ankara escort
Güncel Yazılar

Türkiye’nin Petrol Politikası

Makalenin konusu 1990 sonrası “Türkiye’nin Petrol Politikası”dır. Yıllardan beri enerji konusunda özellikle petrol ve son dönemlerde de doğal gaz alanında sıkıntı yaşayan Türkiye, 1990’lı yıllarda Sovyetler Birliği (SB.)’nin dağılmasıyla yeni bir enerji politikası izlemek zorunda kalmıştır.

SB’nin dağılması diğer devletlerinin bağımsızlıklarına kavuşmasının nedeni olmuştur. XX yy’ın başlarından itibaren 15 Türk cumhuriyetini esareti altında tutarak oradaki doğal kaynaklardan yararlanarak istediği gibi kullanmıştır. Doğal kaynaklardaki kastım özellikle Hazar havzasında petrol ve doğal gaz rezervleridir. Tabii ki bunun yanında Özbekistan doğalgazı ve diğer devletlerin altın, kömür v.b. doğal kaynaklarıdır. Sovyet Rusya’sı bu kaynaklar üzerinden yıllarca hem Avrupa’ya hem de Türkiye’ye dolaylı yollardan ve pahalı fiyatlardan enerji ticareti yapmıştır. Ticaretin yanında bu kaynaklar üzerinden iç ve dış siyaset yapmıştır. Özellikle Avrupa’ya bu konuda baskı yaparak dış uluslararası politikası olumlu yönde sürdürmüştür.

Rusya’nın bu politikası istediği gibi uzun ömürlü olmadı. I dünya savaşından sonra Amerika ve Avrupa devletlerinin S.B’nin dağılması için Soğuk Savaş adı altında silah kullanmadan gizliden gizliye bir savaş başlatmış ve istedikleri sonucu 1990 senesinde elde etmişlerdir. S.B’nin dağılması yukarıda da söylediğim gibi diğer hegemonyası altındaki devletlerin bağımsızlıklarını kazanmalarına neden olmuştur. Özellikle Hazar havzasındaki bağımsız Türk devletlerine kısa sürede dünyanın büyük devletleri tarafından büyük ölçekli yatırımlar yapılmıştır. Bu devlet arasında en önemlileri Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan olmuştur. Bunun en büyük nedeniyse doğal olarak bölgedeki büyük rezervlerdeki petrol ve doğal gaz rezervleri oluşturmaktadır. Büyük devletlerle birlikte bir diğer büyük ve soydaş devlet Türkiye Cumhuriyeti olmuştur. Türkiye’nin bölgeye yönelik girişimi aslında geç kalınmış bir girişim olmuştur. Bunun sebebini konun içinde kısaca anlatacağım. Sonuç olarak büyük devletlerle birlikte Türkiye bölgede istediği gibi yatırım yapmış ve istediğinin üstünde bir kâr (politik ve ekonomik) elde etmiştir.

Makale üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Türkiye’deki petrol rezervleri ve ilerisi için önemli olan petrol ve doğal gaz kaynaklarından bahsedilmektedir. İkinci bölümde S.B’nin çökmesiyle başlanan “ Yeni Büyük Oyun” adı altında petrol savaşını ve gelişmeleri içermektedir. Son bölümde de gerçekleşmiş olan BTC hattının Türkiye’ye enerji, politik ve maddi alanda getirileri anlatılmaktadır. Konunun hipotezinin dağılmaması için şimdiden belirtmekte fayda vardır ki 1990 sonrası Türkiye’nin politikası sadece Hazar havzasına yönelik bir politik ve maddi yatırımdır. Diğer komşu ve deniz komşu petrol devletiyle olan politik ve diğer girişimlerden söz edilmemektedir.

Türkiye’nin bölgeye yönelik yatırımı dolaylı olarak Azerbaycan üzerinden yapılmıştır. Rusya’nın bölgeye yönelik yatırımını veya ileride bir büyük Türk devletleri topluluğu kurulmasını kendisine tehlike olarak sezmiş ve Türkiye’yle diğer devletler arasındaki kara bağını koparmak için Azerbaycan’ın Karabağ bölgesinde, Ermenileri piyon olarak kullanıp soykırımlar yapmış ve Azerbaycan topraklarının %20’ni işgal etmiş bir milyon civarında halk doğma topraklarından kaçgın (göçkün) düşmüş ve hâla aynı yaşamı sürdürmektedirler. BMT’nin çıkardığı 3 kararı Ermenistan hala uygulamamaktadır ve dünya bu haksızlığa hâlen daha göz yummaktadır. Türkiye’yle kara bağı koparan Rusya amacına sandığını farz etse de gelişmeler bunun tam aksinde gelişme göstermiştir. Türkiye’yle Türk cumhuriyetleri arasındaki gelişmeler sadece petrolle kalmamış eğitim, sosyal güvence, askeri, maddi manevi bir çok alana yayılarak geniş yelpazeli gelişme göstermiştir. En büyük gelişmelerden birisi de dünyanın en büyük ve en pahalı projesi Bakü Tiflis Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı (BTCHPBH) projesi olmuştur. Aynı zamanda Hazar Havzasındaki petrol ve doğal gaz rezervleri hakkında pek fazla bilgi verilmemiştir. Sadece yüzeysel olarak rakamlardan ibaret bilgi verilmektedir.

Dipnot olarak şunu belirteyim ki bu projenin son ayağı Türkiye’dir. Çünkü petrol boru hattı Türkiye’nin Ceyhan limanında son bularak buradan dünya pazarlarına götürülmektedir. Makalenin temel niteliği de buradan başlamaktadır. BTC hattının gerçekleşmesi ve yaşama geçirilmesi süresince gerçekleşen olaylar ve gelişmeler makalenin içeriğini oluşturmaktadır.

Yazar: Ramin İsmayılov

Makaleyi indirmek için buraya tıklayın.

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Transformation of NATO and Turkey’s Position

“NATO is the most successful defence alliance in modern history.” While some may argue that …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir