A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Önleyici Diplomasi (preventive diplomacy)

Birleşmiş Milletler Güvenlik konseyi tarafından "önleyici diplomasi" yoluyla dünyanın her yerinde barış ve güvenlik sağlamak ve Birleşmiş Milletler ile daha çok işbirliği halinde çalışmak amacıyla nükleer silahlarını hemen hemen yarıya indirmek konusunda anlaşan ABD ve Rusya'ya ve başka ülkelere yönelik olarak 31 Ocak 1992'de ortaya atılan bir gündem düsturudur. Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterand Güvenlik Konseyi'ne hitap ettiği sırada, artık "Yeni Dünya Düzeni"ni kurmayı hızlandırmak için "önleyici diplomasi" ye ağırlık verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Rusya Başkanı Boris Yeltsin, Konsey toplantısının ardından 1 Şubat 1992'de Camp David'de, ABD Başkanı George Bush ile nükleer ve konvansiyonel silahların indirimi, ve Birleşik Devletler Topluluğu (BDT) üyeleri arasındaki barış konularını görüşmüştür.

Önsel-A priori

Deneyim ve tecrübeden önce zihinde var olan ve doğrudan doğruya akla dayanan, deneyim öncesi bilgi.

Özel elçi-Ambassador at large

Özel bir görevle görevlendirilen ve elçilik misyonu o görevin yerine getirilmesi ile sona eren elçi. Uluslararası siyasette sık rastlanan bu uygulama, herhangi bir ülkenin karşı tarafa kendini ve uyguladığı politikayı daha iyi anlatmak için baş vurduğu yollardan biridir. Özellikle kriz ve gerilim günlerinde, ülkeler arasında özel elçiler çok önemli fonksiyon görürler.

Özerklik, Muhtariyet-Autonomy

Bir devletin sınırları içinde yer alan bi ya da birkaç bölgenin idari yönden belirlenmiş bazı alanlarda serbest olmasıdır. Bu serbestlik genellikle içişlerinde tam serbestlik, dışişlerinde ise merkezi otoriteye bağlılık şeklinde görülmektedir. Irk, din, dil gibi farklılıkların önemli rol oynadığı özerklik uygulamalarında, her ne kadar belli ölçüde merkezi devlet otoritesine bağlılık varsa da bu genellikle zayıflamakta olan bir bağdır.

Üniter ya da federal devlet sisteminde, bölgelerin ya da kamu kurumlarının belli sınırlar çerçevesinde siyasal ya da yönetsel anlamda kendi başına karar alabilme ve uygulayabilme serbestliği.

Siyasal anlamda özerklik, bir devlet sınırları içinde belirli bir ülkeye, bölge ya da yöreye içişlerinde serbestlik tanımayı ifade eder. Genellikle çok uluslu devletlerde görülen özerklik uygulamalarının merkezi hükümet yetkililerinin belirli oranda sınırlandırıldığı yönetsel bir düzenleme biçimidir. Özerklik federe bir statü taşımayan ama merkezi hükümeti vesayet denetimine bağlı olarak içişlerinde belirli bir serbestlikten yararlanan bir yönetim biçiminde ortaya çıkabilir. Eski Yugoslavya'da Kosova ve Çin'de Sinkiang (Doğu Türkistan) bu tür bir özerkliğin örnekleri sayılabilir.

Özel ekonomik bölge-Exclusive economic zone

Ülkelerin birbirlerine karşı tanıdıkları ekonomik ayrıcalık. Bu tür bölgelrde üretilen ürünlerin anlaşmaya taraf ülkelere vergi muafiyeti yada düşük vergiyle girmesi avantajı vardır.

Özümleme (assimilation)

Bir sosyal ve kültürel grubun başka bir sosyal ve kültürel grubun bir parçası olma, onun içinde erimesi süreci. Özümleme bir ülkeden başka ülkeye gidildiğinde olabileceği gibi aynı ülke içinde bir yerden başka ülkeye gidilmesiyle de olabilir.

Asimilasyona uğramış bir grubun ilkelerine, değerlerine, hukuk kurallarına, kurumlarda, geleneklerde ve gereksinimlerin giderilmesinde kullanılan oranlarda büyük değişiklikler olur. Yani yaşam biçimi değişir. Bazen bunları hepsinin değişmediği bazı eski özelliklerin de sürdürüldüğü olur.

Özümleme bazı durumlarda olmayabilir veya yavaş yavaş olur. Bazı gruplar, azınlık olanların kendi içlerine girmelerini istemezler (yahudiler) veya azınlık olan grup kendi yaşam biçimine sıkı sıkı sarılır ve yeni yaşam biçimine adapte olmaktan sakınabilir.

Gelişme Endüstri devletlerinde genellikle azınlıklar çoğunluğa asimile olurken gelişmekte olan ülkelerde bazen çoğunluk olan grup azınlığa assimile olur.