Güncel Yazılar
escort bayan-escort beylikdüzü bayan-bursa escort-escort istanbul bayan-samsun escort bayanlar-istanbul escort bayan-tuzla escort-marmaris escort-kayseri escort-bursa escort-mersin pozcu escort-bursa escort-ataşehir escort bayan-escort bayan-izmir escort-bursa escortistanbul escort bayan

Üniversite Mezunları Neden İşsiz?

İşgücü (emek); sermaye, doğal kaynaklar ve müteşebbis ile birlikte klasik üretim faktörlerinden biri. Emek, hem sermaye faktörünü hem de sonradan klasik faktörlere eklenen bilgi ve teknoloji faktörlerini üreten ana faktör. İşgücü; nitelikli ve niteliksiz olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Nitelikli işgücü, genellikle eğitim almıştır. Üniversite eğitimine sahip olan nitelikli işgücü, beyaz yakalılar olarak adlandırılmaktadır.

Günümüzde ülkelerin rekabet güçlerini belirlemede bilgi ve teknoloji ön plana çıkmış, bilgi ve teknoloji üretebilen ülkeler küresel yarışta ön plana geçmişlerdir. Bu nedenle, bilgi ve teknoloji üretebilecek nitelikli işgücünün yetiştirilmesi konusunda ülkeler arasında kıran kırana bir yarış başlamış; bu yarış, eğitim seferberliği şeklinde tüm ülkelerin eğitim politikalarında değişikliklere yol açmıştır.

Beyaz yakalılar; bilgi, teknoloji ve sermaye faktörlerinin üretilmesinde bu kadar önemli iken, ülkemizde genç nüfusun hem de nitelikli işgücü olarak kabul edilebilecek eğitimli işgücünün, işgücü piyasasında yeteri kadar istihdam edilemediğini görmekteyiz. Özellikle, gelişmiş ekonomiler, genç ve nitelikli emek faktörüne göreli olarak daha az sahip oldukları için açıklarını işgücü transferi ya da diğer adıyla beyin göçü ile kapatmaya çalışırlarken, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler, halihazırda sahip oldukları bu faktörün kıymetini fazlaca bilememektedirler.

Türkiye, son yıllarda hızla büyüyen genç nüfustaki yüksek işsizlik oranıyla dikkat çekmektedir. Ayrıca, çalışan genç nüfusun önemli bir kısmının kayıt dışı istihdam edildiği ortaya çıkmaktadır. Son verilere göre, Türkiye’de her dört gençten biri iş ararken, her iki gençten biri kayıt dışı çalışmaktadır.

İlk olarak TÜİK’in verdiği rakamlara göre, Haziran 2013 itibariyle, genç nüfusta işsizlik oranını inceleyelim.

Tablo 1: Türkiye’de Kent ve Kır İtibariyle Genç nüfusta (15-24 Yaş Arası) işsizlik oranı (Haziran 2012 ve Haziran 2013)

Türkiye2012                 2013 Kent2012             2013 Kır2012                   2013
Genç Nüfusta İşsizlik Oranı (%) 15.7                  17.1 19                 19.8 9.5                    11.7

Kaynak: TÜİK

2012 yılı Haziran ayı ile karşılaştırıldığında, Türkiye’de genç nüfusun işsizlik oranı %15.7’den %17.1’e yükselmiştir. Kırsal kesimde daha düşük olan işsizlik oranı, kentlerde daha yüksektir (Bkz. Tablo 1).

İşsiz sayısında en hızlı artış, daha önce de belirttiğimiz gibi beyaz yakalılar olarak adlandırılan üniversite mezunlarında yaşanmaktadır. Diplomalı işsizlerin oranında ortaya çıkan artışta, tabela üniversitesi olarak adlandırılan, düşük puanla öğrenci alan üniversitelerin mezun vermesi etkili olmuştur. Sanayi ve hizmet sektörlerinin yeteri kadar gelişmemiş olması da başka bir faktördür. Ayrıca, üniversite eğitimi, sırasında yapılan staj vb. uygulamaların yetersizliği de işsizlik oranının yükselmesinde etkili olmaktadır. Üniversite mezunları bu tür uygulamalı eğitimlere yeterli oranda katılmadıkları için tecrübesiz eleman olarak kabul edilmektedirler. TÜİK verilerine göre, 2004-2013 yılları arasında Türkiye’de toplam işgücü %24.6 artışla 27.4 milyon kişiye yükselirken, üniversite mezunu iş gücü %110 artarak 5.3 milyon kişiye ulaştı. 2004 yılında her on işsizden biri üniversite mezunu iken, son dönemde her beş işsizden biri üniversite mezunudur.

Tablo 2: Üniversite Mezunlarının İşgücü ve İşsizlik İçindeki Payı (%), (2004-2013)

2004

2006

2008

2010

2012

2013 Şubat

İşgücü İçindeki Pay

11,5

13,1

14,7

15,8

18,3

19,3

İstihdam İçindeki Pay

11,3

13,2

14,8

16,0

18,1

19,5

İşsizlik İçindeki Pay

12,9

12,2

13,9

14,6

20,0

17,6

Kaynak: TÜİK

Tablo 2’deki verilere göre, üniversite mezunlarının (beyaz yakalılar) işsizlik içindeki payı, 2004-2012 arasında sürekli artış göstermiştir. 2013 yılında yeniden gerileme eğilimi gözlenmiş, ancak yine de üniversite mezunlarının işsizler içindeki oranı ( %17.6), ele alınan dönemin ikinci büyük rakamı olarak gerçekleşmiştir.

Başka ülkeler, nitelikli işgücü sayılarını artırmaya çalışırken, ülkemizde nitelikli işgücünün işsiz kalması, hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli bir problemdir. İlk olarak nasıl bir ekonomik probleme yol açtığına bakalım. İktisat bilimi, üretim faktörlerinin kıtlığı ile mücadele eden bir bilim dalıdır. Başka bir ifade ile iktisat bilimi kıt(sınırlı) üretim faktörleri ile bu faktörleri kullanarak üretilen sınırsız insan ihtiyaçları arasında denge sağmaya çalışır. Dolayısıyla, kıt olan bu faktör kullanılmadığında,  nitelikli işgücünü kullanarak yapacağımız üretimi yapamayacağımız için hem daha az üretim yapmış olacağız, hem de bu üretimle karşılayacağımız sınırsız insan ihtiyaçlarını karşılayamayacağız.

Beyaz yakalı olarak çalışabilecek eğitimli işgücünün işsiz kalması, sosyal açıdan da problemler doğuracaktır. Bunun en güzel örneği, Avrupa Birliği (AB) üyesi Yunanistan’ın durumudur. Yurt-dışında özellikle, AB üyesi ülkelerde burs alarak okuyan Yunanlı gençler, ülkelerinde iş bulamadıklarında sokaklara dökülmekte, sosyal açıdan önemli problemlere yol açmaktadırlar.

Türkiye’nin sanayileşmeyi tam olarak gerçekleştirememesi, beyaz yakalı olarak nitelendireceğimiz çalışanların istihdam edileceği hizmet sektörlerinin de tam olarak gelişmemesine yol açmıştır. Sanayi sektörü, bir taraftan beyaz yakalı çalışanların istihdam edildiği bazı hizmetlere ihtiyaç duyarken, diğer taraftan sağladığı gelir artışları ile bazı hizmetlere olan talebi artırır. Sanayileşme, ilk aşamada enerji ve ulaştırma sektörlerini; ikinci aşamada, bankacılık ve sigortacılık hizmetlerini ve son aşamada ise eğitim, sağlık, araştırma ve geliştirme hizmetlerini geliştirir. İlk aşamada gelişen hizmetler, sanayi sektörünün direk olarak ihtiyaç duyduğu hizmetler iken ikinci ve üçüncü aşamada gelişen hizmetler, sanayileşme sonunda ortaya çıkan gelir artışlarına bağlı olarak talebi artan hizmetlerdir. Hizmetlerdeki genişleme, beyaz yakalı çalışanların istihdam oranlarını artıracaktır. Ayrıca üniversite eğitimi sırasında verilecek tecrübe kazandırıcı eğitimlerin (staj) daha fazla yaygınlaştırılması, mezun öğrencilere tecrübesiz eleman gözüyle bakılmasını bir ölçüde de olsa engelleyecektir.

Yazar: Hayriye ATİK

Kaynak

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Türkiye’de Uluslararası İlişkiler

Özel Röportaj: Prof. Dr. Baskın ORAN ile “Türkiye’de Uluslararası İlişkiler” Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

porno seyret