Almanya ve Avusturyada hükümet başkanına verilen ad.
Savaş sırasında avantajlı tarafın diğerine karşı öne sürdüğü savaşı sona erdirme koşulu. Şartsız teslim sözkonusu olduğunda kaybeden taraf, kazanan tarafın uygun bulunduğu her koşulu ve zorunluluğu yüklenme durumundadır. Böyle bir durumda kazanan taraf diğerinin ülkesini işgal edebileceği gibi, bu ülkede savaş suçlusu olarak gördüğü kişileri cezalandırabilir ve nihayet söz konusu ülkenin sosyal, siyasi ve ekonomik yapısında bazı değişiklikleri gerçekleştirebilir.II. Dünya savaşı sonrasında müttefikler savaşın sona ermesi için Almanya ve yandaşlarının şartsız tesliminde kararlı olduklarını 1943 Casablanca Konferansında D. Roosevelt'in konuşmasıyla dile getirmişlerdir. Sonuçta da Almanya şartsız teslimi kabul etmiştir. Bugünkü Birleşmiş Milletler düzeni içinde bu türden uygulamalar çok mümkün olmamaktadır.
Üst düzey karar verici, diplomat ya da görevliler arasında yapılan ve dışarıdan müdahale edilemeyecek şekilde şifreli görüşmelere dayanan diplomasi biçimi.
Aşırı ölçülere vardırılan milliyetçi tutum. Şovenizmde abartılı bir vatanseverlik duygusu ile kendi milletinin en üstün olduğu inancı birbiriyle içiçe geçmiştir. Kendini bazen üstün ırk ya da yabancı düşmanlığı şeklinde gösterir. Kavram, Napolyon’un askerlerinden Nicholas Chauvin’in kendi lideri ve ülkesine gösterdiği körü körüne bağlılık nedeniyle gösterdiği sapkın tavırdan türemiştir.