Güncel Yazılar

Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) ve Büyük Britanya

Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı’nın Avrupa’ya sayısız faydaları olacaktır. Yaklaşık 13 milyon iş istihdamı sağlayacak olan bu anlaşma her iki kıtanın da geleceğine yön verebilir. Böyle bir zamanda Britanya’nın Avrupa’dan ayrılma referandumuna bu anlaşmanın etkilerinin olacağı ortadadır. Bunun en büyük göstergesi ise Obama’nın son ziyaretlerinden birini İngiltere’ye yapması ve orada verdiği mesajlardır.

TTIP Nedir?

TTIP ve Avrupa Birliği arasındaki müzakereler 2013 yılında başlamıştı. Daha öncede transatlantik ekonomi boyutu bazında birbirine bağlı olan iki taraf ekonominin Asya’ya özelliklede Çin’e kayması sebebiyle böyle bir plan yapmıştır. Bu iki taraf dünya ekonomisinin %47‘sini kapsamaktadır. TTIP nedir sorusuna kısaca cevap vermek istersek HLWG raporunda öne çıkan konuları kısaca açıklamak yeterli olacaktır. Taslak anlaşma kapsamı;

  • Gümrük tarifelerinin azaltılması/kaldırılması,
  • Düzenleyici alanlarda yakınlaşmanın sağlanması ve tarife-dışı engellerin (TDE) azaltılması/kaldırılması,
  • Hizmet ticaretinin serbestleştirilmesi
  • Fikri mülkiyet haklarının korunmasına ilişkin adımlar
  • Yatırımların önündeki engellerin kaldırılması
  • Kamu alımları piyasalarının karşılıklı olarak açılması gelmektedir.

TTIP-AB-ABD-Tarim

 

 

 

 

 

 

(Kaynak: DTÖ 2012 Tarife Profilleri)

Gümrük Tariflerinin azaltılması/kaldırılması: AB’nin ve ABD’nin birbirine uyguladığı bazı gümrük tarifeleri ortalamasının üstündedir. Bunlar ABD için orman ürünleri, gıda ve tekstil. AB için ise gıda, otomotiv ve orman ürünleridir. AB ve ABD uyguladığı bazı ürünlerde tarife zirvesi kullanmaktadır. Bu ürünlerde karşılıklı tarife indirimine gidilecektir. Ancak müzakerelerde tarifelerden ziyade ikame edilmiş tarife dışı engellerin de önemli yer tuttuğu görülüyor.

Düzenleyici Alanlar ve Tarife Dışı Engeller: İç düzenlemelerden ve mevduattan kaynaklanan farklılıklar giderilmesi amaçlanmaktadır. İki tarafın birbirine uyguladıkları standartlar firmaların pazara girişini zorlaştırmakta ve firmaların maliyetini ciddi oranda artırmaktadır. Özellikle GDO’lu ürünler. İç düzenlemelerde ve mevduatta varılacak bir anlaşma oldukça yüksek bir etki yaratacaktır.

Hizmet Ticareti: İki ülke dünya hizmet ticareti sıralamasında ilk iki sırada bulunmaktadır. AB %28 oranla ilk sırada yer alırken ABD ise %18 ile ikinci sırada yer almaktadır. İki ülkenin hizmet ticareti serbestisini sağlaması oldukça büyük hacimde iş istihdamı sağlayacaktır.

Fikri Mülkiyet Haklarının Korunması: TIP yoluyla her iki tarafın haklarının üçüncü bir tarafa karşı korunması hedeflenmektedir. İki tarafın yaklaşımlar birbirine büyük oranda uyum göstermektedir. Ancak AB’nin markalar konusunda bazı şartları ABD’yi zorlayabilir.

Yatırımlar: müzakerelerin en önemli konusu olmaya adaydır. 2009 Lizbon’da AB’nin yaptığı bir anlaşma ile AB’de ülkelerinin ikili anlaşmaları geçersiz sayılmış ve hepsi doğrudan yabancı sermaye yatırımı ortak politikasına bağlanmıştır. Avrupa Komisyonu 2010 bir tebliğ yayınlamış aralarında ABD’nin de olduğu birçok ikili anlaşmanın (o zamana kadar yapılan) geçerliği olduğunu teyit etmiştir. Sonuç olarak yatırımlar konusunda sağlanacak yüksek serbestleşme iki ülke açısından büyük bir yarar sağlayacaktır.

Kamu Alımları: Tarafların kamu ihalelerin de yerli girişimciyi kayırmasının önlenmesi hedeflenmektedir. Bu sebeple ABD’nin de uyguladığı bazı hükümlerin ele alınması (buy american) gerekmektedir.

Britanya’nın Ayrılma Referandumuna Etkisi

Şu bir gerçek ki TTIP anlaşması hem Avrupa’ya hem de ABD’ye ekonomik anlamda sayısız faydaları olacaktır. Ancak anlaşmanın gerçekleşen sürecinin içerisinde Avrupa Birliği’nin girdiği sıkıntıların, özellikle önce Britanya’nın kendi içeresindeki ayrılma referandumu ve daha sonra Cameron’ın seçim vaadi olan Avrupa Birliği’nden ayrılma referandumu ya da görevinin bitmesine aylar kala son ziyaretini İngiltere’ye yapan Obama. Bunlar TTIP anlaşmasının Avrupa’nın geleceği açısından küçük veya büyük bir etkisi olacağı kanısındayız.

Brexit, Britanya’nın Avrupa Birliği’nden ayrılmasına verilen isim. Köken bakımından Britain ve exit sözcüklerinin birleşmesi ile oluşmuş. Elbette ki Britanya’nın Avrupa Birliği’nden ayrılması isteğinin kendi çıkarları açısından bir amacı var. Burada birkaç madde sayılabilir ancak konumuzu ilgilendiren yönü ile bu çıkarlardan biride TTIP anlaşması. İngiltere veya Britanya Avrupa’nın kalanı dışında anlaşmadan daha fazla yararlanmak peşinde. Özellikle de coğrafi konumunu kullanarak. Bu şekilde ekonomik çıkarlarını korumuş iken kendi güvenlik çıkarlarını da korumuş olacaktır. Çünkü Avrupa ile ABD arasında bir aracı konumuna girmiş olacaktır.

Britanya’nın Avrupa Birliği’nden ayrılırsa ne olur? Zaten ekonomik anlamda sıkıntılar yaşayan Avrupa’da birlikten ayrılma düşüncesi yaygınlaşmaya başladı. Öyle ki bu oran Britanya’da %34’lerde.Oran daha fazla artarsa ve referandum sonucu olarak Britanya’nın Avrupa Birliği’nden ayrılma kararı çıkarsa bu Avrupa da filizlenen diğer ülkelerde ki ayrılma düşüncesini de alevleyebilir. Bir domino etkisi yapma ihtimali yoktur. Ancak Avrupa Birliği’nden ayrılma taraftarlarını cesaretlendireceği kesindir.

Öte yandan Barack Obama’nın görev süresinin dolmasına yakın bir zaman kalması anlaşmaya ivme kazandırabilir. ABD’nin başkan geleneğinde olduğu gibi Obama’da kendisinden sonra gelecek başkana iyi şeyler bırakmak istiyor. Her iki tarafında özel sektörü anlaşmanın daha fazla uzamasının taraftarı değil. Nitekim Amerikan Sanayiciler Odası ve Alman Sanayiciler Odası’nın yayınladığı ortak bildiride anlaşmanın daha fazla uzamaması tavsiyesinde bulunuyorlar.

İşte bu nokta da ABD başkanı Barack Obama son ziyaretlerinden birini İngiltere’ye yaptı. Aslında TTIP projesinin en büyük destekçisi olan Obama’nın bu ziyareti öylesine bir ziyaret olarak algılanamaz. Kendisinin de dediği gibi tek maksadı majestelerinin doğum gününü kutlamak olamazdı. Obama’nın aslında AB ve İngiltere’ye verdiği mesaj yeteri kadar netti. İngiliz halkına ve hükümetine AB’den ayrılmayın mesajını veriyordu. Çünkü Obama’nın kafasındaki plan bir bütün olan AB üzerine kuruluydu. Parça parça olmuş ya da İngiltere’siz bir Avrupa üzerine değildi. Bu yüzden hem Avrupa’ya hem de İngiltere’ye mesajı ayrılmayın olmuştu ki bunun etkileri eğer referandum yapılırsa etkisi büyük olacaktır.

Sonuç olarak TTIP anlaşması ekonomik olduğu kadar şuan Avrupa da yaşanan siyasi krizlere veya olaylara da etkisi bulunmaktadır. Elbette ki ABD’nin Avrupa’nın bölünmesini istememesinin tek sebebi TTIP anlaşması değildir. Hatta sayılabilecek sebeplerin bile arasında en önemsizler ile bile anılabilir. Ancak bu, anlaşmanın etkisini yok saymamız anlamına gelmez. Çünkü hem Avrupa’nın hem de ABD’nin bu anlaşma üzerinde büyük ekonomik hayalleri bulunmaktadır. ABD anlaşma ile Avrupa’da ki etki alanını artırabileceği, Asya’ya kayan ekonominin ve her iki tarafın ülkesine giren Çin malını engellemenin ya da tarafları eşitlemenin tek yolu bu gibi gözüküyor. O yüzden TTIP Avrupa’nın bölünmesine ya da İngiltere’nin Avrupa’dan ayrılmasına en büyük engellerden biridir.

Erol İMAMOĞLU, Bandırma 17 Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü

Kaynakça

http://www.dw.com/tr/ttip-suland%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1n/a-19213659

http://www.bbc.com/turkce/haberler/2013/01/130123_eu_uk_analysis.shtml

http://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/04/160422_obama_daily_telegraph

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (Grafik)

M.Sait Akman, Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Ortaya Çıkan Etkenler, Kapsamı, Etkileri ve Güçlükleri

Nedir uiportal

ULUSLARARASI İLİŞKİLER PORTALI, Uluslararası İlişkiler Araştırma ve Tartışma Platformu

İlginizi Çekebilir

“Bölgesel Güç” mü “Bölgesel Hiç” mi

Türkiye’nin bölgesel güç mü olduğu yoksa bölgesel güç olma potansiyeline sahip mi olduğu bu zamana …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir