirmektir. Örgüt organları: 1)Yüksek konsey; Yılda bir kez toplanır, üye devlet hükümet ya da devlet başkanlarından oluşur. 2)Bakanlar Kurulu: Üye ülkelerin Dışişleri Bakanlarından oluşur ve yaklaşık ayda bir toplanır, 3)Genel Sekreterlik.

Örgüt üyeleri: Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Umman’dır.

Örgüt merkezi, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’dadır.

Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi (North America Free Trade Association-NAFTA)

Bölgesel nitelikli bir ekonomik örgütlenme. NAFTA Andlaşması ABD-Kanada ve Meksika devlet başkanları Bush, Mulroney ve Salinas tarafından 12 Ağustos 1992’de Washington’da imzalanmıştır. Bu andlaşma uyarınca bazı tarım ürünleri bir süre daha korumacılık kapsamında bırakılmak kaydıyla üye ülkeler arasındaki ticarete uygulanan gümrük vergileri bazı istisnalar dışında 10 yıl içinde sıfırlanacaktır. NAFTA’nın asıl amaçlarından birisi de sözkonusu üç ülke arasındaki ekonomik uçurumların kapatılarak Kuzey Amerika kıtasında toplu halde ekonomik ve toplumsal istikrar kazandırabilmektir. Çünkü ABD’nin ve Kanada’nın, Meksika’ya yatırımlarını çoğaltmaları durumunda, bu iki ülke ucuz işgücünden yararlanacak, Meksika’da da işsizlik oranı azalacaktır. Ancak, ABD’deki işçi sendikaları, kendi ülkelerinde de işsizlik sorununun bulunduğu gerekçesiyle NAFTA’ya karşı gelmektedirler.

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (North Atlantic Treaty Organization-NATO)

Askeri, siyasal nitelikli bir uluslararası örgütlenme. 4 Nisan 1919’da on Batı Avrupa ülkesi ile Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’nın katılımı sonucu, toplam on iki ülkenin imzaladıkları bir antlaşma ile kurulmuştur. 1952 yılında Türkiye ve Yunanistan 1955 yılında Federal Almanya, 1982 yılında da İspanya örgüte üye olmuşlardır. II. Dünya Savaşı sonrasında Batılı ülkeler ile Sovyetler Birliği arasındaki anlaşmazlıkların bir uzantısı olarak oluşturulan NATO, daha çok savunma niteliğinde bir örgüttür. Kuruluş antlaşmasına göre, üyelerden herhangi birisine karşı girişilecek askeri bir saldırı bu örgütün tüm üyelerine yapılmış sayılacaktır. Taraflardan birisine yapılan saldırı durumunda üye ülke, ortak ya da bireysel savunma hakkını kullanır. Silahlı güç kullanmayı da kapsamak üzere diğer üyeler kendisine yardımda bulunur. Fransa, dünya koşullarının değiştiğini ileri sürerek 10 Mart 1966’da NATO’nun askeri kanadından ayrılmış, ABD askerlerinin ülkesinden ayrılmasını istemiş ve bu 1967’de gerçekleşmiştir. 1974 Kıbrıs bunalımı sonrasında Yunanistan da benzer bir durum yaratmış, ancak 1980’den sonra eski statüsüne dönmüştür. 1967 yılının Aralık ayında NATO içinde, 1991’e kadar geçerli olan “Esnek Karşılık” stratejisi kabul edilmiştir. Dünyadaki hızlı ekonomik, siyasal gelişmeler karşısında NATO’nun savunma kimliği değişim göstermiştir. Sözkonusu değişimin somutlaştırılması ise 6-8 Kasım 1991 tarihinde Roma’da yapılan toplantıda gerçekleşmiştir. NATO Kuzey Atlantik Konseyi “İttifakın yeni stratejik kavramı” başlıklı bir belge, “kapsamlı güvenlik kavramlı stratejisinin temel alınmasını sağlamış ve, bu kitlesel tehdit, ileri savunma ve esnek karşılık stratejilerinin yerini almıştır. Yine sözkonusu belgeye göre, NATO güçlerinde kapsamlı indirim, hareket yeteneği daha fazla, acil müdahale gücüne sahip çok uluslu Çevik Tepki Gücü oluşumu ve nükleer silahlarda indirim karara bağlanmıştır. NATO’nun yeni stratejisi, krizlerin çözümünde önce diplomatik yolların kullanılmasını, işbirliği ve diyalogların geliştirilmesini savunarak siyasal niteliğini geliştirmeyi amaçlamaktadır. Krizlerin siyasal yollarla çözümlenememesi durumunda askeri önlemler alınabilecek, nükleer silahlar ise ancak son yanıt olarak kullanılabilecektir. Kapsamlı güvenlik kavramının bir diğer stratejisi ise Bunalım Yönetimi olarak saptanmıştır. Burada amaç bunalımın çıkmadan önlenmesidir.

Kasım 1991 zirvesi sonrasında NATO, Baltık Merkezi ve Doğu Avrupa ülkeleri ve Eski Sovyetler Birliği ülkeleri ile ilişkileri geliştirmek için karar almıştır. Bu amaçla onaltı NATO, altı eski Varşova Paktı ve üç Baltık ülkesinden kurulu Atlantik İşbirliği Konseyi oluşturulmuştur. Örgütün başlıca organları şunlardır: 1)Kuzey Atlantik Konseyi: Onaltı üyelerin temsilcilerinden oluşur, üst düzey sorunları ele alınır ve antlaşmanın uygulanması ile ilgili sorunlarda yetkilidir, 2)Savunma ve Nükleer Planlama Komitesi: Fransa dışında tüm üyelerin katıldığı en üst düzey askeri organdır, 3)Askeri Komite: Fransa’nın dışındaki üye ülke genelkurmay başkalarından oluşan organ. Örgütün askeri çatışmalarını düzenler ve askeri örgütü yönetir, 4)Sekretarya. Örgüt üyeleri: Belçika, Kanada, Danimarka, Fransa, Almanya, Yunanistan, İzlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Portekiz, İspanya, Türkiye, İngiltere ve A.B.D. Örgüt merkezi, Belçika’nın başkenti Brüksel’dedir.

Latin Amerika Entegrasyonu Birliği (Latin American Integration Association-LAIA)

1980 Montevideo Antlaşması ile kurulan ve Mart 1984’de etkinliğe başlayan ekonomik işbirliği amaçlı örgüt. Sayısı onbir olan üyeleri üç kategoriye ayrılmıştır. a-En gelişmişler (Arjantin, Brezilya, Meksika), b-Ortak düzeyde gelişmişler (Şili, Kolombiya, Peru, Uruguay, Venezuel c)En az gelişmişler (Bolivya, Ekvador, Paraguay).

LAIA, Latin Amerika’da bir ortak pazar kurma amacı ile1960’ta kurulan Latin Amerika Serbest Ticaret Birliği’nin (LAFTA) yerini aldı. Ama plan fazla bir ilerleme göstermediğinden ortak Pazar kurmak için herhangi bir takvim sözkonusu olmaksızın iki yanlı tercih anlaşmalarının özendirilmesi gibi daha esnek ve sınırlı bir yol üstlendi.

LAIA örgütünde, üye ülkelerin Dışişleri Bakanlarından oluşan Bakanlar Konseyi, İmzacı Ülkeler Konferansı, teknik ve yönetsel işlerden sorumlu Sekreterlik gibi organlar vardır.

Latin Amerika Nükleer Silahları Yasaklama Ajansı (Organismo Para la Prascripcion de las Armas Nucleares en la Americana Latine-OPANAL)

Siyasal nitelikli bir bölgesel örgütlenme. 1969 yılında kurulan örgüt, Latin Amerika’nın nükleer silahlardan arındırılmasını ve bu amaca yönelik kararların uygulamasını sağlamayı amaçlar. Başlıca organlar: Antlaşmaya taraf olan ülkeler Genel Kurulu, beş ülkenin yer aldığı Konsey ve Sekreterya’dır.

Örgüt üyeleri: Bahama Adaları, Barbados, Bolivya, Brezilya, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Dominik Cumhuriyeti, Ekvator, El Salvador, Grenada, Guatemala, Haiti, Honduras, Jamaika, Meksika, Nikaragua, Panama, Paraguay, Peru, Surinam, Trinidad ve Tobago, Uruguay ve Venezuela.

Örgüt merkezi Meksika’nın başkenti Mexico City’dedir.

Latin Amerika Serbest Mübadele Birliği (Latin American Free Trade Association-LAFTA)

Bir bölgesel ekonomik örgütlenme. 1960 yılında Montevideo Antlaşması ile kurulmuştur. Latin Amerika ortak Pazarı yaratmak amacı ile oluşturulan LAFTA, bölgede ticaretin serbestleşmesini, üye ülkelerin tarımsal kalkınmalarını ve sanayileşme politikalarının koordine edilmesini öngörür. Üyeler arasındaki büyük gelişme farklılıklarının olması, dış bağımlılıklarının aralarında uzlaşmalarına engel olması ve bölgede oluşan siyasal istikrarsızlıklar nedenleri ile örgüt, 1980 yılında feshedilmiş ve yerine Latin Amerika Entegrasyonu Birliği kurulmuştur. Örgütün başlıca organları, yılda bir kez toplanan Konferans, Yürütme Komitesi, Yürütme Sekreteri idi.

Örgüte üye devletler: Arjantin, Brezilya, Şili, Kolombiya, Ekvator, Meksika, Paraguay, Peru, Uruguay, Venezuaela,

Örgüt merkezi, Uruguay’ın başkenti Montevideo’a idi.

Merkezi Afrika Ekonomik ve Gümrük Birliği (Central African Customs and Economic Union-UDEAC)

Ekonomik nitelikli bir bölgesel örgütlenme. 1966 yılında kurulan örgüt, Merkezi Afrika’daki ülkeler arasında ekonomik işbirliğinin sağlanmasını amaçlar. Devlet Başkanları, Konseyi, Danışma Komitesi, Genel Sekreterlik, başlıca organlardır.

Örgüt üyeleri: Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo, Gabon, Çad ve Ekvator Ginesi’dir. Örgüt merkezi, Orta Afrika Cumhuriyeti’nin başkenti Bandui’dedir.

Merkezi Amerika Devletleri Örgütü (Organization de Estados Centromericanos-ODECA)

Siyasal nitelikli bir bölgesel örgütlenme. Amacı bölgedeki ülkeler arasındaki işbirliği ve dayanışmayı geliştirmektedir. Örgüt organları, Hükümet Başkanları Konferansı, Dışişleri Bakanları Konferansı, Yasama-Yürütme-Ekonomi-Para Konseyleri ve Merkezi Amerika Adalet Divanı’dır. Örgüt üyeleri Kosta Rika, El Salvador, Guatemala, Honduras, Nikaragua. Örgütün merkezi El Salvador’un başkenti San Salvador’dadır.

Merkezi Amerika Ortak Pazarı (Central American Common Market)

1960 Aralığında Guatemala, El Salvador, Honduras, Nikaragua ve Kostarika arasında kurulmuş ve 1962 Temmuz’unda yürürlüğe girmiştir. Bölgesel nitelikli bir ekonomik örgütlenmedir. Orta Pazar tipi bir iktisadi birleşmeyi öngörür. Üyeler arasında ticaretin serbestleştirilmesi ve dışa karşı ortak bir tarifenin uygulanması kabul edilmiştir. Ayrıca gerçek bir ekonomik birlik için üye ülkelerin çeşitli sektörlere sağlayacakları mali teşviklerin de uyumlaştırılması benimsenmiştir. Bölgedeki sanayi projelerini desteklemek amacıyla 1961’de bir Ekonomik Bütünleşme Merkez Bankası (Central Bank for Economic Integration) kurulmuştur. 1970’de Honduras, El Salvador ile arasındaki savaştan sonra birlikten çıkmıştır. 1970’lerin sonlarındaki Nikaragua ve Kosta Rika’nın gümrüklerini yükseltmesi bunalımı birliğin etkinliğini azaltmıştır.

Örgütün organları; Merkezi Amerika Ekonomik Konseyi, Yürütme Konseyi ve Daimi Sekreterya’dır.

Örgüt üyeleri; Kosta Rika, El Salvador, Honduras, Guatemala, ve Nikaragua’dır. Örgütün merkezi Guatemala’nın başkenti Gutemala City’dir.

Merkezi Antlaşma Örgütü (Central Treaty Organization-CENTO)

Irak’ın ayrılmasından sonra Bağdat Paktı’na verilen ad. Irak, 14 Temmuz 1958’de yapılan devrimden sonra yansız ve bağlantısız bir siyaset uygulamak istedi ve 21 Ağustos 1959’da pakttan ayrıldı. Ekim 1959’da Washington’da toplanan Türkiye, İran, İngiltere ve Pakistan temsilcileri bir bildiri yayımlayarak NATO ve SEATO arasında yer alan teşkilata, merkezi durumu dolayısıyla, bu adın verildiğini açıkladılar. ABD, Mart 1959’da CENTO üyeleri Türkiye, Pakistan ve İran’la ikili anlaşmalar imzaladı. Antlaşmalara göre, bu devletler bir saldırıya uğrarsa ABD, hükümetlerin isteği üzerine yardıma gelebilecekti. Bu saldırı dolaylı olarak nitelenebilecek, bir iç olay da olabiliyordu. Teşkilata üye olmayan ABD giderek çalışmalara daha etkin bir şekilde katılmaya başladı. Kurulan askeri planlama heyetinin başına bir ABD’li general getirildi. Ancak Pakistan ile Hindistan arasındaki Bangladeş ile ilgili anlaşmazlıkta, Kıbrıs olayları sırasında ABD’nin tutumu üye ülkeler arasında teşkilatın yararları hakkında kuşkular doğmasına yol açtı. Buna karşı 21. Bakanlar Konseyi, (1974) raporunda büyük bir ciddiyetle, teşkilatın üye ülkelerin güvenliği açısından önemli olduğunu ileri sürdü. Teşkilatın genel sekreterliğine Halük Bayülken atandı (1974). 1979’da, İslam devrimiyle İran’da Şah rejimi çöktükten sonra yeni yönetim, ABD emperyalizminin bir aracı olarak nitelendirdiği CENTO’dan ayrıldı. Pakistan da CENTO’nun kapatılmasını savundu. Giderek faaliyetini yitiren örgüt 1979 yılında kapandı. Örgüt merkezi Ankara’da idi.

Merkezi Haberalma Örgütü (Central ıntelligence Agency-CIA)

ABD’nin merkezi istihbarat teşkilatı. “Soğuk harbin” başında 1946’da başkan Truman tarafından kuruldu. 1947 tarihli National Security Act (Milli Güvenlik Kanunu) ile bir kurum haline getirildi. Teşkilatı A.B.D. başkanına doğrudan doğruya faaliyetlerle ilgili bütün istihbaratı bildirme ödeviyle yükümlüdür. Bu ödevi yerine getirmek için C.I.A.’nın emrinde önemli miktarda para ve insan vardır. Bütçesi, 12.000. gizli ajanına ve beş kıtaya dağılmış 100.000’den fazla muhabirine ücret vermeye yeterlidir. Bu 12.000 ajan Amerikan üniversitelerinin en başarılı öğrencileridir ve yüzde 82’sinin elendiği sıkı bir sınavdan geçirilirler. Faaliyetlerinin yüzde 20’si gizli, yüzde 80’i açıktır. Ordinatör ve elektronik tercümanların bulunduğu ultramodern cihazlar C.I.A’nın yardımcılarıdır. Washington yakınlarında Langley merkezinde toplanan bilgiler, CIA tarafından burada değerlendirilir. CIA genellikle ABD’nin resmi dairelerinden farklı faaliyet gösterdiğinden devlet içinde devlet haline gelmiştir. Bu yüzden A.F.L kanalıyla antikomünist sendikalara 1947’den beri yaptığı maddi yardımdan, 1954’te Guatemala başkanı Ardenz’in görevden ayrılmasından, 1953’te İran’da Musaddık’ın devrilmesinden, 1955’te Güney Vietnam’da Ngö Din Diem ile, Laos’ta general Fumi Nasovan’ın iktidara gelmelerinden, Kongo Leopoldville’de 1964’te komünizme karşı olanların kazanmalarını sağlamaktan, 1956-60 arası U-2 uçaklarının SSCB ile Çin üzerinde uçmalarından, 1961’de Küba’ya asker çıkarma teşebbüslerinden, Afrika ve İndonezya’da çıkan birçok ihtilalden sorumlu tutularak açıkça suçlanmıştır.

Vietnam savaşlarından idari yönden önemli görülen etkisini azaltmak için Pentagon’a yeni bir istihbarat servisi kurma ve F.B.I.’nın Güney Amerika’daki faaliyetlerini iki katına çıkarma yetkisi verilmiştir. Pentagon bunun üzerine 5000 ajanlı Defense ıntelligence Agency’i (Savunma İstihbarat Ajansı) kurmuştur. Ayrıca C.I.A. müdürünün başkanlığında faaliyet gösteren Intelligence Advisary Committee’ye CIA, Dışişleri, hava, kara ve deniz kuvvetleri, atom enerjisi ve F.B.I.’nın çalışmasını koordine etme yetkisi verilmiştir.

Milletler Cemiyeti (League of Nations)

Uluslararası bir siyasal örgütlenme. I.Dünya Savaşı’nın hem kazananlara hem kaybedenlere getirdiği maliyetler yeni bir sistemi gerekli kılmaktaydı. Savaş galipleri, özellikle İngiltere ve Fransa, oluşturdukları statükonun korunmasını ve bunun siyasal yollardan sağlanmasını istemekteydiler. Milletler Cemiyeti Misakı Paris Barış Konferansı’nda hazırlanmış ve yenilen ülkeler ile yapılan antlaşma eklenmiştir. Böylece örgüt, dünyada barışın korunması amacı ile oluşturulmuştur. Ancak bu barış galip devletlerin kurdukları ve yenilen devletlere kabul ettirdikleri bir barıştır.

Milletler Cemiyeti “Ortak Güvenlik Sistemi”ni kurmak ve savaşı engellemek amacı taşıyan bir örgüt olarak oluşturulmuştu. Milletler Cemiyeti Misakı bir yandan üye ülkelerin egemenliklerini gözetici hükümler içerirken diğer yanda da ülkelerin davranışlarını sınırlar hükümler taşımaktaydı. Misak, sorunların barışçı yollardan çözümlenememesi durumunda güç kullanma yetkisini Milletler Cemiyeti’ne tanımaktaydı. Ayrıca Misak sadece antlaşmaya taraf olan ülkeleri bağlamaktaydı. Güç kullanımının sadece örgüte tanımış olduğunu gösteren hükümlerin varlığı. Milletler Cemiyeti’nin güç kullanımını yasaklamadığını, sadece geciktirebileceğini ortaya koymaktaydı. Bu durum örgüt içinde “saldırı” tanımının yapılmasında da bazı güçlüklerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. 10 Ocak 1920 tarihinde yürürlüğe giren Misak’a göre örgütün iki temel organ vardır: Genel Kurul ve Meclis. Sekreterlik ise bu iki organın faaliyetlerini düzenleyen bir kurum niteliğindeydi. Kararların Genel Kurul ve Meclis oybirliği ile alınması ise, örgüt içerisinde devletlerin egemenliği ilkesinin geçerli olduğunu ortaya koymaktaydı. Sadece yöntem ile ilgili konularda oy çokluğu sistemi kullanılmakta idi.

Misak hükümlerini yerine getirebilecek kadar dahi yetkili organların bulunmaması ve geniş bir katılımın da olmaması, Cemiyet’in etkisini giderek azalttı. Almanya, İtalya, Japonya ve Sovyetler Birliği’nin örgütten ayrılmaları ve II. Dünya Savaş’ına engel olunamaması örgütün varlığının sona ermesine neden oldu.

Türkiye 1932 yılında örgüte üye olmuştu.

Müslüman Kardeşler (İhvan-ül Müslimin, Muslim Brothers)

Bölgesel nitelikli bir dinsel örgütlenme. Arap ülkelerinde yayılan İslamcı bir hareket olarak gelişen faaliyetler, 1928 yılında Mısır’da Hasan El Benna tarafından örgüt durumuna getirilmiştir. Başlangıçta Mısır’da İngilizlere karşı faaliyet gösteren örgüt, diğer İslam, özellikle de sünni İslam ülkelerinde de Batı karşıtı hareketin gelişmesine neden oldu. Mısır’ın, Arap ulusçuluğunun sorunlarını çözmede yetersiz kalması, S.S.C.B. ile ilişkilerinin İsrail karşısında yenilgiyi engellememesi ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İsrail’I desteklemeyi sürdürmesi, 1970 sonrasında Müslüman Kardeşler’in güçlenmesine neden olmuştur.

Nordik Topluluğu (Nordic Community)

Kuzey Avrupa’daki bir kısım ülkelerin oluşturduğu ekonomik ve siyasal birlik. Üyeleri Finlandiya, İzlanda, Norveç, İsveç, Danimarka’dır. İzlanda ve İsveç aynı zamanda Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi (EFTA) üyesidir. O bakımdan Nordik Topluluğu gerçek anlamda bir iktisadi birlik olmaktan çok, Kuzey Avrupa ülkeleri arasında bir işbirliği antlaşması niteliğindedir.

On’lar Grubu (Group of 10)

1960’larda sanayileşmiş ülkeler arasında oluşturulan birlik. Paris Kulübü diye de adlandırılır. 1960’lı yıllarda sabit kurlu uluslararası para sistemi olan Bretton Woods Sistemi sarsıntı geçirmeye başlamıştı. Dolara karşı güvenin azalması, döviz spekülasyonlarını şiddetlendirerek uluslararası mali sistemi sarsmaya başlamıştı. Dış ödeme açıkları içinde bulunan ülkelere kısa vadeli kredi sağlayacak ve böylece o ülkenin parasından kaçışları önlemeye katkıda bulunacak bir kaynak Uluslararası Para Fonu idi. IMF’nin kredi kaynakları sınırlı idi. Bu durumda, 1962 yılıda on sanayileşmiş ülke, aralarında imzaladıkları Ödünç Alma Genel Anlaşması ve ihtiyaç doğduğu anda (spekülatif para kaçışlarını önlemek gibi), kendi ulusal paraları cinsinden IMF’ye ödünç vermeyi taahhüt ediyorlardı. Bu şekilde On’lar Grubu’nu oluşturan sözkonusu ülkeler şunlardı: ABD, Kanada, İngiltere, F. Almanya, İtalya, Belçika, Hollanda, İsveç, Japonya ve Fransa. Bu düzenleme ile uluslararası rezervler konusunda para sistemine esneklik kazandırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla ayrıca, On’lar Grubu’nun 30 Mart 1968 tarihli Stockholm toplantısında Özel Çekme Hakları diye bilinen bir uluslararası ödeme aracının yaratılması konusunda IMF’ye önerilerde bulunulması kararlaştırılmıştır.

Parlamentolararası Birlik (Inter Parliamentary Union)

Oldukça eski geçmişi olan bir siyasal örgüt. Çeşitli ülkelere mensup parlamenterler arasında görüş alışverişinin yapıldığı bir forum niteliğindedir. Üye sayısı 100’ün üzerindedir. Üyeler bağlı oldukları devletleri değil, kendilerini temsil ederler. Dünya parlamenterleri arasında işbirliğini sağlamak, demokratik kurumların gelişmesine katkıda bulunmak, dünya barışına ve uluslararası dayanışmaya katkıda bulunmak gibi amaçları vardır. Birliğin Cenevre’de daimi bir Sekreteryası bulunmaktadır.

Pentagonale

Bölgesel birlik. Çekoslovakya (eski), Yugoslavya (eski), Macaristan, İtalya, Avusturya arasında kurulmuştur. 10-11 Kasım 1989 tarihinde sözkonusu ülkeler arasında işbirliğinin kurulmasına yönelik faaliyetlere, Çekoslovakya 20 Mayıs 1990’da iştirak etti. Tuna nehri ve Adriyatik denizi arasındaki Orta Avrupa’yı kapsayan Pentagonale’nin amaçları; çevre korunması, ulaşım ve trafik düzenlemeleri, küçük ve orta ölçekli girişimler arasında işbirliği, bilgi alışverişi, telekomünikasyon ağının kurulması, kültür, eğitim ve turizm alanlarında işbirliğidir. 1 Ağustos 1990 tarihinde kabul edilen program ise şu alanlarda işbirliği yapılmasını içermektedir. Çevre koruması ve kontrolü için bilgisayarlı bilgi iletişim sisteminin geliştirilmesi ve bu amaçla Viyana’da kurulan Merkez Bilgi Bankası’nın 1990 sonbaharında çalışmaya başlaması, atıklar konusunda işbirliğinin yapılması, uluslararası doğal parkların kurulmasında işbirliği; nükleer reaktörlerin yönetimi ve temel güvenlik ilkeleri çevresinde veriler ve diğer bilgilerin değiş tokuşuna ilişkin anlaşma yapılması ve bu alanlarda uzmanlar arasında toplantıların düzenlenmesi; enerji kullanımında ekonomiklik ve üretimde verimliliğin artırılması; çevre üzerinde zararlı etkilerin azaltılması ve bundan kaçınılması; temiz enerji üretimi için danışma hizmetlerinin kurulması, beş ülkede ekonomik önlemler ve bu önlemlere ilişkin çıkarılan yasalar konusunda işbirliğinin kurulması.

Pentagonale, örgüt üyesi ülkeler arasında işbirliği ile çevre sorunlarının çözülmesi, sınır boylarınca ulaşım güçlüklerinin düzeltilmesi gibi çözümlemelere yanıt verecek bir uluslarüstü birliğin kurulmasını hedeflemektedir.

Petrol İhracatçısı Arap Ülkeleri Örgütü (Organization of Arab Petroleum Exporting Countries-OAPEC)

Kuveyt, Libya, Suudi Arabistan, Cezayir ve dört Körfez Emirliği arasında 1968 Ocağında kurulmuştur. Uluslararası petrol fiyatlarının belirlenmesinde OPEC’e öncülük eden kuruluştur. Petrol konusunda üyeler arasında işbirliği yapmak ve Arap-İsrail anlaşmazlığında petrolü siyasi bir silah gibi kullanmak amacında idi. OAPEC’in petrol konusunda işbirliği sağlamak konusunda OPEC’ten daha etkili olduğu düşünülmektedir. Çünkü yalnız petrol ihraç eden Arap ülkelerinden oluşuyor ve OPEC gibi Arap olmayan Ekvator, Endonezya, İran, Nijerya, Venezuella, Bahreyn örgütte yer almıyordu. 1971 yılında faaliyetleri son bulmuş ve benzer amaçlar OPEC tarafından yerine getirilmeye çalışılmıştır.

Örgütün başlıca organları; yılda en az bir kere toplanan ve ülke petrol bakanlarının katıldığı en yetkili organ durumundaki Bakanlar Konseyi, Yürütme Bürosu ve Sekreterya’dır.

Örgüt üyeleri: Katar, Mısır, Irak, Kuveyt, Libya, Suudi Arabistan, Suriye, Tunus, B.A.E., Cezayir’dir.

Örgütün merkezi Kuveyt’in başkenti Kuveyt City’de idi.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (Organization of Petroleum Exporting Countries-OPEC)

1960’larda başlıca petrol üreticisi ve ihracatçısı ülkelerin kurduğu bir örgütlenme. Petrol fiyatlarının ve üye ülkelerinin ihracat kotalarının görüşüldüğü bir forum rolü oynar. Geçmişte çok etkili bir petrol karteli örneği vermiştir. Ancak zamanla gücünü yitirmeye başladı. Örgütün Arap ülkeleri, petrolü Batılı ülkelere karşı bir silah gibi kullanma istemişlerdi. 1973 sonları ve 1974 başlarında OPEC, petrol fiyatlarında dört kata varan oranlarda zam yaptı. Petrole 2. Büyük zam 1979 yılında yapıldı. Bu gelişmeler sonucunda örneğin 1969’da varili 1.84 dolar olan petrolün fiyatı 1980 başlarında spot piyasada 34 dolara yükseldi. Petrol fiyatlarındaki bu aşırı yükselme, ithalatçı durumundaki ülkelerde büyük dış ödeme açıkları ve dış borç yükü, iç ekonomilerde ise şiddetli enflasyonla birlikte işsizlik (stagflasyon) sorunları doğurdu. Diğer yandan petrol ihracatçısı ülkeler büyük dolar rezervlerine sahip oldular. “Petrol Dolar” adı verilen bu fonların batılı ülke ekonomilerinden çekilip OPEC ülkelerinin kasalarına girmesinin, Batılı sanayileşmiş ülkelerde büyük bir resesyon doğuracağından endişe edilmişti. Fakat beklenen tehlike gerçekleşmedi. OPEC ülkeleri bu petro dolar fonlarını, büyük ölçüde Batılı sermaye piyasalarına yaptıkları yatırımda ve Batı’dan satın aldıkları malların finansmanında kullandılar. Böylece sözkonusu fonlar Batılı ülkelerin ekonomilerinden çekilmiş olmadı. OPEC, üretimi ve ihracatı sınırlıyordu. Ancak giderek kota sınırlarının belirlenmesi konusunda görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Suudi Arabistan ve Kuveyt gibi bir grup OPEC ülkesi, sahip oldukları büyük rezervler nedeniyle yüksek fiyatların OPEC dışı petrol üretimini ve alternatif enerji kaynaklarını özendireceğini savunarak aşırı fiyat politikasına karşı çıktılar. İran ve Libya gibi ülkeler ise sınırlı rezervleri dolayısıyla mümkün olduğu kadar kısa zaman içinde en yüksek geliri elde etmek için yüksek fiyat politikasından yana idiler. 1980’lerin başında anlaşmazlık sonucu her ülke kendi politikasını izlemeye koyuldu. Böyle bir yaklaşım kuşkusuz OPEC ülkeleri arasındaki birlik ve dayanışmanın ortadan kalkması anlamına geliyordu. İthalatçı ülkelerde tasarruf sağlayıcı önlemler almaya ve alternatif enerji kaynaklarının kullanımını artırmaya yönelik faaliyetler arttı. İngiltere ve Hollanda gibi ülkeler zengin Kuzey Deniz’inde zengin yataklar keşfettiler. Böylece bir yandan dünya talebinin düşmesi diğer yandan OPEC dışı üretiminin artması petrol fiyatlarında düşüşler doğurdu. 1990 yazında Irak’ın Kuveyt’I işgali ile örgüt içi çatlak en üst düzeye çıktı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir