Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşları

Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşları

0 138

2008 yılındaki küresel ekonomik krizin başlangıcından bugüne adları daha fazla duyulmaya başlayan kuruluşları (KDK), dünya finans sektörü üzerindeki etkileri ve tartışmalı notları nedeniyle gündeme gelmektedir. Küresel kriz sonrası toparlanamayan finans sektöründe ortaya çıkan skandallar, tartışmalar ve Avro bölgesindeki finansal sıkıntılar nedeniyle  bu kuruluşların popülerliği devam etmektedir.

Finans sektöründe kredi (risk) derecelendirmesi, küresel çapta yürürlükte olan (1) gibi bazı kanun ve yönetmeliklerle gerekli ve zorunlu halde gelmiştir. Ayrıca ilişkili kanun ve yönetmeliklerin tüm şirket ve ülkeler için bağlayıcı olması, kuruluşlarının önemini korumasına hizmet etmekte ve bu kuruluşların tesirinin artmasını sağlamaktadır.

sektörüne girişin yüksek maliyetli, kredi risk ölçümünün ciddi profesyonellik isteyen bir iş olması ve sektörün büyük çoğunlukla itibar ile yürütülmesi kredi derecelendirmenin büyük ölçüde belirli kuruluşlar üzerinden gerçekleşmesine neden olmaktadır. Bu durumun oluşturduğu ise yeni kurulan ve sektörde geçmişi uzun olmayan derecelendirme kuruluşlarının gerekli itibarı kazanıp etkilerini artırmalarını ve işlerinde yeteri kadar profesyonelleşmelerini zorlaştırmaktadır.

Bahsedilen bu oligopol sektör yapısını uluslararası faaliyette bulunan üç adet kredi derecelendirme kuruluşu oluşturmaktadır. Bunlar Amerikan Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tesis edilen NRSRO bünyesinde (2) yer alan ve “üç büyükler” olarak adlandırılan , (S&P) ve ’dir. Küresel çapta kredi derecelendirmenin çoğunu yapan ve sektördeki pastanın en fazla payına sahip olan bu üç şirket, aynı zamanda dünya çapında itibar gören ve etkisi en yüksek olan kurumlardır. Dolayısıyla “üç büyükler” sadece yerelde değil aynı zamanda küresel çapta da oligopoliyi muhafaza ederek faaliyet göstermektedir.

Küresel finans piyasalarının zorunlu olarak kullandığı ve bağlı olduğu bu üç büyük kuruluş, son 10 yıldır yapmış olduğu derecelendirmelerindeki tutarsızlıkları ve zamansızlıkları yüzünden birçok otorite ve yatırımcı tarafından tartışılır ve sorgulanır olmaya başlamıştır. Kredi derecelendirme sektöründe faaliyet gösteren “üç büyükler” in sadece piyasa yardımcısı ve düzenleyicisi olmaktan ziyade, bir takım siyasal ve politik amaçlara hizmet ettiği ile ilgili görüşlerin çoğalması, dikkatlerin bu kuruluşlara yönelmesini sağlamış ve ellerindeki bu gücün nasıl kullanıldığına dair soru işaretlerini artırmıştır.

Derecelendirme Kuruluşlarının İşlevi

Genel bir tanım gereği kredi derecelendirme kuruluşu bağımsız olarak çalışan, borçlunun kredibilitesini; borcunu zamanında ve düzenli geri ödeme kapasitesini ölçmeye yarayan, profesyoneller tarafından oluşturulmuş standart ve “tarafsız” görüş belirten şirkettir.(3) Bu görüşün standartlaştırılması için, yapılan derecelendirme sonrası notlandırma kolay anlaşılır sembollere dönüştürülmüştür. Semboller ise evrensel uygulamaya sahiptir. (4) Bu semboller üç kategoriye ayrılmıştır; “yatırım derecesi”, “spekülatif” ve “çöp”. Yatırım derecesi bandında olan bir puanlama, şirketin, borç aracının (bono, tahvil, vs) veya ülkenin kredi riskinin oldukça az, temerrüt ihtimalinin düşük ve büyük oranda şüpheli ve hileli piyasa hareketlerinden etkilenmediğini göstermektedir. Notun spekülatif aralığında olması yatırım ihtimalinin bulunduğunu ama şirket veya ülkenin sağlam bir altyapıya sahip olmaması nedeniyle manipülasyona açık olduğunu vurgulamaktadır. Çöp seviyesi ise yatırım yapılamayacak kadar riskli anlamına gelmektedir.

Kredi derecelendirme; genelde talep doğrultusunda ve belirli bir ücret karşılığında şirketlerin ve borç aracının riskini ölçen bir notlandırma ile şirketin ve borç aracının para ve sermaye piyasalarındaki rolünü ve etkisini değerlendirmede kullanılır. Ayrıca bir şirketin veya ülkenin isteği dışında da yatırımcı yararı için kredi derecelendirmesi yapılabilmektedir.

Kredi derecelendirme kuruluşlarının şirketlere, borç araçlarına ve ülkelere verdikleri notlar, yatırımcılar için paralarını yönlendirecekleri şirket ve ülkeyi seçmelerini belirlemelerine yardımcı olmaktadır. Ayrıca borçlanmak isteyen şirket ve ülkeler için de faiz miktarını belirleyerek, borç maliyetini oluşturmaktadır. Ayrıca sosyal sorumluluğu olan bazı kurumların (emeklilik fonları gibi) yatırım yapabilecekleri araç veya ülkelerin kredi derecelendirmesi yapılmış ve yüksek not almış olması gerekmektedir. Bu tip kurumların veya firmaların değerlendirecekleri tek şey ise derecelendirme kuruluşlarının değerlendirme notlarıdır. Notlandırmada “spekülatif” veya “çöp” seviyesindeki şirket, borç aracı veya ülkelere olan yatırımların oldukça az, borçlanma maliyetinin yüksek veya yatırım yapmanın aşırı riskli olması beklenir.

Standart ve “objektif” bir görüş sunması beklenen kredi derecelendirme kuruluşlarının derecelendirme süreci açık bir matematik denkleme dayanmadığı için puanlama tamamen sübjektif bir değerlendirmedir. Her bir kredi derecelendirme kuruluşu kendine özgü ve dışarından bilinmeyen bir analiz yöntemi uygulayarak puanlama yapmaktadır. Bu yüzden bir firmanın, borç aracının veya ülkenin kredi derecesi farklı kuruluşlar tarafından farklı notlar alabilmektedir. Birbirinden farklı derecelendirme notları ise yatırımcının kafasının karışmasına yol açmakta, bu kuruluşlara eleştirel gözle bakılmasına neden olmaktadır.

Örnek olarak yaklaşık bir buçuk ay önce birçok kişinin not artırımı (BB’den BB+’ya) beklediği S&P kuruluşu, Türkiye’nin not görünümünü yüksek cari açık ve kısa vadeli finansman temini nedeniyle “olumlu” dan “durağan” a çevirdi. Bir ay önce ise , S&P’nin tam tersine, sıkı kamu harcamaları disiplini ve kamu borçluluğunun azalmakta olduğundan hareketle Türkiye’nin Ba2 olan notunu Ba1’e yükseltti ve not görünümünü “olumlu” ya çevirdi. Fitch ise BB+ olan Türkiye notunu iki buçuk sene önce kriz zamanında vermişti. Aynı zaman diliminde dünyanın sayılı kredi derecelendirme kuruluşlarının böylesine ters notlandırması hem yatırımcıları yanıltmakta hem de bu kuruluşlara olan bakışı bulandırmaktadır.

Tablo-1: Haziran 2012 tarihinden itibaren Türkiye’nin Kredi Notu

Kredi derecelendirme notunun “spekülatif” veya “çöp” olması bu şirket, borç aracı veya ülkeye yatırım yapılamaz anlamına gelmemektedir, sadece yüksek riskli olduğunun belirtir. Türkiye’deki yabancı yatırım oranına ve miktarı göz önünde bulundurulduğunda notlandırmanın tamamen bağlayıcı olmadığına ve “spekülatif” nota sahip olan ülkelere de yatırım yapıldığı görülmektedir. Notun “yatırım derecesi” altında olması (spekülatif veya çöp) bir şirket veya ülkenin, borç bulma zamanında ve finansman ihtiyacında yüksek faiz oranlarına maruz kalarak pahalıya borçlanması anlamına gelmektedir.

Türkiye’de ise 1 Temmuz 2012’den itibaren tamamen geçilecek olan standartları kapsamında, şirketler açısından, kredi derecelendirmenin önemi artacaktır. Birçok firma kredi ve finansman ihtiyacının önemli bir kısmını banka kredilerinden sağlamaktadır ve ’nin hayata geçmesinden sonra bankalar, şirketlerin kredi (risk) derecelerine göre verecekleri kredilerin faiz oranını belirleyecektir. Şirketler için gerekli olan kredi (risk) derecelendirmesi ise bağımsız kredi derecelendirme kuruluşlarından alınacak derece ile belirlenecektir. Böylece Türkiye’deki şirketler kredi riski notuna göre yüksek veya düşük maliyetli kredi temin edebilecektir.

Değerlendirme Kategorileri

Kredi derecelendirme kuruluşları derecelendirme yaparken şirket ve ülkelerin, mali geçmiş, cari varlık ve cari borçlar gibi mümkün olan bütün nitel ve nicel verilerini değerlendirmeye tabii tutarak bir not vermektedir. Analizlerin kapsamı ve şekli derecelendirmesi yapılacak şirket, borç aracı veya ülkeye göre değişiklik arz ediyor olsa da genel olarak üç ana kategori ele alınmaktadır. Bunlar ülke riski, sektör riski ve işletme riskidir.(5)

Ülke riskinin analizi genel anlamda, yabancı bir hükümete borç vermekle ve o ülkeye yatırım yapmakla ilgili risklerin genel adıdır. Ghose’a göre ülke riski, yabancı bir hükümetin uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmek istemediği ve hükümetin borç alan ülkede ikamet eden kurumlar ve şahısların bu yükümlülükleri yerine getirmelerini engellediği zamanlarda ortaya çıkar.(6) Kredi derecelendirme kuruluşlarının ülke derecelendirmede kullandığı metodoloji ve dikkate aldığı faktörlerin (ülke riski kaynaklarının) sayısı ve ağırlıkları farklı olmakla birlikte temelde iki ana başlık altında değerlendirilmektedir. Bunlar politik riskler ve ekonomik risklerdir.

Ülke riskini değerlendirirken, bazı ülkelerin kısa zaman dilimlerinde farklı veya ters notlandırma veya görüntü elde etmesi, derecelendirme kuruluşlarının daha fazla önem verdiği verilerin farklılığından kaynaklanıyor şeklinde yorumlanabilmektedir. Lakin işlerinde “profesyonel” olan bu kuruluşların birinin gördüğü bir teferruatı veya eksikliği bir diğerinin görmemiş olmasının bir açıklaması bulunmamaktadır.

Endüstri (sektör) riski; sektörel değişimler, konjonktürel dalgalanmalar, ürünlerin eskimesi, müşteri tercihlerinin değişmesi, teknolojik gelişmeler, pazarların daralması ve rekabetteki artış gibi sebeplerle gelir ve pazar payındaki azalma veya genel anlamda finansal bir düşüş şeklinde tanımlanabilir.(7) Endüstri riski analizinde dikkat edilmesi gereken önemli bir husus da derecelendirilen şirket veya kuruluşlar, birden fazla endüstride faaliyette bulunuyorlarsa analizin gerçekçi bir sonuç yansıtabilmesi için, faaliyette bulunulan her sektörün ayrı şekilde ele alınarak değerlendirilmesinin gerekliliğidir.(8)

Kredi derecelendirme kuruluşları, ülke risklerini ve endüstriyel riskleri belirledikten sonra, işletme analizine yönelmektedir. Aynı endüstride yer alsa dahi birbirinden farklılık gösteren işletmeler mutlaka bulunacaktır. Bu nedenle risk derecelendirmesinde işletme analizi önemli bir yere sahiptir. İşletme analizi, özetle işletmenin içinde bulunduğu mevcut durumu, sahip olduğu varlıkları ve yetenekleri belirleme sürecidir. İşletmenin ne durumda olduğu ve nelere sahip olduğu bu analizde ortaya çıkmaktadır.(9) Derecelendirme şirketleri işletme analizi kapsamında, ortaklık yapısı ve yönetimin stratejisi, faaliyet durumu ve pazar durumu gibi niteliksel faktörler ile işletmenin mali tablolarından her yıl hesaplanan oranlar ile nakit akış analizleri gibi niceliksel faktörleri değerlendirmektedir.(10)

Şirket, borç aracı veya ülke için yapılan değerlendirmede her biri için ilgili kategorilerin analizi sonunda kredi (risk) notlandırması yapılmaktadır. Bu puanlama sonrasında sonuçlar kamuoyuna açıklanarak yatırımcının ve diğer tüm ilgililerin doğru şekilde bilgilendirilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca kredi derecelendirme kuruluşları, kredi notunun değişmesi ihtimaline binaen, nitel ve nicel verileri zaman içinde değişen şirket, borç aracı ve ülkelerin kredi notlarını güncellemekte ve muhataplarını bilgilenmeye çalışmaktadır.

Üç Büyük Derecelendirme Kuruluşu

Farklı yöntemler kullanarak notlandırma yapan ve oligopol yapıyı oluşturan “üç büyükler” in sektördeki etkisini anlamak için yaptıkları toplam kredi derecelendirmesi ve elde ettikleri ciro seviyesine bakmak gerekir. Fitch’in 50’den fazla büroda 2,000’nin üzerinde çalışanı, ’in 28 ülkede 6,400’ün üzeri çalışanı ve Standard & Poor’s’un (S&P) 26 ülkede 5,000’den fazla çalışanı bulunmaktadır.

ABD menşeli NRSRO bünyesindeki on kredi derecelendirme kuruluşu 2010 yılında toplam 2,816,599 adet kredi derecelendirmesi yapmış ve bunların 2,734,711 adedi “üç büyükler” olan Moddy’s, Standard & Poor’s ve Fitch tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu da yaklaşık olarak %97’lik bir orana tekabül etmektedir. Ayrıca “üç büyükler”in 2010 yılı toplam cirosu da NRSRO bünyesindeki tüm KDK ciro toplamının %97’si olan $3.5 milyar dolar civarındadır. Bu veriler “üç büyükler” in kredi derecelendirme sektöründeki etkisini anlamak için yeterlidir. (11)

Küresel finans piyasalarının analizlerde sıkça başvurduğu ve yatırım yönlendirmesinde etkisi yüksek olan kredi notlarının doğal olarak güncel ve proaktif nitelikte olması beklenmektedir. Bu nedenle nitel ve nicel verileri zaman içinde değişen şirket, borç aracı ve ülkelerin kredi notlarının güncellemesini yapmak ve muhataplarını doğru şekilde bilgilendirmeye çalışmak kredi (risk) kuruluşlarının görevlerinden biridir. Ancak oligopol durumdaki kredi puanlama sektörünün aktörleri olan “üç büyükler” in önceden önlem alınmasına imkân tanıyacak güncel bilgi arzı konusunda çok hassas ol(a)madığı görülmektedir.

Mesela bu kuruluşlar, Asya krizinde ülkelerin notlarını kriz öncesinde değil, kriz iyice derinleştikten sonra ani ve sert biçimde düşürmüştür. Üç büyük derecelendirme kuruluşu, kriz büyüdükçe olayları izlemek ve anlamak zorlaştığından çok ciddi riskler olduğunu göstermek maksadıyla Asya ülkelerinin notlarını düşürmüştür. Temmuz 1997 ile Kasım 1998 arasında Endonezya, Güney Kore, Malezya ve Tayland’ın dereceleri 5 seviye birden düşmüştür. Bu ise yatırımcılar arasında panik doğurmuş, krizi daha kötü hale getirmiştir. Bunun sonucunda notlar daha da düşmüştür.

2008 sırasında ise aylardır şirketin sorunları bilindiği halde, Enron firmasının battığını açıklamasından 4 gün öncesine kadar derecelendirme notunun hala “yatırım derecesi” kategorisinde olması bu duruma örnek verilebilir. 2010 yılında Avrupa’da finansal olarak batma seviyesine gelen ve kurtarılmayı bekleyen Yunanistan gibi birkaç ülkenin notlarının bir süre için hala “yatırım derecesi” düzeyindeki kredi notlarına sahip olması da tartışmalara yol açmıştır. Geçen günlerde İtalya’nın önemli bir tahvil satışından bir gün önce Moody’s tarafından kredi notunun 2 basamak birden indirilmesi ise otoriteler tarafından manidar bulunmaktadır.

Hâlihazırda “üç büyükler” in oluşturduğu sektör yapısı, birçok şirketin kredi derecelendirme için bu kuruluşlardan yararlanıyor olduğunun göstergesidir. Bu durum da birçok şirketin yönetim kadrosunun derecelendirme kuruluşları ile oldukça yakın ilişki içinde bulunduğu yönünde eleştirilere neden olmaktadır. Kredi derecelendirme sürecinde, şirketlerin yönetici kadrolarının derecelendirme kuruluşu uzmanlarını etkilediği, böylece tarafsız bir derecelendirmenin dışına çıkılabildiği ileri sürülmektedir.

Bazen de tam tersine derecelendirme kuruluşları puanlama sürecini şirketler aleyhine kullanabilmektedir. Nitekim bazı derecelendirme kuruluşları müşterileri olan şirketlere şantaj yapmakla suçlanmaktadır. Örnek olarak Moody’s’in Hannover Re şirketine talep dışı yaptığı bir derecelendirme sonrasında gönderdiği ödeme isteği mektubunu şirket reddetmiştir. Takip eden yıllarda başarılı bir dönem geçiren Hannover Re şirketine derecelendirme yapmaya devam eden Moody’s, şirketin notunu “çöp” derecesine getirmiş ve 2004 yılında şirketin piyasada $175 milyon ABD doları kaybetmesine sebep olmuştur.(12)

Üç büyük derecelendirme kuruluşunun NRSRO içindeki payı %97 gibi oldukça büyük olduğu için, bu kuruluşlar “kendini gerçekleştiren kehanet” (self-fulfilling prophecy) olarak bilinen süreci meydana getirebilmektedir. Tayin edilen kredi notu, özellikle şirket ve borçlanma aracı üzerinde geleceğe dönük sonuçlara yol açabilmektedir. Finansal durumu yeterince güçlü olmayan şirket veya borçlanma aracı sahibinin kredi derece notunun düşmesi, şirket veya borçlanma aracı üzerinde negatif bir görünüm oluşturmaktadır. Bu durum ise şirketin finansman bulmasının zorlaşması (yüksek faizle borçlanma veya borç vadelerinin kısalması şeklinde) veya yatırımcının güvensizlik nedeniyle elindeki borçlanma aracını çıkarması gibi neticeler doğurabilmektedir. Her iki durumda da şirket veya borçlanma aracı sahibinin ödediği faiz oranları artmakta veya ilerdeki anlaşmalarının gidişatı olumsuz etkilenmektedir.

Sonuç

Puanlamaları son derece tartışmalı ve sabıkası hayli kabarık olan “üç büyükler” in son zamanlarda yaptığı icraatlarda da bir farklılık veya iyileşme görünmemektedir. Yakın zamanda Avrupa’nın en büyük ve istikrarlı ekonomisi Almanya’nın kredi not görünümünü düşüren kredi kuruluşuna büyük tepki göstermesi, bu kuruluşlarla ilgili rahatsızlığın düzeyini göstermektedir. Almanya’nın tepkisi kredi derecelendirme sektöründe yeni bir düzenleme ihtiyacını da gündeme getirmiştir. Kredi derecelendirme kuruluşlarının özellikle “üç büyükler” in yaptıkları analizler, verdikleri notlar ve durum değerlendirme açıklamaları hala para ve sermaye piyasalarını ciddi şekilde etkilemekte, küresel döviz paritelerini ve borsa puanlarını sarsmaktadır. Puanlama enstrümanı ile finans piyasalarını yönlendirmeleri bu kuruluşlara uluslararası ilişkileri dolaylı biçimde etkileme imkânı vermektedir. Kredi notu ve genel görünüm seyri değiştirilen ülkenin uluslararası finans piyasalarındaki itibarı bu değişiklikten etkilenmektedir. Derecelendirme kuruluşlarının politik hesaplarla verdiği notlar, yabancı yatırım çekerek kalkınmayı hedefleyen devletlere zarar verebilmektedir. Bu nedenle son zamanlarda bazı ülkelerin kendi kurdukları derecelendirme kuruluşlarıyla ya da üç büyük kuruluş dışındaki kuruluşlarla çalışmaya başladığı gözlemlenmektedir. Böylece sektörün oligopol yapısı kırılabilecek Moddy’s, Standard & Poor’s ve Fitch’e uzun vadede rakip kuruluşlar çıkabilecektir. Ancak bu eğilim, üç büyük derecelendirme kuruluşunun piyasalar üzerindeki etkisinin yakın zamanda zayıflayacağı anlamına gelmemelidir.

Dipnotlar:
(1)  ’nın (BIS – Bank for International Settlements), ülkelerin merkez bankalarının bir araya gelerek oluşturdukları uluslararası bir kuruluştur. Bankaların dünya çapında ortak standartlarda çalışmasını sağlamak üzere bazı standartlar belirlenmiştir. Bu standartların ikinci ayağı olan ve Basel II diye adlandırılan ve bankacılığı daha sıkı disiplin altına almayı amaçlayan düzenlemeler, Türkiye için Temmuz 2012’den itibaren tamamen hayata geçecek ve uluslararası piyasalarda uygulanmaya başlayacaktır. ’deki amaçlar bankaların riskini daha iyi ölçmek ve bunu asgari sermaye ile ilişkilendirmek, iç ve dış denetimi güçlendirmek, şeffaf ve uluslararası muhasebe kurallarına uygun bilançolar yoluyla piyasa disiplinini sağlamaktır. Basel II uyarınca bankalar, kredi notlarına göre şirketlere sağladıkları finansmanın faiz oranlarını belirleyecektir.
(2) Amerikan Sermaye Piyasası Kurulu SEC (U.S. Securities and Exchange Commission), 1975 yılında NRSRO (Nationally Recognized Statistical Rating Organisations) bünyesinde kredi derecelendirme kuruluşlarını tek çatıda altında toplamıştır. KDK faaliyetlerini ve piyasaya giriş çıkışları belirli bir standarda bağlama maksadıyla kurulan NRSRO’nun şu anda on üyesi bulunmaktadır. Bunlar ise; A.M. Best Company Inc., DBRS Ltd., Egan-Jones Rating Company, Fitch Inc., Japan Credit Rating Agency Ltd., Kroll Bond Rating Agency Inc. (f/k/a LACE Financial Corp.), Moody’s Investors Service Inc., Rating and Investment Information Inc., Realpoint LLC ve Standard & Poor’s Ratings Services’ dir.
(3) Roger P. Nye and Eke Selda, Türkiye’de Kredi Derecelendirmesi, (Activeline, Mayıs 2004), s.38.
(4) İlhan Ege, “Kredi Derecelendirme Sistemleri ve KOBİ’ler,” 17-18 Kasım 2006 3.KOBİ’ler ve Verimlilik Kongre Kitabı, (İstanbul Kültür Üniversitesi, 17-18 Kasım 2006), 138.
(5) Melek Acar Boyacıoğlu, Bankalarda Derecelendirme (Rating) ve Türk Bankacılık Sektörü Üzerine Ampirik Bir Çalışma, Doktora Tezi, İktisadi Araştırmalar Vakfı, İstanbul, Aralık 2005, s: 114 – 115.
(6) Hoti, Suhejla ve McAleer Michael, Modelling The Riskiness In Country Risk Ratings, First Edition, Netherlands: Elsevier B.V., 2005, s. 2.
(7) Blaise Ganguin ve John Bilardello, Fundamentals Of Corporate Credit Analysis, The McGraw-Hill Companies, Inc, 2005, s. 20.
(8) Şenol Babuşçu, Bankacılıkta Risk Derecelendirmesi (Rating) ve Türk Bankacılık Sektörüne Uygulanması, SPK Yayın No. 94, Ankara, 1997, s. 45.
(9) Hayri Ülgen ve Kadri S. Mirze, İşletmelerde Stratejik Yönetim, Üçüncü Basım, İstanbul, Literatür Yayınları No: 113, Mart 2006, s. 116.
(10) Cebrail Meydan, Bağımsız Derecelendirme Şirketlerinin Kurumsal (şirket) Derecelendirme Yaklaşımları Çerçevesinde Bir Derecelendirme Uygulaması, Maliye-Finans Yazıları Dergisi, Ocak 2010 Sayı: 86, s.4-5.
(11) Annual Report on Nationally Recognized Statistical Rating Organizations, U.S. Securities and Exchange Commission, March 2012, http://www.sec.gov/divisions/marketreg/ratingagency/nrsroannrep0312.pdf, (erişim 4 Temmuz 2012).
(12) Alec Klein, “Credit Raters’ Power Leads to Abuses, Some Borrowers Say”, Washington Post, November 24, 2004.

Yazar: M. Süheyb AYAZ

Cuma, 27 Temmuz 2012

Kaynak

Anahtar kelimeler: , , , , , , , , ,

BENZER MAKALELER

YORUM YOK

Yorum Yaz