Güncel Yazılar

Uluslararası İlişkiler Bölümünü Kazananlara Tavsiyeler

Öncelikle uluslararası ilişkiler bölümünü tercih edip, sonrasında öğrenime hak kazanan herkese başarı ve kolaylıklar diliyorum. Aynı disiplinden mezun biri olarak birkaç tavsiyede bulunma cesareti gösterdiğim için beni mazur görün lütfen.

Bölümü kazanan hemen hemen herkeste şu kaygı ortaktır zannımca: Üniversiteyi bitirdikten sonra ne iş yapacağım.  Bu haklı bir kaygıdır. Zira ne kadar idealist olursak olalım, okuduğumuz bölümün hayatımızın idamesinde maddi katkısı olup olmayacağı hayati bir konudur.  Bu itibarla, uluslararası ilişkiler bölümünü okuyup mezun olduktan sonra ne iş yapacağınıza dair hâlâ aklınızda bir şeyler net değilse ortada ciddi bir sorun var demektir. İvedi bu sorunla ilgilenmeniz gerekir.

Ben yukarıdaki sorunun öğrenim yıllarında halledilmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Mezuniyet sonrasına bırakılan belirsizlikler, ne olursa yaparım mantığına kişileri sürüklemektedir. Öğrenim süresi içinde bölümün size sunacağı iş alanlarını ve imkanlarını tanımak ve kendinizi bunlardan birine odaklamak, hem sizi daha bilinçli yapacak hem de hedefe ulaşmanızı kolaylaştıracaktır.  Bölümün teorik çerçevesi hakkında bilgi almak için sitemizde yer alan Uluslararası İlişkiler Disiplini başlıklı yazıdan istifade edebilirsiniz. Bölüm detayları hakkında da bu linki takip edip detay alabilirsiniz. Bu yazılar, bölümü tanımanıza ve bölümün iş sahaları hakkında bilgi sahibi olmanıza katkı sağlayacaktır. Ayrıca,  “Türkiye’de Uluslararası İlişkiler Eğitimi” hakkında, Türkiye’de uluslararası ilişkiler bölümünü okumak isteyenlerin mutlaka incelemesi gereken bir yazıyı da tavsiye ediyorum.

Kazanacağınız ve/veya kazandığınız üniversite size uluslararası ilişkilerin teorik çerçevesini az ya da çok sunacaktır.  Eksik kalan dersleri kişisel çabalarınızla tamamlamanız mümkündür, fakat bölümün pratik yönünü üniversitelerde görmek zordur. Bunun için devlet ya da özel kuruluşlarda staj yapma imkanı yaratmak sizin için son derece faydalı olacaktır.  Uluslararası ilişkiler disiplinini uygulama alanında izlemek, alan bilginize azımsanamayacak bir tecrübe kazandıracaktır. Örneğin Dış İşleri Bakanlığı’nda bu yönde bir staj deneyimi, mesleki ufkunuzu hayli genişletecek ve mezuniyet sonrası CV’nizde fazlasıyla dikkat çekici olacaktır.

Mezun olduktan sonra “ben şimdi ne yapacağım”, “bu bölümden de hiçbir şey olunmuyor” gibi zehaplara kapılmak yersiz olduğu kadar da anlamsızdır. Kişinin varacağı hedefi, yola çıkmadan tayin etmesi kendinden beklenir. Belirsiz bir hedef başlangıçta yoksa ya da birden fazla sonucu olan bir yolda gidiliyorsa, hedefin yolda zamanla netleşmesi mümkündür. Fakat, epeyce yol gidip hâlâ nereye gittiğini bilmemek sanırım en kötü tercih olsa gerek. Belki de en büyük gaflet.

Hülasa edersem, uluslararası ilişkiler bölümünü kazanmış veya istikbalde kazanacaklara en hararetli tavsiyem, üniversite yıllarını en iyi şekilde değerlendirmeleri, mükemmel bir düzeyde kendilerini disipline hakim bir konumda teçhiz etmeleri ve en mühimi de bölüm öğrenimini tamamlamadan ne yapmak istediklerine karar vermeleridir. Disiplini zemmetmek, yapıcı olmaktan uzak keyfi eleştiriler getirmek ne size ne de hedefinize fayda sağlamayacaktır. Bilakis, bu türden düşünce ve görüşler, sizi alandan uzaklaştırmakla beraber hedeften de kopmanıza zemin hazırlayacaktır.

Eğer uluslararası ilişkiler bölümünü tercih edip kazanmışsanız, bölümü sevmeye çalışın. Dünya gelişmelerini analiz ederken disiplinin size kattığı ayrıcalıklı durumu düşünün ve değerlendirmelerinizin önemli olduğunu kabul edin. Herkes bir ölçüde yorum yapabilir, ama siz yorumlamanın da ötesinde gelişmeleri anlar ve anlamlandırırsınız. Disiplin size bu altyapıyı sunar.  Bu nedenle bölümün kıymetini bilin.

Tüm bölüm mensuplarına başarılar dilerim.

Muzaffer AKDOĞAN (Twitter’dan takip et – Acedemia’dan takip et – Tumblr’dan takip et)

Nedir uiportal

ULUSLARARASI İLİŞKİLER PORTALI, Uluslararası İlişkiler Araştırma ve Tartışma Platformu

İlginizi Çekebilir

Where and when should social scientists look for power?

Since the 1950s and 1970s there has been an on-going debate on where and when …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir