ankara escort
Güncel Yazılar

Suriye İç Savaşı ve Parçalanan Suriye

Suriye’deki durum Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) tarafından da resmi olarak bu durumun bir “iç savaş”  olarak tanımlanması ve adlandırılması, Suriye rejiminin yetersiz kaldığı ve ülkeyi demokratik bir şekilde yönetemediğini resmi olarak uluslararası kamuoyunda da belgelendirilmiş oldu. Suriye’nin mualiflerin ayaklanması ve demokratikleşme talepleri, Beşar Esed’ın ise olayları bastırma ve savunma olarak adlandırmaları, Suriye yönetimine ve Özgür Suriye ordusuna dünya kamuoyunda artık Suriye iç savaşın içinde yaşıyor ve hem de her geçen gün katliamlar artarak aralıksız devam ediyor.

Suriye iç savaşında, mualif birliklerle “direnişçi” ve bunları bastırma çabasındaki ülke ordusu “bastırıcı” güç artık toprak alma ve kayıp etme aşamasına gelmişler. İlerleyen Özgür Suriye mualif ordusu birçok kasaba ve bölgede etkinliğini artırmıştır. Son olarak “Halep” kentinde şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Her iki karşıt güç için “Halep”, “Şam” kadar önemlidir. Direnişçiler ağır kayıplara rağmen “Halep’i” de düşürmek için çatışmalarını artıyor. Ülke ordusu ise bir taraftan Halep’i mualiflerden temizlemek diğer bir taraftan ise Lübnan sınırında Lübnan ordusu ile savaşıyor son günlerde ve ülkeden kaçan tüm vatandaşlarına sınırda ateş bile açabiliyor.

Şuan için; Suriye tam bir iç savaştadır ve her bölgede ayrı ayrı güçlerle savaşmak durumundadır. Artık Suriye’de ordu ve mualif çatışması var diyemeyiz. Güney sınırlarında Lübnan ordusuyla bir savaş içinde.

İç kesimlerde ise Özgür Suriye ordusu ile aralıksız olarak (savaş uçaklarının, helikopterlerin ve yüzlerce tankların) şehirlere girip çok ağır bir şekilde, kendi ordusu ile kendi şehirlerini yerle bir ediyor ve her gün yüzlerce savunmasız halkı ağır bombardıman sonucu katlediyor.

Kuzey Suriye bölgesi ise; Suriye ordusunun pek etkili olmadığı bölgede ise yönetim tamamıyla bölgesel Kürt halkın denetimine geçmiştir. Burada ise Özgür Suriye ordusu ile Kuzey Irakta eğitim görmüş binlerce Kürt gencinin kendi savunma gücünü-ordusunu oluşturması ve bölgede etkinliğini-kontrolünü ele alan Kürt savunma gücüyle çatışmaları,
ülkeyi şimdiden üç ayrı çatışma alanına sürüklemiş ve ilerde parçalanma olasılığı yüksek,  bağımsız bölgeler oluşmaya başlamıştır.

Parçalanan Suriye

Suriye’nin çıkmazı, 17 ay süren ayaklanma, direniş, demokratikleşme isteği bir parçalanmayla, son vermeye doğru ilerliyor. Bu istenilen bir sonuç muydu yoksa 17 ay sonrasında kendiliğinden gelişen bir sonuca mı yaklaşıldı. Bunu şuan için kestirmek zor, ama gelişmeler iyi bir planın parçası olduğunu ve plana göre geliştiğini gösteriyor.

Rusya daha düne kadar Suriye destekçisi idi. Suriye’nin ilk defa hava kuvvetlerini kendi halkına, kendi ekonomik ve ticaret şehrine “Halep’e” kullanması, uluslararası müdahaleyi meşru kılmıştır. Rusya’nın da artık Şam yönetimine desteğini kestiğini gelen açıklamalarda, yeni bir anlaşmaya gidildiğini ve parçalanan Suriye’de herkesin söz sahibi olma ve bir pay kapma arzusu güdüldüğünü, Suriye halkının ikinci plana bırakıldığını anlıyoruz.

Esed yönetimi bazı şehirlerden günler öncesinde çekilmişti, Kuzey Suriye’nin artık yönetimi, ne Suriye yönetiminde, ne de Özgür muhalif direnişçilerde, bölgede nüfus yoğunluğu ve üstünlüğü olan Kürt halkının kontrolüne geçmiştir ve hatta tüm sınırlar Kürt güçlerinin eline geçmiştir. Türkiye için bu olay pek istenmese de, Suriye ve Türkiye sınırı 877 kilometre uzunluğunda bu kadar büyük bir sınır artık eskisi gibi değil de bundan sonraki gibi yani bölgeyi ve sınırı ele geçiren Kürt savunma gücünün elinde olacak, tıpkı aylar öncesinde bunun hazırlığını yapan Kuzey Irak, bölgesel Kürt yönetimi başkanı Mesut Barzani’nin de yaptığı açıklamada, Suriye bölgesinde tüm Kürtleri aynı masada toplayarak ve bir anlaşma yaparak bölgedeki gençlerin eğitimden sonra tekrardan ve çok iyi bir strateji oluşturan, zamanlamayı da  iyi yapan Mesut Barzani bölgede ağabeylik yaparak, Suriye’nin tüm sınır illerini kendi eğittiği ve gönderdiği silahlı güçlerle, bir çatışma dahi olmadan tüm sınırı ele geçiriyor ve yönetim artık dolaylı olarak Kuzey Irak’ta Kürdistan Bölgesinde Mesut Barzani iradesinde ve kontrolünde yani batı Kürdistan sınırı da belirlenmiş oldu.

Bundan sonraki hesaplar ise Halep’i kontrol altına almak sınırları ticaret şehrini de içinde bulundurmak ve genişletmektir. Esed rejiminin ve Suriye ordusunun tamamen çekilmesi bölgeyi özgür ve mualif Suriye ordusuna değil de şimdiye kadar tanımadığı bölge halkına teslim ediyor.

Türkiye’nin de bu olayları kabullenmeme gibi mantığını bırakması, gelişen olayları tıpkı aylar öncesinde, gelecek stratejisi yapan Mesut Barzani gibi öngörmesi gerekirdi. Şuan sınırlarımıza oldukça fazla asker sevkiyatı yapmamız ve bölge karakollarına füze bataryası kurmamız, kiminle ve nasıl savaşacağımız daha belli değilken bu hazırlık  kime?

Sınırımızda artık Şam yönetiminin, Esed rejiminin bir etkinliği kalmadığını bilmemize rağmen ve biz zaten Suriye ile savaşmayı hiç düşünmüyorken bu sınır ve askeri yoğunluk kimin için bir ön hazırlık oluyor?…

Yazar: İbrahim Taşkıran

06.08.2012 Pazartesi

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Suriye Krizi Sonucu Türkiye Rusya İlişkileri

Darbe sonrası halk oylamasıyla devlet başkanı seçilen Hafız Esed ülkeyi otoriter bir rejimle yönetmiştir. Hafız …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir