Güncel Yazılar
escort bayan-escort beylikdüzü bayan-bursa escort-escort istanbul bayan-samsun escort bayanlar-istanbul escort bayan-tuzla escort-marmaris escort-kayseri escort-bursa escort-mersin pozcu escort-bursa escort-ataşehir escort bayan-escort bayan-izmir escort-bursa escortistanbul escort bayan

Türkiye İran İlişkilerinde Başlayan Yeni Dönem

Türkiye İran ilişkilerinde Suriye’de gelişen ayaklanmalarda farklı dinamikleri desteklemeleri nedeniyle ortaya çıkan gerginliğin son zamanda yapılan karşılıklı ziyaretler ile yumuşama sürecine girilerek,  ilişkilerde yeni bir dönemin başladığının işaretlerini almaktayız.

Ocak ayının ilk haftasında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun İran’a yapmış olduğu sürpriz ziyaretin hemen arkasından 3 gün sonra, İran Meclis Başkanı Alil Aricani bir ziyaret gerçekleştirmiştir. Bunun ardından, 18 Ocak tarihinde İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi Türkiye-İran Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı’na katılmak üzere toplantıdan önce Türkiye’ye gelerek üst düzey temaslarda bulunmuştur. Bu kısa süreli yoğun ziyaretler yumağı ister istemez ilişkilerde yeni bir dönemi başlatmak ve yön vermek için özellikle İran’ın farklı bir yaklaşımla iradesini ortaya koyduğu intibaını vermektedir.

Bu ilişkilerin yeni bir aksiyonla geliştirilmesinde iki tarafın karşılıklı çıkar ilişkilerinin öneminin özellikle İran tarafından idrak edilmesinin son derece önemeli olduğu düşünülmektedir. Bu bağlamda Türkiye’nin günde 200 bin varil olan akaryakıt ihtiyacının üçte birinin İran tarafından sağlanması (Turkey unlikely to cut Iranian crude, fearing extra costs, 2012) Türkiye’yi tek taraflı olarak İran’a bağlı olduğu imajını vermektedir. İran bu kozu değerlendirerek, kendisinin Türkiye’den ulusal çıkarlar açısından herhangi bir beklentisinin olamayacağı tavrı içinde bulunmakta ve bunu Türkiye’ye karşı kullanmaktan çekinmemektedir.(Üstün, 2007) Bu tavrı özellikle, Türkiye’nin Brezilya ile gerçekleştirdiği takas anlaşmasının ABD tarafından dikkate alınmaması sonucun da Türkiye’ye karşı daha hırçın bir hal almış ve NATO füze savunma sistemi kapsamında Türkiye’ye tepki olarak ortaya çıkmıştır. Arkasından Türkiye’nin Suriye’de gelişen olaylara karşı ortaya koymuş olduğu politikaya karşı İran Esed taraftarı hasmane bir tutum sergilemekten çekinmemiştir.

İran’ın bu tavrının ABD ve AB’nin almış olduğu son yaptırım kararları ve Hürmüz Boğazı bölgesindeki askeri gerginlikle birlikte Türkiye açısından olumlu yönde bir şekil almaya başladığı anlaşılmaktadır. İran’da ki bu tavır değişikliğinin ana nedeninin Türkiye-İran ekseni dışındaki gelişmelerin getirdiği konjonktür içinde Batı ile ilişkilerinin düzenlenmesinde Türkiye’ye olan ihtiyacının bilincine varmış olması olarak değerlendirilmektedir.

ABD ve Batı İran’dan Ne İstiyor

İran’ın ABD ve AB ile olan nükleer ve balistik füze programını ne pahasına olursa olsun devam ettirme doğrultusunda ki uzlaşmaz tutumu ile süregelmekte olan gerginliğe ilave olarak diğer etkenleri aşağıdaki başlıklar altında toplayabiliriz.

– İran’ın Suriye ve Lübnan üzerinde artan etkisi, Suriye’de Şii lider Esed’i siyasi ve askeri açıdan silah teçhizat yardımı ile desteklemesi, Lübnan’da ise Hizbullah taraftarı bir görünüm arz etmesi ve Suriye’de gelişen olayların bu ülkeye de yansıması olasılığı bölgede Batı ve kurulmak istenilen dengelere karşıt bir durum yaratmaktadır.

–  Irak ve Bahreyn’de mezhep çatışmasına yol açan nüfus mücadelesi (Haliç, 2012); Irak’ta Şii Başbakan Maliki’nin İran etkisinde olarak ABD’nin çekilmesi sonrasında bir mezhep çatışmasının tohumlarını attığı bütün Dünya tarafından kabul edilen bir yaklaşımdır. (Güngör, 2012) ABD İran’ın Irak üzerindeki etkisini kabul edilemez olarak görmekte ve buna karşı her türlü önlemi almakta kararlı görünmektedir. Bu konuda Irak’ta ki gelişmelere karşı Türkiye’nin tavrı da bir mezhep çatışmasının kabul edilemeyeceği yönündedir. (Başbakan Erdoğan’dan önemli açıklamalar, 2012)

– Mubarek’in devrilmesi sonrasında yapılan seçimleri kazanan Müslüman Kardeşlerin Partisi ile ilişkileri geliştirme çabaları ile Orta Doğu’da bölgesel bir güç olarak etkin olma arzusu Batı tarafından net bir şekilde algılanmakta ve bu durum bölge dengeleri açısından hoşnutsuzluk yaratmaktadır.

