A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Raison d'etre

Dilimize hikmet-i hükümet ya da devletin varlık nedeni olarak aktarılabilen Latince bir deyim.

Rekabetçi model-Comperatitive model

Uluslararası petrol pazarı modellerinden biri. Buna göre, petrol piyasaları çok aktörlü rekabetçi bir piyasa olduğundan ve petrol krizleri talepteki sorunlardan kaynaklandığından, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütünün/OPEC davranışına göre fiyatın belirlenmesine gerek yoktur. Bu modelde, OPEC fiyatları fonksiyonel bir rol oynar. Diğer petrol piyasalarındaki değişkenler daha önemlidir.

Res Communis

Herhangi bir devletin egemenliğine bağlı olmayan anlamında bir terim. Kural olarak tek bir birimin edinim konusu yapılamayacak yerler ve şeyleriifade eden bu terim varolan şeyin veya yerin herkese ait olduğunu, ortak kullanıma açık olduğunu ifade eder. Özellikle uzay hukuku konusunda, uzayın res communis (herkese ait olan) mı yoksa res nullius (kimseye ait olmayan) mı olduğu öğretide uzun süre tartışma konusu olmuş ve res nullius olduğu görüşü ağır basmıştır. Bu konudaki bir başka örnek açık denizlerin durumudur.

Revizyonizm (revisionism)

Hem iç hem dış hem de uluslararası politika kavramıdır. Revizyonizm'den genellikle hareket, adalet ve değişiklikten yana olan politika anlaşılır. Yani var olan yapıda değişiklik isteyen politika denebilir.

Uluslararası Politika literatüründe hem genel hem de özel anlamda kullanılır. Uluslararası alanda mevcut statükoyu, varolan güç dağılımını değiştirmeye yönelik tutumlar genel olarak revizyonist politikalar olarak adlandırılır. Özel olarak da iki dünya savaşı arası dönemde başta Almanya olmak üzere I. Dünya Savaşı'nın statükosundan hoşnut olmayan İtalya ve Japonya'nın başını çektikleri revizyonist devletler grubunu nitelemekte kullanılır.

Risk Kuramı (risk theory)

Herhangi bir faaliyetten yarar sağlayan devletlerin bu faaliyetin doğurduğu tehlikelerden, risk ve zararlarından da sorumlu olacağını öngören kuram.

Rıza doktrini-Doctrine of concent

Uluslar arası hukuk kuralları ile devletlerin buna yaklaşımı konusundaki bir anlayış. Söz konusu anlayışa göre, uluslar arası sistemin bağımsız aktörleri olan devletler üzerinde otorite oluşturabilecek bir oluşum bulunmadığına göre, devletleri herhangi bir kuralla bağlayabilecek tek güç, yine kendi rızalarıdır. Yani, devletler ancak kendi açık yada zımmi rızaları ile kabul ettikleri kurallara bağlıdır.

Roma Sözleşmesi-Conventions of Rome

ABnin oluşum sürecinde önemli rol oynayan 1957 ve 1980 tarihli anlaşmalar.

a-1957 Tarihli Roma Sözleşmesi:Avrupa bütünleşmesinin temelini oluşturan Avrupa Parlamenterler Meclisi (Avrupa Parlamentosu) ile Avrupa Toplulukları Adalet Divanını ve Ekonomik ve Sosyal Komiteyi kuran sözleşmedir. Roma Anlaşmasıyla birlikte 1958 de yürürlüğe girmiştir.

b-1980 tarihli Roma Sözleşmesi: Sözleşmeler Yükümlülüklerine Uygulanacak Kanun adıyla imzalanan sözleşmedir.