AB ve özellikle ABD İran’ın bu çıkışlarını sınırlamak için elindeki her türlü imkanı seferber etme kararlılığında olduğunu ilan etti. Rusya ve Çin’in muhalefeti nedeniyle BM kanalıyla almaya muktedir olamadığı yaptırım kararlarını kademeli olarak uygulama şeklini gündeme getirdi.  Gelinen noktada, yaptırımların finansal alanda da uygulamaya konmasıyla, zaten sıkıntıda olan İran ekonomisinin seçimler öncesi ülkeyi daha da zora sokacağı gerçeği İran’ın tepkisine ve Hürmüz Boğazı’nda askeri gerilim yaratan bir çıkış yapmasına neden olmuştur.

ABD’nin Hürmüz bölgesinde kendi kırmızı hatlarını koruma iradesini her ne pahasına olursa olsun koruyacağını açıklaması,(US prepared for Hormuz Strait action: Panetta, 2012) bunun yanında İsrail’in İran’a bir askeri müdahaleyi devamlı gündemde tutması.  (Kidney, 2011)  Buna ilave olarak, son zamanlarda gündeme gelen nükleer bilim adamlarının İran başşehrinde yapılan suikastlarla öldürülmesi, ABD ve İsrail’in içlere kadar sızdığını ve İran’ı çok yönlü kıskaç altına almada başarılı olduğunu göstermektedir. (Nazemroaya, 2012) Batı’nın isteği İran’ın öncelikle nükleer programından vazgeçmesi ve sonrasında bölgesel liderlik sevdasını bir kenara bırakarak, kendi kabuğuna çekilmesidir.

İran Türkiye’ye Neden Yaklaşma İhtiyacı Duymuştur

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, İran Batı tarafından can damarlarının yavaş, yavaş kesilmeye başlanması karşısında bir takım çıkış yolları arama ihtiyacını duymaktadır. Rusya ve Çin’in ABD ile mevcut olan güven eksikliğinin ABD ile arasında bir iletişim ortamı sağlayamayacağının idrakine varmasının Türkiye ile olan gergin ilişkilerini yeniden gözden geçirmesinde etken rol oynadığı söylenebilir. İran bu suretle Türkiye üzerinden aşağıdaki avantajları elde edebilecektir.

· İran Uluslararası Atom Enerji Ajansı’nın son olarak verdiği rapordan (IAEA Board of Governors, 2011) sonra ABD ve AB’nin ortaya koyduğu finansal yaptırımlardan ve İran’dan yapılan petrol ihracatına karşı yaptırımlardan ciddi bir şekilde rahatsız olmuştur. (EU slaps Iran with oil embargo over nukes, 2012) Bu nedenle ABD’nin uygulaması muhtemel senaryoları öğrenme ihtiyacı duymaktadır. Bu konuda ABD’ne en yakın ve ona yardımcı olabilecek ülke Türkiye’dir.

· Daha evvel alınmış olan İran üst düzey yöneticilerinin seyahat yasağı nedeniyle kendilerinin temas kurma imkanı kısıtlandığından Türkiye yoluyla temasın sürdürülmesi mümkün görülmektedir. Bu nedenle nükleer müzakerelerin Türkiye’de yapılmasını talep etmektedirler. (Review, 2012) Böylece, katılımcıların Türkiye’nin güvencesi altında toplantıya katılma arzusu örtülü bir niyet olarak algılanabilir.

· Türkiye BM ambargosu dışında herhangi bir yaptırımı kabul etmeyeceğini açık bir şekilde ilan etmiştir.(Taner Yıldız: AB ve ABD’nin İran ambargosu bizi bağlamaz, 2012) Bu suretle Türkiye bir taraftan kendisini enerji ihtiyacı açısından koruma altına alırken, diğer taraftan da İran’a güvence vermektedir. Bu güvence muhtemelen ABD ve NATO tarafından yapılacak herhangi bir askeri harekat girişiminde, Türk hava sahası ve topraklarını İran’a karşı kullanılmasına müsaade edilmeyeceğini de içermektedir.

· Türkiye’nin NATO üyesi olması nedeniyle, Tahran NATO’nun muhtemel bir İran planı olup olmadığı konusunu Türkiye üzerinden öğrenme imkanına sahiptir.

· İran’ın gereksinim duyduğu malzeme ve teçhizatı Türkiye üzerinden temin etmesi yoluyla, ekonomisinin daha da kötüleşmesini önlemesi bir seçenek olarak gözükmektedir.

· Orta Doğu bölgesi ile ilgili politikasına yön vermede ABD ile çatışma alanlarının belirlenmesi ve uzlaşma zemininin hazırlanmasında Türkiye arabuluculuğu gerekli faydayı sağlayabilir. İran’ın Irak, Suriye-Lübnan ve Mısır’a uygulamakta olduğu politikalarda çatışma noktalarının ortadan kaldırılmasında Türkiye etken bir rol oynayabilir.

Yukarıda sayılan faydalar daha da çoğaltılabilir. Önemli olan İran’ın bu gibi çıkar ilişkilerinde Türkiye’nin vazgeçilmez olduğunu görerek uzlaşmaz ve hırçın tutumunu yumuşatmasıdır.

Sonuç

İran’ın Türkiye’ye karşı ben birim sen sıfırsın şeklindeki yaklaşımını bırakmak zorunda kaldığı ve Türkiye’nin Batı ile ilişkilerinde kilit rolü oynayabileceğinin bilincine vararak, ilişkileri kazan-kazan politikasına doğru yönlendirme arzusunda olduğu gözlenmeye başlamıştır.

Kaynakça:

Başbakan Erdoğan’dan önemli açıklamalar. (2012, 01 24). 01 25, 2012 tarihinde Zaman politika: http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1234538&title=basbakan-erdogandan-onemli-aciklamalar&haberSayfa=2 adresinden alındı

EU slaps Iran with oil embargo over nukes. (2012, 01 23). 01 25, 2012 tarihinde CBSNEWS: http://www.cbsnews.com/8301-202_162-57363687/eu-slaps-iran-with-oil-embargo-over-nukes/ adresinden alındı

Güngör, N. (2012, 01 12). Irak artık İran mıdır? 01 22, 2012 tarihinde STAR: http://www.stargazete.com/yazar/nasuhi-gungor/irak-artik-iran-midir-haber-414705.htm adresinden alındı

Haliç, A. E. (2012, 01 10). Davutoğlu, İran ziyaretinde bazı noktaları gözden kaçırdı. o1 22, 2012 tarihinde Radikal, Bahreyn gazetesi: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1075093&Date=10.01.2012&CategoryID=99 adresinden alındı

IAEA Board of Governors. (2011, 11 08). Implementation of the NPT Safeguards . 01 24, 2012 tarihinde IAEA: http://www.iaea.org/Publications/Documents/Board/2011/gov2011-65.pdf adresinden alındı

Kidney, G. J. (2011, 12 18). US “Withdrawal” In Iraq Paves Way for US-Israeli Strike on Iran. 01 22, 2012 tarihinde Grant J. Kidney: http://grantjkidney.com/us-withdrawal-in-iraq-paves-way-for-us-israeli-strike-on-iran/ adresinden alındı

Nazemroaya, M. D. (2012, 01 01). The American-Iranien Cold War in the Middle East and the Treath of a Broader War. 01 24, 2012 tarihinde Global Research: www.globalresearch.ca/index.php?context=va&aid=28439 adresinden alındı

Review, I. (2012, 01 21). Iran-P5+1 Negotiations May Be Held In Turkey. 01 25, 2012 tarihinde eurasiareview.com: http://www.eurasiareview.com/21012012-iran-p51-negotiations-may-be-held-in-turkey/ adresinden alındı

Taner Yıldız: AB ve ABD’nin İran ambargosu bizi bağlamaz. (2012, 01 12). 01 25, 2012 tarihinde http://haberpan.com/haber/taner-yildiz-ab-ve-abdnin-iran-ambargosu-bizi-baglamaz adresinden alındı

Turkey unlikely to cut Iranian crude, fearing extra costs. (2012, 01 20). 01 24, 2012 tarihinde Today’s Zaman: http://www.todayszaman.com/news-269159-turkey-unlikely-to-cut-iranian-crude-fearing-extra-costs.html adresinden alındı

US prepared for Hormuz Strait action: Panetta. (2012, 01 19). 01 25, 2012 tarihinde The News: http://www.thenews.com.pk/article-31503-US-prepared-for-Hormuz-Strait-action– adresinden alındı

Üstün, G. (2007, 01 04). İran gazı kesti, BOTAŞ Rus gazına güveniyor. 01 25, 2012 tarihinde Milliyet.com.tr: http://www.milliyet.com.tr/2007/01/04/ekonomi/aeko.html adresinden alındı

Kaynak: turksam.org/tr/a2585.html

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Suriye Krizi Sonucu Türkiye Rusya İlişkileri

Darbe sonrası halk oylamasıyla devlet başkanı seçilen Hafız Esed ülkeyi otoriter bir rejimle yönetmiştir. Hafız …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

porno seyret